# Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.1241)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2006
- **Gündem:** TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.1241)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c139/b031/tbmm221390310284.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahdet-sinan-yerlikaya-22-2006-12-13-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka

> Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP), 13 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.1241)); konuşma 1.370 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADİNA VAHDET SİNAN YERLİKAYA (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, 1241 sıra sayılı Teklif üzerinde Grupadına konuşuyorum Bu münasebetle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum

Değerli arkadaşlarım, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da boşaltılan, yakılan, yıkılan 3 42R koy ve mezradan zorunlu goç eden 400 bini aşan yurttaşımızın temel hak ve özgürlükleri, yıllardır, kitlesel olarak, sistematik bir biçimde ihlal edilmiştir Yaşam, barınma, eğitim ve sağlık hakları çiğnenmiş, 200 bine yakın çocuklarımızın yaşamları âdeta karartılmış durumdadır

Bölgede ekonomi kalmamıştır, yatırımlar durmuştur, hayvancılık çökmüştür Değerli arkadaşlarım, ıssızlık, ülkede olduğu gibi de bölgede tarihin rekor düzeyine tırmanmıştır Köyleri boşaltıl mış 70 bin ailenin, 400 binden fazla yurttaşımızın dramı daha da ağırlaştırılmıştır Yıllardır peıışan halde, devletin el uzatmasını, maddi ve manevi zararlarının giderilmesini beklemektedirler

Köylerinden, beldelerinden koparılan bu insanlar buyuk kentlerin varoşlarına, temin edilen küçük barakalara sığınmak, orada yaşama tutunmak, orada hayatını devam ettirebilmek zorunda kalmış durumdadırlar Kent varoşlarına, kaderırt teık edilen bu ailelerin çocuklarının önemli bıı bolu mu okul yerine sokaklarda hırsızlık, kapkaç ve lıner batağına saplanmışlardır

Tabu ki bu ayıp devleti kotu yönetenlerin ayıbıdır Bu ayıp, değerli arkadaşlar, hepimizin ayıbıdır Bu ayıp devam ettiği müddetçe de ne iç barış kalır ne istikrar kalır Bu ayıp devam ettiği müddetçe de hem bölgemizde hem ülkemizde istikrar kalmaz, rahatlama olmaz ve ne yazık ki, değerli arkadaşlar, akan goz yaşları da durmaz

Değerli arkadaşlarım, terörden ve terörle mücadeleden doğan bu ayıplar, bu mağduriyetler devletin samımı ve içten desteği ve öncülüğüyle hızla giderilmelidir Bu mağduriyetleri gidermek, devletin, sosyal hukuk devletinin sorumluluğundadır, yurttaşlarına olun borcudur "Kusursuz sorumluluk" kuralının gereği ve anlayışıyla devlet bu mağduriyetlere artık bir son vermelidir Bu anlayış içinde, Türkiye'nin yerinden edilme sorununun çozumu yolunda bugüne değin attığı en önemli adım olan Tazminat Yasası'nin kabul edilmesinde, elbette ki, uluslararası kamuoyunun baskıları etkili oldu Birleşmiş Milletler özel temsilcisi, çatışma ortamından etkilenen mağdurların zararlarının kar- şıianmasına yönelik bir yasanın çıkarılması çağrısında bulundu Avrupa Birliğinin de Tazminat Ya- sası'nı Türkiye'nin üyelik suıecmde yeııne getirmesini beklediğini siyasal kriterlere dâhil etmesi üzerine. Hükümet, Avrupa Birliği muktesebatının üstlen ilmesine ilişkin ulusal programda bunu taahhüt etti Böylece, Tazminat Yasası, 27 Temmuz 2004 yılında meriyete gırdı Yasa'yı yürürlüğe koyan Yonetmelık'se20 Ekim 2004 tarihinde yürürlüğe gırdı, dalıa sonra, 15 Eylül 2005'te Yasa'da yapılan bir değişiklikle 3 Ocak 2006'da yunırtuğe gııdı ve 3 Ocak 2006 yılından sonra da, önümüzdeki ocak ayında son bulmak uzeıe, bu Yönetmelik, bir sure koymuştu

Değerli arkadaşlarım, bu Yasa, bir anlamda, yalnızcı mağduriyetleri giderme olarak görülmemelidir Bu Yasa, aynı zamanda, devlet-vatandaş ilişkilerim onarmak, karşılıklı güvensizlikleri, korkuları, şüphelen yok etmek için tarihî bir tırsat olarak değerlendirilmelidir Devlete olan güvenin kökleştirilmesi, vatandaş-devlet kaynaşmasının artırılması ve toplumsal barışa katkıda bulunması konusunda, bu Yasa, önemli bir adımdır

