# Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (AK Parti, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2003
- **Gündem:** IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak

> Ümmet Kandoğan (AK Parti), 22 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)); konuşma 1.121 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekillerimiz, İçişleri Bakanlığımız, iç güvenliğin ve asayişin korunmasında, kamu düzeninin sağlanmasında, illerin genel yönetimlerinin düzenlenmesinde, mahallî idarelere yön verilmesinde, nüfus ve sivil savunma hizmetlerinin yerine getirilmesinde birinci derecede görevli olan bir bakanlıktır. Kısaca özetleyecek olursak, insanın doğum anından, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmesinin neticesine kadar geçecek her safhada İçişleri Bakanlığının hizmetleri görülmektedir.

Yıllarca bu Bakanlığın bir mensubu olarak hizmet eden birisi olarak, İçişleri Bakanlığımızın, gerek 2003 yılında gerekse bu bütçe vesilesiyle 2004 yılında, ülkemizde, çok büyük hizmetlere imza atacağına olan inancım tamdır. Özellikle, içinde bulunduğumuz yıl içerisinde MERNİS Projesinin hayata geçirilmesi, kırsal kesimin ekonomik bakımdan kalkınması, gelişmesi için altyapı hazırlıklarını sağlayan İLEMOD Projesinin hayata geçirilmesi, yine, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesi içerisinde POLNET Projesinin hayata geçirilmesi, derneklerin özgürlüklerinin genişletilmesinin sağlanması, Vakıflar Kanununda demokratik iyileştirmeler, Siyasî Partiler Kanunundaki demokratik iyileştirmeler gibi konularda, İçişleri Bakanlığımız, 2003 yılı içerisinde çok ciddî başarılara imza atmıştır.

Özellikle geçmiş yıllarda, bütün Türkiye'de ve Avrupa'da gündeme getirilen olumsuz nezarethane koşulları ve işkence iddialarının, 2003 yılı içerisinde, Türkiye genelinde, yok denecek kadar azalması, artık bu konunun Türkiye gündeminden çıkmış olması, İçişleri Bakanlığımızın bu konu üzerinde ne kadar hassasiyetle durduğunu, bu konu üzerinde ne kadar başarılı bir çalışma ortaya koyduğunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu bakımdan, başta İçişleri Bakanımız olmak üzere, teşkilatın bütün değerli mensuplarını, huzurlarınızda gönülden kutlamak istiyorum.

Sayın Bakanım, bugüne kadar, Türkiye'de birçok İçişleri Bakanı gelip geçti; belki, birçoğu ismen unutuldu gitti; ancak, hem hükümetimizin hem Meclisimizin ve hem de İçişleri Bakanlığımızın en önemli gündem maddesi olan mahallî idareler reformu meselesini, tasarısını en mükemmel bir şekilde ortaya koyarak, bu Meclisten geçirilmesini sağlayacak olursanız, bu şeref, hem hükümetimizin hem Meclisimizin hem de Bakanlık görevini yaparken böyle bir kanunu Meclisten geçiren bir Bakan olarak, sizin olacaktır. O bakımdan, hep beraber, birlikte, ülkemizin önünü açacak olan mahallî idareler reformuyla mahallî idarelerin çehresini değiştirecek olan bu kanun tasarısının, bir an önce Meclis gündemine getirilmesinin ve Meclisin tasvibiyle hayata geçirilmesinin, bu Meclisin en öncelikli gündem maddelerinden birisi olması gerektiği inancımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Artık, Türkiye'de ve dünyada yönetimin şekli değişmiştir; vatandaşı, kul ve tebaa olarak gören bir anlayış yerine, günümüzde, vatandaşla karşılıklı olarak neler yapılması lazım geldiğini tartışan, görüşen, konuşan bir anlayış dünyaya ve Türkiye'ye hâkim olmuştur. Artık, vatandaşlar, hesap veren, şeffaf, daha küçük, daha etkin bir kamu yönetimi arzu etmektedir ve dolayısıyla, vatandaş, kamu hizmetinin kendisine en yakın olan birim tarafından verilmesinin daha ekonomik olacağına, bu şekilde halkın yönetime daha fazla katılım sağlayacağına, halkın daha fazla hesap sorabileceğine ve yönetimin daha şeffaf olacağına inanmaktadır. İşte, siyaset kurumu da, değişime liderlik yaptığı ölçüde bugünkü neslin ve gelecek nesillerin ortak çıkarını koruyacaktır. Artık "yönetim" kavramından "yönetişim" kavramına geçilmiştir. İnsanları idare etme zihniyeti yerine, problemi ortaklaşa tanımlama ve çözme yaklaşımı günümüzde hâkimdir; toplumun taleplerine duyarlı ve katılımcılığa önem veren bir yönetim anlayışı günümüzde hâkimdir. İşte, bütün bunları sağlayacak olan -inşallah önümüzdeki günlerde Meclis gündemine de gelecek olan- kamu yönetimi reformu ve mahallî idareler reformu tasarılardır. Bu sayede, arzu ettiğimiz, çağdaş, Avrupaî standart ve normları yakalamış bir merkezî yönetim ve mahallî yönetim anlayışıyla, Türkiye, 21 inci Yüzyıla damgasını vuracak, halkın yönetime daha fazla katılımı sağlanacaktır.

