# Özelleştirmenin vergi ve istihdam üzerinde etkileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ufuk Özkan (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 12 Nisan 2006
- **Gündem:** ÖZELLEŞTİRMENİN VERGİ VE İSTİHDAM ÜZERİNDE ETKİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2006-04-12-ozellestirmenin-vergi-ve-istihdam-uzerinde-etkileri-hakkinda

> Ufuk Özkan (CHP), 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZELLEŞTİRMENİN VERGİ VE İSTİHDAM ÜZERİNDE ETKİLERİ HAKKINDA); konuşma 731 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, özelleştirmeyle ilgili bazı notları sizlerle paylaşmak istiyorum. 1985-2005 yılları arasında özelleştirme kapsamına alınan 243 kuruluştaki kamu payları, 22 yarım kalmış tesis, 281 taşınmaz, 6 otoyol, 2 boğaz köprüsü, 93 tesis, 6 liman, şans oyunları, lisans hakkı ile araç muayene istasyonları özelleştirme kapsamına alınmıştır. 188 kuruluşta hisse senedi veya varlık satış devir işlemi yapılmıştır. 176 kuruluşta hiç kamu payı kalmamıştır. Özelleştirme sonrası iş kaybına uğrayan işçilerin sayısı 40 000'in üzerine çıkmıştır. Özelleştirmelerden sonra bölgesel tekeller oluşmuştur. Özellikle, tarımsal KİT'ler de başlangıçta yerli şirketlere satılmış; ancak, bu alanlar daha sonra yabancı çokuluslu şirketlerin eline geçmiştir. Özelleştirilirken Süt Endüstrisi Kurumunun 31 fabrikasının 23 tanesinde üretim durdurulmuştur ve yoktur. Sümerbankın 21 fabrikası özelleştirildi, 18'inde üretim durdu. ORÜS'ün 20 fabrikası özelleştirildi, 16'sında üretim yok. Et Balık kombinaları özelleştirildi, 9'unda şu anda üretim yok. Et Balık, ORÜS ve Sümer Holdingin işletmelerinde üç yıllık üretim şartı vardı. Üretim yapmama cezası, satış tutarının yüzde 10'u kadar para cezasıydı. Fakat, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, sonraki özelleştirmede üretim şartını koymadı, devreden çıkardı.

Bunlarla kurumlarımızda, kuruluşlarımızda neler oldu, onları biraz size hatırlatmak istiyorum: Çinkur, Çinko Kurşun Metal Sanayii AŞ'nin, 1999 yılında üretimi durduruldu ve şirket tasfiye sürecine girdi. Dolayısıyla, burada istihdam ve vergi kaybı söz konusu oldu.

Bildiğiniz gibi, SEKA sizin döneminizde tamamen üretim dışı kaldı, hiç üretim yapamaz oldu.

Et Balık Kurumu kombinalarımızın şu anda, Afyon, Ağrı, Bayburt, Bursa, Kars, Kastamonu, Tatvan, Gaziantep, Manisa, buralarda hiç üretimi kalmadı ve bu kombinalar kapatıldı. İşçi sayımız, istihdamımız 1 771'den 556'ya düştü.

Aynı şekilde, Süt Endüstrisi Kurumunda açık olanları sadece söyleyeyim size: Adıyaman, Amasya, Balıkesir, Erzincan, İstanbul ve Sivas'ın dışında, maalesef, açık hiçbir şey kalmadı. Süt Endüstrisi Kurumunda sütte devlet devreden çıkınca, insafına terk ettiğiniz tüccarlar bir bardak çay fiyatından daha ucuz fiyata sütü toplar oldu.

Sümerbank, bankacılık faaliyetlerini devlet eliyle yaparken, 549 şubeyle çalışırken, özelleştirildikten sonra 83 şubeye, personel sayısı 590'dan 1 407'ye çıktı.

Bunu şunun için söylüyorum: Demek ki böyle bir pazar var, böyle bir ihtiyaç var. Bankanın büyüyebilme şansı varken, bankayı büyütmeden satmakla kime hizmet ettiğinizi sormak istiyorum?

