# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ufuk Özkan (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Ufuk Özkan (CHP), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 594 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce, Adalet ve Kalkınma Partili sevgili milletvekili arkadaşımızın konuşmasına istinaden bir sataşmadan dolayı söz isteyecektim; ama, Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımın Antalya'ya daha geç kalmamaları için, bu önerge üzerinde söz almayı uygun gördüm. O bakımdan, herhalde, bir teşekkürü hak ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir de, Genel Başkanımızın memleketine ve başarılı bir Belediye Başkanımızın şehrine gideceksiniz. Gönül arzu eder ki, Türkiye'deki bütün iller, bütün ilçeler, en az Antalya kadar başarılı bir yönetim ve modern bir şehir olsun. (CHP sıralarından alkışlar)

Sevgili arkadaşlarım, genelde maddelerin içeriğine esas olan konuları konuşmaya gayret ediyoruz; ama, Sayın Agâh Beyin konuşması, maddeyle hiçbir alakası olmadığı için, bizim de böyle bir konuşmaya hakkımızın olduğunu düşünerek söz almış bulunuyorum.

Tarihî ve önemli bir yasa konuştuğumuzu ve bu yasanın tarihe tanıklık eden bir yasa olduğunu ifade eden konuşmasına teşekkür ediyorum; ama, ben, gerçekten tarihî ve önemli bir yasanın ve tarihe tanıklık eden bir yasanın, anlaşılmış olduğuna tereddütle bakıyorum. Slogan söylendiğinden, sloganlardan bahsedildiğinden söyleniyor... Sevgili arkadaşlarım, günlerdir konuştuğumuz her maddeye bir katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bu maddedeki olumsuzluklara işaret etmeye, bu olumsuzlukları düzeltmeye çalışıyoruz; ama, bizim konuştuklarımızın, bizim anlatmaya çalıştıklarımızın bir slogan şekliyle algılanmasını bir önyargı olarak algılıyorum.

Demokrasi... Demokrasinin gereği bu. Demokrasi olan bir şehirde, demokrasiyle yönetilen bir ülkede mutlaka biz bu kürsülerde konuşacağız. İşte demokrasinin işareti bu. Bu kürsüden, biz, demokratik hakkımızı kullanıyoruz.

"Siz yoksul kesimlerde yoksunuz" diye bir hitabı oldu. Ben bu konuşmalara Agâh Beyin cevap vermesini isterim. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin kuruluşunda da var, Türkiye'nin kurtuluşunda da var; Türkiye'de bugün de var, yarın da olacak. Cumhuriyet Halk Partisinin bugün yoksul kesimlerde olmamasının sebebini, siz, eğitimde, sağlıkta, adalette, insanların gelecek korkusu yaşadığı bir ülkede popülist siyasetler ve politikalar üretirseniz, gerçekleri söyleyen ve bu gerçekleri anlatmak için mücadele eden bir siyasî anlayışın, ülkedeki insanların bireysel kurtuluş mücadelesi içinde sizlere yöneldiğini görürsünüz.

Haksız ve mesnetsiz tartışmalardan bahsediliyor. Hangisi haksız, hangisi mesnetsiz?! Konuştuğumuz konuları haksız ve mesnetsiz olarak algılamak son derece ciddî bir hatadır. Kimsesizlerin kimi olduğunu ifade eden bir değerli arkadaşım -yine aynı arkadaştan bahsediyorum- kimsesizlerin kimini ifade ederken, 3 Kasım öncesi söylenenleri bugün burada tekrar hatırlayıp, kulaklarında çınlatıp, bunları burada söylerken bir dikkat etmesi gerekiyor.

Ne oldu?.. Konut Edindirme Yardımı Fonu var. Bu fondaki paranın ne olduğundan haberiniz, bilginiz var mı? Bu para ne olacak? Nema konusundaki ödemelerle ilgili ciddî sıkıntılar, problemler var. Bu sıkıntıları, problemleri nasıl yok kabul edersiniz?!

Ziraatçıların faiz borcuyla ilgili, ertelemeyle ilgili ve bunların taksitlendirilmesiyle ilgili ciddî önerilerimiz var. Bunlar da yine sizlerin oylarıyla yok kabul edildi, reddedildi.

Bağ-Kurluların durumu belli, özelleştirme mağdurlarının durumu belli.

Pardon, affedersiniz, siyaset yapıyorum şu anda; ama, bu siyaset topunu, maalesef, sendikacı arkadaşımız attı. O sendikacı arkadaşımız ki "bu maddedeki, bu kanun tasarısındaki bazı eksik ve noksanlıklara rağmen" diye bizlere hitap etti.

Sevgili arkadaşlarım, bir tütündeki kota fazlası tütünün ne olacağını bugün hâlâ tütüncülerimiz bilmiyor. Bir pamuk priminin ne zaman ödeneceğini, hâlâ, kimse bilmiyor. Genel Başkanınızın söz vermesine rağmen, dokunulmazlıkların kalkması konusunda, bugün, hâlâ, hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Dokunulmazlıklar kalkmamalı mı?! Dokunulmazlıkların kalkması konusunda siyasî irade, siyasî erk, hükümet, iktidar partisi neden talepkâr değil?.. Hadi, dokunulmazlıklara cesaret edemiyorsunuz, yolsuzluklara bulaşmış eski bürokratları, eski siyasetçileri, hâlâ, neden mahkemenin önüne çıkarmak için bir çaba içine girmiyorsunuz?!

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Nereden biliyorsun?!

UFUK ÖZKAN (Devamla) - Bunları lütfen ciddiye alın.

Değerli arkadaşlarım, yeni çalışma biçimlerini belirleyeceğiz diyen arkadaşım, aslında bilmiyor mu, şu anda bu yeni çalışma biçimi zaten uygulanıyor. Bu konudaki sıkıntıları kendi dinamikleri içinde aşacağımızdan bahsediyor. Amacımız, insanları sıkıntıya sokmadan, işçi ile işvereni karşı karşıya getirmeden, bizim önerilerimize sizlerin de katkılarıyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UFUK ÖZKAN (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
