# Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahap Seçer (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 11 Haziran 2009
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2009-06-11-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Vahap Seçer (CHP), 11 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 777 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 385 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 22’nci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değişiklik önergemizde, 22’nci maddede yer alan “Depoculuk Kanunu çerçevesinde” ibaresinin “Depoculuk Kanunu hükümleri” olarak değiştirilmesini talep ediyoruz. Bu değişiklikle kanun maddesine açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz günlerde açıklanan yatırım teşvik paketiyle ilgili bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum. Bu yatırım teşvik paketi, tabii, ülkemizin, hatta dünyanın içinde bulunduğu ekonomik krizin hâlâ hüküm sürdüğü bir ortamda açıklanan bir teşvik paketi.

Tabii bu paket açıklanırken, Türkiye’nin mevcut içinde bulunduğu, özellikle istihdama dönük sorunların aşılması amaçlanıyordu. Elbette ki ülkemizde yatırıma ihtiyaç vardır; istihdam için ihtiyaç vardır, gayrisafi millî hasılaya katkı yapsın diye, üretim olsun diye ihtiyaç vardır, ihracat için ihtiyaç vardır. Ama Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu krizden dolayı mevcut faaliyette bulunan sanayi tesisleri ve diğer sektörler, tarım sektörü, vesair sektörler, inşaat sektörü, imalat sektörü, bu paket içerisinde sektör olarak teşvik edilecek, desteklenecek hangi sektörleri düşünürsek düşünelim, göz önüne alırsak alalım, bütün sektörler şu anda zaten ciddi anlamda bir kriz içerisinde.

Sanayi sektöründe zaten kapasite kullanım oranları, belki de geçmiş yıllara göre mukayese ettiğiniz zaman en düşük oranlarda. İşsizlik, mevcut krizin ortaya çıktığından bu yana yüzde 10 sevi-yelerinden, yüzde 15 seviyelerine çıkmış; 2,5 milyon işsizimiz 4 milyon, 4,5 milyon seviyelerine yükselmiş.

Bütün bu sorunlar varken, tabii, bir iş adamına sorarsanız “Yatırım için en uygun ortam hangi ortamdır?” Tabii, ortamın güllük gülistanlık olduğu, piyasaların iyi olduğu, talebin yoğun olduğu, para kazanıldığı dönemler daha çok iş adamları için yatırıma müsait dönemlerdir. Böyle kriz ortamlarında insanlar mevcut işletmelerini, mevcut fabrikalarını devam ettirmek, çalışmalarını devam ettirmek, faaliyetlerini devam ettirmek, krizden en az zararla kurtulma yönünde o enerjilerini harcamayı tercih ederler. Böyle dönemlerde pek yatırım düşünülmez.

Benim tespitime göre bu yatırım teşviki birçok sektörü ele almış ama daha çok büyük projelere uygun bir teşvik paketi olarak yorumluyorum. Âdeta adrese teslim bir teşvik paketi, vücut belli ona göre bir kumaş biçiliyor. Bu teşvik paketi incelendiğinde daha çok büyük projelere, örneğin rafineri yatırımları, enerji, boru nakil hattı yatırımları, bu projelere katkı sunacak bir yatırım teşvik paketi olarak algılıyorum. Yoksa, küçük ve orta boy işletmelerin veya ondan biraz daha büyük işletmelerin, tekrar yeni tesislerin kurulmasına yönelik bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Zaten bu yatırım teşvik paketinin mali portresine baktığınız zaman -Sayın Başbakan da dün açıkladı- pek beklenen büyüklük seviyesinde değil, 250 milyon TL gibi bir maliyetten söz ediyor. Tabii böyle bir maliyetin şu anda Türkiye ekonomisine ve yatırımlara sağlayacağı katkı da burada tartışma konusu olabilir.

Ayrıca, bölge ve sektör tespitlerinde ciddi hataların olduğunu ben gözlemliyorum. Nitekim bu bölgeler -dört bölge- tespit edilirken 2002 yılının verilerine göre TÜİK çalışmaları sonucu elde edilmiş sosyoekonomik gelişmişlik endeksi kriterleri göz önüne alınmış ama 2002’den bu yana yedi yıl bir süre geçti, o süreç içerisinde Türkiye’de çok şey değişti, o gün doğan çocuk bugün yedi yaşında. Dolayısıyla, bölgesel anlamda baktığınız zaman da yedi yılda -belli bir bölgeyi düşündüğünüz zaman- çok şeylerin değiştiğini görebileceksiniz.

Bakıyorum, benim seçim bölgem Mersin ikinci bölgede yer alıyor, oysaki Gaziantep, Konya, Kayseri, Hatay, Samsun gibi illerimiz üçüncü bölgede yer alıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer, konuşmanızı tamamlayınız.

VAHAP SEÇER (Devamla) – Tabii, üçüncü bölgede yer almaları onların bu yatırım teşvikinden daha fazla avantajlar sağlayacağı anlamına geliyor. Mersin ile Gaziantep’i karşılaştırdığınız zaman kimse iddia edemez ki Mersin Gaziantep’ten çok daha fazla gelişmiştir veya Konya’yla mukayese ettiğiniz zaman.

Zira, benim seçim bölgeme bakıyorsunuz, gerçekten Türkiye'nin sosyolojik anlamda birtakım yüklerini çeken önemli yerleşim birimlerinden bir tanesi. Güneydoğu’dan göç aldığını hepimiz biliyoruz, çok yoğun iç göçe muhatap olan bir bölgemiz. Orada işsizlik oranını incelediğiniz zaman Türkiye ortalamasının en az 2 katı fazla işsizliğin hüküm sürdüğünü göreceksiniz. Bu anlamda değerlendirmelerin çok daha objektif yapılmasını ben dilerdim ama bakıyorum ki burada bana göre siyasi birtakım müdahalelerin kokusunu ben alıyorum, bunu da yadırgıyorum açıkçası.

Bizim bölgemizin seçim dönemi çalışmalarında sizin de milletvekili…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer.

VAHAP SEÇER (Devamla) – Hemen bitireceğim Sayın Başkanım.

Mevcut iktidarın milletvekilleri de beni doğrulayacaklardır. Bize Mersin’de seçim çalışma-larında, programlarda sordukları zaman “Mersin’in en önemli sorunu nedir?” diye, hepimiz, hep bir ağızdan “İşsizlik” diyorduk. “Peki, bu konuda çözüm önerileriniz nelerdir?” diyorduk. Sayın Kürşad Tüzmen 3T formülünü ortaya atmıştı. Nedir bu 3T formülü? Tarım, turizm ve taşımacılık ama bakıyorum sektörel bazda bizim bölgeye desteklenecek sektörlerde turizm unutulmuş, taşımacılık unutulmuş, tarım unutulmuş. Bu anlamda, tekrar bu teşvik paketinin gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bölgelere has birtakım özelliklerin sektör seçiminde göz önüne alınması gerektiğini düşünüyorum.

Sayın Başbakanın da bu konuda açıklaması var, kabul ediyor “2010’a kadar TÜİK bu konuda tekrar bir çalışma yapacak ve 2010 sonuna kadar tekrar bölgeler güncelleştirilecek ve ilan edecek.” diyor.

Diliyorum Sayın Başbakanın dediği gibi olur ve bu haksızlıklar ortadan kalkar diyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Vahap Seçer (CHP, Mersin). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2009-06-11-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
