# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümit Özlale (Yeni Parti, İzmir)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91591
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/umit-ozlale-2026-11-05-tutanak-metni

> Ümit Özlale (Yeni Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.165 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, bürokratlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İlk önce sabah seansında, ne bana yakışan ne de o söylediğim kişinin hak ettiği bir hakaretten dolayı hem kendisinden hem de sizden özür dilerim, kusura bakmayın. Bazen bu kadar önemli olayları hararetle konuşurken ağzımızdan istenmeyen laflar çıkabiliyor. Onun için kusura bakmayın lütfen.

İlk önce, bir ay önce Merkez Bankasında bir sunum yapmıştık Sayın Bakan. Ve orada demiştik ki: "Finansman baskısı borç ödeme gücünü zorluyor." Tam bir ay önce, o zaman takipteki alacaklar 904 milyardı. Sizin geldiğiniz bugün, tam bir ay sonra takipteki alacaklar 983 milyar lira. Yani bir ay içerisinde tam 80 milyar lira takipteki alacaklarda bir artış var, bir ay içerisinde. Dolayısıyla, benden önceki çok değerli Komisyon üyelerinin de söylediği gibi, hemen bir önlem almazsanız bu yaşadığımız fon skandalı reel sektörü ve ekonominin tamamını etkileyecek nitelikte.

Şimdi, biraz bütçeye bakalım: İlk önce üç yıl içerisinde -yani 2027, 2028, 2029 için- 14 trilyon faiz ödüyoruz, sadece 7 trilyon yatırım yapıyoruz. Yani her 1 TL'lik yatırıma karşı 1,9 TL'lik faiz ödüyoruz, sizin bütçe teklifinizden. Önümüzdeki üç sene içerisinde her 100 TL'lik vergi gelirinden 18 lirası da faize gidiyor. Dolayısıyla, istikrar programının istenen hedefleri ve sürdürülebilir bir büyümeyi sağlayacağına dair çok ciddi kuşkularımız var. Enflasyon hedefi sizin de bugün sunumunuzda bahsettiğiniz gibi yüzde 21, vergi artışı yüzde 35 yani yüzde 21'lik bir enflasyon hedefinin üstünde, çok üstünde bir vergi geliri artışı var. Bu vergi tabanını da yüzde 12 kadar artıramayacağınıza göre bir sene içerisinde bunun anlamı şudur: Vergi eliyle halkı yoksullaştıran bir 2027 bütçesi var. Burada bir nokta daha var Sayın Bakan, o da yeniden değerleme oranı. Her zamanki gibi tekrardan hedeflediğiniz enflasyonun çok üstünde koymuşsunuz, yüzde 27,83. Bunu ben tekrardan soruyorum: ortalama enflasyon bile sizin tahminlerinizde yüzde 24-yüzde 25 çıkarken neden yeniden değerleme oranının bunun üstünde olduğunu bize açıklarsanız seviniriz. 2027'de yine, bütçeye baktığımız zaman, petrol ve doğal gazdan alınan ÖTV'de yüzde 270'lik bir artış var. Bu da şu anlama geliyor: Eşel mobil sistemini terk ediyoruz. Ben bunun doğru bir şey olmadığını düşünüyorum. Her seferinde "Bizim kamu bütçesinde ya da borç yükümüzde bir alanımız var." diyorsunuz. Bu alanı kullanmak için tam zaman Sayın Bakan. Neden diyecek olursanız, henüz petrol fiyatlarında bir gevşeme, bir düşme söz konusu değilken enerji maliyetleri bu kışın hepimizin belini bükecekken bence eşel mobil sistemini devam ettirilmesinde önemli bir fayda görüyorum. Çiftçimiz için, vatandaşımız için, sanayicimiz için, herkes için bu eşel mobil sisteminin devam ettirilmesinde fayda görüyorum. Motorlu Taşıtlar Vergisi geçen sene Sayın Cumhurbaşkanı bir indirime gitmişti kendi yetkisi dâhilinde. Bugün bakıyoruz ki Motorlu Taşıtlar Vergisi tahsilat artışını yüzde 33 görmüşsünüz. Yeniden değerleme oranı da artıyor, yüzde 27,83. Bu da şu anlama geliyor: Bu sene biz Motorlu Taşıtlar Vergisinde de herhangi bir indirim beklemiyoruz, o da bizim için önemli bir masraf kalemi olacak. Yine, tekrardan vergi harcaması tarafına baktığımız zaman, gelir vergisi harcaması tarafına baktığımız zaman, bu asgari ücret istisnasının yüzde 33 arttığını görüyoruz. İşte, bunun yüzde 3'ü yeni başlayanlarda gidecek olsa, yüzde 30'luk bir artış var bu vergi harcamasında. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki 35.000-36.500 civarında bir asgari ücret 2027 için öngörülüyor. Sayın Bakan, ekim ayında açlık sınırı 38 bin. Eğer geçen sene yola çıktığınız gibi vergi harcamasından bu işe bakacak olursak daha ekim ayındaki açlık sınırının altında bir asgari ücret öngörüyor bütçe, başka bir kaynak kullanmayacaksanız. Bunu bir açıklama getirirseniz seviniriz. Çünkü bu vatandaşın, çalışanların yüzde 40'ının aldığı bir ücret. Eğer burada daha şimdiden açlık sınırı altında bir ücreti bütün 2027 için yayarsanız burada yoksulluğun çok daha fazla artacağını görebilirsiniz.

