# Gündemdeki çalışma konularına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 15 Haziran 2005
- **Gündem:** GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-15-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin

> Ümmet Kandoğan, 15 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 836 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Grup önerileri aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Yalnız, benden önce bu önerinin aleyhinde konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekilinin, bir hakkı nasıl kötüye kullandığını, hem milletvekili olarak bizler hem de Yüce Milletimiz ibretle izlemişlerdir.

Uzun zamandan beri Parlamentoda, muhalefeti konuşturmama, muhalefetin düşüncelerini engelleme noktasında çok ciddî girişimler var. Ben, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülecek olan kanunların sıra sayısını alıp, matbaadan çıkışını o kadar seri bir şekilde takip ediyorum; ancak, bunlara yetişmem mümkün olmuyor. Sebep; muhalefetin sesini nasıl engelleyebiliriz, nasıl kısabiliriz. İşte, biraz önceki konuşma da, tam bunun tipik bir örneği olmuştur; konuşan milletvekili, bu önerinin niçin aleyhinde olduğunu tek bir somut cümleyle Meclisin gündemine getirebildi mi, sizlerin takdirlerine sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, geçen hafta perşembe günü, yine burada bir öneri geldi; ilk defa, bir hafta sonraki gündemle ilgili bir öneriydi ve ondan mutlu olduğumu ifade ettim. Bizler de, milletvekilleri olarak, bir hafta sonraki programın ne olduğunu, en azından önümüze getirilmesinden memnun olduğumuzu ifade ettik; ancak, bugün, yeni bir öneri, hem de iki grubun anlaşarak verdikleri bir öneri; yine gündem altüst!.. Ve öyle enteresan ki, bu gündemde, 48 saat geçmeden görüşülmek üzere öneri halinde önümüze getirilen 3 kanun tasarısı ve teklifi var.

Değerli milletvekilleri, İçtüzüğün 52 nci maddesi böyle bir imkân veriyor; ama, bu, istisnaî hallere münhasır olarak verilmiş olan bir yetki; ama, bu yetki, artık öyle güncel hale getirildi ki, geçmiş 2 dönemde 22 kanun teklifi ve tasarısı 48 saat geçmeden Meclis gündemine getirilirken, toplam, ikibuçuk yıllık dönemde, 35 civarında kanun teklifi ve tasarısı 48 saat geçmeden Meclis gündemine getiriliyor. İşte, bunlardan bir tanesi de, RTÜK'le ilgili yapılan anayasa değişikliği. Ben, 24 Mayıs günü, buradan RTÜK'le ilgili bir konuşma yapmış ve o konuşmamda, getirilen bu düzenlemenin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderileceğini ifade etmiştim; tutanaklardan okuma imkânınız var. Şimdi ne oldu; aradan yirmi gün geçti, biz, RTÜK'le ilgili anayasa değişikliğini, yeniden, Meclis gündemine getirip, yeniden görüşüyoruz; hem diyoruz ki çok yoğun çalışıyoruz, çok kanun çıkarıyoruz; ancak, yine, 22 nci Dönemde, tam 36 kanun, bakınız, ikibuçuk yıllık dönemde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş oranda, tam 36 kanun, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından, bir kez daha görüşülmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmiş. Bu RTÜK'ün geri geleceği de belliydi; ancak, ne gariptir ki, Anayasa Mahkemesinden veya Cumhurbaşkanından geri dönme noktasında çok duyarlı olan ve bu konuda, bu konuları devamlı Meclis gündemine taşıyan Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekillerine de, ben, o zaman hitap etmiştim. Niçin bunu destekliyorsunuz?! Bu, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmesi kuvvetle muhtemel olan bir anayasa değişikliğidir… Hem Cumhuriyet Halk Partisinin şöyle bir iddiası vardı: Biz, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği gündeme gelmeden, bir kez daha, anayasa değişiklikleriyle ilgili, Adalet ve Kalkınma Partisiyle ortak hareket etmeyeceğiz; sözünüz vardı; ama, RTÜK üyelerinin seçimi noktasında, 3 tane RTÜK üyesinin Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından seçilmesi imkânını getiren bir anayasa değişikliği olunca, Adalet ve Kalkınma Partisiyle birlikte, beraber, bu anayasa değişikliğinin Mecliste kabul edilme noktasında birlikte oy kullanmanızdan da büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hem anayasa değişikliklerinde uzlaşma komisyonu kurulsun, uzlaşma komisyonu kurulmadan anayasa değişikliklerini yapmayacağız diyeceksiniz; ancak, RTÜK'le ilgili bir anayasa değişikliği gündeme geldiğinde, uzlaşma komisyonu kurulmasını aramadan, birlikte, bu anayasa değişikliğini Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edip, geçireceksiniz. Hani, sizler, AK Parti milletvekilleri, Grubu, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliği gündeme geldiğinde, hep diyordunuz ki, burada, kürsüye gelip; bir uzlaşma komisyonu kurulsun, bir uzlaşma komisyonu kurularak bunun nasıl yapılacağı, hangi noktalarda değişiklik yapılacağı hususuna birlikte karar verelim. Yoksa, bu dokunulmazlıkların kaldırılması meselesi olmaz diyordunuz. Ancak, RTÜK meselesi geldiğinde, uzlaşma komisyonunu bir kenara bırakıyorsunuz.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Ne alakası var?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Çok alakası var Sayın Milletvekili; bu da anayasa değişikliği, öbürü de anayasa değişikliği. Anayasa değişikliklerinde sizler uzlaşma komisyonu kuralım diyorsunuz. Şimdi RTÜK'te niye kurmadınız?! Niye RTÜK değişikliğinde uzlaşma komisyonu kurulmadı?!

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Alakası yok.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Çok alakası var, hepsi anayasa değişikliğidir Sayın Milletvekili.

Değerli milletvekilleri, bakınız, Sayın Cumhurbaşkanın bu geri gönderme gerekçesini lütfen şöyle bir dikkatlice okuyalım. Ben, bir milletvekili olarak, Sayın Cumhurbaşkanının bu geri gönderme gerekçesindeki bazı cümlelerinden dolayı çok büyük üzüntü duyuyorum. Bunun Cumhurbaşkanından geri döneceğini iddia etmiş olmama rağmen, bazı cümlelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan bir milletvekili olarak, beni nasıl derinden yaraladığını ifade etmek istiyorum. Bakınız, Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca yapılan seçimde, genellikle siyasal yandaşlığı olanların yeğlendiği bilinen bir gerçektir…" Sayın milletvekilleri, bir daha okuyorum: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yapılan seçimde, genellikle siyasal yandaşlığı olanların yeğlendiği bilinen bir gerçektir…" Peki, bu cümle sizleri yaralamıyor mu sayın milletvekilleri?!

İSMAİL BİLEN (Manisa) - Sayın Cumhurbaşkanı nasıl seçilmiş?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ben bundan büyük ölçüde üzüntü duyuyorum; ama, bunun zeminini, fırsatını Sayın Cumhurbaşkanına veren de sizlersiniz. Ben yalvardım, rica ettim, istirham ettim burada yapmayın, bunu geçirmeyin dedim, bu, çok büyük bir yanlışlık dedim, bu seçilen RTÜK üyelerinin, artık bundan sonra, sırtını, kendilerini oraya getiren partilere dayayacağını ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanı da, benzer ifadelerle bunu, bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderiyor. Bakınız, bu özelliği nedeniyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun statüsünün özerk, bağımsız ve yansız olması gerekmektedir. (AK Parti sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-15-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
