# Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümit Özlale (İYİ Parti, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 18 Ekim 2023
- **Gündem:** Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=117838
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/umit-ozlale-2023-10-18-konutlarin-turizm-amacli-kiralanmasina-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-y

> Ümit Özlale (İYİ Parti), 18 Ekim 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 709 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ÜMİT ÖZLALE (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; izin verirseniz, sözlerime ilk önce, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçunu kınayarak başlamak isterim.

Konuşmamın ilk bölümünde, 1930’ların Almanyasında Yahudilerin maruz kaldığı, soykırıma dönüşmeye başlayan bir insanlık suçundan bahsetmek istiyorum. Bakınız, Falih Rıfkı Atay yıllar önce “Gözyaşının hiçbir faydasının olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüs’te yüzyıllardır her cumartesi günü başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı o ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır. Paranın ne büyük kuvvet olduğunu anlamak içinse Filistin kıyılarında ve içlerinde yaşanan sömürgeciliği görün. Yüzlerce yıllık gözyaşı bir külçe altına değmez. Balfur’un bir nutku Davud’un bütün mezmurlarından daha tesirlidir.” demiş. Peki, başka ne demiş? “Suriye'de Hristiyanlık, Müslümanlık; Filistin'de Araplık, Yahudilik; Hicaz'da şeriflik, Vehabilik meseleleri bizzat Türk-Arap meselesinden daha azılı idi. Nitekim biz çıktık, nifak, bütün Akdeniz, Kızıldeniz ve çöller boyunca yanıp durmaktadır.” demiş Zeytindağı adlı eserinde.

Cemal Paşa'nın “Hatıralar”ında da benzer bir tablo görürsünüz. “Suriye ve Filistin topraklarının kaybedilmesinin 2 sebebi vardır. Biri, Alman komutan Falkenhayn’ın ihanete varan hataları; diğeri ise Şerif Hüseyin'in sözüne ve Osmanlı’ya ihanet edip Türk ordusunu arkasından vurmasıdır.” diyor.

Neden bu sözlerle başladım? İnanın hamaset ya da nefret duygularını daha da körüklemek istemiyorum; tam tersine, tarihi hatırlamamızın bu dönemde çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Ünlü Filozof Santayana'nın çok sevdiğim bir sözüdür: “Tarihi bilmeyenler onu tekrar etmeye mahkûmdurlar.” diye; işte, biz öyle bir süreçten geçiyoruz. İsrail ve Filistin meselesi on binlerce insanın hayatına mal olan, milyonlarca insanın yurdundan sürülmesiyle sonuçlanan ve bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesine engel olan, sadece bu coğrafyanın değil bütün dünyanın kanayan yarısı. Bir halkın sistematik olarak haklarının ve toprağının elinden alınmasına bütün dünya seyirci kalıyor. İsrail kurulduğu gündem bugüne, uluslararası aktörlerin de desteğiyle bütün temel hakları ve uluslararası hukuku ihlal ediyor. Günümüzde karşı karşıya kaldığımız çatışmalar, savaş kurallarının unutulduğu, herkesin kendi müttefikini desteklediği, kendi çıplak ve hukuksuz çıkarının peşine düştüğü bir hatta ilerliyor. İnsanlığın ortak kazanımları, bir medeniyetçiliğe, evet, maalesef bir medeniyetçiliğe kurban ediliyor. Evrensel normlar kayboldu, böylesi bir dünya hiçbirimiz için artık güvenli değil. Herkesin kendi medeniyetinin, değerlerinin, çıkarlarının peşinde koştuğu böylesi bir dünya artık maalesef barbarlığın dünyası. Bugün “medeniyet” kavramının itibarsızlaştığı bir dönemden geçiyoruz.

Bakın, dünyanın çeşitli yerlerinde giderek artan çatışmalar var. Göç hareketleriyle beraber küresel ölçekte aşırı sağ yükseliyor; bu, aynı bize İkinci Dünya Savaşı öncesindeki 1930’ları hatırlatıyor. En azından kendi coğrafyamızda tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, onu tekrarlamak istemiyorsak Türkiye'ye düşen, konforlu alanlarından ağdalı konuşmalar yapan siyasetçileri dinlemek olmamalıdır ki bu siyasetçilerin geçmişte başımıza neler açtığını bugün hâlâ görüyoruz. Yapmamız gereken, Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesiyle cumhuriyetimizin 100’üncü yılında bilge ülke gibi davranmak ve ülkemizin bu dönemde insanlık için ne büyük bir sorumluluk taşıdığını unutmamaktır. Tam da bugün de coğrafyamızda yaşanan bütün bu karışıklık, on bir gün sonra, ne mutlu bize, 100’üncü yılını kutlayacağımız cumhuriyetimizin kıymetini daha da ortaya çıkarmıştır. İşte, tam da bu yüzden TRT’nin Gazze'de yaşanan insanlık dramı nedeniyle cumhuriyetin kutlamalarına bir kısıtlama getirmesine şiddetle karşı çıkıyorum. Bu coğrafyanın emperyalizme karşı en büyük zaferi millî bağımsızlığımızı cumhuriyetle taçlandırmasıdır. Cumhuriyeti bütün coşkusuyla kutlamak bu dönemde çok daha önemli, çok daha kıymetli hâle gelmiştir. Bu coğrafyayı kana bulamış emperyalizme karşı kazanılmış en büyük zaferi bu yıl daha da coşkulu bir biçimde kutlamalıyız ve “Yaşasın cumhuriyet!” demeliyiz.

Şimdi gelelim torba yasaya. Karşımızda yine bir torba yasa var. Yasama dönemi yeni başlamış olmasına rağmen Meclisin işleyişini hiçe sayan, ihtisas komisyonlarında konuya vâkıf birçok milletvekilinin değerli görüşünü önemsiz hâle getiren bir torba yasa var. Bu torba yasa birçok açıdan özensiz, dikkatsiz, dolayısıyla da ileride tartışmalara, kafa karışıklığına yol açacak şekilde hazırlanmış. En basitinden bir örnek vereyim size: Düzenleyici etki analizi getirdi kanun teklifini hazırlayan sayın milletvekili ve Bakanlık. Düzenleyici etki analizinde Türkiye'de -size soruyorum- bir günlük ortalama kira nedir, bir aylık değil, bir günlük? Etki analizinde 3.500 lira. Öyle bir özensiz etki analizi hazırlanmış ki 81 ilin 78’inde bir günlük ortalama kira 3.500 liranın altındayken bize gelen ve Bakanlık tarafından hazırlanan etki analizinde bir günlük kiranın Türkiye ortalaması 3.500 lira olarak verilmiş. Peki, 3.500 liranın üstünde ortalama günlük kirası olan iller hangisi? Söyleyeyim: Rize, Trabzon, Muğla. Şimdi, burada Rize’nin, Trabzon'un, Muğla'nın çok değerli milletvekilleri var. Rize'de, Trabzon'da, Muğla'da -Bodrum’u bir kenara koyarsanız- günlük kirası 3.500 liranın üstünde olan bir ev sayabilir misiniz? Yani orada evini bir haftalık kiraya veren Rize'de, Trabzon'da birisi günlük 3.500 liradan daha mı fazla alıyor? O yüzden bu etki analizinden tutun diğer…

---

**Kaynak gösterme:** Ümit Özlale (İYİ Parti, İzmir). “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umit-ozlale-2023-10-18-konutlarin-turizm-amacli-kiralanmasina-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=117838

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
