# Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2005
- **Gündem:** GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s

> Ümmet Kandoğan, 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 918 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının tümü üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanun tasarısı üzerinde görüşlerimi ifade etmeden önce, bu kanun tasarısının hazırlanma safhalarının ne olduğundan, nasıl olduğundan kısaca bahsetmek istiyorum.

Bu kanun tasarısı, 29.07.2004 tarihinde, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmak üzere imzaya açılmıştır; ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması yaklaşık yedi ay sonra olmuştur. Tabiî, bu yedi aylık sürenin niye bu kadar uzun olduğu konusunu da irdelememiz gerekmektedir. Maalesef, bu kanun tasarısı, başlangıçta, Maliye Bakanlığı tarafından değil, Başbakanlıkta Başbakanlık Müsteşarı tarafından hazırlanmıştır ve bu nedenle de, Maliye Bakanlığı bürokratları bu kanun tasarısına çok şiddetli bir şekilde karşı çıkmışlardır ve şu anda, hükümet sıralarında, bu kadar önemli olduğu söylenen bir kanun tasarısı görüşülürken, Sayın Maliye Bakanının oturmaması, Sayın Maliye Bakanının Mecliste bulunmaması da çok ciddî bir eksikliktir; çünkü, bu kanunun uygulanmasından birinci derecede sorumlu olan Sayın Maliye Bakanıdır. Ancak, Sayın Maliye Bakanının, her ne hikmetse, hangi sebeple burada bulunmadığını bilemiyorum. Ancak, tekrar ediyorum, büyük bir eksiklik olduğunu da ifade etmek istiyorum.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Takdir bizim... Onun takdirini bize bırakın.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Şimdi, bunun, bu tasarının gerekçelerine bakıyoruz. Gerekçelerinde diyor ki: "Gerek doğrudan yabancı sermaye gerekse portföy yatırımları daha düşük vergi ortamlarına kaymaktadır." Daha düşük vergi ortamlarına kaymaktaysa, hiç böyle bir kanun tasarısını Meclis gündemine getirmeden, bu vergi oranlarını, yabancı portföylerin, yabancı yatırımların Türkiye'ye gelmesi için cazip hale getirirsiniz ve bunu bir an önce uygulamaya koyarsınız. Niye böyle bir kanun tasarısını bu gerekçeyle Meclise getiriyorsunuz?! Hem bundan şikâyet ediyorsunuz hem de bu kanun tasarısını getirmeden bunun tedbirini alma imkânı varken bu uygulamayı getirmiyorsunuz.

2003 yılında Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım, artı-eksi hesabı yaparak 80 000 000 dolar ve 2004 yılında doğrudan yabancı yatırım da yaklaşık artı 300 000 000 dolar. Dünyada, yılda, 4 trilyon dolar sermaye akımının bütün dünyayı dolaştığını gözönüne alacak olursanız, Türkiye'ye 2003'te artı 80 000 000 dolar, 2004'te de artı 300 000 000 dolar yabancı sermaye gelmesi noktasında gerekçe olarak bunu yazacağınıza, bunun önündeki engelleri, yabancı sermayenin Türkiye'ye gelmemesinin sebeplerini ortadan kaldırır, Türkiye'deki gerekli güven ortamını sağlarsınız ve böyle bir kanun tasarısının gerekçesi olarak da bunları yazmazsınız.

Yine, gerekçede "bütün bu gelişmeler vergi sistemimizin dünya trendlerine uyumlaştırılmasını, vergi oranlarının düşürülerek vergi tabanının yaygınlaştırılmasını zorunlu ve gerekli kılmaktadır."Düşürün, vergi oranlarını düşürün, vergiyi tabana yayın; bunun önünde hiçbir engel yok. Gelin, bununla ilgili kanun tasarılarınızı, tekliflerinizi Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirin, bizler de destekleyelim, vergi oranı tabana yayılsın.

Bakınız, elimde rakamlar var; o rakamları sizlere vermek istiyorum. Türkiye'deki vergi tahsilatının yaklaşık yüzde 73'ü dolaylı vergilerden. Sayın Maliye Bakanının geçmişte bir beyanatı var; diyor ki Sayın Maliye Bakanı: "Bir ülkede dolaylı vergilerin oranı yüzde 70'in üzerine çıkarsa, o ülkede vergi adaletinden bahsetmenin imkânı yoktur." Bunu söyleyen, şu anda Maliye Bakanı olarak görev yapan ve şu anda Mecliste bulunmayan Bakanımız. Şimdi, 2004 yılında dolaylı vergilerin oranı yüzde 73 olmuş; ben, şimdi, burada olmayan Maliye Bakanımıza soruyorum...

