# Bitlisin düşmün işgalinden kurtarılışının 87 nci yıldönümü hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Vahit Kiler (AK Parti, Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2003
- **Gündem:** BİTLİSİN DÜŞMÜN İŞGALİNDEN KURTARILIŞININ 87 NCİ YILDÖNÜMÜ HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/vahit-kiler-22-2003-07-30-bitlisin-dusmun-isgalinden-kurtarilisinin-87-nci-yildonumu-hk

> Vahit Kiler (AK Parti), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİTLİSİN DÜŞMÜN İŞGALİNDEN KURTARILIŞININ 87 NCİ YILDÖNÜMÜ HK); konuşma 718 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

VAHİT KİLER (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Ağustos 1916'da düşman işgalinden kurtarılan Bitlisimizin kurtarılış günü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Balkan Harbinden yeni çıkan Osmanlı Devleti, daha yaralarını sarmadan kendisini Birinci Cihan Harbinin ortasında bulmuştur. İlan edilen seferberliğe yürekten icabet eden Bitlisli, davulla zurnayla, âdeta düğüne gider gibi cepheye gitmiştir. Bu kahraman Bitlislilerin çoğu şahadet mertebesine yükselerek, kan gölüne akseden hilal ve yıldızımızın parlaklığına parlaklık katan olmuşlardır. Her biri, gökte bir yıldız topu, al bayrağımızdaki sevgilisi, hilalini bekleyen bu vatan evlatları, göğe yükselip parlamadan önce, Sarıkamış harekâtında donarak ebediyete intikal etmişlerdir; ruhları şad olsun, vatan sağ olsun diyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Rus Çarı Deli Petro'nun sıcak denizlere inme hayali içindeki Çarlık Rusyası orduları Ermeni çapulcularıyla birlikte Bitlis'i işgal etmişlerdir. Temmuz 1915'te, hem de bir mübarek ramazan gecesinde Rus işgaline uğrayan Bitlis'in yaşlıları ve çocukları göç yollarına düşerken, Bitlis'te görevli Yarbay Ali Çetinkaya komutasındaki Türk birliği ve milis kuvvetleri Bitlis'i kahramanca savunmuş ve düşman askerleri, Ulu Önderimizin dediği gibi, geldikleri gibi gitmişlerdir; ama, düşman -yani Rus askerleri ve Ermeni intikam tugayı- 1916 Şubatının sonlarında tekrar harekete geçmiştir. Türk tarafı, sayı ve cephane açısından kendisinden hayli güçlü olan düşmana direnmiş; ama, 3 Mart 1916'da, sabaha karşı saat 05.00'te gücü tükenmiş ve yenilgiye uğramıştır.

Bitlis, tarihinde görmediği zulmü görmüş; insanlar, Ermeniler ve Rusların işkencelerine maruz kalarak can vermişlerdir; göç etmeyenler işkenceyle, göç edenler ise çetin kış şartlarına mahkûm olarak ölüme terk edilmişlerdir.

Yaşlı ve hasta insanları katleden bu gözüdönmüşlere birilerinin "dur" demesi gerekiyordu. Bütün bu katliamlar, sonunda, Türk Genelkurmayını harekete geçirmiş ve Mustafa Kemal'in komutasındaki Türk birliği Bitlis'i geri almıştır. O zamanlar general olan Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle, 1 Ağustosta başlayan Türk taarruzu sadece bir hafta sürmüş ve 8 Ağustos 1916'da Bitlis istiklaline kavuşmuştur. Tarih, bir kez daha tekerrür etmiş ve düşmanlar bir kez daha geldikleri gibi gitmişlerdir.

Değerli arkadaşlarım, Sultan Alparslan'ın, 1071'de, Malazgirt Savaşıyla Anadolu'yu Türklere açmasında büyük rol oynamış olan Bitlis, beş ay düşman işgalinde kalarak, kurtuluş mücadelesi boyunca en kısa süre işgale uğramış Türk kenti sıfatıyla ikinci kez tarihe adını yazdırmıştır.

