# İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ünal Demirtaş (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2021
- **Gündem:** İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98123
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/unal-demirtas-27-2021-06-09-icra-ve-iflas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k

> Ünal Demirtaş (CHP), 9 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 603 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu teklifin 7’nci maddesiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 308/c maddesinde değişiklik yapılması teklif edilmektedir. Teklif edilen bu değişiklikle, konkordato süreci iflasla sonuçlanırsa şirketlerin bankalara olan borçları gibi borçlar işçi alacaklarının önüne geçerek imtiyazlı hâle getirilmektedir. Oysa, İcra ve İflas Kanunu’nun 206’ncı maddesinde işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatı gibi alacakları 1’inci sıra alacaklar arasında yer almaktadır. Şimdi, eğer bu değişiklik kabul edilirse, konkordato iflasla sonuçlanırsa banka alacakları ultra imtiyazlı alacak olacak ve işçi haklarının önüne geçecektir. Oysa, işçi alacaklarının önünde ise daha rehinli alacaklılar ve devlet alacakları vardır. İşçinin haklarını alabilmesi için önce bu borçlar ödenecektir. Zaten uygulamada da bunlardan sonra işçiye para kalmamaktadır ama şimdi, bunlara bir de banka gibi alacaklılar eklenmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu teklif, hem uluslararası sözleşmelere hem Anayasa’ya hem de vicdana aykırıdır. Bunu nasıl vicdanınıza sığdırıyorsunuz, anlamak mümkün değildir. Bu teklifte imzası olan saygıdeğer milletvekillerinin bu maddeyi yeterince okumadıklarını, incelemediklerini düşünüyorum. Yoksa, bu maddeyi iyice okusalar, Anayasa’ya ve vicdana açıkça aykırı olan bu teklife imza atmazlardı diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi, ülkemiz iyi yönetilmemektedir. Özellikle, AK PARTİ’lilerin “Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” dediği, bizim “tek adam rejimi” dediğimiz sistem çalışmamaktadır. Türkiye, son üç yıldır büyük bir ekonomik krizin içindedir. Kriz kötü yönetimle birleşmiş ve Covid-19 salgınıyla da birleşmiş ve ekonomik buhrana dönüşmüştür. Maalesef, ekonomik buhranın ağır faturasını da öncelikli olarak dar gelirliler ve özellikle, işçiler ödemektedir. Oysa, bu teklif geçerse işçilere bir fatura daha kesilecektir. Faizle milyarlarca kâr elde eden bankalar alacaklarını kurtaracaklar ama emeğinden başka hiçbir geliri olmayan işçiler haklarını alamayacaktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir arkadaşlar, vicdanı olan hiç kimsenin de bunu kabul etmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, ekonomik buhran nedeniyle fabrikalar, şirketler, işletmeler iflas etmektedir; önümüzdeki dönemde de bu iflaslar artarak devam edecektir. 2021 yılının ilk dört ayında 39.066 şirket ve işletme kapanmıştır. Yine 2021 yılının ilk beş ayında 40 bin esnaf iş yerini kapatmıştır. 2018 yılında 1.094, 2019 yılında 899, 2020 yılındaysa 2.052 şirket konkordato ilan etmiştir. İşletmelerin kapanması, iflas etmesi nedeniyle de milyonlarca işçi issiz kalmıştır. İşte bugün itibarıyla 10 milyon 500 bin kişi işsizdir. İşsiz kalan bu işçiler ücretlerini, kıdem tazminatlarını, ihbar tazminatlarını, fazla çalışma ücretlerini alamadılar ve milyonlarca işçi mağdur oldu. Şimdi siz bu işçilere diyorsunuz ki: “Haklarınızın üzerine bir bardak su için.” Ve işçileri bir kez daha açlığa mahkûm ediyorsunuz.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Su bile yok, su bile yok.

ALİ ŞEKER (İstanbul) – Su bile yok.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Devamla) – Bu, kabul edilebilir bir şey değildir değerli arkadaşlarım.

Bir de koruyup kolladığınız bankalara bakalım. Bankacılık sektörünün aktifleri bir yılda yüzde 24 artmış ve 6,5 trilyona çıkmıştır. Bankaların öz kaynakları yüzde 20,4 artarak 615 milyara çıkmıştır. Bankacılık sektörü ocak-nisan dönemindeyse 20,7 milyar TL kâr elde etmiştir. Bir tarafta öz kaynaklarını artırıp kâr eden bankalar, diğer taraftaysa tek geçim kaynağı ücreti olan işçiler. Yani “Milyarlarca kâr elde eden bankalar alacaklarını kurtarsın, işçilerse haklarının üzerine bir bardak su içsin.” diyorsunuz; vallahi söyleyecek söz bulamıyorum.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Su vermiyorlar, suyu verseler bardağı vermiyorlar.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu değişiklik Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere açıkça aykırıdır. Anayasa’nın 49’uncu maddesinde: “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” demektedir. Yani devletin görevi çalışanları korumaktır, bu korumayı devletten beklemek de işçinin en doğal hakkıdır.

ALİ ŞEKER (İstanbul) – Ama kimin devleti? Bankanın devleti. İşçinin değil bankanın devleti.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Devamla) – Dolayısıyla, bu değişiklik Anayasa 49’a açıkça aykırıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ünal Demirtaş (CHP, Zonguldak). “İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/unal-demirtas-27-2021-06-09-icra-ve-iflas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98123

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