Bu Yasa, 19R7 yılından bu yana leror eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilere tazminat vermeyi amaçlıyor Yanı, bu Yasa, 3 çeşit zarar karşılıyor

1) Taşınır ve taşınmaz mallara gelen zararlar

2) İnsan can ve bedenine gelen zararlar

3) Bireylerin mallaıına ulaşamamalarından dolayı meydana gelen zararlar

Değerli arkadaşlar, bu Yasa, alelacele ve iyi bir uzman kadrosunca hazırlanmadığı için amaçlanan sonuçları da karşılayamamaktadır Çunku, bir defa, Yasa'da, manevi tazminat öngörülmemektedir Bu bir eksıklıktıı değerli arkadaşlar Yanı, maddi tazminatların yanında, vatandaşlarımızın uğradıkları manevi tazminatın da büyüklüğüne dikkat çekmek istiyorum Yıllarca o bölgede avukatlık yapan bir insan olarak bunları yakınen duydum, vatandaşımızın hem maddi hem manevi zararlarının ne kadar buyuk olduğuna yakınen şahit oldum

Değerli arkadaşlarım, bu yasanın önemli eksiklerinden bin de zararların belgelenme konusun dakı başvuruya yukledığı ispat yukudur Bu ispat yuku çok ağır bir biçimde devam ediyor Zaten, bu ispat yukuyledır ki Demin Sayın Naci Aslan konuşmasında belirtti Bakınız, Ağrı'da 2 300 tane başvuru yapılmış, 400'un üzerinde dosya sonuçlandırılmış, bu sonuçlanan 400 kusur dosyanın yalnızca 30'u olumlu bir biçimde sonuçlandırılmıştır Yanı, neden bu misali veriyorum7 Bu misali ağır bir ispat yukunun başvuruya yüklediği bir zorunlu yuk olarak gördüğümden ortaya koyuyorum Artık obur tarafını sız duşunun değerli arkadaşlar

Yine, bu yasa, karakolu olan köylerdeki zararları tazmin etmiyor değerli arkadaşlar, "efendim, orada karakol var, karakolda zarar olmaz" diye Hâlbuki, değerli arkadaşlar, bakınız, burada bir şeyi kaçırıyoruz, ince bir noktayı kaçırıyoruz Örnek Bizim Tunceli Merkez'ın Karşılar diye bir koyu var 1997 yılında PKK tarafından buraya bir havan atışı yapıldı, karakola isabet etmek üzere, ama, bu havan topu karakola isabet etmedi, gitti, koylunun ağılına, evine isabet etti Orada olum va kalan oldu, orada yaralanmalar oldu, orada bir suru vatandaşımızın hayvanları telef oldu ve bir suru insanımızın da kap kaçağı, malı mulku ortadan gitti Şimdi, sız burada tazminat ödemeyecek mısınız'' Yanı, çok eksikleri olan bir yasa

Yine bir başka eksiklik Çalışma ortamı nedeniyle kendilerim güvende hıssedemeyen, çatışma ortamı nedeniyle ekonomik koşullarından yoksun olan vatandaşlar köylerini terk etmek zorunda kaldılar Şimdi, bu yasayla buraya başvurduklarında, oradaki jandarma veya güvenlik güçlen, bunlar kendi koyunu gonullu terk ettiklerinden dolayı, bir tutanak tanzim ederek, bu vatandaşlann zararlarını ödeyememektedirler

Astında, hiçbir insan orada gonullu evini terk etmedi değerli arkadaşlar Biliyorsunuz, hem devletin hem PKK'nın yaktığı, yıktığı ve boşalttığı köyler vardır PKK özellikle korucu köylerini yakiı yıktı, devlet de PKK'nın lojistik destek sağladığı, uğradığı, orada yeme içme talebinin karşılandığı köyleri boşalttı ve zararlar böylece meydana geldi Şimdi, bu zararların karşılanmaması, kendi koyunu gonullu terk elli diye zararlarının karşılanmaması, bir haksızlık olarak, tabu ki, ortada duruyor Bundan da vazgeçmek gerekiyor

Değerli arkadaşlarım, yine, bir sıkıntı da, zarcıların ispatından kaynaklanıyoı Şimdi, Yönetmelik, mağdurların zararlarının, olay tutanağı, sağlık laporıı, bak sahipliği gibi belgelerle kanıtlanmasını gerekli kılıyor Bölgenin durumu goz onune alındığında, bu belgelerin başvuru sahiplen tarafından temin edilmesi oldukça guç görünüyor Olağanüstü bir donem içinden geçen vatandaşlarımızın bu belgelen temin edememesi çok normaldir Duşunun, 1994-1995 yılında evi yakılan, yıkılan, kap kaçağı giden, hayvanı telel olan insan, eğer. o gıın. jandarmaca, güvenlik güçlerince bir olay tutanağı tutulmamışsa, bunu nasıl ispat edecek7 İşte, olay binaya geldiği zaman tıkonıyoı ve vatandaşa sembolik bir zarar verilerek, vatandaşın derdine, yanı lııç derman olmayacak olçude para veriliyor Bu da, hiçbir karşılama yapmıyor

