# Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim
- **Tarih:** 16 Eylül 2004
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-09-16-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek

> Ümmet Kandoğan, 16 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 988 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce söz alan değerli milletvekilimizi ibretle ve üzüntüyle dinledim. Aynı milletvekilimiz, iki gün önce, bu kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme yapılırken, geldi, burada aynen şunları söyledi; tutanaklardan çıkardım: "Biz öyle bir ceza kanunu yapıyoruz ki, bütün dünya, gelecek, bu ceza kanunumuzu bizden örnek alacak. Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisinin nasıl bir ceza kanunu yaptığını herkes görecek. Biz, özgürlüklerin alabildiğine genişlediği, ifade hürriyetinin sonsuza kadar yer aldığı bir ceza kanunu tasarısı Meclise sevk ettik. Bu bir reformdur." Konuşmasının bütün içeriği bu şekildeydi; ama, şimdi, geldi, her ne hikmetse, zevahiri kurtarmak için... Dikkat ettim, grup adına da konuşma yok. Gelin, buradan, AK Parti olarak, grup adına, 219 uncu maddeyle ilgili bir arkadaşımız konuşma yapsın.

Anayasaya açıkça aykırı olduğunu ifade etti; ben de hep onları söyleyecektim. O maddeleri çıkarmıştım. Getirilen bu 219 uncu maddenin insan haklarına, düşünce ve ifade hürriyetine, anayasal haklara aykırı olduğunu, kamu görevlileri arasında ayırımcılığa sebebiyet verdiğini... 2 500 000 kamu görevlisinin arasından 100 000'ini ayırıp "siz potansiyel tehlikesiniz; sizden, her an, bu rejime, bu devlete bir tehlike gelebilir" şeklinde, onları töhmet altında bırakmanın insafla, vicdanla, hukukla, adaletle, insan haklarıyla, insan hürriyetleriyle bağdaşması mümkün mü arkadaşlar?! Benim vicdanım sızlıyor. Yarın seçim bölgelerinize gittiğinizde, o kamu görevlilerinin yüzüne nasıl bakacaksınız?! Eğer, hükümet icraatlarını alenen kötülemek suçsa, bunu bütün kamu görevlileri en rahat bir şekilde yapabilir. Siz, niçin, sadece bir kesim kamu görevlisini alıp, sadece o kamu görevlilerinin böyle bir suçu işleyebileceğini bir yasa maddesi olarak, bir ceza unsuru olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getiriyorsunuz?!

Değerli milletvekilleri, hükümet icraatlarını herkes eleştirebilmeli, herkes hükümet icraatları hakkındaki görüşlerini ifade edebilmeli; ama, bu, kamu görevlisi ise, kamu görevini icra ederken yapmaması bizim de arzu ettiğimiz bir husustur; görevini yaparken bunlardan bahsetmesin; din görevlisi, görevini icra ederken bunlardan söz etmesin; biz de karşıyız; ama, görevini bitiren ve üç beş vatandaşla hükümet icraatlarını görüşen, örneğin, Tel Afer'de meydana gelen hadiseler karşısında hükümet icraatlarının pasif olduğunu, yanlış olduğunu söylese veyahut Amerika'nın Tel Afer'deki eylemini, bugün, Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin bundan haberi vardır" dedi; şimdi, bir kamu görevlisi çıkıp bunu dese, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Tel Afer'de olup bitenlerden önceden haberdar edildiğini ifade etse ve bu konuda eleştirse, bu kanun hükmüne göre bu kamu görevlisi hakkında işlem yapmak mecburiyetindesiniz veyahut cari açıkla ilgili 7 500 000 000 dolar tespit ettiniz; daha altı ay içerisinde bunu 10 800 000 000 dolara çıkardınız; hükümetin ekonomi politikası başarısızdır dese, hemen orada bununla ilgili suç duyurusunda bulunabileceksiniz veyahut dışticaret açığından bahsetse veyahut ihracatın ithalatı karşılama oranının, beğenmediğimiz 2000 yılındakinden bile kötü olma noktasına gittiğini ifade etse, yine onun yakasına yapışacaksınız.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - "Veya"dan başka bir şey yok mu?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Yine, et tüketiminin -evet, bunun altını çizmek istiyorum- 2002 yılında 0,9 kilogramdan 2003 yılında 0,6 kilograma düştüğünü söylese, vatandaşın ekonomik sıkıntılar içerisinde boğulduğunu ifade etse, yine, bu kamu görevlisi hakkında işlem yapacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Onu siyasî partiler söyler zaten...