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Mecliste, Mecliste.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Hani, yüzde 70'in üzerinde dolaylı vergiler olursa o ülkede vergi adaletinden bahsedilmezdi?! Demek ki, Türkiye'de, şu anda, ikibuçuk yıldan beri Bakanlık yapan ve vergi adaletini sağlamakla görevli olan Maliye Bakanımızın uygulamalarından sonra, Türkiye'de vergi adaletinden bahsetmenin -kendi ifadeleriyle, beyanlarıyla- imkânı bulunmamaktadır. Yine, Türkiye'deki, Gelir Vergisi yüzde 17, küçük esnaf yüzde 7; yüzde 6'sı da Kurumlar Vergisinden. Türkiye'de o kadar çarpık bir vergi tahsilatı var ki, bunu dünyanın hiçbir yerinde görmenin imkânı yoktur. Gelir Vergisinden dolayı yüzde 17 vergi ödemesinde bulunan bu vatandaşlarımız, bu dargelirliler, bir de dolaylı vergilerden dolayı 2 kez vergi ödeme durumunda kalmaktadırlar.

Türkiye'deki bu vergi adaletinden bahsederken bir iki rakam daha vermek istiyorum. Türkiye'de basit usulde Gelir Vergisine tabi 814 000 mükellef var ve bunların -dikkatinizi çekmek istiyorum- ortalama vergi ödeme miktarı 78 000 000 lira; beyana dayalı 1 775 000 mükellef var, bunların da 649 000 000 lira; ama, asgarî ücretli bir görevlinin yılda ödemiş olduğu vergi ise 663 000 000 lira. Bakınız, Türkiye'de, beyana dayalı meslek gruplarının neler olduğunu sizler biliyorsunuz; o kadar önemli mesleklerde, ciddî manada gelir elde edenlerin ortalaması 649 000 000, asgarî ücretlinin 663 000 000 ve yine, Kurumlar Vergisine tabi 632 000 mükellef var; bunların yüzde 90'ı 15 000 000 000, yüzde 10'u da yaklaşık 625 000 000 lira vergi ödüyorlar. Bu kadar çarpık bir vergi sisteminin olduğu bir ülkede, siz, meselenin en esaslı, en önemli yerini bir kenara bırakır, bunun karşılığında, personeli, Maliye çalışanlarını, bu kanun tasarısı gündeme geldiğinden beri meydanlara çıkaran bir kanun tasarısı hazırlarsanız, yanlış yapmış olursunuz. Bakınız...

VEZİR AKDEMİR (İzmir) - Bakan geldi, Bakan...

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Sayın Bakanı gördüm, Sayın Bakanı gördüm.

Şimdi, ben, Sayın Bakana soruyorum: 43 000, Maliyede bu alanda çalışan görevlimiz var. Bakınız, bu kanun tasarısı gündeme geldiği günden beri, bu memurlarımızın büyük çoğunluğu, Kızılay'da, hatta, Meclisin önüne kadar geldiler, bu kanun tasarısıyla ilgili görüşlerini, çok net ve açık bir şekilde dile getirdiler ve Türkiye'nin dört bir köşesinden, vergi dairelerinde çalışan her kademedeki görevlilerimiz, personelimiz, kamu görevlilerimiz, onlarca, yüzlerce faksı milletvekillerine göndererek, bu kanun tasarısının kendileri açısından uygun olmadığını ifade eden beyanlarda bulundular. Biz hep söylüyoruz, işte biraz önce Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan ve bu konunun uzmanı olan çok değerli milletvekilimiz de bahsettiler; TÜSİAD'ın görüşü alınmış bu kanun tasarısı hazırlanırken; alınsın...

NİYAZİ PAKYÜREK (Bursa) - Uzman konuştuysa sen niye konuşuyorsun?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ben de uzman sayılırım Sayın Milletvekili. Ben, her ne kadar yirmiüç yıl idarecilik yaptıysam da, ben, Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü mezunuyum...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