Bu konuda, günümüze kadar birçok çalışma yapılmıştır. İşte, MEHTAP, 1960'lı yılların en önemli projesidir. 1990'lı yıllarda da, Kaya Projesi hazırlanmış; ancak, bir türlü hayata geçirilememiştir.

Bütün bunlardan yola çıkarak, bu mahallî idareler reformu ve kamu yönetimi reformu yasalarının çıkarılmasının, bu hükümete ve bu Meclise nasip olmasını arzu ve temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, özellikle terör meselesinden dolayı, ülkemiz, son otuz yılda, çok ciddî sıkıntılar yaşamış ve çekmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen terör olayları, maalesef, ülkemizin en önemli gündem maddesi haline gelmiştir; ancak, 2003 yılı içerisinde, görüyoruz ki, artık, Türkiye -son iki olay istisna- huzur ve güvenlik açısından, dünyanın en huzurlu ve en güvenli ülkelerinin başında gelmektedir. İnterpole üye ülkelerin 2002 yılına ait suç istatistiklerinden kısa rakamlar vererek, ülkemizin, emniyet ve asayiş noktasında hangi seviyelere geldiğini sizlere sunmak istiyorum. 2002 yılında, Türkiye'de, 387 000 olay cereyan etmiştir; Japonya'da 2 930 000 olay, Fransa'da 4 115 000 olay, Rusya'da 2 526 000 olay, Almanya'da ise 6 500 000 olay cereyan etmiştir. Türkiye'deki olay sayısı 387 000 adettir. Bu rakamlar gösteriyor ki, ülkemizdeki emniyet güçlerimizin olağanüstü çalışmaları ve başarıları neticesinde, ne kadar büyük bir başarı elde edilmiştir.

Olayların çözüme kavuşturulması, faillerin yakalanmasıyla ilgili oranları da size vermek istiyorum: Japonya'da bu kadar olayın yüzde 23'ü aydınlatılabilmiş, failleri yakalanmış; Fransa'da yüzde 26'sı, Rusya'da yüzde 62'si, Almanya'da yüzde 52'si -dikkatinizi çekmek istiyorum- Türkiye'de ise bu kadar az olay ve bunun neticesinde de failleri yakalanan ve çözülen olayların oranı yüzde 74'tür. Bu rakam da gösteriyor ki, dünyanın en huzurlu, en güvenli ülkelerinin başında ülkemiz gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlar mısınız.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Yine, bu olayların çözümlenmesi açısından da, Türkiye, dünyanın en başarılı emniyet güçlerine sahip olan bir ülke konumundadır.

İstanbul'u karşılaştırmak istiyorum: İstanbul'da 52 000 olay, Berlin'de 584 000, Paris'te 300 000, Tokyo'da 322 000, Viyana'da 211 000 olay cereyan etmiş ve yine, İstanbul polisimiz, bu olaylarda, bu olayların faillerini yakalama noktasında da yüzde 66 oranıyla, yine, dünyanın en başarılı polis örgütlerinden birisi haline gelmiştir.

Hemen şunu da eklemek istiyorum: Bu kadar başarıyı elde eden emniyet güçlerimizin çok zor şartlar altında çalıştıklarını, maddî imkânlarının, diğer ülkelerin polislerinin maddî imkânlarıyla karşılaştırılamayacak ölçüde düşük olduğunu çok yakından bilen birisiyim. Polis teşkilatımız, yine, dünyadaki örneklerine göre ve Türkiye'deki diğer memurlara göre, yılda 1 700 saat fazladan çalışmaktadır. Bu kadar güç şartlar altında çalışan bir teşkilatın maddî şartlarının da, inşallah, önümüzdeki yıllar itibariyle iyi duruma getirilmesi en büyük arzumuz ve temennimizdir.

Son olarak, bir mülkî idare amiri olarak, mülkî idare teşkilatından gelen birisi olarak, mülkî idare amirlerinin Türkiye'de ne kadar önemli bir rol ve görev üstlendiklerini bilen birisi olarak, birinci sınıf mülkî idare amirliği sisteminin mutlaka ülkemizde yerleştirilmesini, bu kanunun çıkarılmasını, bütün mülkî idare amirlerimiz dört gözle beklemektedir. Bir rakam vermek istiyorum. Sadece bu yıl mülkî idare amirlerimizden 34'ü devletimizin değişik kurum ve kuruluşlarının en üst düzey yönetimlerine getirilmiştir. Bu da, mülkî idare amirlerimizin, kendilerini yetiştirme noktasında, kalite noktasında, hizmet noktasında ne kadar başarılı ve kaliteli hizmetler yaptığının bir göstergesidir; ancak, ben, bunu, çok başarılı kamu görevlilerinin bir başka alanda memlekete ve millete hizmet etme yolunda başarılarını alkışlarken, mülkî idareden de bir ayrılış, bir kaçış olarak tanımlıyorum.

Onun için, mülkî idare amirliğiyle ilgili kanun tasarısının da önümüzdeki dönemde Meclis gündemine getirilmesinin destekleyicisi olacağımı ve Sayın İçişleri Bakanımızın da bu konuyu öncelikli meselelerimiz arasında Meclis gündemine getireceğine olan inancımı bir kez daha ifade ediyor, bugüne kadar memleketine hizmet eden ve terör olaylarında hayatını kaybeden bütün güvenlik güçlerimizin değerli mensuplarına Allah'tan rahmet diliyor ve Meclisimizin değerli üyelerini saygı ve hürmetle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (AK Parti, Denizli). “Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
