# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahap Seçer (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam

> Vahap Seçer (CHP), 13 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 898 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 18’inci madde hakkında Grubum Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, haftaya mübarek Kurban Bayramı ve on beş, yirmi gün sonra da yeni yıla gireceğiz. Vatandaşlarımızla, seçmenlerimizle görüşüyoruz ve herkes hâlinden, piyasalardan şikâyetçi. Alışverişin durgun olduğu söyleniyor. Piyasada nakit para sıkıntısının had safhada olduğu söyleniyor. Çekler karşılıksız çıkıyor. Senetler protesto oluyor, gününde ödenemiyor. Vatandaşlarımız ciddi nakit sıkıntısı ve para sıkıntısı içerisinde.

İlginç bir haber okudum dün gazetelerde, onu sizinle paylaşmak istiyorum: “Ankara Kızılay’daki piyango bayileri kredi kartıyla yılbaşı bileti satıyor. Müşterilerine on iki aya kadar taksit imkânı da sunuyor.” Bakınız piyango satıcısı ne diyor, yorumu şöyle: “Nakit olayı bitmiş gibi bir şey. İnsanların cebinde para yok. Herkesin borcu var.” Kendisinin de kredi kartı borcu olduğunu söylüyor ve sattığı piyango biletlerinden, kazancıyla borcunu ödemeye çalışacağını söylüyor. Bu, aslında Türkiye’de şu anda vatandaşın içinde bulunduğu durumu çok net bir şekilde bize izah ediyor. Vatandaş umudunu da kredi kartıyla, şansını da kredi kartıyla, taksitle alır duruma geldi.

Tabii, burada, bütçe görüşmelerinde durum oldukça farklı. İktidar üzerine alınmasın ama enteresan bir tablo izliyoruz. Türkiye'de öyle bir pembe tablo çiziyorsunuz ki her şey güllük gülüstanlık, her yerden âdeta bereket fışkırıyor(!) Şimdi diyeceksiniz ki "elbette…" Zaten sürekli, bunu müteaddit defalar sizlerden duyuyoruz, herhangi bir konuda muhalefet ettiğimiz zaman hemen “yüzde 47” yaftasını yüzümüze yapıştırıyorsunuz.

SAFFET KAYA (Ardahan) – Halkın iradesi...

VAHAP SEÇER (Devamla) – Bakın arkadaşlarım, şimdi buna aldanmayalım, rehavete kapılmayalım. Bunun, bana göre değişik nedenleri var.

ASIM AYKAN (Trabzon) – Tek ölçüdür, başka bir şey yok.

VAHAP SEÇER (Devamla) – Aslında, doktora öğrencilerine sosyolojik anlamda bir tez hazırlama konusu olabilecek bir seçim neticesi. Enteresandır, siyasi tarihte böyle bir olayla sanıyorum karşılaşılmamıştır. Tabii ki sizleri kutluyoruz, her 2 vatandaşımızın 1 tanesinin oyunu aldınız. Ancak vatandaşlarla konuştuğumuzda, aramızda kim AKP'ye oy verdi diye sorduğumuzda, kimse sesini çıkarmıyor. Bu çok enteresan bir durum. Bunu incelemek gerekiyor.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Mahalle baskısı var.

VAHAP SEÇER (Devamla) – Şimdi, bakınız, halk ciddi anlamda borç içerisinde. Tüketicinin 90 milyar YTL'ye varan borcu birikmiş durumda. Halk sizin döneminizde borçlandı, sizin döneminizde… Yani siz bizi bu batağın içerisine sürüklediniz, gelin siz çıkarın diye bu vizeyi, bu itibarı size tekrar gösterdi. Dilerim, hepimiz, iktidar, muhalefet bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu bu gidişatın hiç de iyiye gitmediğini tespitte objektif davranırız ve tedbirlerimizi yerinde ve zamanında alırız.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye ekonomisi bir açmaza gidiyor. Şimdi, tabii ki burada rakamlarla konuşmak, rakamlarla oynamak kolay ancak toplumun içerisine girdiğiniz zaman, iş adamlarıyla konuştuğunuz zaman, halkla konuştuğunuz zaman, durumun hiç de öyle olmadığını göreceksiniz. “İhracat arttı.” deniliyor, rekor üstüne rekorlar kırılıyor.

Bakınız, benim seçim bölgem, Türkiye’de tekstilin orijini, çıkış noktası. Türkiye’nin ilk tekstil fabrikalarının 1800’lü yılların sonunda kurulduğu bir bölge Mersin ili. Burada 3 bin kişiye istihdam sağlayan bir Çukurova Sanayisi vardı. Bugün, yerinde yeller esiyor.

