# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ünal Kacır (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 12 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/unal-kacir-22-2006-04-12-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos

> Ünal Kacır (AK Parti), 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 765 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, kişisel görüşlerimi açıklamak için söz aldım; konuşmama başlarken Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sosyal güvenlik sistemimizin doğru dürüst işlemediği hepimizce, her vatandaşımızca malumdur. Sosyal güvenlik sistemimiz, sosyal devlet olma gereklerini yeterince karşılayamamakta, ürettiği ve vatandaşımıza sunduğu hizmet, hiçbir zaman, tam memnuniyetle karşılanmamaktadır.

Mevcut durum şöyledir: 1946 yılında temelleri atılan, 1964 yılında kanununa kavuşan, işçilere ve ailelerine sağlık ve emeklilik hizmeti veren Sosyal Sigortalar Kurumu; 1949 yılında kurulan, memurlara ve ailelerine sağlık ve emeklilik hizmeti veren Emekli Sandığı; 1971 yılında kurulan, işverenlere, esnaf ve çiftçilerimize ve ailelerine sağlık ve emeklilik hizmeti veren Bağ-Kur; odalar, borsalar, bankalar, sigorta ve reasürans şirketlerinin kurdukları sağlık ve emeklilik sistemleri; yoksul ve yoksun olanlara sağlık hizmeti temin eden Sosyal Yardımlaşma Genel Müdürlüğümüz. Bütün bu kurumlar, emeklilik, sağlık ve sosyal yardım hizmetlerini ayrı ayrı veriyorlar; her kurumun ayrı binası, ayrı mevzuatı, ayrı personeli, ayrı bilgisayar programı, ayrı matbu formları var; birinin diğerinden doğru dürüst haberi yok. Bu dağınık yapı, koordinasyon sağlanmasını önlüyor. Mevzuatın karmaşık olması ve aşırı bürokratik işlemler, bilgi işlem altyapısının yetersizliği, etkin ve verimli çalışmaya engel oluyor. Bütün bunların sonucunda, sağlık raporu almaktan sağlık hizmetine erişime, emekli aylığı bağlanmasına kadar her işte ciddî zorluk ve memnuniyetsizlikler oluşuyor. Bu kurumların verdikleri hizmetler ve hizmet kaliteleri arasında da dağlar kadar farklar var.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; prim toplayan sosyal güvenlik kurumlarının, genç nüfusumuz dikkate alındığında, topladıkları primlerden fon biriktirmeleri ve ekonomiye olumlu katkılar sağlamaları gerekirken, hesap bilmez, iş bilmez, izan bilmez yönetimlerin yanlış ve hatta kasıtlı uygulamalarıyla ekonomimiz üzerinde bir kambur haline gelmiştir. Özellikle, erken emeklilik uygulamaları, sistemi, darmadağın etmiş, sürdürülemez hale getirmiştir.

1999 yılında yapılan emeklilik yaşı ayarlaması durumu çok fazla değiştirmemiş, 2000 yılında 3 katrilyon civarında olan sosyal güvenlik açıkları, 2005 yılında 23 katrilyonu aşmıştır.

Borç faizleri, hükümetimizin kararlı politikaları sayesinde yüzde 70'lerden yüzde 13'lerin altına düşürülmüş, ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkileri azaltılmıştır. Ancak, sosyal güvenlik açıklarının bu denli büyük ve giderek artma eğiliminde olması, ekonomimizi ve sosyal güvenlik sistemimizi tehdit etmektedir.

Önümüzdeki yirmi yirmibeş yıl çok önemlidir. Yirmi yirmibeş yıl içerisinde, genç nüfusumuzla, yani çalışan nüfusumuzla açıkları kapatıp artıya geçemezsek, giderek yaşlanacak nüfusumuzun sosyal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamamız imkânsız hale gelebilir. Sosyal güvenlik sistemimizi yeniden yapılandırmazsak sistem tamamen çökebilir.

