# Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ülkü Gökalp Güney (Bayburt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2005
- **Gündem:** EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS. (SS . 831)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-22-2005-03-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-831

> Ülkü Gökalp Güney, 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS. (SS . 831)); konuşma 836 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, kamuoyunun yakinen takip ettiği gibi, son birkaç yıldır, ülkemizde suçlarda önemli bir oranda artış vardır. Bunların niteliğine baktığımız zaman, hele hele bunların niteliğine baktığımızda, daha çok hırsızlık, gasp gibi suçlar önplana çıkmaktadır. Tabiî, Türkiye'nin gündemini son aylarda meşgul eden bu hırsızlık, gasp olaylarının önlenmesi için, polis sayısının artırılması, polisiye tedbirlerin alınması gereklidir, önemlidir; ama, asıl burada yatan neden, insanlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın eğitimidir. Eğer, biz, çocuklarımıza, aile ve okul eğitimlerini ciddî bir şekilde verebilirsek, bu, bu derece azmaz, bu derece büyük olmaz. Tabiî, sosyoekonomik sorunların bunda etkisi var; ama, bunu sadece bir neden olarak gösteremeyiz.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanlığın hazırlamış olduğu bu kanun tasarısının amacı, 10 000 üniversite mezununun polis yapılması. Ben, Sayın Bakanın bunu içine sindirerek getirdiği kanaatinde değilim. Ben de böyle bir uygulamayı doğru bulmuyorum; ancak, bunun bir zaruretten ileri geldiğine de inanıyorum; kısa vadede zaruretten bunun yapıldığını ve yapılmak mecburiyeti olduğunu biliyorum. O bakımdan, acilen böyle bir ihtiyaca gidilmiş olabilir. Umuyor ve diliyorum ki, bu, uzun süre uygulanmaz. Neden uygulanmaz; polislik mesleği, son derece uzmanlık isteyen, önemli bir meslektir. Polis okullarımız iki yıldan beri yüksekokul haline getirilmiş ve çok iyi bir eğitim vermektedir. Eksiği olabilir, onları rehabilite edebiliriz, düzeltebiliriz; hatta, daha yeni derslerle, üniversitelerden öğretim üyeleri temin ederek bunların kapsamını genişletebiliriz. Ancak, benim inancım, polis okullarımızın kontenjanlarını artırarak, yeniden polis okulları da açarak, bu sayıyı böyle temin etmektir; yoksa, siz, 4 yıllık üniversite mezununu, biz bunlara bir altı ay kurs verelim, polis olsunlar... Bu neye döner biliyor musunuz; 1960'lı yılların ortasında, öğretmen okullarını kapatarak, lise mezunlarını, bir 45 gün staj yaptırarak, kurs vererek öğretmen yapmaya benzer. Türkiye Cumhuriyetinin millî eğitiminin temeline dinamitin konulduğu olay da odur, öğretmen okullarının kapatılmasıdır. Tabiî, burada, okullarımız, polis okullarımız kapatılmıyor; doğru. Geçici bir süre için bu yapılmış; çok kısa, geçici bir süre için kabul edilebilir; ama, benim önerim, inancım, deneyimim -ki, Sayın Bakanın böyle düşündüğünü, Bakanlığın böyle düşündüğünü tahmin ediyorum- bu okulların sayısı ve kontenjanlarının, niteliklerinin de artırılarak polis yetiştirilmesidir.

Biraz evvel, burada, bir arkadaşımız, işte, bütün içişleri bakanları, memleketlerine polis okulu yaptı falan diye birtakım laflar etti; pek, doğru bir yaklaşım değil bunlar. Tabiî ki, içişleri bakanı, memleketine okul yaptırır, benim memleketime de Sayın İçişleri Bakanı yüksek polis okulu yaptırdı. Kendilerine, memleketim adına, şahsım adına, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Devamla) - Orada, şu anda, 200'ün üzerinde öğrenci eğitim görüyor ve inanın değerli arkadaşlarım, o 200 öğrenci, bu küçük vilayette, ekonomiye katkıda bulunuyor. Siz, o okulların hepsini İstanbul'da da açabilirsiniz, Ankara'da da açabilirsiniz; keşke, bakanlarımız, ellerindeki bütün imkânları seferber ederek, daha da çok periferdeki vilayetlerimizde bu okulları açabilsinler. Benim tespit ettiğim, çok vilayet, bunun da altyapısını hazırlamış vaziyette.

