# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Doğru Yol Partisi, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 28 Aralık 2005
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-12-28-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Ümmet Kandoğan (Doğru Yol Partisi), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.142 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz aldım. Şunun için söz aldım: Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bizim öncelikli görevlerimizin başında olanı elbette yasama faaliyetlerinde bulunmak. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, en az bunun kadar önemli olan bir başka görevimiz de var, denetim görevi. Ancak, ne yazıktır ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, özellikle 22 nci Dönem Parlamentosu olarak denetim noktasında bu görevimizi çok iyi yerine getirdiğimizi ifade etmekte zorluk çekiyorum.

Gelen Danışma Kurulu önerilerinin hemen hemen tamamında, bu hafta sözlü sorular ile denetim konularının görüşülmeyerek, şu şu şu kanunların görüşülmesi… Elbette, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, toplumun ihtiyaç duyduğu noktalarda kanunlar çıkaracağız. Ancak, toplumun bizden bir diğer beklentisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak denetim görevinin de çok iyi bir şekilde yerine getirilmesidir.

Şimdi, bu denetim görevinden ne anlıyoruz; denetim görevinden, yazılı soru önergeleri, sözlü soru önergeleri, araştırma komisyonları gibi çok çeşitli alanlarda Meclisin denetim görevi var ve biz bu denetim görevini, maalesef, hakkıyla yerine getiremiyoruz. Şimdi, bunun çeşitli örneklerini sizlere vermeye çalışacağım. Biliyorsunuz, dün, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, 2006 malî yılı bütçesini görüştük ve o bütçe vesilesiyle bu kürsüden çok şeyler söylendi; ancak, ben, şimdi, dün o söylenenlerin ne kadar doğru, ne kadar gerçek olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum ve dün, Sayın Başbakan, tarımla ilgili olarak, Türkiye'de, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde çok büyük hizmetlere imza attıklarını, tarıma görülmemiş ölçüde desteklerde bulunulduğunu ifade etti. Benim bir soru önergem, Tarım ve Köyişleri Bakanımızın cevabı; burada rakamları sizlere vermek istiyorum. 2000 yılında, tarımda yapılan destek 3,6 milyar dolar; 1998 yılında, 6,6 milyar dolar; şimdi, övünülen bu dönemde, 2004 yılının resmî rakamını veriyorum; 2,5 milyar dolar. 1998'de 6,6 milyar dolar nerede, 1999'da 5,3 milyar dolar nerede, 2004'te 2,5 milyar dolar nerede.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim beyannamesi elimde. 2002 seçim yılında, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı olarak hazırlanmış seçim beyannamesi. Burada şu söyleniyor tarımla ilgili olarak: Geçmiş iktidarı eleştirirken örnek veriyorlar, girdi fiyatları yükseliyor, ürün fiyatları düşüyor ve örnek veriyor, bakınız, diyor ki, 1998 yılında 2 kilogram buğday parasıyla 1 litre mazot alınırken, köylümüz bugün, 6 kilogram buğdayla 1 litre mazot alabiliyor. Bunu, Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim beyannamesinde, geçmiş iktidarları eleştiri için söylüyorlar ve ben, şimdi soruyorum: 2005 yılında 6 kilogram buğdayla 1 litre mazot alınmayı eleştirirken, 2005 yılında 8 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alınmaktadır ve yine, seçim beyannamesinde, devam ediyor "Türkiye'de tarım sektörünün gayri safî millî hâsıla içindeki payı yüzde 14'e gerilemiştir." Yani, yüzde 14'e gerilediğini eleştiriyor, yani biz iktidara gelirsek, bunu daha yukarıya çekeceğiz diyor; ancak, bugün, tarımın gayri safî millî hâsıla içerisindeki payı yüzde 11'lere düşmüştür değerli milletvekilleri. Yüzde 14'ü eleştirirken, bugün yüzde 11'e geldiğini sizin rakamlarınız ortaya koyuyor; ama, dün de, gelip, bu kürsüden, tarımın çok iyi olduğunu, vatandaşın memnun olduğunu nasıl ifade edebilirsiniz?! Bakınız, desteğin 1998 yılında gayri safî millî hâsılaya oranı -rakam, resmî rakam, Tarım Bakanlığının rakamı- 3,2; bugün 0,7.

Değerli milletvekilleri, gördüğünüz gibi, tarıma verilen desteğin üç yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı döneminde nerelere geldiği çok açık ve net bir şekilde ortadadır. Rakamlar burada… Hiç kimsenin, gelip, bu kürsüden rakamları yanlış bir şekilde milletin gözünün önüne sermesinin hiçbir anlam ve önemi yoktur.

