# Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 16 Temmuz 2004
- **Gündem:** TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HK.KAN.(SS.650)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-16-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hk-kan-ss-2

> Ümmet Kandoğan, 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HK.KAN.(SS.650)); konuşma 341 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de, bu saatte huzurlarınıza çıkıp bir konuşma yapmak istemiyordum; ancak, biraz önce konuşan çok değerli milletvekili Naci Bey'in, burada bulunmayan Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar ile ilgili olarak ortaya koymuş olduğu iddiaların son derece yanlış, asılsız ve burada bulunmayan bir kişinin aleyhinde, gıyabında konuşmasının doğru olmadığını ifade etmek için huzurlarınıza geldim.

Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar, kaymakam olarak, vali olarak, emniyet müdürü olarak, emniyet genel müdürü olarak, bakan olarak bu memlekete otuzbeş yıl hizmet etmiştir. Ben, deminki konuşmamda da söyledim, herkesin korktuğu, kaçtığı, terörle mücadele edemediği bir dönemde kellesini ortaya koyarak, devletin bekası için, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü için şanla, şerefle mücadele eden birisidir. Devletimiz bir hukuk devletidir; yargı organları mevcuttur, eğer bildiğiniz bir şey varsa, onu koyarsınız, devletin yetkili organları bunu değerlendirir. Ancak, tekrar ediyorum; bugün, 2004 yılında, bir huzur ortamında, geçmişte yapılan mücadeleleri küçülterek, o mücadeleler içerisinde yer alan insanları hedef göstererek bir yerlere varmanız mümkün değildir.

Ben, biraz önce konuşan Sayın Naci Aslan'dan, "korucuların ellerindeki silahları alalım" derken, terör örgütü mensuplarının ellerindeki silahları da alalım demesini beklerdim. Bakınız, terör örgütü mensupları, o bölgede değişik eylemlere girmeye başladılar. Koruculuk meselesi, müessesesi kendiliğinden ortaya çıkan bir müessese değildir. O günkü şartlarda hayatlarını ortaya koyarak, binlerce korucu şehit olarak o görevlerini sürdürdüler; ama, bugün, 2004 yılında, geçmişe dönerek, korucularla ilgili, onların aleyhinde konuşmanın da doğru bir şey olmadığı inancındayım. Korucular da yanlış yapmışlardır, hata yapmışlardır; ama, herkesin sindiği, korktuğu, bölgeyi terk ettiği bir dönemde, köylerini, mezralarını, oralarda yaşayan insanları cansiparane bir şekilde savunan ve devletin güvenlik güçleriyle omuz omuza mücadele eden insanları, bugün, hakir görmek, tahkir etmek, o insanlara yapılacak en büyük saygısızlıktır; ama, artık, belki, devletimizin güvenlik güçlerinin o bölgede hâkim olmasından dolayı bu müessese tekrar gözden geçirilebilir, artık, belki, onlara ihtiyaç duyulmadığı ileri sürülebilir; ancak, bunların, geçmişten günümüze sigortalı olmadıklarını, çok zor şartlar altında yaşadıklarını, maddî imkânsızlıklar içerisinde olduklarını bilen birisi olarak, koruculuğu kaldırabiliriz; ama, onların mağdur olmaması için de, hükümet tarafından gerekli tedbirlerin alınması gerektiği inancımı ifade ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-16-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hk-kan-ss-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
