# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-3

> Ümmet Kandoğan, 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 552 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 19 uncu madde üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, böyle bir konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tartışılmasından bile büyük üzüntü duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Eğer, bir Fransız Parlamentosunda, bir İngiltere Parlamentosunda, bir Almanya Parlamentosunda böyle bir konu tartışılabiliyorsa, tartışılabilirse, bırakın tartışılmasını, bunun sözü bile edilmesi mümkün değilken, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bunun tartışılmasını yadırgadığımı ifade etmek istiyorum.

Sayın Bakanı dikkatle dinledim. Ağzından kaçırdı Sayın Bakan: "Biz, sıfır makine almak istedik; ama, iki üç yıl sonra sıfır makineyi alabiliyoruz..." Aynen cümleleri bu şekilde Sayın Bakanın. Demek ki...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Hayır, öyle değil.

AHMET IŞIK (Konya) - Sen dinlememişsin!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Hayır; tutanaklar gelir... "Sıfır makine almak isteseydik iki üç sene beklemek mecburiyetindeyiz..." Biraz sonra, tutanaklar gelir, hep beraber, tutanağı birlikte okuruz, Sayın Bakanın böyle bir şey söyleyip söylemediğini birlikte değerlendiririz.

Sayın Bakan dedi ki: "Üç firmadan teklif aldık." Hayır, teklif veren bir tek firma, değerli milletvekilleri. İki firma teşekkür etmiş; "ben, böyle bir ihaleye katılmıyorum..." Teşekkürü var. Sadece bir tek firma teklif vermiş. O üç firmayla pazar araştırması yapılmış. Yani, böyle bir makine almak istiyoruz, bu makineleri yapan firmalar kimlerse, onlardan bir pazar araştırması yapılmış. Bakınız, pazar araştırması yapılırken de Focke Firması 2 884 000 euro, Molins Firması da 1 785 000 euro yenilenmiş makineye -bakınız, bunun altını çizmek istiyorum- böyle bir fiyat piyasada oluşabileceğini ifade ediyor; ancak, bizim sıfır diye iddia edilen makinelerin alınması ise 1 730 000 euro. Sayın Kılıçdaroğlu rakamı da yanlış söyledi; bir başka firmanın Beyaz Ukrayna'ya aynı özellikte sattığı makine 530 000 euro, bize gelen 1 730 000 euro!..

Değerli milletvekilleri, şimdi, bu konuyla ilgili olarak, eğer, bu mesele, Meclis gündeminde, Cumhuriyet Halk Partisi ve bizim tarafımızdan gündeme getirilmeseydi, bu 19 uncu madde arada kaynayıp gidecekti; hiç kimse, bunun, neden bahsettiği konusunda bir bilgi sahibi olmayacaktı. Hele hele, bu makineyle ilgili, bu makinelerle ilgili getirilen bu düzenlemeyle ilgili bir de geçici madde... Bunun yürürlük tarihi 1.10.2004.

Değerli milletvekilleri, madem bu makineler yeni, o zaman, niye bunun yürürlük tarihini, sadece bu maddeye ait olmak üzere, beş ay öncesinin bir tarihiyle yürürlük maddesini buraya koyuyoruz?! Bunun sebebi nedir; gelin, bunu izah edin. Niye beş ay önce yürürlüğe giriyor; sadece, bu ihaleyle bizlere teslim edilen bu makinelerin alınıp kullanılabilmesini sağlamak maksadıyla.

Bakınız, bu konu, Tekel tarafından, idare mahkemesine, yürütmenin durdurulma talebiyle bir müracaat yapılmış. Ankara İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma talebini reddediyor ve bunun üzerine, Tekel, tekrar, bu sefer, Ankara Bölge İdare Mahkemesine, bu kararın aleyhinde bir dava daha açıyor; ancak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, yine, yürütmeyi durdurma talebini reddediyor.

Şimdi, Türkiye'de kuvvetler ayrılığı olduğunu iddia ediyoruz. Yasama, yürütme, yargı; kuvvetler ayrılığını söylüyoruz; parlamenter demokraside olması gereken de budur.

Ancak, bu maddeyle, halen yargıda olan bir hususla ilgili olarak, yasamayı yargının üzerine geçirip, burada, bir üçüncü dünya ülkesine bile reva görülmeyecek olan bir ihalenin yargı kararı dahi beklenmeden, Türkiye Büyük Millet Meclisine, bu milletin oylarıyla gelen milletvekillerinin üzerine bir Demokles'in kılıcı gibi, biraz da duygu sömürüsü yaparak, Tokat İlinin özel durumunu da ifade ederek, bunu bu Parlamentodan geçirmeye çalışıyoruz. Ben, dün de söylemiştim şimdi de söylüyorum -dün de söyledim, altını çizerek söyledim- hiçbir güç, bu kanun tasarısının bu maddesini bu Parlamentodan geçirme gücünü kendinde bulamaz diye dün söyledim, bugün de söylüyorum. Eğer...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