Değerli arkadaşlar, yine, söyledim, vatandaşımızın bu yakılma yıkılma olayında yok olan evdeki eşyalaıın durumu ne olacak9 Yine, beslediği hayvanların, telet olan hayvanlarının durumu ne olacak7 Burada da, bir açıklık yok Maalesel, burada zarar ziyan meselesi ortaya konulduğunda, çok guç, ağır bir ispat yuku altında vatandaş bu zarar ziyandan, artık, vazgeçmek dutumunda kalıyoı

Yine, değerli arkadaşlar, insan hayatı ve bedenine gelen zararlar ıçm son derece duşuk bir tazminat öngörülmektedir ki, bu tazminat sabit bir tazminattır, 14 bin, yanı eski tabirle 14 milyar lira Şimdi, değerli arkadaşlar, duşunun, bir vatandaşın olumu 14 milyar lirayla ölçülebilir mı9 Hele hele bu yaşlı-genç demeden aynı olçude gittiğine göre, duşunun, otuz yaşındaki bu insanın olumu ile yetmiş yaşındaki insanın olumu bir mıdır9 Yanı, ona da 14 milyar veriyorsunuz, ona da veriyorsunuz Burada çok haksızlık var, yanı, ortada buyuk bir haksızlık var

{Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VAHDET SINAN YERL1KAYA (Devamla) - üaym Başkan, birkaç dakika daha verir mısınız''

BAŞKAN - Sayın Yerlıkaya, lütfen toparlayın

Buyurun

VAHDET SINAN YERLIKAYA (Devamla) - Tabu, komisyonlar çok ağır çalışıyor Komisyonların ağır çalışmasını da bir yandan nounal görüyoruz Duşunun, Tunceli'de ıkı komisyon kurulmuştu, şimdi bir komisyon çalışıyor

Değerli arkadaşlarım, bu komisyonları, bana göre, ılçeleıde kaymakamın başkanlığında ve oradaki, o bölgedeki insanların emrine verirsek, daha hızlı çalışmasını temin ederiz ve daha faydalı sonuçlar alabiliriz Bu komisyonların da kendtne ozgu çok zorlukları var, işte, ozluk işlen var, yine başka durumlaıı var, çalışmamaları Bazı konular kaynaksızlıklardan kaynaklanıyor, bunların da giderilmesi lazım

Yine hır konu da, kararlaştırılmış bu zararlarının ödenmemesi Yanı. hakikaten, paralar çok geç geliyor Geç gelen parada da vatandaş hiçbir şey anlamıyor Bunlarm da hızlı bir biçimde ödenmesi lazım

Bir konuya daha dikkat çekeceğim Değerli arkadaşlar, bu, şimdi alt komisyonlar köye gidiyor, zarar ziyanı diyelim 100 milyar olarak bir vatandaşın zaıaıını tespit ediyor, alt komisyon, keşif ya- pıyoı, bölgeye gidiyor Şimdi, bu, ust komisyona geldiğinde, vah veya kaymakam, vah yardımcısı veya kaymakam bunu 10 milyara çekiyor, 20 milyara çekiyor

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yerlıkaya, lütfen Ek sureyi, biz, teşekkür ıçm ve toparlamanız ıçm veriyoruz

VAHDET SINAN YERLIKAYA (Devamla] - Bir dakika daha Sayın Başkan, toparlıyorum

BAŞKAN - Lütfen Teşekkür ediyorum

VAHDET SINAN YERLIKAYA (Devamla) -Teşekkül ederim de konu çok önemli Sayın Başkan

BAŞKAN - Lütfen, Sayın Yerhkaya

VAHDET SINAN YERLIKAYA (Devamla) - Bu 100 milyara bu 10 mılyaı vcımek ınsafsi7- lıktır arkadaşlar Bunu yapmayalım, bu konudan vazgeçelim

BAŞKAN - Teşekkür için Sayın Yerhkaya Lutlen

VAHDET SINAN YERLIKAYA (Devamla) - Neyse

Ben de teşekkür ederim, yine de bu kadar zaman veıdığmız için (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP, Tunceli). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.1241)”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahdet-sinan-yerlikaya-22-2006-12-13-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c139/b031/tbmm221390310284.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
