# Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahap Seçer (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 7 Mayıs 2008
- **Gündem:** TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:217)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2008-05-07-turizmi-tesvik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s

> Vahap Seçer (CHP), 7 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:217)); konuşma 1.127 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesi hakkında, grubum Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay, 2008 turizm sezonunu Mersin’de açtı. Demek ki Mersin turizmde önemli bir bölgemiz ve Sayın Bakan da bölgemizi önemsiyor. Ben, bu konuda, ilk milletvekili olduğumda, ilk sözü, gündem dışı sözü bu konuyla ilgili almıştım, inanç turizmiyle ilgili almıştım. Bölgemle ilgili birtakım görüş ve düşüncelerimi buradan paylaşmıştım. Üzerinden yedi ay geçti bu bilgi aktarımımın, görüşlerimi aktarmamın. Ama bakıyorum, özellikle bölgemde “2008 Saint Paul Yılı” ilan edilmişti, onu o konuşmamda aktarmıştım. Üzerinden yedi ay geçti ama açıkçası istediğimiz, arzu ettiğimiz bir çalışma gerçekleştirilemedi.

Mersin ili, hepinizin de bildiği gibi, turizme çok uygun coğrafi, tarihsel, kültürel, doğal özelliklere sahip bir bölgemiz. Bunu burada sürekli tekrar etmenin bir anlamı yok. Bunu Sayın Bakan da biliyor. Dolayısıyla 2008 yılındaki bu etkinliklerin, haziran ayında başlayacak olan inanç turizmine yönelik etkinliklerin daha iyi geçmesi, gelen konuklarımızın daha iyi ortamlarda ağırlanması, ülkemize turizm geliri anlamında daha çok katkı yapması için oraya ivedilikle yatırımlar yapılması gerekiyordu. Buradan, kürsüden Sayın Bakandan rica etmiştim ama üzülerek söylüyorum, o günden bugüne istenilen aşamaya gelememiş durumdayız. Diliyorum… Bu saatten sonra zaman daralmasına rağmen yine buradan Sayın Bakanı uyarıyorum: Bu konuda lütfen ilgili olun, bu konuda hassas olun ve bölgeme gerekli yatırımların yapılması konusunda talimatlar veriniz diye buradan uyarıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabii ki bir yandan turizmin öneminden bahsederken, bir yandan turizmin gelişmesine, kalkınmasına yönelik burada yasalar yaparken güzide turizm bölgelerini de birtakım aldığımız yanlış kararlarla, yanlış uygulamalarla turizm yapılamaz hâle getiriyoruz. Yine Mersin ilinden örnekler vereceğim. Sayın Bakanın bu konuda bilgisi var. Mersin’de meslek odaları, sivil toplum örgütleri bu konu için Sayın Bakanı ziyaret ettiler. Orada bir balık çiftlikleri sorunu var. Orada on üç adet balık çiftlikleri kurulmasına yönelik tahsisler yapıldı ve o güzelim sahilde, güzelim turizm kenti Mersin sahillerinde bu balık çiftliklerinin ileride ciddi tahribatlara yol açacağını, çevre kirliliği anlamında önemli tahribatlara yol açacağını ben düşünüyorum. Bu konuda kendisinin tekrar buradan ilgisini rica ediyorum.

Yine Mersin ilinde nükleer santral konusu var. Tabii ki bu projeyi ortadan kaldırmaya veya feshetmeye gücü yeter mi yetmez mi bilemiyorum ama bunu da turizmi baltalayacak bir çalışma olarak ben değerlendiriyorum.

Ayrıca, Tarsus’ta kurulacak olan kimyasal katı atık bertaraf tesislerini de yine ileriki dönemlerde turizm kenti Mersin ilinin turizmine balta vuracak birtakım projeler olarak ben burada addediyorum.

