# Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2006
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-03-30-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-3

> Ümmet Kandoğan, 30 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 485 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Görüşülmekte olan kanun teklifi üzerinde şahsî görüşlerimi açıklamaya çalışacağım.

Değerli milletvekilleri, bu hükümet iktidara geldiğinde, Sayın Maliye Bakanının bir açıklaması oldu. Sayın Maliye Bakanı burada yoklar; ama, bir ülkede vergi adaletinden bahsedebilmek için o ülkedeki dolaylı vergilerin oranının kesinlikle yüzde 70'in üzerine çıkmaması gerektiğini ifade etti. Bu, Sayın Maliye Bakanının bir konuşmasından alınan bir cümle. Şimdi, gelinen noktada dolaylı vergilerin yüzde 73'ler seviyesinde olduğunu görüyoruz. Şimdi, dönüp, Sayın Maliye Bakanımız burada yoklar; ama, buradan sormak istiyorum: Dolaylı vergilerin oranı yüzde 73'ler seviyesine geldiğine göre, Türkiye'de vergi adaletinden bahsetmek mümkün mü, değil mi? Sayın Maliye Bakanımız geldiklerinde bu sorumuzun cevabını, inşallah, verirler. Dünyadaki örnek ise, tam tersine; dünyanın bütün gelişmiş ülkelerindeki dolaylı vergilerin oranı yüzde 35'ler seviyesinde; ancak, Türkiye'de bu oran yüzde 70'lerin üzerinde.

Dolaylı vergilerin ne olduğunu herkes çok yakından biliyor. Dolaylı vergiler, vatandaşlardan en kolay alınabilen vergiler. Siz, bu vergi oranlarını artırdınız mı vergi gelirlerinizi de çok rahat artırırsınız. Ancak, bunu yaparken, Hakkâri'deki bir ilçenin bir köyündeki vatandaşın mazot kullandığında ödediği vergi ile İstanbul'daki bir holding sahibinin ödediği vergi aynı oranda olur. Siz, aynı oranda vergiyi Hakkari'deki vatandaş ile İstanbul'daki bir holding sahibinden almaya kalkarsanız, dolaylı vergileri bu oranlara çıkarırsanız o ülkede vergi adaletinden bahsetmenin imkânı olmadığı çok açıktır.

İstihdam üzerindeki vergi yükünün de yüzde 42'ler seviyesinde olduğunu biliyoruz; OECD'de bu rakam yüzde 26,6.

Şimdi İktidar Partisi milletvekilleri buraya gelip dediler ki: "Tekstilde KDV oranını yüzde 18'den 8'e indirdik." Ben geçen hafta Bursa'daydım, Olay TV'de bir açıkoturuma katıldık Sayın Altan Karapaşaoğlu ile beraber, tam üç saat. Bursa'daki tekstilcilerin -onlar da 50 civarında, toplantıya katılmıştı, televizyondaki açıkoturuma- feryatları göğe yükseliyordu. Şimdi, tekstilde yüzde 18'den 8'e indi; güzel; ama, tekstilin diğer kademelerinde, boyada, aprede, aksesuarda, konfeksiyonda bu rakamlar, maalesef, yüzde 8'e inmedi.

YAHYA BAŞ (İstanbul) - Olabilir, o da bir zaman gelir inebilir.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Rakamın ortalamasını yaparsanız yüzde 14'lere geliyor Sayın Milletvekilim.

YAHYA BAŞ (İstanbul) - Yüzde 18'i biz mi koyduk.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Sayın Milletvekilim, tekstilcinin feryadı bu. Tekstilci diyor ki: "Biz, Sayın Başbakana gittiğimizde…" Bursa'da söylediler, Sanayi Odası Başkanı söyledi. "Biz, Sayın Başbakana gittiğimizde, tekstildeki KDV indiriminin yüzde 18'den 8'e indirilmesi bizim teklifimiz değildi." Bunu söylüyor. İstedikleri nedir: İstihdam üzerindeki vergi yükünün indirilmesidir. İstedikleri nedir: Enerji maliyetlerinin düşürülmesidir. İstedikleri nedir: Aşırı değerlenmiş Türk parasının makul seviyelere gelmesidir.

Demin bir milletvekilimiz söylüyor: "Türk parası değer kazandı." İktisatta böyle bir şey yok sayın milletvekili. Paramız değer kazandı diye bir sevinç ve gurur meselesi olmaz iktisatta. İktisatta olması gereken, kurun, olması gerektiği yerde olmasıdır; budur, önemli olan budur sayın milletvekilleri. Yoksa, siz "paramız değer kazandı" derseniz Türkiye'ye 73 milyar dolar ara malı gelir, benim Denizli'deki, benim Bursamdaki tekstilci feryat eder. Niye feryat eder; çünkü, çünkü, sizin ihracatınız pahalı, ithalatınız son derece cazip hale gelirse, Türkiye'de, cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçüde dışticaret açığı 43 milyar dolar olur. Benim, Denizli-Yeşilyuva'daki ayakkabıcılarım dükkânlarını kapattılar; Yatağan'daki bıçakçılarımız dükkânlarını kapattılar; Denizli'deki tekstilci esnafımız feryat ediyor; işyerleri kapandı. Bakın…

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-03-30-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
