# İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahap Seçer (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mayıs 2009
- **Gündem:** İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2009-05-12-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi

> Vahap Seçer (CHP), 12 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

3285 Sayılı “Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu”nun 41. Maddesine 1 (Bir) Fıkra Eklenmesine Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasıyla ilgili önergenin lehinde söz almış bulunuyorum.

3285 sayılı Kanun’un 41’inci maddesi, tazminat ödenecek hayvan hastalıklarını içermekte ancak tazminat ödenecek hastalıklarda kuduz hastalığı yer almamaktadır. Kanun teklifimizin amacı, 3285 sayılı Yasa’nın 41’inci maddesine bir fıkra eklenerek kuduz hastalığının tazminat ödenecek hastalıklar kapsamına alınmasıdır.

Değerli arkadaşlarım, tabii, 21’inci yüzyılda, hâlâ Türkiye’de kuduz hastalığından söz etmek bana göre ülkemiz için bir ayıp ama bu gerçek. Hâlâ bu vakalar ülkemizde görülmekte. Neticede, bu vakaların görüldüğü durumlarda, üretici, olayın maddi boyutunu düşünüyor. Hayvanlarında böyle bir hastalık gördüğü zaman bunu yetkili kurullara bildirmesi gerekirken ama hayvanının elinden gideceği varsayımıyla, o düşünceyle, maddi kayba uğrayacağı varsayımıyla bu hastalıkları yerinde ve zamanında yetkililere bildirmekten imtina ediyor. Tabii, bu durum da toplum sağlığını etkileyen bir durum ortaya çıkartıyor.

Hayvan sağlığı önemli bir konu değerli arkadaşlar, Avrupa Birliği müzakere sürecinde otuz beş fasıl başlığından üç tanesi tarımla ilgili ve bunlardan bir tanesi de hayvan sağlığını ilgilendiriyor özellikle. Bu anlamda, Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla ilgili ve hayvan sağlığıyla ilgili mücadeleyi etkin yapması gerekiyor, bu konuda daha fazla kaynak ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Ülkemizde hayvansal üretim istediğimiz düzeylerde değil. Avrupa Birliğine baktığımız zaman toplam tarımsal üretimin yüzde 65’ini hayvansal üretim oluşturuyor ancak ülkemize baktığımızda bu oranın yüzde 35 seviyelerinde olduğunu düşünüyoruz. İşte, bu süreç içerisinde bu oranı yükseltmemiz gerekiyor. Bu müzakere süreci içerisinde özellikle Avrupa Birliğinin et, et ürünleri veya hayvansal ürünlerin ticaretinin sınırlanması konusundaki Türkiye'nin bakış açısına olumsuz yaklaşıyorlar ve bu konuda Türkiye’yi sıkıştırıyorlar “Et ithalatını açın, hayvansal üretim ithalatını açın.” diye. Tabii, önümüzdeki süreçte hayvancılığımızı belirli noktalara getiremezsek, bu sektörü, bu üreticileri kendi ayakları üzerinde duracak duruma getiremezsek önümüzdeki günlerde çok daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabileceğimizi düşünüyorum.

Hayvansal üretim, aynı zamanda toplum sağlığı açısından önemli, çocuklarımızın, gençlerimizin sağlıklı yetişmesi açısından önemli. Hayvansal protein, tabii, çocuklarımızın beslenmesinde önemli bir yer tutuyor. Bu anlamda süt tüketimi, et tüketimi veya diğer hayvansal ürün tüketiminin ortalamasına baktığınız zaman, gelişmiş ülkelerle mukayesede oldukça geri noktalarda olduğumuzu göreceğiz. Bu anlamda da hayvansal üretimin artırılmasını önemsememiz gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten hayvancılığa 2000 yılından bu yana ciddi destekler verildi, bunu kabul etmek durumundayız ve bu konuda da ciddi yatırımlar yapıldı ama baktığınız zaman, aradan dokuz yıl geçmiş hayvancılığın geldiği nokta istenilen düzeyde değil. Burada benim kişisel görüşüm, yanlış planlamaların olması, yanlış birtakım politikaların uygulanması ve bunda ısrar edilmesinin, bugün hayvancılığın hâlâ Türk tarımında ciddi bir sorun olmasının ana nedenlerinden bir tanesi olarak düşünüyorum.

Hayvancılıkta sorunlar vardır. Son zamanlarda birçok destek kaldırıldı. Bu anlamda destekleme yöntemi çok radikal bir kararla değiştirildi ve “hayvan başı destek” yöntemine geçildi.

Destekler gününde ödenemiyor. Zaten yetersiz olan destekler gününde ödenemeyince de hayvansal üretim yapan çiftçilerimiz, üreticilerimiz burada mağduriyet yaşıyor.

Hatırlayacağınız gibi, 2009 bütçesinde tarımsal üretime ayrılan destek miktarı son anda yüzde 11 kesintiye uğradı. Zaten destekler yetersizdi, bu kesinti de hayvansal üretime özellikle darbe vuran önemli kesintilerden bir tanesi oldu.

Türkiye’de her zaman gündeme gelen kaçak et ve canlı hayvan kaçakçılığı bir türlü halledilememiş durumda. Bu sorunu temelli olarak ortadan kaldıramamış durumdayız.

Meraların talanı önlenemedi veya bu mücadelelerde yetersiz kalındı. Bunu kabul etmek zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Vahap Seçer (CHP, Mersin). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2009-05-12-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