BAŞKAN - Buyurun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, yine, bu kamu görevlisi dese ki, 2002 yılında, vatandaş, ayda 4,9 kilogram ekmek tüketirken, 2003 yılında bu 5,4 kilograma çıkmış; demek ki, artık, vatandaş ekmeğini katık yapmaya başlamış. Ekonomide ciddî manada bir sıkıntı vardır dese, yine, bununla ilgili işlem yapacaksınız. İşsizliğin, tarihin en büyük rakamlarına ulaştığını söylese, yine işlem yapmak durumunda kalacaksınız. Kişi başına millî gelirin, bu kadar abartmalara rağmen, 1999 rakamları 100 olarak baz alınsa 2003 yılında bunun 95 olduğunu ifade etse, televizyonda, basında, her akşam, ekonominin her geçen gün iyiye gittiği ifadeleri karşısında bunu ifade etse, yine bu kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunacaksınız. Geçmiş dönemlerde 2 kilogram buğdayla 1 litre mazot alabiliyorduk; ama, bugünkü ekonomik şartlarda 5 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alabiliyoruz; bu nasıl bir ekonomik faaliyettir, ekonomik programdır veyahut IMF'ye karşıydı bu hükümet, IMF politikalarını reddediyordu; ama, geldiği günden beri IMF politikalarını uyguluyor ve üç yıllık yeni bir stand-by anlaşmasına imza atmaya hazırlanıyor; nerede bu hükümetin millîliği dese, yine bu kamu görevlisiyle ilgili suç duyurusunda bulunmak mecburiyetinde kalacaksınız. Bir kamu görevlisi vatandaş Denizli merkezde otursa ve çiftçilikle iştigal etse, 2003 yılının doğrudan gelir desteğinin ikinci taksitinin hâlâ ödenmediğini veyahut 2003 yılının mazot desteğinin hâlâ ödenmediğini söylese, ifade etse, yine, bu vatandaşla, bu kamu görevlisiyle ilgili müdahale etmek durumunda kalacaksınız.

Değerli milletvekilleri, bu konuda daha söylenecek çok söz var; ama, bakınız, bugün Malatya'dan bir faks geldi elime, sizlere de gelmiştir; Malatya AK Parti İl Başkanı, belediye başkanvekili ve ilçe başkanlarının imzalarıyla; bu görüşülen Türk Ceza Kanunu Tasarısıyla ilgili ne kadar olumsuz görüşler ifade ediliyor. Bakınız, basını ve televizyonu tarayınız... Sayın Nevzat Yalçıntaş Hocamın yazı köşesinden bugün aldığım bir yazının bir bölümünü okumak istiyorum müsaade ederse. Şöyle bağlıyor yazısını: "Biz, halkımızın kahir bir çoğunlukla AK Partiyi iktidara getirip hükümet yaptığına inanıyorduk; yoksa, CHP'nin yedeğine mi girdik, CHP muhalefeti bizi esir mi aldı; göreceğiz." (CHP sıralarından "doğru yolu öğrendiler" sesleri)

Ben de diyorum ki, göreceğiz, biraz sonra hep beraber göreceğiz.

Sayın Köksal Toptan, konuşmasında bu 219 uncu maddeden bahsetti, CHP ile anlaştığından bahsetti. Sayın Toptan, AK Partinin burada 368 milletvekili var, sizin, bu maddede CHP ile anlaşmaya ihtiyacınız yok. Bu madde bu haliyle geçerse, biraz önce de söylemiş olduğumuz gibi, Bekir Bozdağ arkadaşımızın da söylemiş olduğu gibi bir Anayasa ihlali söz konusudur, bir ayırımcılık söz konusudur, kamu görevlileri arasında farklı bir muamele söz konusudur.

Sözlerimi, dün akşam yapmış olduğum bir konuşmaya Sayın Adalet Bakanının vermiş olduğu bir cevapla bitirmek istiyorum.

Biz, daha önceki meşhur 312 nci maddeyle ilgili olarak, o maddeden dolayı Türkiye'de binlerce insanın mağdur olduğunu ifade ederek, yeni hazırlanan kanunun bu maddesinin, artık, bundan sonra kötüye kullanılmaması, bu maddeden dolayı vatandaşların mağdur olmaması için bir değişiklik önergesi verdik ve önergemizde de "açık ve mevcut tehlike" ibaresini kullandık; ancak, Sayın Adalet Bakanı, benim konuşmamdan sonra, çıktı "literatürde böyle bir ifade yoktur; bu, popülist bir yaklaşımla verilmiş bir önergedir" dedi. Ancak, ben, bu kanun tasarısının Meclise sevk edilirken gönderilen gerekçesini buldum, oradan okuyorum şimdi. Bu gerekçenin altında, Sayın Adalet Bakanının da imzası var.

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 16 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-09-16-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
