# Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi

> Ümmet Kandoğan, 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)); konuşma 1.174 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum; görüşülmekte olan kanun teklifi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifi, bundan yaklaşık dört ay önce, önce İstanbul Milletvekilimiz Emin Şirin ve hemen akabinde de benim tarafımdan gündeme getirilen bir kanun teklifi; yaklaşık dört ay önce vermiş olduğum bir kanun teklifi.

Tabiî, bu konunun Türkiye'de gündeme gelişi yaklaşık bir yıllık süreyi içine alıyor. Geçen sene, Meclisin yaz tatiline girmesinden önce, Meclisimize gelen ve mağdur olduklarını ifade eden üniversite öğrencilerimizle görüştük. Bu öğrencilerimiz, AK Parti Grubuyla da, gittiler, görüştüler; CHP Grubuyla da, gittiler, görüştüler ve o günlerde, kendilerine, AK Parti Grubu tarafından "biz, bu konuyu, tasarı şeklinde veya kanun teklifi şeklinde Meclis gündemine getireceğiz; siz, gidin, derslerinizi çalışın" şeklinde, AK Parti Grubundan geri gönderildiler.

Fakat, aradan uzunca bir zaman geçmiş olmasına rağmen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu tarafından, bu konu, bir kanun tasarısı veya kanun teklifi halinde, Meclis gündemine, maalesef, getirilmedi.

EYÜP FATSA (Ordu) - Neyi görüşüyoruz yahu!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Bu arada, bu konunun Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından gündeme getirilmeyeceği, gündemlerinde böyle bir konunun olmadığı daha sonra bu öğrencilere ifade edildi ve hatta, daha enteresandır, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu tarafından ve bazı AK Partili milletvekilleri tarafından, bu öğrenciler bana yönlendirildi. "Bu kanun teklifini, Meclis gündemine taşırsa, Doğru Yol Partisi Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan taşır; siz, gidin, kendisiyle görüşün" şeklinde...

AHMET IŞIK (Konya) - Allah allah!..

EYÜP FATSA (Ordu) - Kimmiş o?..

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Biraz sonra isimler verirsem şaşıracaksınız Sayın Milletvekili. Evet, çok örnekleri vardır bunun. İsim isim de verebilirim; hangi gruptan hangi milletvekillerimizin, bu konuyla ilgili, bana bu öğrencileri yönlendirdiklerini, isim isim, bu Mecliste zikredebilirim.

Bu arada, Sayın Millî Eğitim Bakanı da "bu kanun teklifi -Cumhuriyet Halk Partisi tarafından demedi; ama- muhalefet tarafından verilsin" dedi. Sayın Millî Eğitim Bakanımız burada.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Öyle bir şey demedim.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ben kanun teklifini verince, basın mensupları sordular Sayın Millî Eğitim Bakanına "işte muhalefet diyordunuz, bir muhalefet partisi milletvekili bu kanun teklifini verdi. Haydi bakalım, AK Parti olarak, Millî Eğitim Bakanı olarak buyurun." O zaman dedi ki Sayın Millî Eğitim Bakanı "benim muhalefetten kastım, Cumhuriyet Halk Partisidir." Bakınız, bunun altını çiziyorum; basında ve televizyonda bu ifadeler aynen yer almıştır.

Sayın Millî Eğitim Bakanı, bir süre Doğru Yol Partisi milletvekilliği de yaptı. Bugün, Mecliste 5 tane milletvekili var, sayısal bir azlık var; ama, Doğru Yol Partisinin siyasî gücünün Türkiye'de ne kadar ağır olduğunu en iyi bilenlerden birisi de Sayın Millî Eğitim Bakanıdır.

EYÜP FATSA (Ordu) - 3 Kasımda gördük.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - 3 Kasımdan sonra, 4 Haziranda, Türkiye'nin 16 beldesinde, 50 000 kişinin katıldığı belediye başkanlığı seçimleri oldu; Doğru Yol Partisi 9 beldede seçime girdi, aldığı oy oranı yüzde 28, sizin aldığınız oy oranı yüzde 26.

EYÜP FATSA (Ordu) - 3 Kasım, 28 Mart?!.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Evet, o 3 Kasımdan sonra, 28 Marttan sonra, 4 Haziranda bir seçim daha yapıldı. Şimdi, 2 000 kişilik uydurma anketlere itibar ediyorsunuz da, 50 000 kişinin oy kullandığı belediye seçimlerinin sonuçlarına niye itibar etmiyorsunuz Sayın Fatsa?...

EYÜP FATSA (Ordu) - 28 Martta 70 000 000'luk anket yaptık.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Sayın Millî Eğitim Bakanının bu sözlerinden sonra, biz, bu konuyu, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sadullah Ergin'le beraber NTV'de, canlı yayında konuştuk. Sayın Sadullah Ergin, o gün "Sayın Ümmet Kandoğan'ın ve Sayın Emin Şirin'in vermiş olduğu teklifler, genelse, objektifse, hakkaniyet kurallarına uygunsa, biz, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak bunu destekleyeceğiz" dedi; canlı yayında, NTV'de, beraber çıktığımız programda bunu ifade etti. Fakat, her ne hikmetse, iki gün sonra, aynı Grup Başkanvekilinin gazetelerde çarşaf çarşaf ifadeleri var: "Bizim gündemimizde öğrencilerle ilgili bu düzenleme yoktur." Aynen ifade böyle, Sayın Fatsa.

