# Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 3 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698

> Ümmet Kandoğan, 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 1.055 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, bugün burada gündemdışı bir konuşma yapan Sayın Genel Başkanımızın konuşmaları anında hükümet sıralarında maalesef hiçbir bakanın bulunmaması son derece yadırganacak bir husus. Bir partinin sayın genel başkanı, Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu en önemli sıkıntıların başında gelen tarımla ilgili bir konuşma yapıyor ve burada tarımla ilgili çok ciddî eleştirilerde bulunuyor, memleketin her köşesinde tarımla uğraşan insanların feryatlarını dile getiriyor; ancak, bu konunun takibiyle ilgili olarak, ne Tarım Bakanı ne de bir başka bakan hükümet sıralarında bulunuyor; maalesef hiç kimse bulunmuyor. Ben, bu hususu tutanaklara geçmesi açısından öncelikle ifade ederek sözlerime başladım.

Değerli milletvekilleri, bugün, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı Meclisin gündemine getirildi; 342 sayfa ve 335 maddeden ibaret bu kitapçık maalesef dün öğleden sonra bizlere intikal ettirildi. Buradan, huzurlarınızda, bütün milletvekillerime seslenmek istiyorum: Hangi milletvekilimiz, 342 sayfalık, 335 maddelik bu kanun tasarısını ciddî bir şekilde okudu, inceledi?! Şu anda, Genel Kurul Salonunda, görüyorum, yaklaşık 60-70 milletvekili var. Bu da şunu gösteriyor ki; milletvekillerimiz, bu kanun tasarısını okumadıkları için, incelemedikleri için, herhangi bir katkıda bulunamayacakları için, bugün, Meclis Genel Kurul Salonuna gelmemişlerdir. Dünyanın hangi ülkesinde, toplumun tümünü ilgilendiren, 70 000 000 insanı ilgilendiren bir kanun tasarısı, Mecliste 60-70 milletvekilinin bulunduğu bir oturumda ele alınıyor, tartışılıyor ve kısa bir süre içerisinde de kanunlaştırılarak yürürlüğe giriyor?! Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, bir anayasa kadar, toplumun bütün fertlerini ilgilendiren ve 70 000 000 insanın her an ihtiyaç duyabileceği çok önemli bir kanundur.

Burada, çok tasarı ve teklif yasalaştırdık. Dün akşam, SSK ile ilgili bir tasarıyı kanunlaştırdık; o kanun, sadece SSK'lıları ilgilendiriyordu, bir başka kanun Bağ-Kurluyu ilgilendiriyordu, bir başkası çiftçiyi ilgilendiriyordu; ama, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı, 70 000 000 insanı ilgilendiren bir kanun tasarısıdır.

AK Parti Grubu adına konuşan çok değerli milletvekilimiz şunları söyledi: "Bu kanun tasarısı elli yıldır Türkiye'nin gündeminde." Bu, elli yıldır Türkiye'nin gündeminde; ama, ilk defa, Meclisin gündemine bu kadar ciddî bir şekilde getirilmiş. Bakıyoruz, bu kanun tasarısı, altkomisyonda 12, Adalet Komisyonunda da 5 gün görüşülmüş. Biz milletvekilleri olarak, Meclis olarak noter görevi mi yapıyoruz ki, bürokratların hazırladığı, üzerinde yeterince tartışılmayan, eleştirilmeyen, bilim adamları tarafından üzerinde ciddî bir şekilde tartışılmayan ve en önemlisi, milletvekillerinin bu konuda bilgilendirilmediği bir kanun tasarısını, önümüze gelen böyle önemli bir kanun tasarısını da 48 saat içerisinde kanunlaştırıp yürürlüğe sokacağız?!

Evet, Avrupa Birliği, 17 Aralık... 17 Aralık tarihi, aylar, yıllar öncesinden bilinen bir tarihtir. Elbette, bunların 17 Aralığa kadar kanunlaşması için bizler de destek vereceğiz, bizler de katkı sağlayacağız. Avrupa Birliği uyum müktesebatıyla ilgili olarak bugüne kadar Meclis gündemine gelen kanunlar, CHP tarafından, Doğru Yol Partisi tarafından nasıl desteklenmişse, bu kanun tasarısı da, bizler tarafından elbette desteklenecektir; ancak "17 Aralığa yetiştireceğiz, Avrupa Birliğiyle ilgili o önemli tarihten önce bunları kanunlaştıracağız" derseniz, Meclis, bunu, üzerine bir noter görevi almış gibi değerlendirirse, bunun yanlış olduğunu, hatalı olduğunu ifade etmek istiyorum. Sadece bu değil, Ceza Kanunu da aynı şekilde getirildi, Ceza Muhakemeleri Kanunu Tasarısı da aynı şekilde getirildi.

