# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ümmet Kandoğan (Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos

> Ümmet Kandoğan, 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 747 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Gönül isterdi ki, bu kanun tasarısı bir temel yasa olarak gelmeseydi ve bizler de Türkiye için son derece önemli olan ve sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında toplayan böyle bir kanun, üzerinde çok daha tartışılarak, görüşülerek ve bizlerin de önerileri dikkate alınarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülebilseydi.

Değerli milletvekilleri, Sayın Abdüllatif Şener, Başbakan Vekili imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan bu kanun tasarısının gerekçesinde "bilgi işlem altyapısı ve nitelikli personel eksikliği" ifadesi var.

Şimdi, yıllardan beri bu kurumlarda çalışan bu personelimizi son derece hafife alan, onları küçülten bir ibarenin Başbakan Vekili sıfatıyla bu genel gerekçenin içerisine yazılmış olmasını tasvip etmenin mümkün olmadığını, huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.

Ve yine, bu tasarı komisyonlarda görüşülürken, hükümet adına açıklama yapan yetkilimiz aynen şunları söylüyor: "Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumunda toplam 35 886 kadronun söz konusu olduğu, tasarının yasalaşmasıyla, mevzuat ve personel sayısı bakımından bu hantal yapının büyük ölçüde azaltılacağı..."

Şimdi, ben, buradan Sayın Bakana sormak istiyorum: Siz, bu kanun tasarısı buradan geçtikten sonra, burada bahsedilmiş olduğu gibi, bu kurumlarda çalışan ve "hantal" olarak tabir ettiğiniz bu yapıyı değiştirmek için, bu personel sayısını büyük ölçüde indirecek misiniz? Dün, burada, geldiniz, dediniz ki: "Biz, personelle ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmayacağız." Ama, burada, 26 ncı sayfada çok açık ve net. Hükümet yetkilisinin ifadesi, burada aynen bu şekilde.

Şimdi, siz, bir kanun tasarısını Meclise getirirken, o kurumda çalışan, o kurumlarda çalışan personeli böyle huzursuz ve rahatsız edecek ifadeleri, "niteliksiz" tabirini kullanacak olursanız, siz, müsaade ederseniz Sayın Bakanım, o kurumun başında da, üçbuçuk yıldan beri orada bulunuyorsunuz, o personelle orada hizmet vermeye çalışıyorsunuz. O nedenle, burada, bu ifadelerin yanlış olduğunu, bu kürsüden, bu personelin gönlünü alacak şekilde düzeltmeniz lazım geldiğini ifade etmek istiyorum.

Ve yine, gerekçeden okuyorum: "Diğer taraftan, denetim mekanizmalarının etkin işlememesi, gerek sigortalı gerekse prim kaçaklarının önlememesiyle sonuçlanmaktadır." Hem denetim mekanizmalarının etkili olmadığından bahsedeceksiniz hem de bu kurumlarda yer alan teftiş müessesesini ortadan kaldıracaksınız. Bu ne yaman çelişkidir Sayın Bakanım! Yani, bu ibareyi… Genel gerekçenin altında sizin imzanız yok mu?! Bakan olarak sizin de imzanız var; ancak, burada diyorsunuz ki: "Denetim mekanizmaları etkin işlemiyor, bu nedenle de prim kaçaklarını önleyemiyoruz." Sonra da, geliyorsunuz, 17 nci maddede, denetim ve teftiş başkanlığı diye bir sistem getiriyorsunuz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, Sayın Bakanım.

Şimdi, Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanının da açıklaması var geçenlerde: "Kayıtdışını devlet teşvik ediyor…" Günaydın Sayın Bakanım! Biz, üçbuçuk yıldan beri söylüyoruz bunu, itiraz ediyordunuz; ancak, geçen gün, bir toplantıda, Sayın Bakanın kendi ifadesi: "Kayıtdışını devlet teşvik ediyor." Kayıtdışını devlet teşvik ediyorsa ve bunu söyleyen de, Bakanlar Kurulu sıralarında yanınızda oturan bir bakansa, siz, üç kurumu bir araya getirmekle bu kayıp kaçağı nasıl önleyeceksiniz; geliniz, burada bunun izahını yapın Sayın Bakanım. Öncelikle, bunun tedbirlerinin alınması lazım geldiği inancındayım ve yine, kanunla ilgili, bir hayli eleştirecek notlarım var önümde; ancak, zamanım da bir hayli daraldı.

Özerklikle ilgili şeyler var. Siz, yeni bir yapılanmayı uygulamak istiyorsanız, bunun adına da, sizin ifadenizle "devrim" diyorsanız, geliniz, o zaman, bunun yönetiminde de özerk bir yapı olsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Bu kurumun başına getirilecek kişinin, orada, belirli sürelerde görev yapmasının teminatını getirmemiz lazım geldiğini ifade etmek istiyorum.

Dün de söylendi; 9 genel müdür değişikliğinden bahsediliyor. Eğer siz bir devrim yapıyor diyorsanız, geliniz, o devrimi yaparken, o kurumun siyasî etkilerden uzak çalışabilmesi ve Türkiye için kanayan yara olan bu sistemin düzene konulabilmesi için, oraya getirilecek olan kişinin, mutlaka bir görev süresi güvencesinin getirilmesi gerektiğine inanıyorum ve yine, yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak görev yapacak olan kişinin Bakan tarafından atanmış olmasının da yanlış olduğunu düşünüyorum. Siz, bu kurumun sağlıklı çalışmasını istiyorsanız, siyasîlerin bu kurum üzerinde etki yapmamasını istiyorsanız, geliniz, o zaman, burada, yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak görev yapacak olan kişinin atanması noktasında da başkana yetki verelim; başkan bu işi kullansın, bu yetkiyi kullansın ve yine bu sistem İhale Kanununa tabi değil. Niçin tabi değil Sayın Bakanım? Niçin İhale Kanununa tabi olmaktan çıkarıyorsunuz? Önümüzdeki günlerde bu kanun yürürlüğe girdikten sonra, Türkiye'nin, bütçesinin en büyük olduğu kuruluşların başında olacak. Böyle bir kuruluşu İhale Kanununa tabi kılmayacaksınız! Zaten, Türkiye'de son dönemlerde yapılan bütün ihalelerde şaibe sesleri ortaya çıkıyor, bu ihalelerin yanlış olduğu söyleniyor, eş dost kayırmalarının olduğu söyleniyor. Siz "devrim" dediğiniz bir kanunda getirdiğiniz bir hükümle, bunun İhale Kanununa tabi olmaması lazım geldiğini söylüyorsunuz ve yine, niçin genel kurul üç yılda bir toplansın?.. İktidar Partisi Grubu adına konuşan Sayın Milletvekili dediler ki: "Genel kurul çok aktif olarak çalışacak." Ben şimdi soruyorum: Üç yılda toplanan bir genel kurul…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ümmet Kandoğan (Denizli). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
