# Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2005
- **Gündem:** MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-19-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867

> Ümmet Kandoğan, 19 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)); konuşma 613 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanun teklifiyle ilgili düşüncelerimi açıklamadan önce, biraz önce, bu kanun teklifinin sahibi olan Sayın Faruk Çelik'i büyük bir üzüntüyle dinlediğimi ifade etmek istiyorum.

Sayın Çelik geldiler, burada, geçen sene bu Meclisçe kabul edilen geçici 3 üncü maddenin ne kadar kötü yazıldığını, ne kadar anlaşılmaz cümleler ihtiva ettiğini, uygulamada ne kadar ciddî problemlerin çıktığını, geçici 3 üncü maddenin, âdeta yargı organlarının elini kolunu bağlayan hükümler ihtiva ettiğini ifade etti. Ben de, kanun tasarısı geçen sene görüşülürken bu geçici 3 üncü maddeye baktım. Bu geçici 3 üncü maddenin nasıl Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine geldiğini merak ettim, inceledim. O kanun tasarısı görüşülürken son anda getirilen geçici 3 üncü madde, burada Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sayın Salih Kapusuz ve 6 milletvekilinin hazırlamış oldukları bir önerge. Yani, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelen kanun tasarısının geçici 3 üncü maddesi bu değil. Sayın Kapusuz ve 6 milletvekili o anda bir önerge veriyorlar ve son anda -her zaman yapıldığı gibi- o madde görüşülürken bir önerge getiriyorlar ve o önerge, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekilleri tarafından incelenmeden, araştırılmadan, ne olduğu anlaşılmadan -önergeyi verenlerin konuşmaları da yok; onun tutanakları elimde, onu da inceledim- oylanmış, geçmiş.

Şimdi, Sayın Çelik geliyor ve burada bir yıl önce kendi Grup Başkanvekili ve 6 milletvekilinin getirmiş olduğu bir önergeyle kanunlaşan o maddenin, ne kadar anlaşılmaz ne kadar yanlış ne kadar tutarsız olduğunu, bu kanun teklifini hazırlamasındaki gerekçeler olarak ileri sürüyor.

Ben baktım; o 7 arkadaşımızın hiçbiri hukukçu değil; isimlerini de verebilirim, hiçbiri hukukçu değil. Niye söylüyorum bunu; hakikaten, çok karışık, çok anlaşılmaz ve öyle bir fahiş hata da var ki, hiçbir hukukçunun yapmayacağı bir hata; orada "malik" ile "zilyet" karıştırılıyor arkadaşlar!

Yani, ne kadar acıdır ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanunlaşan bir geçici 3 üncü madde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili ve 6 milletvekilinin önergesiyle geçen bir metinde, bir maddede, malikin ne olduğu ile zilyedin ne olduğunu bilmeyen insanların son saniyedeki önergesiyle buradan geçiyor ve kanunlaşıyor. Bereket ki, şimdi, yeniden Adalet Komisyonuna geldiğinde Adalet Komisyonu işin farkına varıyor, "malik" kelimesini "zilyet" kelimesiyle değiştiriyor.

Bakınız, değerli milletvekilleri, ben hep şunu söylüyorum: Bu kanunlar Meclise gelirken, lütfen, acele edilmesin; incelensin, araştırılsın, açıklansın, tartışılsın, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde, en mükemmel, mütekâmil haliyle kanunlaşsın.

Şimdi, Sayın Çelik, biraz önce, 184 üncü maddeden, Ceza Kanunundaki devrimden bahsetti kendi iktidarları döneminde; ama, ben soruyorum Sayın Çelik: Daha bundan -31 Mart günü- yirmi gün önce, o Ceza Kanununun 184 üncü maddesinin bir fıkrasının, kaçak yapılaşmalarla ilgili bir fıkrasının ertelenmesiyle ilgili bir kanun tasarısını bu Meclise siz getirmediniz mi?! Şimdi de kalkıyorsunuz, 184 üncü maddenin devrim niteliğinde olduğunu, kaçak yapılarla mücadelede mükemmel bir madde olduğunu, siz, gelip ifade ediyorsunuz. Bu ne çelişkidir Sayın Çelik?!

Değerli arkadaşlarımız, değerli milletvekilleri; şimdi, bir de meselenin bir diğer boyutu var. Sayın Çelik, bu kanun teklifini 18.2.2005 tarihinde vermiş ve onbeş gün geçmeden Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda bu görüşülmüş ve rapor haline getirilmiş. Ben merak ediyorum; burada, biz, muhalefet partisi milletvekilleri olarak, onlarca kanun teklifi verdik, o kanun tekliflerimiz 45 günlük süre içerisinde Meclis gündemine gelmiyor, alınmıyor, aylarca bekliyor; ama, bir Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Başkanvekilinin hazırlamış olduğu bir kanun teklifi, on gün içerisinde komisyona geliyor ve çok kısa süre içerisinde de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine geliyor.

FARUK ÇELİK (Bursa) - Sorun çözen kanun teklifleri getireceksiniz.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Bu nasıl bir çelişkidir?! Bu nasıl bir çelişkidir?! Onlarca kanun teklifi ve milyonlarca insanı ilgilendiren kanun teklifleri orada bekleyecek, Sayın Çelik'in çok cüzî sayıdaki insanı ilgilendiren bir kanun teklifi, bu ne güçtür, bu ne kuvvettir ki, komisyonlar üzerinde bu ne etkidir ki, onbeş gün içerisinde Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonundan rapor halinde çıkacak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelecek.

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-19-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