Yine, Sayın Başbakan, benim bir soru önergeme ve değişik soru önergelerine verilen cevaplar ve 18 Ocakta yaptığı bir konuşma… Ben, geçen gün, bütçe görüşmesi sırasında, Sayın Bakana da sordum. Sayın Başbakan, 18 Ocakta, Ankara'da, basın ve televizyonun huzurunda, doğrudan gelir desteğinin ödenmeyen 6 000 000 liralarının 2005 Nisan ayı içerisinde ödeneceğini söyledi ve söz verdi. Ben, geçen gün burada bunu sorunca, Sayın Tarım Bakanımız dedi ki -aynen tutanaklardan okuyorum- "Sayın Başbakanımız ne zaman nerede bir söz vermiş ise onun arkasında durmuştur. (AK Parti sıralarından "bravo" sesleri ve alkışlar)"

Şimdi Tarım Bakanımıza sormak istiyorum: Ey Tarım Bakanımız, siz Tarım Bakanlığının web sitesinde, Sayın Başbakanın bu ifadelerinin yer aldığından haberiniz yok mu Sayın Bakanım? Ey milletvekillerim…

FARUK ÇELİK (Bursa) - Danışma Kurulu önerisi… Danışma Kurulu önerisi…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Geliyorum… Danışma Kurulu…

FARUK ÇELİK (Bursa) - Geliyorum diyorsunuz; ama, süre bitti.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Sayın Çelik, Danışma Kuruluna ben niye karşı çıktım? Danışma Kuruluna karşı çıkışımın sebebi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevini aksatmakta olduğumuzu ifade etmek için çıktım, onu söylüyorum.

Değerli milletvekillerimiz, özelleştirmelerden bahsedildi. Bakınız, 1994 yılında Telekomun özelleştirilmesiyle ilgili Anayasa Mahkemesine dava edenlerin isim listesi elimde. Oradan bakıyorum, okuyorum: Sayın Abdüllatif Şener, Sayın Salih Kapusuz, Sayın Abdullah Gül… Eğer, 1994 yılında Sayın Mümtaz Hocanın peşine takılıp gitmeseydiniz, Anayasa Mahkemesine bunu götürmeseydiniz, 94 yılında Telekom özelleştirilecek ve o günkü fiyatlarla 20 milyar dolara yüzde 49'unun satılabilme imkânı vardı. Türkiye'nin o günkü içborçlarının toplamı da 19,5 milyar dolardı. Eğer Telekom, o gün -sizlerin şu anda arasında bulunan milletvekillerinin de imzalarıyla- Anayasa Mahkemesine dava açılmamış olsaydı, bugün 175 milyar dolara ulaşan içborçlar olmayacaktı.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakan dün burada dedi ki: "İşsizlik, hamdolsun, düşüyor." Geçen gün de söylemişti, o zaman "9,1" demişti Sayın Başbakan; dün geldi, burada 9,7… Ama, Sayın Başbakan bilmiyor. O rakam, eylül ayının rakamıdır. O rakam, tarımda istihdamın yüksek olduğu bir dönemin rakamıdır; ama, yıl sonunda o rakamın, işsizlik rakamının, yüzde 10'un üzerinde olacağını Sayın Başbakan da, bizzat, Türkiye İstatistik Kurumunun açıklayacağı rakamlarla görecektir. "İşsizlikle ilgili çok büyük başarılar elde ettik" diyen Sayın Başbakana soruyorum, 2002 yılında Türkiye'deki işsizlik rakamı 10,3, geçen sene, yine, 10,3; bu sene de yaklaşık o civarda olacak olan bir işsizlik rakamı. Hani işsizlik düşüyor? Dün, gelip, burada, milletin gözünün içine baka baka işsizliğin düştüğünü söyleyen Sayın Başbakandan, ben, ocak ayı içerisinde Türkiye'deki işsizlik rakamları açıklandıktan sonra gelip, bu kürsüden bir kez daha bu rakamı vermesini, kendisinden, özellikle istirham ediyorum.

Esnaflarla ilgili olarak… Esnaflar kan ağlıyor. Ben, buradan, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerine soruyorum; Sayın Kacır, sana da soruyorum. Pazar günü İstanbul'da Esnaf ve Sanatkârlar Odasının genel kurulu vardı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Vardı; ne oldu, ne oldu?.. AK Partili arkadaşların listesi kazandı.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kandoğan, siz konuşmanızı tamamlayın, lütfen.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Şimdi, soruyorum Kacır'a, pazar günü, o kongrede, bir tek Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili var mıydı? Adana'da kongreye katıldım bir tek milletvekili var mıydı?

Şimdi, Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun genel kurulundan geliyorum. 5 000 kişi hıncahınç o salonu doldurmuştu; Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarından ne bir tek milletvekili ne bir tek bakan vardı orada Sayın Kacır. Eğer esnaf çok iyiyse, 5362 sayılı Kanun esnaf için çok faydalı bir kanunsa, bugün niçin o salona gelip de 5 000 kişinin huzurunda bir tek laf edemediniz.

TEVFİK AKBAK (Çankırı) - Ne alakası var?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Alakası çok; gidemiyorsunuz esnafın toplantısına.

Geçen gün Beşinci Tarım Şûrası vardı; Beşinci Tarım Şûrasında bir tek milletvekili yoktu; gidemiyorsunuz… Çiftçiye, köylüye, esnafın bulunduğu hiçbir toplantıda yoksunuz.

TEVFİK AKBAK (Çankırı) - Ben oradan geliyorum.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Milletvekili yoktu da, liste, hangi liste kazandı?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Bakınız, yılbaşından beri 256 000 esnaf kepenk kapatmış, Türkiye'nin hiçbir döneminde görülmeyen bir rakam 256 000 rakamı.

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Doğru Yol Partisi, Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-12-28-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