Değerli arkadaşlarım, Asil Çelik özelleştirilmeden önce, 1997 yılında yüzde 96 kapasiteyle çalışırken, 1999 yılında yüzde 52 kapasiteye düştü, özelleştirildikten hemen sonra yüzde 75 ve bugün, 2004 yılında, yüzde 83'e kadar kapasitesini artırdı. Bunu da şunun için vurgulamak istiyorum: Özelleştirme öncesi rakamları düşüreceğiz, üretimi azaltacağız, istihdamı azaltacağız, orayı zarara sokacağız ve satacağız! Çarpıcı örneklerinden bir tanesi Sakarya Traktör Fabrikası. 2002 yılında 1 515 tane traktör üretirken, 2001 yılında 850 tane, 2002 yılında 210 tane traktöre kadar düşürüldü ve daha sonra, özelleştirmeden hemen sonra, birinci yılında 629'a, ikinci yılında 1 601'e çıktı hem de hiç ilave yatırım yapmadan, bir kuruş para harcamadan.

Değerli arkadaşlarım, çimentoda, o günlerde, ortalama fiyat 39 dolarlardayken, bugün, çimentoda ortalama fiyat 50 dolarlar civarına çıktı. Bu da çimentodaki tekelleşmenin örneklerinden bir tanesi.

Tekelin içki bölümü, biliyorsunuz, 292 000 000 dolara satıldı. Geçenlerde, gazete haberine göre, yüzde 46'sına, bir Amerikan yatırım fonu olan Amerikan firmasının, yüzde 46'sına 600 000 000 dolar civarında bir para teklif ettiğini gazetelerden okumuş bulunuyorum ve şu anda, Tekelin içki bölümünde, devletin, Tekele, içki bölümüne, Meye bırakmış olduğu personelden işçi çıkartmaların da başladığını sizlerin bilgisine sunuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UFUK ÖZKAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; şu anda, tütüncüler perişan, tütüncüler sözleşme yapamaz oldular. Özel sektör sözleşme yapmıyor ve tütüncüyü perişan edecek durumda. Fideler dikildi, fideler bahçede; tarlaya neyi dikeceğini tütüncü bilmiyor. Tekeli, siz, devreden çıkartırsanız, devleti devreden çıkartırsanız, her şeyi satalım anlayışıyla bu ülkeyi yönetmeye çalışırsanız ve Sayın Bakan, Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan'a her şeyi satma yetkisini verirseniz, onun da derdi paradan başka bir şey olmazsa, maalesef, üreticimizin içinde bulunduğu durumda bu da olur.

Kuşadası Limanını, o bölgede yaşayan arkadaşlarımızın, o bölgede milletvekilliği yapan ya da o yöreye tatile gidecek milletvekili arkadaşlarımızın, Kuşadası'nda yapılan o limanı mutlaka görmesini tavsiye ediyorum; gidin, görün yarattığınız ucubeyi. Kuşadası ne hale getirilmiş, Kuşadası ne hale dönmüş bir görmenizi tavsiye ederim.

Değerli arkadaşlarım, yapılan yanlış özelleştirme, peşkeş çekmeye dönünce, maalesef, istihdam kaybına da uğruyoruz, vergi kaybına da uğruyoruz, üretim kaybına da uğruyoruz. Dolayısıyla, kaybettiğimiz üretimi ithalat yoluyla, ülkemizin parasını çarçur edecek boyuta getiriyoruz.

Bir sözle sözlerimi noktalamak istiyorum: Bundan beşyüz yıl önce yaşamış Niccolo Machiavelli'nin bir sözünü size hatırlatmak istiyorum, Niccolo Machiavelli beşyüz yıl önce şunu söylemiş: Akıllı olmayan bir hükümdarın iyi danışmanlara sahip olamayacağı genel ve şaşmaz bir kuraldır. Bir hükümdarın zekâ ve anlayışı, çevresindeki insanlarla değerlendirilir."

Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Özelleştirmenin vergi ve istihdam üzerinde etkileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2006-04-12-ozellestirmenin-vergi-ve-istihdam-uzerinde-etkileri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
