# Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 25 Ocak 2006
- **Gündem:** KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-01-25-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan

> Ümmet Kandoğan, 25 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 596 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Aslında konuşmak istemiyordum. Dün, bu konuyla ilgili olarak iki konuşma yapmış ve bu kanun tasarısıyla ilgili olarak eleştirilerimi burada sıralamıştım; ancak, Sayın Bakanı dinledikten sonra ve diğer muhalefet parti sözcülerinin bu kanunla ilgili eleştirilerine hiçbir cevap gelmemesi nedeniyle yeniden konuşma ihtiyacı hissettim.

Şimdi, öncelikle benim itirazım, bu şekildeki bir yapılanmanın Türk yönetim sistemi içerisinde sağlıklı bir yerinin olmadığı düşüncesinden yola çıkarak eleştiride bulunmuştum. Yıllardan beri, Türkiye'de, bölgesel kuruluşların gerek yapısı gerek bürokratik işlemleri gerekse hantal yapısıyla ilgili olarak, hizmetlerdeki etkinliği ve verimliliği azalttığı şeklinde yıllardan beri çok değişik kesimlerden eleştiriler gelir. Türkiye'de bölge kuruluşlarının kaldırılma yolunda çalışmaların olduğu günümüzde, yeni bir bölge yapısının bu kanun tasarısıyla Türkiye'nin gündemine yerleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu yapı, buradan çok açık ve net bir şekilde iddia ediyorum ki, sağlıksız bir yapıdır, hantal bir yapıdır, bürokratik işlemleri artıracaktır, etkin ve verimli bir hizmetin önünde engel olarak kalacaktır. Bütün bunların, değerlendirmelerin sonucunda, Sayın Bakanımızın bu konuyla ilgili tek bir kelime bile etmemesine üzüldüm.

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakanımız çok geniş bir yapısal dönüşümden bahsetti, geniş bir katılımdan söz etti, yerel potansiyellerin harekete geçirileceğini ifade etti ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının önüne geçeceğini ifade etti. Ben, dün buradan sormuştum, bir kez daha soruyorum; bu kanun tasarısıyla bölgesel dengesizliklerin önüne nasıl geçeceğinizi lütfen çok açık ve net bir şekilde ortaya koyun Sayın Bakanım. Burada söylemiş olduklarınızdan, bu kanun tasarısı görüşülürken bölgelerarası dengesizlik meselesinin Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri tarafından Bütçe Plan Komisyonunda bu şekliyle dile getirildiğini söylediniz. Halbuki bizim sorumuz, bunu, bu kanun tasarısıyla nasıl sağlayacaksınız? Bölgelerarası dengesizlik nasıl sona erecek? Burada, somut herhangi bir şey yok.

Şimdi, kaynaklardan bahsetti Sayın Bakanımız; kaynakların, Yüksek Planlama Kurulunca, nüfus, gelişmişlik düzeyi ve performans ölçütlerine göre aktarılacağını ifade etti. Şimdi, nüfustan, bu bölgelerarası dengesizliğin nasıl ortadan kalkacağına dair bir çıkış işareti göremiyoruz. Nüfus çok değişik bir şekilde dağılmış bu bölgeler arasında, buradan somut bir şey yakalamamız mümkün değil. Performans ölçütlerine göre… Performans ölçütü, İstanbul'un performansı Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki bir bölgenin performansından fazla olabilir ve performans ölçütü dolayısıyla da kaynaklar o bölgelere yönlendirilebilir, gidebilir, çünkü kanun buna amir. Bir tek husus var, gelişmişlik düzeyi. O gelişmişlik düzeyinden dolayı da, 26 bölge arasındaki bu farklılığın önüne geçilmesi yolunda somut bir ifade, somut bir ibare, maalesef, ne kanun tasarısı içerisinde yer almış ne de Sayın Bakanın buradaki açıklamalarıyla böyle bir durum ortaya çıktı.

Kaldı ki, bu kanunun uygulanmasında çok ciddî aksaklıklar ortaya çıkacak sayın milletvekilleri, dün de bunu ifade etmeye çalıştım. Valiler, yönetim kurulu başkanlığı görevini münavebeli olarak sürdürecekler. Dün de örnek verdim, bugün de örnek vermek istiyorum. Yani, 6 ilin bir arada olduğu bir bölge kuruluşunun yönetim kurulu başkanlığına, başlangıçta, o kurumun merkezi olan il valisi, ondan sonraki yıllarda da, münavebeli olarak, diğer il valileri başkanlık yapacaklar. Böyle bir yapıyla, böyle bir anlayışla, bu kanun yürürlüğe girdikten sonra, başlangıçta yazmış olduğunuz o süslü gerekçeleri, o süslü ifadeleri elde etmenin imkânı olmadığını hep birlikte, beraber göreceğiz.

Yine, kalkınma kurulunun başkan ve başkanvekilinin üzerinde bir başka görev bulunuyor. Niye bunu söylüyorum; çünkü, kanun çok açık. Kalkınma kurulu başkan ve başkanvekillikleri üzerinde bulundukları görev sona ererse, başkan ve başkanvekillikleri görevi de otomatik olarak sona erecek. Bu kadar iddialı olarak ortaya konulan bir kanun tasarısının uygulayıcıları olan kalkınma kurulu başkan ve başkanvekillerinin üzerlerinde o kadar çok önemli görevler var ki, yapmaları gereken o kadar çok görev var ki, aslî görevlerinden, kanunen kendilerine verilmiş olan o görevlerin yanında, yeni bir görev daha yüklüyoruz. Niye böyle bir lüzum hissettik?! Eğer, bunlar, hakikaten, bölgelerarası kalkınmışlığı giderecekse, Türkiye'nin önünü açacaksa, bu kurulun başındakilerin tek ve aslî görevi, kalkınma kurulu başkan, başkanvekilliği ve üyeler olması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-01-25-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
