# 02.07.2005 tarih ve5387 bankacılık kanunu geri gönderme tezkeresi va raporu (s.s. 997)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim
- **Tarih:** 13 Ekim 2005
- **Gündem:** 02.07.2005 TARİH VE5387 BANKACILIK KANUNU GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VA RAPORU (S.S. 997)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-10-13-02-07-2005-tarih-ve5387-bankacilik-kanunu-geri-gonderme-tezkeresi-va-r-2

> Ümmet Kandoğan, 13 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 02.07.2005 TARİH VE5387 BANKACILIK KANUNU GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VA RAPORU (S.S. 997)); konuşma 846 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu hep beraber, birlikte dinledik. Temel kanun esprisinin ne kadar yanlış olduğu, Sayın Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından sonra çok daha açık bir şekilde ortaya çıktı.

Biz, hep şunu söylüyorduk: Türkiye Büyük Millet Meclisi, özellikle bu dönem, hızlı ve çok sayıda kanun çıkarmakla övünen bir hale geldi. Biz hep bunun yanlışlığını ifade ettik; çok kanun çıkarmak, çok hızlı kanun çıkarmanın, çok sağlıklı kanun çıkarma anlamına gelmeyeceğini ifade ettik. Kanunların burada, etraflıca tartışılarak, görüşülerek, ondan sonra çıkarılması gerektiğini ifade ettik. Geceyarısı verilen önergelerle çıkan kanunları ve daha sonra Cumhurbaşkanından ve Anayasa Mahkemesinden dönen kanunları gördük.

Biraz sonra gelecek, geçici 23 üncü madde; geçici 23 üncü madde de, yine, Plan ve Bütçe Komisyonunda son dakikada, bir geceyarısı operasyonuyla bu kanunun içerisine dahil edilen bir madde. Bunun, bu kanun içerisinde yer almaması gerekirken, sosyal güvenlikle ilgili kanunun çıkmasının gecikeceği düşünülerek ve IMF'nin de istekleri doğrultusunda, bu kanunun içerisine bir geceyarısı operasyonuyla dahil edildiğini gördük. Şimdi, aynı şey, esnaf ve sanatkârlarla ilgili kanunda da vardı. Anlaştık dendi, bir problem kalmadı dendi; ancak, geceyarısı bir operasyonla, bir önergeyle, iki dönemden fazla esnaf ve sanatkârlarda oda başkanı olanların oda başkanı olamayacağı hükmü geriye yürütülerek kanun buradan geçti ve onun nasıl yanlış olduğu, Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurma ve iptal kararıyla ortaya çıktı. Ne olurdu şu Bankacılık Yasası da bir gün, iki gün, üç gün, beş gün etraflıca tartışılsaydı; bütün bildiklerimizi, düşüncelerimizi, katkılarımızı burada rahatlıkla ortaya koyabilseydik. Şimdi, biraz önce burada belgeleriyle beraber ortaya konulan hususlar sadece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuyla ilgili değil. Son günlerde, görüyorsunuz, kamuoyunda bu konularla ilgili olarak ne kadar çok tartışma yapılıyor.

Ben, 23 Martta burada bir konuşma yaptım TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76'sının satışıyla ilgili. Daha Türkiye'de hiç kimse bunu gündeme getirmezken, ben, burada, Sayın Bakan Ali Babacan da buradayken, TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76'sını kime sattınız açıklayın dedim. İhalenin üzerinden daha 17 gün geçmiş olmasına rağmen, bunun kime satıldığı bilinmiyor; ama, şimdi, bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76'lık bölümünün o günkü piyasa fiyatının yüzde 10 altında ıskontoyla bunlara niye verildiğini sordum. Hiçbir cevap yok. Niçin verildi yüzde 10; o günkü piyasa fiyatının altında, yüzde 10 altında niye veriliyor? Niye verildiği ortaya çıktı, kime verildiği ortaya çıktı ve o gün sordum, bu yüzde 14,76'sını halka niye arz etmiyoruz veyahut…

AHMET YENİ (Samsun) - Maddeye ne zaman döneceksiniz?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Madde üzerine geleceğim Sayın Yeni. Sen biraz önce Samsun'un bilmem kaç tane köyünü gezdin. Yalnız, Bankacılık Kanunuyla ne ilgisi var Samsun'un köylerinin, ne ilgisi var köylerin?!