Değerli arkadaşlarım, ben, bu vesileyle size birkaç şeyi hatırlatmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi, hatırlar mısınız, eskiden mahalle bekçilerimiz vardı. Mahalle bekçileri "bekçi baba" dediğimiz o insanlar, şehirlerimizde ve mahallelerimizdeki güvenliği sağlarlardı. Onlar kaldırıldıktan sonra, Türkiye'de hiçbir zaman, o bekçilerin döneminde olduğu gibi mahallelerde, çarşılarda güvenlik sağlanamamıştır. Niye; çünkü, o insanlar yöreyi çok iyi biliyorlardı; çünkü, o insanlar o mahallenin içinden geliyordu; çünkü, o insanların kendilerine mahsus bir ağabeyliği, bir saygınlığı vardı. Eskiden, 7 polis, 12 bekçinin olduğu Bayburt'ta bugün 360 polisimiz var. İnanın, bu mevcut polislerimiz, bütün gayretlerine rağmen, şehri tanıyamıyorlar, şehri bilmiyorlar, özelliğini bilmiyorlar; ama, bir bekçi bir mahalleyi istediği gibi yönetebiliyordu. Benim önerim, bu fırsattan istifade ederek, bekçilik müessesesini biraz daha düzenleyerek, çağa uydurarak geri getirmektir. Bu, Türkiye'nin -kapkaç da dahil, özellikle hırsızlık da dahil- olaylarına büyük ölçüde bir merhemdir. Bunu, burada, altını çizerek ifade ediyorum.

DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Doğrudur, alkışlıyorum.

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, karakolların kaldırılması doğru olmamıştır. İşte biz mobil polis kuracağız, karakolları kapatalım, polis dolansın... Hayır, karakolun maddî yönü yanında bir de manevî yönü vardı. Karakol, bulunduğu yerde, bulunduğu mahalde devleti temsil ediyordu, oraya insanlar sığınıyordu, oraya insanlar gidip derdini anlatıyordu. Şimdi, yanılmıyorsam İstanbul'da yine sabit karakol düzenine dönülüyormuş. Bana göre çok doğrudur. Bunu, Bakanlığımızın mutlaka gözden geçirmesi lazımdır.

Son olarak, bu yeni alınacak olan, polis olacak gençlerimizle ilgili bir endişemi dile getirmek istiyorum. Şimdi, bunlar 4 yıllık üniversite mezunu ve 10 000 kişi polis olarak, Emniyet Teşkilatı içine gelecek. Emniyet Teşkilatında da mevcut polislerimiz, yüksekokul mezunu 2 yıllık. Şimdi, burada, korkarım ki, kıdem ve rütbe bakımından ve menşe bakımından... O da nedir: 4 yıllık, işte, hızlandırılmış polisler, polis okullarından mezun olan polisler diye bir ayrımdan korkarım. Buna, uygulamada mutlaka dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum. Hele hele şunu asla kabul etmiyorum: Efendim, Türkiye'de işsizlik vardır, biz 10 000 üniversite mezununu da polis yapalım, böylece işsizliğe de bir nebze çare bulmuş oluruz... Bunu burada düşünmek, söylemek bana göre son derece yanlıştır, böyle bir şey düşünülemez. Polislik, teknik bir meslektir; polislik, deneyim isteyen bir meslektir; polislik, ciddî okullarda okunarak elde edilebilen bir meslektir. Yoksa, işsizliğe çare için bir araç olarak asla kullanılmamalıdır diyorum.

Sonuç olarak, bu çıkacak yasanın ülkemize, polis teşkilatımıza hayırlı olmasını diliyorum ve altını çizerek, bunun uzun süre kullanılmamasını, uygulanmamasını diliyorum. Polis okullarımızın niteliklerinin artırılarak, kontenjanının, artı sayısının artırılarak hayata geçirilmesini diliyor, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Bağımsızlar ve CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ülkü Gökalp Güney (Bayburt). “Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-22-2005-03-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-831 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
