# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yahya Akman (AK Parti, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 22 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yahya-akman-23-2010-04-22-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Yahya Akman (AK Parti), 22 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 535 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 1982 Anayasası’nda değişiklikler öngören teklifin 9’uncu maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz madde üç temel konuda değişiklikler öngörmekte. Bunlardan birincisi dilekçe hakkı -ki bu daha önceki Anayasa metninde de var olan bir hak- ikincisi bilgi edinmeyle ilgili, Bilgi Edinme Kanunu’na anayasal güvence kazandıran bir düzenleme, üçüncü olarak da kamu denetçiliği kurumuna anayasal dayanak hazırlamak amacıyla getirilmiş olan değişiklikleri içermektedir.

Dilekçe hakkıyla ilgili, bildiğiniz üzere, 2001 yılında yine Anayasa’da esaslı sayılabilecek bir değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle beraber, başvuran kişilere gecikmeksizin cevap verileceği, ayrıca yabancılara da karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla dilekçe hakkı tanınacağı öngörülmekteydi. Daha sonra 2003 yılında 3071 sayılı Yasa’da değişiklikler yapıldı, bunun altı dolduruldu, yani bir ay içerisinde ve iki ay içerisinde cevapların verileceği öngörüldü. Yine, yabancılara dilekçe hakkı tanıyan düzenleme tekraren kanuna da derç edildi ve iftiharla ifade etmeliyim ki Dilekçe Komisyonu olarak bizler de bu kanunun bu şeklinin çıkmasından sonra da insanların hak arama hürriyetinin alanını genişleten çok ciddi bir denetim mekanizmasını harekete geçirdik ve bugün çok sayıda vatandaşımız, devletinden, idareden, daha zamanında, daha içerikli, daha kapsamlı cevaplar alabiliyorsa, derdine daha çok derman bulabiliyorsa bunda bizlerin de âcizane bir nebze katkısı olduğunu ifade etmeliyim.

İkinci olarak, tabii, bilgi edinme hakkının da yine geçtiğimiz yasama döneminde kabul ettiğimiz bir yasayla kanuni altyapısı oluşturuldu, kurullar oluşturuldu ve iftiharla yine söylemeliyim ki birçok Batı’daki örneklerinden çok daha iyi bir şekilde bir uygulama alanı buldu. Bugün sadece vatandaşların kendi kişisel bilgilerinin ötesinde, ben, bazı gazetecilerin dahi bilgi edinmek maksadıyla yani bu kanundan yararlanarak devlet kurumlarına başvurduğunu ve haberler hazırladığını biliyorum. Ama bu kanunun da belki eksik denebilecek bir tarafı var, o da Adalet Komisyonunun gündeminde bugün bekleyen devlet sırrı ve ticari sırlarla ilgili iki tane yasa da kabul edildiği zaman, özgürlükçü bir anlayışla kabul edildiği zaman bilgi edinme hakkı tam anlamıyla taçlandırılmış olur ve bugün yapmış olduğumuz bu değişiklikle beraber artık insanlarımız “Bilgi edinme hakkı, benim anayasal bir hakkımdır.” diyebilecek konuma gelirler.

Değerli milletvekilleri, esas itibarıyla, bu kanuna, bu maddeye derç ettiğimiz önemli değişiklik, kamu denetçiliğiyle ilgili yapmış olduğumuz değişikliktir. “Ombudsmanlık” olarak kamuoyunda bilenen, Avrupa’nın birçok ülkesinde böyle anılan bu kurum, bildiğiniz üzere, bizim tarihî köklerimizden ilham alan, özellikle İslamiyet’in ilk döneminden ve Osmanlının bazı uygulamalarından örnek alınıp, Avrupa’da bugün çok güzel çağdaş örneklerini gördüğümüz ve bugün itibarıyla da Avrupa müktesebatı çerçevesinde önce Anayasa’mıza, daha sonra da geçen dönemden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ve muhtemelen çok ufak tefek değişikliklerle yeniden kabul edeceğimiz kanunuyla beraber, Türkiye çağdaş bir kamu denetçiliği kurumuna kavuşmuş olacak.

Bu kamu denetçiliği kurumu, değerli arkadaşlar, “parlamenter ombudsmanlık” diye tanımlayabileceğimiz bir tarzda öngörülmektedir. Yani bu kurumun başındaki başdenetçi, Anayasa’nın maddesinde de öngörüldüğü üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından olabildiğince nitelikli çoğunlukla seçilecek. Daha sonra da muhtemelen diğer denetçiler belki Meclis komisyonunda belki yine Genel Kurulda… Bizim daha önceki kanunda Genel Kurulda onların da seçileceği öngörülmekteydi. Tabii, Parlamentoyla işlevsel etkileşim içerisinde olabilecek yani halkın iradesinin temsil edildiği Parlamento tarafından seçilmekle, raporları Parlamentoda okunmak suretiyle, bütçesi Meclisten verilmek suretiyle Meclisle bir ilişki içerisinde öngörülmekte. Ama aynı zamanda bağımsız, tarafsız ve halkın iradesini de arkasına almış bir kamu denetçisi hüviyetiyle ortaya çıkacak.

Avrupa’daki bütün örnekleri bazı arkadaşlarımızla beraber inceledik, gezdik, gördük.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yahya Akman (AK Parti, Şanlıurfa). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yahya-akman-23-2010-04-22-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