Sözün kısası, sosyal güvenlik sistemimiz insanlarımızın sağlık ve gelecek endişelerini ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Ayrıca, en fakir kısmını da, maalesef, kapsamamaktadır. Böyle olduğu için de, Anayasada tanımlanan sosyal devlet kavramının içi boş kalmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sorunun tanımı, aslında, çözümü de açıkça ortaya koyuyor. Bütün vatandaşlarımızı tek bir sosyal güvenlik çatısı altında toplamalı, onlara tek bir sosyal güvenlik kurumu çatısı altında hizmet vermeliyiz. Mevzuatı, bilgisayar programları, matbu formları mutlaka basitleştirmeliyiz. Görüştüğümüz kanunla yapacağımız, işte budur. Emekli Sandığını, Bağ-Kuru, SSK'yı bir çatı altında topluyor, hiç sosyal güvenliği olmayan vatandaşlarımızı da Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla kapsama alıyoruz. Artık, tek bir vatandaşlık numarasıyla, etkin bir bilgisayar sistemiyle tek çatı altında hizmet vereceğiz.

Vatandaşlarımız, il ve ilçelerinde sosyal güvenlik merkezlerine giderek işlemlerini kolayca yapabilecekler. Memur olsun, işçi olsun, işveren olsun, esnaf olsun, çiftçi olsun çalışan herkes aynı emeklilik hizmetini alacak. Primini kendi ödesin veya devlet tarafından karşılansın, herkes, aynı sağlık karnesini, aynı sağlık hizmetini alacak. Yani, ülkemizde yaşayan herkes, yeniden eşit vatandaşlar haline getirilecek. Ayrıca, 18 yaşını tamamlamamış bütün çocuklarımız devletin güvencesi altında olacak, bütün sağlık hizmetlerinden koşulsuz ve ücretsiz faydalanacaklar.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 22 nci Dönem Parlamentosu olarak, ülkemizi mutlu ve müreffeh insanların yaşadığı bir ülke haline getirmek için pek çok adımlar attık; reform niteliğinde pek çok düzenleme yaptık. Geçmiş dönem yöneticilerinin, bırakın düşünmeyi, hayal bile edemeyeceği yeni yasalar çıkardık. Hükümetimiz, yıllarca bilinçsiz ya da kasıtlı, hatta ihanet derecesindeki yanlışları bir bir temizledi.

22 nci Dönem Parlamentosu ve AK Parti hükümetlerinin gösterdiği gayret ve başarı sayesindedir ki, millî gelirimiz 5 000 doların üzerine çıktı. Enflasyon tek haneli rakamlara, faizler yüzde 70'lerden yüzde 13'lerin altına geriledi. Satılan otomobil sayısında, buzdolabı, çamaşır makinesi sayısında patlamalar yaşandı. Bugüne kadar kiracı olan vatandaşlarımız, Toplu Konut İdaresinin çalışmaları ve düşük banka faizleri sayesinde kira öder gibi ev sahibi olmaya başladılar. Yanı başımızdaki savaşa, savaş dolayısıyla 3 katına çıkan petrol fiyatlarına rağmen bu büyük başarıyı yakaladık.

Biz iktidara geldiğimizde, SSK'lı vatandaşlarımız, bırakın özel hastaneleri devlet hastanelerine dahi doğrudan gidemiyorlardı, ilaçlarını SSK hastanesi eczanelerinden almak zorundaydılar. Yeşilkartlılar, sadece muayene olabiliyorlar, ilaçlarını alamıyorlardı; artık, onlar da, tüm sigortalılarımız gibi ilaçlarını yanı başındaki eczanelerden alabiliyorlar.

İlkönce yanlışları düzelttik, eksiklikleri giderdik. Şimdi, sıra sosyal güvenlik sistemimizin yeniden yapılandırılmasına geldi; ama, her şeyiyle bir yeniden yapılanma peşindeyiz. Bu yapılandırma, reform değil devrim niteliğinde bir yapılandırmadır. Biz bu yapılanmayı yapmazsak bizden sonra gelenler çok daha büyük maliyetler ödeyerek bu yapılanmayı yapmak zorunda kalacaklar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ünal Kacır (AK Parti, İstanbul). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/unal-kacir-22-2006-04-12-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
