# Kan, kan bileşenleri ve ürünleri kanunu (s.s.:1319)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 11 Nisan 2007
- **Gündem:** KAN, KAN BİLEŞENLERİ VE ÜRÜNLERİ KANUNU (S.S.:1319)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c153/b087/tbmm221530870259.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2007-04-11-kan-kan-bilesenleri-ve-urunleri-kanunu-s-s-1319

> Türkan Miçooğulları (CHP), 11 Nisan 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAN, KAN BİLEŞENLERİ VE ÜRÜNLERİ KANUNU (S.S.:1319)); konuşma 1.053 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kan ve kan ürünleriyle ilgili kanun tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, sağlık, insan yaşamını belirleyen bir unsurdur. Herkes yaşamak ister, ama yaşamanın anlamı, sağlıklı yaşamaktır. Sağlıklı yaşamaya çalışırken karşılaştığımız sağlık sorunlarının içerisinde öyle şeylerle yüz yüze geliriz ki, birçok kişi, yaşamında, sağlıklı hale gelebilmek için kan almak zorunda kalmıştır. Örneğin, bir trafik kazası sonucunda birçok kişinin kan ihtiyacı olur, bir ameliyat sırasında kana ihtiyaç vardır.

Tabii, insanın yaşamını devam ettirebilmesi için de, her yönden sağlıklı görünse de, eğer kan- sızsa sağlıklı bir yaşam sürdürmesi mümkün değildir. Kana ihtiyaç duyan hastalar arasında, ülke- mizde, 125 bin gibi rakamlarla ifade edilebilen talasemili, orak hücreli, lösemili hastalar bulunmaktadır. Bunlara yılda 2.500 dolayında hasta eklenmektedir. Geçen yıl 800-900 gibi rakamlara varan sayıda hasta kaybı olmuştur, ölüm olmuştur. İzmir'de, Lösemililer Derneğinin bize verdiği rakamlara göre, 193 çocuk hayatını kaybetmiştir.

Yani, bütün bu gerçekler bize göstermektedir ki, eğer sağlıklı donör bulunursa, eğer kan trans- füzyonu sağlıklı yapılırsa, kan ürünlerine sağlıklı kavuşulur, kan ürünleri gerekli hastalara sağlıklı iletilebilirse birçok hastanın ölümle yüz yüze gelmesi engellenecektir.

Bu kanunun 2'nci maddesindeki "Tanımlar" bölümünde, bizim özellikle dikkatimizi çeken (1) kısmındaki "Transfüzyon merkezi" tanımıdır. "Transfüzyon merkezi" tanımında "Acil durumlar dışında kan bağışçısından kan alma yetkisi olmayan, temin edilen kanı veya bileşeni transfüzyon için çapraz karşılaştırma ve gerek duyulan diğer testleri yaparak hastalara kullanılması amacıyla hazırlayan birimi ifade eder." diyor. Buradaki "Acil durumlar dışında kan alma yetkisi olmayan" tanımına özellikle Sayın Bakanın dikkatini çekmek istiyorum. Çünkü, kan temini, hastaya kan verilmesi, sadece kan almakla yetmiyor, o kanın testlerinin doğru yapılması, hastayı iyileştireyim derken başka bir hastalıkla yüz yüze bırakmamak için, sağlıklı kanın hastaya verilmesi gerekmektedir.

Çoğu zaman hastanelerde hepimiz karşılaşmışızdır. Hasta sahibi, bir telaşla, hastasına bir şey yapabilmek için kan bulmaya çalışır. Gerçi, yıllardır dünyada teknolojinin ve bilimin gelişmesi -biraz önce, burada, doktor olan Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşıma yakıştıramadığım bir ifadeyle, bunu Adalet ve Kalkınma Partisine mal etmiş olmasından rahatsızlık duysam da- kan ürünleri, kan bankaları, hastanelerde sağlıklı kana ulaşım, hastalara kanın sağlıklı verilmesi, tamamen, buradan kendilerine teşekkür ettiğim doktorlarımızın, hematologlarımızın, kan bankalarında çalışan görevlilerimizin, bilim adamlarımızın eseridir. Bunu, hiçbir hükümetin kendisine mal etmesi söz konusu değildir. Hiç kimse kan üzerinden siyaset, sağlık üzerinden siyaset yapmamalıdır.

Bu nedenlerle, alınan kanın hastaya sağlıklı verilmesinin yolu kanın doğru tahlil edilmesinden geçmektedir. Bu maddeyle, "Transfüzyon merkezi" tanımıyla özel yerlerde de kan vermenin dışında donörden kan alımı yapılması gündeme getirilmektedir. Donörden kan alımıyla bitmiyor iş, o kanın doğru tahlil edilmesi gerekiyor. Hepimiz biliyoruz, laboratuvarlarda değişik testler uygulanarak sonuçlar alınmakta. Bunların çok doğru olanları var, bunların ucuz ama daha sağlıksız sonuçlar verenleri var.

Bu "Transfüzyon merkezi" tanımı, özel hastanelerde, acaba, kâr kaygısıyla bazı ucuz testlerin kullanılmasına ve bu nedenle, örneğin, HIV testlerinin ucuz olarak kullanılması sonucu kan vererek hastayı iyileştirelim derken hastaların ileride daha büyük sorunlarla karşılaşmasına neden olur mu diye bir kaygım var. Bunu, herhangi bir önerge vererek bu maddede değiştirilmesini değil, Sayın Bakanlıktan yönetmelikler yapılırken bu konuya çok dikkat edilmesi gerektiğini söylemekle yetinmeyi uygun bulduk Grup olarak. Onun için, bu noktadaki endişelerimizi dile getiriyorum.

