# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 6 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-06

> Ümmet Kandoğan, 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 465 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli üyeler; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşülmekte olan kanun tasarısının 18 inci maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum.

1930 yılında yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediye Kanununun 1930 yılından beri Türkiye'de görmüş olduğu işlev, yerine getirmiş olduğu fonksiyonlar ve kanunun, 1930 yılında çıkarılmış haliyle, ne kadar ileri görüşlü bir kanun olduğu, Türkiye'nin dertlerini, problemlerini çözme konusunda bugüne kadar büyük görevler yerine getirdiği hepimizin malumudur. Ancak, daha sonra çıkarılan birçok kanunla, 1580 sayılı Kanunla belediyelere verilen görevler merkezî idareye aktarılmış ve bu nedenle de, belediyeler, içinde bulunduğumuz günlerde, artık, görevlerini, fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez hale gelmişlerdir.

İşte böyle bir ortamda Meclis gündemine getirilen bu kanun tasarısının, belediyeler için gerçekten bir reform olmasını, belediyelerin 2000'li yıllardaki problemlerini gerçekten çözebilecek nitelikte bir kanun tasarısı olmasını arzu ederdik. Ancak, bu kanun tasarısı, mahallî idarelerin merkezî idarenin vesayetinden kurtarılması, özerkleştirilmesi, mahallî ve müşterek ihtiyaçların yerinden yapılması gerekçesinden yola çıkılarak Meclis gündemine getirildi. Ancak, bu kanun tasarısının ilgili maddelerini tek tek ele alacak olursak, getirilen bu gerekçeden çok farklı olarak, hâlâ birçok konuda yerelleşmenin, özerkleşmenin ve halkın bizatihi katılımının çok fazla gerçek olmadığını da görüyoruz. Bu kanun tasarısının uygulanması noktasında, sivil toplum örgütlerinin, vatandaşların ve kamu görevlilerinin son derece kısıtlı katılımlar içerisinde olduğunu görüyoruz. Örneğin, mahalle muhtarlarının, sadece ihtisas komisyonlarında fikirlerini beyan edebileceklerini, ancak, oylamada bile söz sahibi olamayacaklarını, yine, bu kanun tasarısında görüyoruz. Ancak, gönül isterdi ki, bütün sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ve seçilmiş diğer kişiler, bu belediye meclislerinde bizatihi görev alarak, hatta, görüşlerini açıklayarak birçok konuda katkı ve fayda sağlayabilsinler.

İdarî vesayetten kurtarıyoruz derken, yaklaşık 30'a yakın maddede, valilerin onayı ve görüşü, yine aynı şekilde, istenilmeye devam ediliyor. Eğer biz, gerçekten, mahallî idarelerin idarî vesayetten kurtarılmasını arzu ediyorsak ve bu kanun tasarısının getirilişinin ana gerekçesi de bu ise, bu kanun tasarısının içerisindeki birçok hususun bu şekilde yer almasını izah etmenin de mümkün olmadığı düşüncesindeyim.

Yine, bu kanun tasarısıyla, nüfusu 100 000'in üzerindeki belediyelerde atanmış 4 görevlinin, nüfusu 100 000'in altında olan belediyelerde de atanmış 3 kişinin belediye encümenlerinde işinin ne olduğunu da Yüce Meclise sormak istiyorum. Eğer, biz, gerçekten, idarî vesayetin fazlalığından şikâyetçi isek, merkezî idarenin vesayetinden şikâyetçi isek, belediyelerin sadece seçilmiş kişi ve organlardan müteşekkil olmasını istiyorsak, belediye encümenlerinde, hâlâ, atanmış kişilerin -belediye başkanını da gözönüne alacak olursak- seçilmişlerden daha fazla olduğunun izahını da yapmanın zor olduğu düşüncesindeyim.

Yine, bu kanun tasarısıyla, kamuoyunda BİT'ler olarak bilinen ve Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri olan KİT'lerin yanında, belediye iktisadî teşebbüslerinin de hayata geçirilmesi noktasında açık hükümlerin konulmasıyla, önümüzdeki günlerde, belediyelerin bünyesinde de -aynen KİT'lerde olduğu gibi- lüzumsuz şirketlerin, haklarında birçok dedikoduya mahal verecek birçok şirketin olmasının da, hem mevcut hükümetin hem de içerisinde bulunduğumuz günlerde dünyanın, genel stratejisine aykırı olarak BİT'lerin kurulmasının ve yaşatılmasının da haklı ve mantıklı bir izahının yapılması kesinlikle mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