AHMET YENİ (Samsun) - Maddeyle ilgili konuşun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu yüzde 14,76'lık bölüm, maalesef, kamuoyu önünde şeffaf bir şekilde ihale yapılmak suretiyle, yapılmadan, kimlere verildiği beş altı ay sonra ortaya çıkıyor. Onun için, değerli milletvekilleri, son günlerde "hortumları kestik" lafları artık duyulmuyordu. Bugün ilk defa Ahmet Yeni söyledi.

AHMET YENİ (Samsun) - Televizyonları takip edin.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Hortumların yönü değişti, başka bahçelere gidiyor hortumlar şimdi.

AHMET YENİ (Samsun) - İhale sistemini izleyin, ekrana bakın.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, şimdi, Sayın Yeni dediler ki, benim bunu okumadığımı söylediler. Sayın Yeni, benim bunu nasıl okuduğum biliniyor. Bakın, burada.

AHMET YENİ (Samsun) - Okuduğun gibi konuş o zaman.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ama, ben, birilerinin yazdığı bir metni burada okumuyorum, birilerinin yazıp hazırladığı metni okumuyorum. Benim bilgi birikimim, backgroundum, geçmişim, bu kanun üzerinde birçok hususu dile getirebilecek durumdayım ben. Onun için, birilerinin yazdığı metni burada okuyarak benimle polemik içerisine giremezsiniz Sayın Yeni.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET YENİ (Samsun) - Mesleğimle ilgili konuşuyorum ben.

BAŞKAN - Toparlayın lütfen.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Sayın Yeni köylere gitmiş, köylüler refahlarının artırılmasını istemişler. Mefhumu muhalifinden nedir bu; köylülerinin refah düzeyi son derece düşüktür, azalmıştır şeklinde bir kanaat ortaya çıkar.

Bakınız, bu kanun Sayın Cumhurbaşkanından geri döndükten sonra bir sayın bakan hemen ertesi günü "biz bu kanunu aynen Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçireceğiz" diye basın ve televizyonun önünde açıklama yaptı. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesinin üzerine bir ipotek koyma değil midir?! Daha bu konu Bütçe ve Plan Komisyonunda ele alınmadan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmeden bir sayın bakan IMF'nin istekleri doğrultusunda ve o günlerde yapılacak olan bir ihaleden dolayı bunun aynen Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirileceğini ifade etmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesinin üzerine, milletvekillerinin iradesinin üzerine bir ipotek koymadır.

AHMET YENİ (Samsun) - Maddeyle ilgili bir şey söyleyebiliyor musun?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Biraz önce 92 nci maddeyle ilgili düşüncelerimizi açıkladım. 121 inci maddede yine aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanının geri gönderme gerekçesi aynı hususlardan bahsediyor; ancak, verilen bir önerge de, maalesef, reddedildi. Ben, temenni ederim -bu kanunun çıkması lazım; onun da altını çiziyorum- inşallah, Cumhurbaşkanı veya Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesine götürmez, Anayasa Mahkemesinden de menfi bir karar çıkmaz, tekrar bu kanun bizim önümüze gelmez. Bir milletvekili olarak ancak şu anda bunları söyleyebiliyorum.

AHMET YENİ (Samsun) - Maddeyle ilgili ne söyleyebildiniz?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Ama, tekrar ifade ediyorum ki, bu maddede de çok kolay bir hüküm, bir satır, bir cümleyle bu durum düzeltilebilir. Demin de söyledim, ne olacağı meçhul olan bir yola doğru bu kanunu bırakmanın yanlış olduğu düşüncesinde olduğumu ifade ediyor ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “02.07.2005 tarih ve5387 bankacılık kanunu geri gönderme tezkeresi va raporu (s.s. 997)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-10-13-02-07-2005-tarih-ve5387-bankacilik-kanunu-geri-gonderme-tezkeresi-va-r-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
