# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 15 Kasım 2005
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-11-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Ümmet Kandoğan, 15 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 863 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bu Danışma Kurulu önerisiyle, Türkiye için son derece önemli olan akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili araştırma komisyonu raporunun görüşülmesinin son derece faydalı ve verimli olacağı inancındayım; ancak, hepimizin malumu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin salı günkü oturumları sözlü sorular ve denetim konularının görüşüldüğü oturumlar; ancak, bugünkü Danışma Kurulu önerisinde bu uygulamadan vazgeçilip, Meclisin denetim fonksiyonunun yerine getirilmemesiyle ilgili bir Danışma Kurulu önerisi huzurlarımızda. O nedenle, Meclisin denetim yapmasıyla ilgili hususların bu hafta yerine getirilemeyeceği düşüncesinden yola çıkarak bu Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin gündemi son derece yoğun. Her an yeni olaylar, yeni konular Türkiye'nin gündeminde yer alıyor. İşte, Şemdinli'de meydana gelen hadiseler, Van'daki hepimizi üzen hadise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı ve buna benzer birçok konu Türkiye'nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor ve biraz önce, televizyon haberlerinden aldığımız bir bilgiyle de maalesef, Başkale'de 3 güvenlik görevlimizin, 3 askerimizin şehit olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum ve yine bugün, Yüksekova'da meydana gelen olaylar sonucunda da 1 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz.

Türkiye'nin gündeminde bu kadar çok önemli konular varken, bunların Meclis gündemine taşınması gerekirken, terör meselesinde her gün kan akmaya devam ederken, her gün şehit vermeye devam ederken biz bu haftanın Meclis gündeminde, iki yıl önce -altını çizmek istiyorum- iki yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen, ancak daha henüz yürürlüğe dahi girmemiş olan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun değiştirilmesiyle ilgili bir kanun tasarısını bu hafta görüşeceğiz değerli milletvekilleri. İki yıl önce bunu bu Mecliste kabul ettik, yürürlüğe girdi; ancak, iki yıl önce burada büyük sözlerle, methiyeler düzülerek buradan geçirilen kanunu biz, daha uygulamaya geçmeden, daha yürürlüğe girmeden bu hafta tekrar burada görüşmek mecburiyetinde kalıyoruz ve ne acıdır ve ne hüzün verici bir uygulamadır ki, bu kanunla ilgili olarak, 9 maddesi tamamen değişmiş. Bakınız, daha yürürlüğe girmeyen bir kanunun -Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna gelen haliyle bahsediyorum- 9 maddesi tamamen değişmiş, 27 maddesi kısmen değişmiş, 11 maddeye ek hüküm konulmuş, 12 maddenin de bazı hükümleri değiştirilmiş ve birçok kanunda da değişiklik yapılması hükmünü amir.

Ben, şimdi buradan soruyorum bütün değerli milletvekillerimize, Türkiye Büyük Millet Meclisinde çok iyi çalışıldığı, çok kanun çıkarıldığını övünerek buraya gelip anlatan milletvekillerimize soruyorum: Bu kanun daha yürürlüğe girmeden, uygulamaya geçmeden getirilen bu kanun tasarısını da yeni bir kanun olarak onların üzerine ilave edip, bu kadar yeni kanun çıkardık diye söyleyecek misiniz?!

Biz hep söylüyorduk. Çok acele ediyorsunuz, üzerinde ciddî manada tartışılmadan, araştırılmadan bu kanunları Meclis huzuruna getiriyorsunuz diye söylediğimizde itiraz ediyorsunuz; ama, gelin, bugün bunun cevabını hep birlikte verelim.