Bunun dışında, elbette ki, donör sayısını artırmak için hem eğitim verilmesi hem halkımızın özendirilmesi gerekmektedir. Hepimiz, kendi ihtiyacımız olduğu zaman... (Gürültüler)

Arkadaşlar, bir gün sizin de kana ihtiyacınız olabilir.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik) - Herkes dinlemek zorunda mı?

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Hepimiz, ihtiyacımız olduğu zaman hastanelerde büyük bir telaşla kan ararız ve her zaman deriz ki, evet, bu çok önemli, mutlaka kan vermeliyiz, ondan sonra da unutur gideriz.

Özellikle donörlerin özendirilmesi, donör çoğalmasını sağlayacak birtakım önlemlerin yönetmeliklerle alınması gerekmektedir.

Bu yasa bir devrim olmasa da, daha önceki yasadan çok farklı nitelikler taşımasa da, yine de gelişen çağımızda bilim ve teknolojiye uygun uygulamaları getireceği için Cumhuriyet Halk Parti- si Grubunun da desteğini almaktadır ve kan sorunuyla karşılaşan, kan hastalığı olan tüm yurttaşlarımıza iyilikler getirmesini diliyorum.

Sayın Bakanım, buradan bir de size İzmirlilerin selamını söylüyorum. İzmir, sağlık ocaklarıyla bütünleşmiş, sağlık sorununu sağlık ocakları yoluyla çözmeye alışmış, tüm eksik uygulamalarına rağmen bu sağlık ocaklarından çok memnun olan bir kenttir. Şimdi, getirmeye çalıştığınız aile hekimliği uygulamasından İzmirliler çok rahatsız. Bu uygulamaya geçilirken İzmir'deki birtakım doktor arkadaşlarımıza, birtakım sağlık görevlisi arkadaşlarımıza değişik baskıların yapıldığından da söz edilmekte. İzmir'deki sağlık ocakları, biraz önce buradan "icraatın içinden" gibi bir konuşma yapan Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilimin de dediği gibi, yeterince olmasa da çok iyi noktalara getirilmiş, en iyi görevleri yapan yerlerdi. İzmir'deki iki yüz kırk sekiz sağlık ocağının büyük bir çoğunluğunu şahıslar ve belediyeler bağışlar şeklinde İzmirlilere kazandırmış ve yapılan araştırmaya göre, sağlık ocaklarına dokuz milyon müracaat olmuş. Yani, bu demektir ki, her bir İzmirli yılda 3 veya 4 kez sağlık ocağına gitmiş, sağlık sorunlarını bu sağlık ocakları kanalıyla çözmüş. Ayrıca, sağlık ocakları, ana ve çocuk sağlığı konusunda da koruyucu hekimlik görevini son derece iyi bir şekilde yerine getirmiş.

Şimdi, başka bölgelerde, pilot bölgelerde yapılan uygulamadan alman sonuçlar ortada değilken, sonucun doğru olup olmayacağı belli değilken, İzmir'deki bu güzel uygulamanın yerine böyle birdenbire aile hekimliği uygulamasının getirilmiş olmasına tüm İzmirliler tepki duymakta ve bu uygulama konusundaki görüşünüzü bir daha gözden geçirmenizi beklemektedirler.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu yasanın kan ve kan sorunlarıyla ilgili sağlık sorunları yaşayan tüm hastalarımıza iyilikler getirmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar) ' BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Miçooğulları.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3'üncü maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Esaslar, Kan, Kan Bileşenleri ve

Ürünleri Kurulu

Genel esaslar

MADDE 3- (1) Kan, kan bileşenleri ve ürünleri ile ilgili genel esaslar şunlardır:

a) Bu Kanun kapsamındaki hizmetlerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi hususlarında, Bakanlık münhasıran yetkili ve sorumludur.

b) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin temininde karşılıksız ve gönüllü bağış esastır. Ancak malî karşılık anlamına gelmeyecek şekilde kan bağışçısını teşvik edici uygulamalar müstesnadır.

c) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınmasında ve verilmesinde bağışçı ve alıcının sağlığının tehlikeye düşürülmemesi, tıbbî risklere karşı korunması, transfüzyonun güvenle yapılması ve transfüzyon sonrası bağışçı ve alıcının izlenmesi şarttır. Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınması, kaydı, analizi, işlenmesi, depolanması, kullanılır hale getirilmesi, dağıtım ve kullanımını ilgilendiren kan bağışı, kan bağışçısı, hazırlayan kuruluş, kullanım yeri ve alıcı ile ilgili bütün verilerin yazılı veya elektronik ortamda kaydedilmesi ve otuz yıl süreyle saklanması zorunludur. Kan istek formu ve bağışçı sorgulama formlarının asılları ile kan bağışçısından alınan kan örneklerinin şahit numuneleri bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça belirlenecek süreyle saklanır.

ç) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınması veya transfüzyonu hekimin sorumluluğu ve denetimi altında yapılır.

---

**Kaynak gösterme:** Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “Kan, kan bileşenleri ve ürünleri kanunu (s.s.:1319)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Nisan 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2007-04-11-kan-kan-bilesenleri-ve-urunleri-kanunu-s-s-1319 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c153/b087/tbmm221530870259.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
