# Çalışma saatleri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ülkü Gökalp Güney (Bayburt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2003
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-22-2003-03-13-calisma-saatleri-hakkinda

> Ülkü Gökalp Güney, 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 623 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; ben, aslında, önerinin aleyhinde söz istemiştim; ancak, zannediyorum oradaki ifadem veya Sayın Başkanımızın algılaması sonucunda bana bu şekilde söz verdi. (CHP sıralarından alkışlar) Yalnız, burada, ben, genel bir eleştiri içerisinde bulunmayacağım. Hele hele bir hakkı suiistimal etmeyi asla düşünmüyorum; öyle bir şey de yapmam; yani, lehinde veya aleyhinde söz alıp, burada sadece aksini konuşma konusu yapabilecek bir arkadaşınız değilim.

İki şeyi ifade edeyim o zaman müsaade ederseniz. Bunlardan biri; biraz önce burada konuşan çok değerli grup başkanvekili arkadaşımız, bu tasarı çıkmalı veya çıkmamalı, geç çıkmalı; ama, mutlaka uzlaşalım. Eğer uzlaşmazsak çatışma çıkar hatta hatta olay sokağa gider, sokağa dökülür gibi ifadelerde bulundu; bu yanlıştır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu yanlıştır... Burası Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu Meclisteki bütün milletvekilleri gelecekler, konuşacaklar, tartışacaklar; alınan karara bu ülkedeki herkes, kanunlara saygılı olan herkes uyacaktır. Bu, işveren de olabilir, işçi temsilcisi de olabilir, kim olursa olsun; bir defa, bu tespiti burada yapmamızda büyük fayda var; ama, eski bir arkadaşınız olarak, yıllarca bu çatının altında bulunan bir arkadaşınız olarak, ben, özellikle, Adalet ve Kalkınma Partimizin değerli yöneticilerine burada şunu söylemek istiyorum: Aşağı yukarı üç aydan beri çalışan Meclisimizde 10'a yakın Danışma Kurulu önerisi geldi ve bunların hepsi, öncelik, ivedilik gerekçesi altında, İçtüzüğümüzün 52 nci maddesine göre Genel Kurulda kırksekiz saati beklemeyelim, bir an evvel bu işi çözelim, yapalım diye geldi. İşte, kanunların sıralarını değiştirmek, öne almak... Arkadaşlar, bunu biz çok yaptık. Bu, yapılır, yapılır, ama, eğer, siz, bunu yerinde ve gereğinde yapmazsanız o zaman yaptığınız bu işin bir anlamı kalmaz. Pazartesi veya salı günü bir sıralama yapacaksınız, perşembe günü tekrar bir sıralama yapıp, 120 maddelik, 130 maddelik temel bir yasayı buraya getireceksiniz. Peki, ben bir milletvekiliyim, bu temel yasayı okumak, benim hakkım değil mi? Üstelik benim grubum da yok. Ben, 130 maddelik o temel yasayı hangi süre içerisinde okuyacağım da Genel Kurulda katkıda bulunacağım veya eleştiride bulunabileceğim; benim bu hakkımı niçin elimden alıyorsunuz? Bu, kırksekiz saat evvel dağıtılabilseydi veyahut da kırksekiz saat öncesinden bana bunu okuma imkânı verseydiniz, bu kanunla ilgili olarak, bu Mecliste daha yapıcı veya eleştriyel katkılarım olmaz mıydı? Birinci konu bu arkadaşlar.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Biz, aslında, size yirmidört saat süre verdik. (CHP sıralarından gürültüler)

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, eğer, fevkalade bir şey varsa veya yanlış ifadelerim varsa, o zaman farklı düşünebilirsiniz.(CHP sıralarından alkışlar)

İkincisi, süre meselesi. Şu tarihe kadar bunu bitirelim diyorsunuz.

Şimdi, burada başka bir öneri daha geliyor; vazgeçtik kırksekiz saatten, aman efendim, biz, bunu hemen çıkaralım, cuma günü de çalışalım, cumartesi günü de çalışalım, pazar günü de çalışalım deniliyor. Bunlar yapılır, bunlar yapılır da, bunlar, çok önemli konularda, istisnaî konularda yapılır, bir temel yasanın çıkması için bu aceleye hiç gerek yok.

4773 sayılı İş Güvencesi Yasasının süresinin 15 Martta bitmesinin de büyük bir önemi yok -değerli arkadaşım biraz evvel burada ifade etti- bir hafta sonra çıksın hiçbir şey olmaz; ama, cumartesi, pazar günü siz, bu Mecliste, bu kanuna hangi katılımı sağlayacaksınız?! İşte 110 oyu, 120 oyu, bilemediniz 140 oyu zor bulursunuz. Böyle bir kanun mu çıkarmak istersiniz, yoksa, bu Meclisin tümüne yakın çok değerli arkadaşlarımın buraya gelerek katkılarını mı almak istersiniz? Ben, bir milletvekili olarak hepinizden rica ediyorum, bırakın, biz bunu biraz daha okuyalım, iyi hazırlanalım; ama, yine çıkaralım.

Değerli Çalışma Bakanımızın bu konudaki hassasiyetini ve çalışmalarını yakinen biliyorum, özverisini biliyorum, biz de milletvekilleri olarak katkıda bulunalım; yani, siz, bize, canım, geldiniz işte, elinizi kaldırın indirin, bu iş bitsin, gitsin demeyin diye rica ediyorum.

Sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi, aslında, kanun, Millet Meclisinin iradesiyle, milletvekillerinin iradesiyle çıkar; bu çıkan kanuna ülkemizin her yerindeki her ferdi uymak zorundadır. Bununla ilgili işte, efendim, biz çıkarırsak sokakta bu olur veya başka kesimlerden bu olur diye bir düşünce olamaz, o zaman, biz, burada sağlıklı kanun çıkaramayız diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ülkü Gökalp Güney (Bayburt). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-22-2003-03-13-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