Değerli milletvekilleri, bakınız, Şemdinli hadiseleri bütün milletin vicdanını yaralayan hadiseler. İşte, Türkiye'nin en büyük gazetelerinden birinin baş sayfasını sizlere sunmak istiyorum. Bakınız, Sabah Gazetesinin dünkü nüshasında birinci sayfada Türkiye'nin güzide bir ilçesinde devletin hâkimiyetinin olmadığını gösteren ve yetmiş milyon insanı derinden yaralayan bir fotoğraf var değerli milletvekilleri. Bakınız, ilçenin girişinde, bölücü terör örgütünün ismi ve bölücü terör örgütünün liderinin ismi yazılarak ilçe girişi ve çıkışını kontrol altına alan yasadışı güçler. Nerede Şemdinli'de hükümet?! Nerede Şemdinli'de devletin güvenlik güçleri, güvenlik kuvvetleri?!

Değerli milletvekilleri, 19 Eylül günü burada bir olağanüstü Meclis toplantısı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından gündeme getirilmişti. O gün, bu terör meseleleriyle ilgili konu buraya getirildiğinde, Meclisin açılması için yeterli sayıda milletvekili olmasın diye, İktidar Partisi milletvekilleri kulislerde sigara ve çay içerken, eğer, o gün bu teklif kabul edilmiş olsaydı, o gün bu teklif Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ciddî bir şekilde ele alınmış olsaydı, belki, bugün, Şemdinli'de yaşanan hadiseler olmayacaktı, Şemdinli'de belki 3 vatandaşımız hayatını kaybetmeyecekti, belki, bugün Başkale'de olduğu gibi 3 güvenlik görevlimiz şehit olmayacaktı, Yüksekova'da belki bugün 1 vatandaşımız hayatını kaybetmeyecekti.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin gündeminde en öncelikli konu terör meselesidir. Bakınız, 2002 yılı kasım ayında iktidara gelindiğinde, iktidar, sıfır terörle ülkeyi teslim almıştı; ne PKK terörü ne de bir başka terörden söz etmek mümkündü; ama, üç yıl sonra gelinen noktaya bakınız değerli milletvekilleri. Türkiye'nin birçok köşesi huzursuzluk içerisinde. Vatandaşlar, can ve mal güvenliklerinden endişe eder vaziyet içerisine girmişler. Eğer, biz, milletvekilleri olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, bugün, terör meselesine el koymayacaksak, bunun çözüm yollarını Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırmayacaksak, ne zaman bunları araştıracağız?! Daha ne kadar kan akmasını bekleyeceğiz?! Daha ne kadar güvenlik görevlimizin, vatandaşımızın şehit olmasını bekleyeceğiz?!

Değerli milletvekilleri, öyleyse, iki yıl önce buradan geçen bir kanunun 25 maddesini daha yürürlüğe girmeden değiştiren bir kanun tasarısını Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirmeden önce, geliniz, bu terör meselesini halledelim, bunun çözümünü araştıralım. Geliniz, Van'da büyük ölçüde yara alan adalet teşkilatının, adliyenin yara almasını önleyecek tedbirleri alalım. Demin de gündeme geldi, demin de söylendi, neyle suçlandığını bilmeyen, ne zaman mahkeme önüne çıkacağını bilmeyen ve Sayın Millî Eğitim Bakanının da ifadesiyle, çok onurlu ve çok şerefli bir aileye mensup olduğunu bizzat Sayın Millî Eğitim Bakanının ağzından duyduğumuz birisi; eğer bu süre içerisinde mahkemeye çıkarılmış olsaydı, belki bugün hayatta olacaktı. Suçlu veya suçsuz olduğu noktasında herhangi bir şey söylemek istemiyorum; ama, biraz önce buradan Sayın Yılmaz Ateş de çok vahim bir iddiada bulundu. Ben, bugün, Adalet Bakanını göreve davet ediyorum. Van Cumhuriyet Başsavcısının basın açıklamasının metninin masasının üzerine bırakıldığı ve onu okumak mecburiyetinde kaldığını iddia eden bir cumhuriyet başsavcısı söz konusu.

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - İstifa etseydi onurluysa…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - O ayrı mesele…

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 15 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-11-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