Bakınız, dün, burada, SSK ile ilgili bir kanun tasarısı görüştük. Sadece 4 maddeydi arkadaşlar; 2 maddesi yürürlük ve yürütme idi. Diğer 2 maddesi burada kabul edildi; çok aceleye getirildiği için, maalesef, bir yanlışlıktan dolayı, Meclis çalışmalarına ara verildi, içeriye gidildi, orada tartışıldı, görüşüldü, sonra tekrar Meclise gelinip, o 2 maddesi burada yeniden müzakere edildi. Böyle çalışan bir Meclisin çıkarmış olduğu kanunların sağlıklı olduğunu ne ölçüde iddia edebiliriz?! Sağlıklı olmadığından, kanunlar, büyük çoğunlukla Cumhurbaşkanımızdan geri dönmektedir.

Değerli milletvekilleri, o bakımdan, benim sayın hükümetten isteğim, bundan sonra gündeme gelecek olan kanun tasarıları, en azından, ne olur, komisyonlarda daha fazla tartışılsın, ne olur, milletvekillerimiz tarafından Mecliste daha fazla tartışılsın, en doğrusu, en güzeli bulunsun.

Ben, çıkarılacak bu kanunun, hakikaten, çok faydalı olduğuna inanıyorum. Bazı maddelerinde eleştiri hakkımı saklı tutmak şartıyla bunu söylüyorum; ancak, Ceza Kanunu çıkarıldıktan sonra, böyle bir kanunun da mutlaka çıkarılması gerekiyordu; çağa ve günümüze uygun bir Ceza Muhakemesi Kanununun çıkarılması gerekiyordu. Çıkacak bu kanun, büyük ölçüde bunlara cevap verebilecek olan bu kanundur; ancak, tekrar ediyorum, bunların, mutlaka, daha önceden çok iyi çalışılmış bir şekilde kanunlaşmasında fayda var.

Avrupa Birliğiyle ilgili olarak birkaç cümle söylemek istiyorum. 17 Aralığa çok az bir süre kaldı. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak, 17 Aralığa kadar, ülkemizin menfaatı için, milletimizin menfaatı için yapmamız gerekenleri, Avrupa Birliği için değil, bu ülkenin şartlarına cevap vermesi için destekliyoruz, kanunlaşmasını istiyoruz; ancak, burada, Meclis olarak dik bir duruş sergilememizin de lazım olduğu inancındayım.

Bakınız, 17 Aralığa iki hafta kaldı. Son üç beş günden beri dünyanın birçok köşesinden sistemli bir şekilde Türkiye'nin üzerine gelinmeye başlandı. Bakınız, Patrik meselesiyle ilgili son konu bir anda gündeme geldi; Kıbrıs'ın tanınmasıyla ilgili mesele bir anda gündeme geldi; daha dün Slovakya Meclisinden Ermenilerle ilgili bir karar çıktı. Daha dün devlet olmuş olan Slovakya, meclisinden, 70 000 000'luk dev bir ülkeyle ilgili bir karar tasarısı geçiriyor; ama, bugün bakıyorum, bu karar tasarısına karşı, Patrikle ilgili Yunanların konuşmalarına karşı ve buna benzer Kıbrıs'la ilgili konularda Türkiye'den dik bir duruş, dik bir ses bekliyorum; ama, maalesef, bugün o sesi Türkiye'den duyamadık. İnşallah, Meclisimizde, hükümetin gösteremediği bu dik duruşu, yapacağı genel görüşmelerle, bu konularda yapacağı çalışmalarla, hem ülkemize hem de dünyaya, 70 000 000'luk bir ülkenin nasıl bir büyük ülke olduğunu, nasıl güçlü bir ülke olduğunu, Avrupa Birliğinin olmazsa olmaz bir şart olmadığını çok yüksek ve gür bir sesle bütün dünyaya haykırmanın zamanı gelmiştir.

Ne demek ucu açık müzakere; ne demek sonu belli olmayan bir müzakere; ne demek diğer ülkelere uygulanmayan ve şartlar taşıyan bir şekilde üyeliğe kabul edilme meselesi! Bunların mutlaka ciddî bir şekilde ele alınıp, ciddî bir şekilde değerlendirilip, mutlaka, ama mutlaka bütün Avrupa'ya, bütün dünyaya ikaz edilmesi lazım.

Bakınız, bugün Amerika Birleşik Devletlerinden bir ses daha çıktı; Türkiye'nin tavrını not etmişler. Nasıl not ederseniz edin; ama, 70 000 000'luk bir ülke bunun karşısında en güzel cevabı verecek güçtedir. Ama, bakıyorum, bugün, hükümetten de bu konuda en küçük bir açıklama yok. Amerika Birleşik Devletlerinin Türkiye'nin çok haklı olduğu bir konudaki tavrı karşısında "ben bunu bir yere not ediyorum, zamanı gelince bunun hesabını soracağım" sözlerinin karşılığı, yine, tekrar ifade ediyorum, gür bir şekilde, bugün, Türkiye'den Amerika'ya ulaşması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Toparlayın lütfen.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)- Bu duygu ve düşüncelerle, bu kanun tasarısının, inşallah, kanunlaşırsa, ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum; ancak, demin de ifade ettiğim gibi, bu kanun tasarısının katılmadığımız bazı maddeleri var ve yeri geldiğinde onlarla ilgili düşüncelerimizi de ifade edeceğim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