Şimdi, vergi kalemlerine baktığınız zaman, birkaç defa hesapladığımız kalemler vardı. Mesela, sermaye gelirleri. 54,6 milyar 2026 gerçekleşme tahmini, 308 milyar 2027. Neyi satacağız biz bu kadar? Bu köprü ve otoyollardan mı gelecek Sayın Bakan? Bunu da cevaplarsanız sevinirim. Taşınmaz satışları 20,6 milyarmış 2026'da, 125 milyar 2027'de bütçe teklifinizde. Yani bu gidişle gerçekten satılan taşınmazın yerine hastaneyi, okulu, yurdu biz nasıl yapacağız? Ya, bir tanesinde yüzde 464'lük bir artış var, bir tanesinde yüzde 507'lik bir artış var. Bütün bu sermaye gelirlerindeki artış, diğer sermaye satış gelirlerindeki artış, taşınmaz satışlarındaki yüzde 300, yüzde 400 oranındaki artışın açıklamaya muhtaç olduğunu siz de daha iyi biliyorsunuz.

Burada gerçekten size ve Gelir İdaresi Başkanlığına teşekkür etmek isterim çünkü açıkladığınız tasarruf genelgesine uyan tek 2 kurum sizsiniz. Hiç araç almamışsınız. Hakikaten teşekkür ederim. Ama diğer bütün Bakanlıklar araç almış. İşte, bakın, 2027'deki binek araç sayısı; Adalet Bakanlığı 75 tane araç gözüküyor burada, İçişleri Bakanlığı 30 tane. Dolayısıyla, sizin açıkladığınız tasarruf genelgesine yine sadece sizin Bakanlığınız ve Gelir İdaresi Başkanlığı uyuyor. Ben, hakikaten, samimi bir şekilde, size o bakımdan teşekkür ederim.

Şimdi, bir bütçenin şeffaflık boyutu var. Sol tarafta O cetveli var. O cetvelinde gördüğünüz gibi, bu ordunun cetveli, her şey çok açık. Hatta bizim bu dönem ordumuzun talep ettiği mekkari amaçlı katır bile belli. Yani boyu 1.36 metre olacak, göğüs 1.5 metre olacak, burada her şey belli, müthiş. Teşekkür ederiz bunu hazırlayanlara bu açıklık, şeffaflık için. Ama sağ tarafa bakıyorsunuz, sağ tarafa baktığınız zaman, ekonomik ve mali amaçlı diğer transferler ki 2021 yılına kadar bu kalem sıfır yani cumhuriyet tarihi boyunca, neredeyse yüz yıllık tarihimiz boyunca biz bu diğer transferlerde hiç para harcamamışız. 2021 yılından itibaren normalde 0 olması gereken yere tam 353,6 milyar harcamışız. Yani ekonomik ve mali amaçlı transferlerin yüzde 40'ı diğer. Bir yanda yani kangal köpeğin, katırın bile tarifini yaptığımız bir bütçe var O cetvelde ama öbür tarafta tam "353,6 milyar diğer transfer" deyip geçiyoruz. Lütfen, bu şeffaflığı bize açıklayınız. Bu nereye gidiyor? Önümüzdeki dönemki bütçelerde umarım böyle bir nokta görmeyiz.

Tabii, biraz da fon vurgunundan bahsetmek istiyorum. Benden önceki kıymetli vekiller bundan bahsetti hatta Sayın Erhan Usta BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun o katılım bankalarına nasıl izin verdiğini anlattı. Ben size başka bir hikâye anlatacağım, tekrardan BDDK'nın izin verdiği ve oldukça önemli bir şey. Efendim, şimdi "Tosmur Grup" diye bir grup var, bu Tosmur Grup bir nişasta üreticisi, Omnia Nişastanın üreticisi, Tosmur ailesinin. Bunlar nişastadan başka hiçbir şey yapmazken her ne hikmetse bu Tosmur Gruba bir dijital banka ruhsatı veriliyor, dijital bankanın adı da FUPS BANK, kurucuları da Tosmur ailesinin üyeleri. Şimdi, bu Tosmur ailesinin bir kuruluşu daha var, o da Kilikya Tarım. Bu Kilikya Tarımın çalışanlarından birisi bizim tespitimize göre ünlü Osman Arıkan Nacar. Yani 20 milyar TL'yi yurt dışına kaçırdığı iddia edilen ve sadece çok küçük bir kısmını tövbe hesabına iade ettikten sonra hâlâ yurt dışında olan kişi. Ben burada Sayın BDDK Başkanına soruyorum: Tamamıyla nişasta üreticisi küçük bir şirkete dijital banka iznini nasıl verdiniz? Bu FUPS BANK sizden bu dijital banka iznini hangi kabiliyetini, hangi kalifikasyonu göstererek aldı? İkinci nokta, daha da önemlisi, bu şirketin sahiplerinin başka bir şirketinde çalıştığını tespit ettiğimiz Osman Arıkan Nacar yurt dışına milyarlarca lirayı hangi kanallar üzerinden kaçırdı? FUPS BANK üzerinden mi kaçırdı? Çok net soru. Eğer bizler bu fon vurgununun peşine düşeceksek size çok somut bir soru soruyorum: FUPS BANK'ın kuruluşuna nasıl izin verdiniz? Bir nişasta üreticisinin banka kuruluşuna, dijital banka kurmasına nasıl izin verdiniz? Bu grubun bir kayıtlı çalışanı olan Osman Arıkan Nacar yurt dışına milyarlarca lira kaçırırken FUPS BANK'ı farkı kullandı mı? diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ümit Özlale (Yeni Parti, İzmir). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umit-ozlale-2026-11-05-tutanak-metni (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91591

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