Şimdi, orada faaliyet gösteren tek tekstil fabrikası kaldı, 1.200 tane işçisi, memuru, yöneticisi, çalışanı var. Bu firma, geçtiğimiz yıl Mersin ilinde tekstilde ihracat şampiyonu oldu, ihracat birincisi oldu ve bu üretiminin yüzde 85’ini de ihraç ediyor. Ben bu kuruluşun çalışanlarını, genel müdürünü, hatta sahibini tanıyorum, ne sıkıntılar içerisinde o fabrikayı yürütmeye çalıştıklarını ben biliyorum.

Değerli dostlarım, gelin, hep beraber organize sanayi bölgelerine gidelim. Ya vatandaş bize yanlış aktarıyor durumunu, durumu belki gayet iyi, bize yalan söylüyor -ki öyle olmadığı aşikâr… Birçok küçük ve orta boy işletme, ay sonunda işçisinin maaşını ödeyemeyecek durumda, SSK primini yatıramayacak durumda, elektrik parasını, telefon parasını ödeyemeyecek durumda. Bunlar, kabul etmesek de bugün içinde bulunduğumuz dönemde Türkiye’nin gerçekleridir.

Bakınız, Türkiye ithalat cenneti oldu. KOBİ’lerden bahsettik, KOBİ’ler sıkıntılar içerisinde dedik. Tabii ki izlenen düşük kur politikası, ithal malı, büyük sanayiciye, ara malı anlamında daha cazip hâle getirdi. Yurt dışından getireceği ara malı yurt içi fiyatlarıyla mukayese ettiği zaman, sanayici yurt dışını tercih ediyor.

Tabii, o, hesabında. KOBİ bu ülke için gerekli, bu ülkenin lokomotifi, temel taşı diye düşünmez büyük sanayici; hesabını yapar, kitabını yapar. Neresi kendi için cazip geliyorsa alımlarını o yönde şekillendirir.

Şimdi, daha önce, bizim ilkokul seviyelerinde yerli malı haftaları olurdu. “Yerli malı”, “millî sermaye” bu kavramlar unutuldu. Şimdi diyeceksiniz ki: “Yahu kardeşim, siz ne kadar statükocu bir partisiniz.” Şimdi,“ küreselleşme“ adı altında insanların kafası karıştırılıyor.

Bakınız, kendi millî sermayeniz, millî sanayiniz yoksa, yarınlarda, ekonomik anlamda, sosyal anlamda bu dışa bağımlılık devam ettiği sürece felaket kapınızdan eksik olmayacaktır, felaket kapınıza yakın olacaktır.

Biz, kapıları sonuna kadar açmışız, ithalat patlaması olmuş. Bunun tersi, yurt içinde üretim yapan sanayici, küçük sanayici, büyük sanayici, kendi üretimini pazarlama adına yurt dışına gidiyor, kapı kapı dolaşıyor. Yani, burada 72 milyonluk bir pazar, Türkiye Cumhuriyeti dururken gidiyor, dünyada kendine pazar arıyor. Yurt dışından kendi nüfusumuza, tüketici nüfusumuza mal alıyoruz ama biz ürettiğimiz malları pazarlama adına çalmadığımız kapı kalmıyor. Bunu da anlamak mümkün değil.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’nin kanı dışarı akıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi şanslı bir parti. Öyle bir dönemde iktidara geldi ki… Bakınız, 2003 Körfez kriziyle beraber dünyada petrol fiyatları aldı başını gitti. Petro-dolarlar havalarda uçuşuyor. Dünyada çok ciddi bir para arzı fazlalığı var. Tabii ki, yabancı yatırımcı kara kaşımıza, kara gözümüze değil, itibarımıza da değil, tatlı kârlar sebebiyle Türkiye’ye geliyor.

Bakınız, çok enteresan, faiz yüzde 18, enflasyon yüzde 8. İçinizde ekonomist vardır, işadamı vardır. Böyle bir hesap aklınıza yatıyor mu, burada bir yanlışlık yok mu sizce? Samimi olalım.

Şimdi, dövizde sıkıntı yok, tamam; rezervler dolu, tamam. Bakınız, ağaca kurt girdi mi içten içe kemirir. Dıştan ağaca bakarsınız dal budak yerinde ama hafif bir esintide o ağacın yerinde yeller eser.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Vahap Seçer (CHP, Mersin). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