Bitlis, kendini tarihe ve Türk tarihine böyle şerefle yazdırırken, bazı malum çevrelerin kalemleri, gölgelere tarihi kanla yazıyordu.

Yıllardır Avrupa'da, Amerika'da, istismarı, sahte, yalan ve düzmece belgelere dayalı olarak yapılan Ermeni katliamı haberleri, Bitlis'in tarihini inceleyip de, asıl Ermenilerin, Anadolu'da, özellikle Bitlis'te ne katliamlar yaptıklarının anlaşılmasıyla yalanlanmıştır.

Daha geçtiğimiz aylarda, sözde Ermeni soykırımı iddialarının sembolü olan heykel parçacıklarına ev sahipliği yapan bazı malum çevreler, gerçek tarihi okuduklarında, Bitlis'te, kendi özyurtlarında, çoluk çocuk, genç ihtiyar, onbinlerin saldırıya uğrayıp öldürüldüklerini; hatta, namuslarının kirletildiğini öğreneceklerdir.

Ermeni komitacıların hayal mahsulü anılarını, dünyaya mezalimmiş gibi yutturmaya çalışan sahte tarihçilere sesleniyorum: Siz, tarihi değiştirdiniz. Siz, insanlığı yanılttınız. Siz, yalan konuştunuz; ama, biz, Osmanlı torunuyuz. Sizi yine de hoşgörürüz ve affederiz; ama, unutmayın ki, tarih sizi affetmez; göreceksiniz, tarih sizi affetmeyecek de.

Bize insan hakları dersi vermeye çalışanlara sesleniyorum: Acısını, Kürdü Türkü beraber çektiğimiz, analarımıza ağıtlar yaktıran PKK terörünü destekleyenler kimlerdi?.. Yıllarımıza mal olan, kandırılmış gençlerimizi dağlarda öldüren zihniyeti maddî manevî besleyenler kimlerdi? Unutmadık, terörist ölülerinin arasında bulunan Ermeni cesetlerini.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlayın Sayın Kiler.

VAHİT KİLER (Devamla) - Unutmadık, PKK'lılara ta âşıklar şehrinden kucak açan Cumhurbaşkanı hanımlarını. Biz unutsak bile, tarih onları unutmayacak.

Değerli arkadaşlarım, kimilerinin Akdeniz sevdası, kimilerinin Ortadoğu hayalleri, kimilerinin sıcak denizlere kavuşma ütopyası ve kimilerinin de megali ideası, ülkemiz üzerinde çirkin oyunların oynanmasına neden olmaktadır.

Bu güçler, kendi aralarında, anti Türkiyeci cephe olarak saf tutmuşlar, bunlara karşı çok dikkatli olmalıyız.

Değerli arkadaşlarım, özetle, şanlı Kurtuluş Savaşımız boyunca, Türk insanının ve Bitlis halkının, onuru için, namusu için, vatanı, dini, bayrağı için gözünü kırpmadan can verebileceğini hiç hesaba katmayan ve her şeyi kolayca talan edebileceğini sanan düşman kuvvetleri, Bitlislinin ve şanlı ordumuzun direnme azmine çarpmış ve büyük bozguna uğramıştır.

Harita üzerinde, vatanımız Anadolu'yu paylaşma sevdasında, daha doğrusu gafletinde olanlara bir tokat gibi cevap veren Mehmet Âkif'in diliyle diyoruz ki:

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda."

Değerli arkadaşlarım, 8 Ağustos günü, Bitlis'te yapılacak olan kurtuluş günü kutlama programına, başta Sayın Başbakanımız olmak üzere bütün sayın bakanlarımızı ve siz değerli milletvekili arkadaşlarımı davet ediyorum. Katılıp, bu mutlu günümüzü bizlerle paylaşırsanız, sevincimizi artırır ve bizleri mutlu edersiniz.

Bu vesileyle, tüm şehitlerimizin aziz hatıraları önünde eğiliyor ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Vahit Kiler (AK Parti, Bitlis). “Bitlisin düşmün işgalinden kurtarılışının 87 nci yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-kiler-22-2003-07-30-bitlisin-dusmun-isgalinden-kurtarilisinin-87-nci-yildonumu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
