# 5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2006
- **Gündem:** 5447 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI, KANUNU YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU (S.S.1096)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-02-28-5447-sayili-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-yuksekogretim-ka

> Ümmet Kandoğan, 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5447 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI, KANUNU YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU (S.S.1096)); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

1094 sıra sayılı kanun teklifinin 1 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Öncelikle, bu üniversite oyunlarının İzmir'de yapılmasında emeği geçen ve baştan sona kadar bunun düzenli bir şekilde yapılmasında gayreti olan bütün ilgililere, huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum ve bu arada Ahmet Piriştina'yı da saygıyla anıyorum.

Değerli milletvekilleri, biraz önce Sayın Bakanımız, burada, konuşmalarında giriş cümlesi olarak şunları söyledi: "Bir başka siyasî partiye bağlı olmasına rağmen -İzmir Belediye Başkanını kastederek söylüyor- biz, Hükümet olarak, bu oyunların yapılmasında elimizden gelen destek ve gayreti İzmir'e ve belediyeye verdik." Bir kere, bu cümlenin burada kesinlikle söylenmemesi gerekirdi. Yani, siz bir bakan olarak, bir hükümetin temsilcisi olarak, Türkiye'de yapılacak olan bir üniversite oyunlarıyla ilgili olarak bu cümleyi burada sarf etmiş olmanızdan dolayı, bir milletvekili olarak, büyük bir üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu oyunlar, hakikaten, baştan sona disiplinli, düzenli bir şekilde yapılmış ve İzmir halkı da, bu konuda son derece duyarlı davranmış ve bu oyunların Türkiye'de yapılmasının ne kadar haklı olduğunu çok açık bir şekilde göstermiştir.

Ben, bu vesileyle, özellikle sporumuzda son günlerde gelişen bazı olaylarla ilgili düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Biliyorsunuz, pazar günü Diyarbakır'da Diyarbakırspor-Konyaspor maçında çıkan üzücü olaylar hepimizi derinden yaralamıştır; ancak, burada söylememiz gereken husus, burada, bu maç öncesi, geçen sene yapılan bir maçtan dolayı, bu maç içerisinde bazı şeylerin olabileceği yolunda kamuoyunda bazı söylentiler olmuş olmasına rağmen, Diyarbakır'da bu maç esnasında gerekli ve lazım olan güvenlik tedbirlerinin alınma noktasında zaaf olduğu inancındayım ve o manzaraların -pazar akşamı gördüğümüz o manzaraların- İsviçre millî maçı dolayısıyla Türkiye'ye verilen cezayla ilgili olarak, bundan sonra nasıl aleyhimize kullanılacağı da, yine, çok açık bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Özellikle bu noktada hükümetin son derece duyarlı olması ve hassas olan maçlarla ilgili olarak gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması noktasında, ilgililerin önceden mutlaka uyarılması gerektiği ortaya çıkmaktadır ve yine, son İsviçre millî maçıyla ilgili olarak -burada da söyledik- İsviçre millî takımının Türkiye'ye ayak bastığı andan itibaren maçın bitiş anına kadar karşılaşmış olduğu muamelelerden dolayı, yine, güvenlik noktasında ciddî zaafların olduğu ortaya çıktı ve âdeta, bu ceza, bağırarak, geliyorum dedi ve maalesef, Türkiye adına son derce üzüntü verici altı maçlık bir ceza gündeme geldi.

Ben, onun üzerine, burada, çıktım konuşma yaptığımda dedim ki, Sayın Bakanın bu konuyla ilgili açıklaması var "karar siyasîdir" diye bir açıklaması var. Ben bunun siyasî olmadığını söyledim; eğer, FIFA, bu noktalarda siyasî karar alıyorsa, İngiltere'deki kulüp takımlarının Avrupa'daki maçlardan nasıl yasaklandığını, şöyle hafızamızı bir yoklayacak olursak, yine, rahatlıkla öğrenebiliriz. İngiltere gibi futbolun beşiği olan bir ülkeye bu ceza veriliyor ve bu ceza siyasî olmuyorsa, Türkiye'ye verilen cezanın siyasî olduğunu söylemenin haklı ve mantıklı bir açıklaması yok. Ben baktım o komitede görev alanlara, Katar'dan var, Honduras'tan var; yani, şimdi, Katar temsilcisi, Honduras temsilcisi siyasî davranacak; ha, ben bu Türkiye'ye siyasî olarak böyle bir karar alayım, siyasî olarak cezalandırayım. Bunun savunulacak haklı bir tarafı yok. Ben, burada, iktidar olarak, hükümet olarak bu cezanın en aza indirilmesiyle ilgili niçin Avrupa'da çalışmadınız diye bir serzenişte bulunduğumda Sayın Bakan bana şöyle cevap verdi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-02-28-5447-sayili-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-yuksekogretim-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
