# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2005
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-07-02-grup-onerisi-hk

> Ümmet Kandoğan, 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 712 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bir rekora imza atıyoruz. Bu hafta, her gün, Danışma Kurulu önerisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine geldi; yani, her gün ne konuşacağımız, ne görüşeceğimiz, neyi tartışacağımız konusu, Meclisin açılmasına çok az bir süre kala Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna geliyor. Dünyanın hiçbir parlamentosunda görülmeyecek ölçüde milletvekilleri bilgilendirilmeden, milletvekilleri kanunlar üzerinde çalışma yapmadan, Danışma Kurulu önerisi halinde Meclisin gündemine sunulmasının ne kadar yanlış olduğunu ifade etmek için, bu hafta 5 inci kez, Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz almak üzere, huzurlarınızdayım.

Değerli milletvekilleri, elbette, Danışma Kurulu toplantıları ihtiyaçtır; yeri ve zamanı geldiğinde bu konularda Danışma Kurulu toplantıları yapılacaktır; ancak, siz, bir haftalık çalışma süresince her gün Danışma Kurulunu toplantıya çağırır, her gün gündemi değiştirirseniz, milletvekilleri o gün hangi konuyu görüşecekleriyle ilgili en küçük bir bilgilenmesi olmadan Meclis çalışmalarına katılırsa, bunun yanlış olduğunu yüksek sesle ifade etmek, dile getirmek hepimizin en önemli görevi olsa gerek.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bir İçtüzük değişikliği yapıldı. İçtüzük değişikliğinden sonra, dün, bu muhalefet sıraları tamamen boşalmış bir şekilde Meclis çalışmaları yapıldı. Şu durum, muhalefet sıralarının boş olması -açıklıkla ve samimiyetle soruyorum- içinize siniyor mu sayın milletvekilleri?! Hayır, sinmiyor. Bakınız, dün, Belediyeler Kanunu Tasarısı görüşüldü, hâlâ görüşülmeye devam ediyor. 90 maddelik Belediye Kanununu dört bölüm haline getiriyorsunuz ve dört bölümle ilgili, bir milletvekili, eğer, grubu da yoksa, sadece bir bölüm üzerinde söz alabilecek, 30 maddeyle ilgili görüşlerini sadece 5 dakika içerisinde özetleyecek, her maddeye 10-15 saniye düşecek sayın milletvekilleri. Böyle bir Meclis çalışmasının, Adalet ve Kalkınma Partisine, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türkiye'ye ne katkısı olabilir, ne faydası olabilir?! Ben, Meclis TV'nin, dün, bu boş sıraları, Meclis çalışmaları devam ederken göstermesini isterdim; ancak, oraya da bir talimat verildiği inancındayım.

AHMET YENİ (Samsun) - Biz orada oturuyoruz, orada…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Şunun için orada oturuyorsunuz: Mahcubiyetinizden orada oturuyorsunuz. O sıraların boş olarak millet tarafından görülmemesini istediğiniz için, Adalet ve Kalkınma Partisindeki milletvekilli arkadaşlarımız, gidip, o muhalefet sıralarına oturup, muhalefetin, sanki, Mecliste, Meclis çalışmalarına katkı yaptığını göstermeye çalışıyorsunuz. O bir mahcubiyetin eseri, o bir mahcubiyetin neticesi değerli milletvekilleri.

Siz ne derseniz deyin, bakın, bugün, bütün basında ve televizyonda, Adalet ve Kalkınma Partisinin dikensiz gül bahçesi istediği yazıyor, muhalefetin sesini kıstığını yazıyor. Evet, bütün rejimlerde, bütün sistemlerde, hep, iktidar olduğunu söylüyoruz; ancak, muhalefet, sadece demokrasilerde vardır. İnsanoğlunun mevcut olduğu dönemden itibaren, dünya üzerinde, çok çeşitli sistemler olmuştur; imparatorluklar olmuştur, diktatörlükler olmuştur, krallıklar olmuştur, totaliter rejimler olmuştur, komünizm olmuştur; ancak, o toplumlarda, o sistemlerde görülen manzara, ilk defa, dün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, maalesef, Türk Milletinin gözleri önünde cereyan ederek, muhalefetsiz bir iktidar haline gelindiğini, bütün Türk Milleti izlemektedir.

Değerli milletvekilleri, IMF'nin isteği olabilir Bankacılık Yasası, Sosyal Güvenlik Yasası IMF'nin isteği olabilir; bunlar olabilir, istekleri olabilir; ancak, biz, müteaddit kereler, buradan şunu söyledik: "Geliniz, Meclisin çalışma sürelerini uzatalım, onbeş gün daha, yirmi gün daha burada kalalım; ancak, şöyle bir tabloya fırsat tanımayalım, fırsat vermeyelim" şeklinde ifadelerde bulunduk.

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş) - Muhalefeti sen yapıyorsun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ne olurdu yirmi gün daha fazla çalışsaydık; bankacılık gene çıkardı, sosyal güvenlik gene çıkardı, Belediyeler Kanunu gene çıkardı, çıkmaması mümkün değil. Belki üç günde çıkacaktı, belki beş günde çıkacaktı; ancak, bugün şu görünen manzaranın izah edilebilecek mantıklı hiçbir yönü yoktur.

1996'daki içtüzük değişikliğinden bahsediliyor; ama, 1996'daki içtüzük değişikliğiyle ilgili, gözlerden kaçırılmaya çalışılan bir hüküm var. Orada bu içtüzük değişikliği yapılmış; ancak, bütün grupların oybirliği şartı getirilmiş. Eğer oybirliği şartı yoksa, o yasa temel yasa olarak görüşülemiyor. İncelik, ayrıntı burada. Ama, şimdiki içtüzük değişikliğinde ne yapılmış; gruplar arasında mutabakat sağlanmazsa, esas komisyon, hükümet veya bir grup bunu Genel Kurulda oylama şeklinde getirip -dün örneğini gördük- 90 maddeyi 4 bölüm haline sokacaksınız ve her bölümle ilgili, milletvekili sadece 5 dakika konuşacak, sadece 2 önerge verebilecek... Böyle bir çalışma metodu dünyanın hangi ülkesinde var değerli milletvekilleri? (AK Parti sıralarından "Var" sesleri) Hiçbir yerde yok sayın milletvekilleri. (AK Parti sıralarından "Var, var" sesleri)

Hayır efendim, bunu anlatıyorlar, söylüyorlar; ama, dünyanın hiçbir yerinde, muhalefetin sesini kısmaya çalışan böyle bir anlayış yok.

Siz, birilerinin sesini kısmak istiyorsanız, gazetelerde, televizyonlarda YÖK Başkanıyla mücadele edemezsiniz. Onun sesini kısmak istiyorsanız, icra makamının başındasınız, Mecliste çoğunluğunuz var, gazetelerle, televizyonlarla, YÖK Başkanıyla tartışamazsınız. Geliniz, gücünüz yetiyorsa, yapabiliyorsanız, o konuları Meclise getirin! İktidar olabildiniz; ama, muktedir olmadığınızın bir işaretidir bu! Millî Eğitim Bakanı YÖK Başkanıyla gazetelerde tartışıyor "haddini aşıyor" diyor, katsayı meselesiyle…

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-07-02-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