Değerli arkadaşlarım, kanun tasarısının 6’ncı maddesiyle 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’na geçici madde ekliyoruz. Eklenen geçici maddeyle, Anayasa Mahkemesinin aldığı iptal kararından sonra Resmî Gazete’de gerekçesini yayınladığı tarih olan 24 Kasım 2007 tarihinden önce turizm tahsisi almış, ön izin almış, Turizm Bakanlığından aldığım bilgiye göre toplam elli sekiz adet tahsisin bu yasa maddesiyle yatırıma devam etmesinin yolu açılıyor, tabii ki bu yasa hükümlerine uyması şartıyla, kaydıyla.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa değişikliğini tekrar yüce Meclise getirme amacımız… Daha önce Anayasa Mahkemesinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8’inci maddesinin bazı bölümlerinde iptal kararından sonra böyle bir yasa değişikliğine ihtiyaç hasıl olduğu ortaya çıktı ve bu yasa değişikliği tasarısı ilk olarak mensubu bulunduğum Tarım, Orman Komisyonuna geldi. Açıkçası, ben orada görüşlerimi açıklarken bu yasa tasarısına karşı olmadığımı dile getirdim, burada da dürüstçe ifade etmek istiyorum, çünkü ben de turizmi önemsiyorum. Niçin önemsiyorum turizmi? Türkiye'de ciddi bir istihdam sıkıntısı yaşanıyor. İşsizlik oranı resmî rakamlara göre yüzde 10 ama gerçekte, baktığınız zaman bu rakamlar yüzde 20 civarlarına kadar yükseliyor. Hâl böyle olunca Türkiye'nin yatırım yapması gerekiyor, Türkiye'nin istihdam alanları açması gerekiyor. Bunu nasıl yapacağız? Sanayi devrimini ıskalamışız, bilişim devrimini ıskalamışız. Elbette ki mevcut Türkiye koşullarında imkânımız olan, coğrafi anlamda büyük imkânlar sağlayan, tarihî anlamda büyük imkânlar sağlayan, kültürel anlamda büyük imkânlar sağlayan turizm konusunda yatırımların bugün için hem hızı anlamında hem ivedilikle yapılabilecek en kolay yatırımlar olması anlamında desteklediğim bir yatırım türü. Tabii ki burada asıl sorun… Sayın Uslu az önce söyledi: “Muhalefet milletvekilleri, aslında, çıkıyorlar kürsüye ‘Biz turizm yatırımlarına karşı değiliz.’ diyorlar ama dönüyorlar muhalefet ediyorlar, muhalefet olduklarını iddia ediyorlar.” Ben burada Sayın Uslu’yu rahatlatma anlamında… Evet, biz Türkiye'de yatırımlara karşı değiliz, turizm yatırımına karşı değiliz ama Türkiye'nin bu konuda şeceresi bozuk, siyasetçilerin, yürütmenin, Bakanlığın şeceresi bozuk. Nedir? Doğal katliamlara göz yumduk, yandaşlarımıza birtakım tahsisleri peşkeş çektik, yani tüyü bitmemiş yetimin hakkını götürdük ona buna yedirdik. Burada sıkıntılar var. Bizim endişemiz, bizim korkumuz, yine böyle bir anlayışın süregitmesi. Hepimizin ortak sıkıntısı nedir? Tüm siyasetçilerin, gerçekten halkını düşünen, dürüst davranan bütün siyasetçilerin ortak şikâyeti nedir Türkiye'de? Türkiye'de olan yolsuzluklardır. Hani “hortumlar” diyoruz ya, 2 inçlik hortumları kesiyoruz, 5 inçlik hortumlar bağlıyoruz. Sıkıntı burada. Bunları ortadan kaldırmanın yollarını arıyoruz. Tabii, bunlar iyi dileklerle de olmuyor, yasalarla yapılması gerekiyor, yasalarda açık kapıların bırakılmaması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi bunu niye bozdu? Diyor ki: Sen çerçeveyi çizememişsin. Hangi alanları, hangi şartlarda turizme tahsis edeceksin, bunu ortaya çıkar, bunu ana hatlarıyla belirle. Sen, yasamanın yetkisini yürütmeye veremezsin. İki dudağının arasında Sayın Bakanın, onun asaletine bağlı, onun basiretine bağlı. Kimlere, hangi şartlarda, nasıl tahsis verecek?

Elbette ki, tabii ki mevcut Bakanımıza karşı yöneltilmiş bir suçlama değil, ben bu değerlendirmeleri genel anlamda yapıyorum. Onun için, elbette, Sayın Uslu, yatırımlara karşı değiliz ama ülkemizde gerçekleştirilen bu anlamdaki talanlara karşıyız, soygunlara karşıyız, istismara kesinlikle ve kesinlikle karşıyız. Bakın, birkaç örnek vermek istiyorum. Son günlerde Pina Yarımadası’nda izinsiz dolgu yapıldı iskele yapma amacıyla. Sayın Bakanımın da bilgisi vardır bu konuda. Bakıyorsunuz, basından takip ediyoruz, ufak tefek cezalarla bu geçiştiriliyor ve ilginç olan, bu firmaya turizm katkı ödülü veriliyor. Sizin de bilginiz var, sizi de hayrete düşürdü bu haber. Biz bunları anlayamıyoruz.

Sultanahmet’te Four Seasons Oteli, onu da biliyorsunuz, tarihi eser üzerine ek inşaat yapılıyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bu konuda dava açıyor, nazım imar planı değişikliğiyle ilgili dava açıyor, Danıştay 6. Dairesi bunu durduruyor, yürütmeyi durduruyor ama bakıyorsunuz, inşaat devam ediyor. Sayın Bakanın açıklaması: “Bilgim var. Büyükşehir Belediye Başkanına ve Eminönü Belediye Başkanına talimat verdim, bu konuyla ilgilenecekler.” diyor. Şimdi, burada, kurumlar arasında bir iletişim bozukluğu var, bir uyum bozukluğu var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer, devam edin.

VAHAP SEÇER (Devamla) – Yani bir tarafta, af buyurun, değerli yöneticilerimiz, değerli idarecilerimiz, değerli bakanlarımız var ama diğer tarafta bu işi suiistimal eden, bu işi görmemezlikten gelen, bazı nedenlerden görmemezlikten gelen kurumlarımız da var, belediyelerimiz de var. Bu kurumlar arasındaki uyumu da, iletişimi de iyi sağlamamız gerekiyor. Yani basın olmasa Türkiye’deki doğal, tarihi, turizm anlamındaki katliamları, suistimalleri duymayacağız, görmeyeceğiz. Onun için Sayın Bakandan yine rica ediyorum -yeni işbaşına gelmiş bir Bakandır- bundan sonraki çalışmalarınızda, lütfen, bu konuya önem verin, bu konuyu dikkate alın. Bir komisyon kurun, bir tim kurun ve gerçekten ülkemizin doğal zenginliklerini, tarihî güzelliklerini para uğruna, rant uğruna katleden bu insanların tepesine sizler çökün lütfen.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa tasarısı belli ki yüce Genel Kuruldan geçecek. Diliyorum Anayasa Mahkemesi bunu bozmaz, yasalara uygun bulur ve ülkemizin turizminin geleceği anlamında büyük katkılar sunar.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Vahap Seçer (CHP, Mersin). “Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2008-05-07-turizmi-tesvik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