Bunun üzerine, vermiş olduğumuz kanun teklifinin, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisince doğrudan gündeme alınmasıyla ilgili bir talebimiz oldu. O talebimiz, burada görüşüldü ve o günkü görüşmede, Millî Eğitim Komisyonu Başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç -kendileri de burada- aynen şu ifadelerde bulundu: "Biz, CHP'lilerle de görüşüyoruz. Her ne kadar iki tane kanun teklifi var; ama, biz, bunun arkasında bir siyasî destek var mı yok mu, bir siyasî güç var mı yok mu, onu arıyoruz; CHP ile de bir konsensüs sağlamak düşüncesindeyiz." Ben, buradan soruyorum: Bugüne kadar, bu Meclise, Cumhuriyet Halk Partisinin şiddetle muhalefet ettiği birçok kanun tasarısını sizler getirdiniz. O kanun tasarıları gelirken CHP ile konsensüs sağlamayı düşünmüyorsunuz, öğrencilerle ilgili bu düzenleme geldiğinde, CHP ile bir konsensüs sağlama düşüncesindesiniz; niye?.. Bu, sadece -şimdiki rakamlara bakarsak- 600 000 kişiyi ilgilendiren bir husus. Milyonlarca insanı ilgilendiren kanun tasarılarında görüşme talebiniz yok CHP ile veya bizlerle; ama, 600 000 kişiyle ilgili bir kanun teklifinde, CHP ile konsensüs sağlayacaksınız! Niye; bunun sebebi çok açık, bütün kamuoyu biliyor; bunun içerisinde, bundan istifade edecek bir miktar başörtülü öğrenciler var. Başörtülü öğrenciler olması nedeniyle, kamuoyunda bu konuda eleştirileceğinizi düşünerek, o endişeden yola çıkarak, CHP'nin desteğini alarak, bunu, bu şekilde getirmeye çalışıyorsunuz.

Peki, sizin, başörtüsüyle ilgili çok söylenmiş...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Başörtüsü değil, türban... Başörtüsü ayrı şey, türban ayrı şey.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - ...türbanla ilgili sözleriniz var, çok sözleriniz var. Sadece endişeniz, korkunuz, CHP ile konsensüs aramanın altında yatan gerçek, bu konuyla ilgili, kamuoyunda eleştirilecek düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

Peki, bu türbanlı öğrenciler bizim öğrencilerimiz değil mi?! Onlar bizim evladımız değil mi?! Niçin, onlar da bu tasarının veya teklifin içerisinde yer alacaktır düşüncesiyle, böyle bir şeyde konsensüs arıyorsunuz?!

EYÜP FATSA (Ordu) - Sayın Kandoğan, bu teklifin içerisinde bu yoktur. Lütfen...

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Sayın Altıkulaç o gün şunu söyledi: "Biz bunun arkasında siyasî destek arıyoruz."

Sayın Başkanım, bu yetkiyi size kim verdi allahaşkına?! Bu yetkiyi siz nereden alıyorsunuz?! İçtüzüğün 74 üncü maddesi çok açık; milletvekillerinin kanun tekliflerini vermesiyle ilgili hükmü düzenliyor 74 üncü madde: "Kanun teklifleri, Başkanlıkça komisyonlara doğrudan doğruya havale edilir." Sizin yetkiniz, size havale edilen bu kanun teklifini alıp komisyonda görüşmenizdir. Eğer, arkasında bir siyasî güç, destek arıyorsanız, hiçbir milletvekilinin bu Mecliste bir kanun teklifi verememesi gerekir. Aynı şeyi bundan bir ay önce Maliye Bakanı da söyledi burada. Maliye Bakanı geldi - memurlara bir derece verilmesiyle bir kanun teklifi vermiştim, o gün çıktım, konuştum- dedi ki: "Sayın Milletvekili, bunu, siz, verdim falan diyorsunuz; ama, bunu hükümet istemeseydi, işte, burada bekleyen bir sürü kanun teklifi var, buraya gelmezdi." Bu nasıl bir parlamenter demokrasi anlayışı sevgili Komisyon Başkanım, sevgili Maliye Bakanım?! Yani, biz, zaten bundan şikâyet ediyoruz; hükümetin, komisyonların Parlamentoyu bir kuşatma altına aldığını iddia ediyoruz, bizim iddiamız zaten bu. Sizin bu sözleriniz, bu davranışlarınızla bizim ne kadar iddialı, bu sözlerin arkasında ne kadar iddialı durduğumuzun da açık bir göstergesi.

Şimdi, Sayın Komisyon Başkanı bizim kanun tekliflerini almış, YÖK'e yazmış, Millî Eğitim Bakanlığına da yazmış. Millî Eğitim Bakanlığı cevap veriyor: "Bizim, hükümetin bu konuyla ilgili bir çalışması yok." Millî Eğitim Bakanının Komisyona verdiği cevap bu. YÖK'ün verdiği cevap: "Gerekli altyapı hazırlıkları yapılmaksızın hazırlanmış -Sayın Altıkulaç'ın ifadesi, YÖK böyle diyor- problemin boyutu, çerçevesi hakkında dokümanlara ve bilgilere erişilmeden hazırlanmış." Peki, bizim vermiş olduğumuz kanun teklifini, ben o gün burada geldim, söyledim; eksiği varsa, yanlışı varsa, gelin, burada düzeltelim. Şimdi, sizin bugün Meclis gündemine getirdiğiniz kanun teklifi ile bizimkinin arasında altyapısının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
