# Soru önergeleri ve yanıtları konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mayıs 2003
- **Gündem:** SORU ÖNERGELERİ VE YANITLARI KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-05-20-soru-onergeleri-ve-yanitlari-konusunda

> Yakup Kepenek (CHP), 20 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SORU ÖNERGELERİ VE YANITLARI KONUSUNDA); konuşma 1.013 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAKUP KEPENEK (Ankara) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlarım; epey bir zaman önce, yani, 8 Nisanda verilen genel görüşme önergesinin, yaklaşık birbuçuk ay sonra da olsa, gündemde öne alınıp görüşülmesinden duyduğum memnuniyeti belirterek sözlerime başlamak istiyorum.

Bunca zamandır, birbuçuk aydır bu önergenin görüşülmesini bekledim; çünkü, bu sırada, bu süreçte, bu konu, kamuoyunda ayrıntılı olarak tartışıldı.

Değerli arkadaşlarım, sözlerime başlarken, benden önce konuşan Sayın Bakanımızın konuşmasına ilişkin bir şey söyleyeyim. Sayın Şahin, kimi CHP'li milletvekillerinin kendisinden istekte bulunduğunu, bu istekleri yerine getirmesini, tarafsızlığının bir göstergesi olarak vurguladı. Sayın Şahin ve hükümetimiz, bütün ülkenin hükümetidir; "CHP'lilere şu iyiliği yaptım" türü bir yaklaşımı, çok şık bulmadığımı, çok da sevimli bulmadığımı belirtmek istiyorum.

İkinci olarak AK Parti Grubu adına konuşan arkadaşım, gençleştirmeden, gençlikten söz etti; çok güzel, iyi, doğru da, daha geçenlerde Başbakanlığın, Başbakanlık danışmanlığına ve hukuk müşavirliğine 64 yaşında bir arkadaşımız atandı. Bununla, gençliğe gidişi nasıl bağdaştırıyoruz?! Bu da, tabiî, ayrı bir soru işareti!

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - İstisnalar kaideyi bozmaz.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Bir de, sayın sözcü, çok güzel bir noktaya değindi "değişimden yana olun" dedi. Değerli arkadaşlar, ta Kuvayı Milliyeden bu yana, Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'de demokrasiye geçişin, Türkiye'de sosyal devletin oluşumunun, Türkiye'de sosyal hakların öne çıkmasının, gelişmenin, değişimin öncüsüdür. Bir koşulla ki, değişimin yönü önemlidir, doğrultusu önemlidir, ne tarafa doğru olduğu önemlidir. Değişimin, ileriye doğru olması önemlidir, sağlıklı olması önemlidir, niteliğinin iyi olması önemlidir, dürüst, açık ve tanımlanabilir olması önemlidir. Biz, bu süreçte, Adalet ve Kalkınma Partisinin altı ayı aşkın uygulamalarında, özellikle kadrolaşma bağlamında, bu, ileriye doğru ve niteliğe dayalı değişimin ve gelişimin önemli özelliklerini bulmadığımızı, ben, en azından vurgulamak isterim. Biraz sonra daha ayrıntılı olarak söyleyeceğim.

Değerli arkadaşlar, bakınız, çağımızda kamu yönetimi çok önemlidir. Hükümetin de, Meclisin de, toplumun da olması gereken düzeye çıkmasında birinci derecede etkili olan, donanımlı, uzman kamu yönetimidir, dürüst kamu yönetimidir, güvenilir kamu yönetimidir, eşitlikçi kamu yönetimidir. Kamu yönetiminin en önemli özelliklerinden biri, halka hizmet anlayışıdır.

Bir genel müdür atıyorsunuz -aynen okuyorum- diyor ki: "Ben, hayatta üç şeye inanırım; Allah'a, Kur'an-ı Kerim'e ve Recep Tayyip Erdoğan'a."

Değerli arkadaşlar, ilk ikisini bir tarafa bırakalım; o, ayrı bir konu, onu tartışmayız, hepimiz Müslümanız; o ayrı; ama, bir kamu görevlisinin, bir genel müdürün "ben, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a inanırım" mantığının, kamuya hizmet, halka hizmet, dürüst hizmet, açık hizmet anlayışıyla bağdaşması nasıl olanaklı olabilir; nasıl mümkün olabilir? Bizim itirazımız, esas olarak, bu mantığadır; yanlış olan bu mantıktır, düzgün olmayan, zararlı olan bu mantıktır.

Şimdi, siz, parti olarak...

AHMET YENİ (Samsun) - Halk inanmış Tayyip Beye, halk!

YAKUP KEPENEK (Devamla) - İnanç başka bir şey. İnancı katmayalım. İnanç, Allah'a olur. Onu karıştırmayın. Kişiye inanç yanlıştır; çağımızda büyük yanlıştır Sayın Vekilim; siz de bilirsiniz.

Siz, hükümet olarak, kamu yönetimini, yerel yönetimleri, merkezî yönetimi yeniden yapılandırmak istiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bunu yapacaksınız, bunun önerileri de geliyor; ama, bunu yapmadan önce, kamu bürokrasisini allak bullak etmenin, yüzlerce kişiyi atamanın, atmanın, sürmenin, değiştirmenin, bir gecede 43 il sağlık müdürünü yerinden oynatmanın, Devlet Su İşlerinin, bir bölgede, Samsun'daki 30 görevlisini yerinden etmenin, kamu yönetimini yeniden yapılandırma mantığıyla, ileriye doğru yapılanmayla hiçbir bağı kurulamaz; hiçbir şeyi olamaz.

Değerli arkadaşlar, devam edelim. Deniliyor ki, biz, liyakat ve beceri meselesinde geriye adım atmadık. Attınız, değerli arkadaşlarım. Şöyle yapıldı: Millî Eğitim Bakanlığında, önce atama yönetmeliği değiştirildi. Bununla, Millî Eğitimde gerekli atamalar için, artık, eğitim düzeyine bakılmıyor, oradaki iş deneyimine de bakılmıyor, birikime de bakılmıyor; doğrudan doğruya dışarıdan atama yapılabiliyor.

Yine, bu atama yönetmeliğine bağlı olarak, bir şey daha yaptınız; Millî Eğitimde memur olmak için lise mezunu olma koşulu vardı; o koşulu geriye atarak, en az ortaöğrenimli olma koşulunu getirdiniz.

Değerli arkadaşlar, bu, kadrolaşma anlayışınızın çok somut örneği. Birkaç somut örnek daha verelim. Sizin atamalarınızda üç temel öğe var: Bunlardan bir tanesi, eskiden, şu veya bu yerde, hakkında soruşturma açılan, para işlerinde kovuşturmaya uğramış olan kişileri üst yerlere getirmek.

Şimdi, elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin: Türk Hava Yollarının, dünyada havayollarının bunalıma düştüğü bir dönemde -ortağı olan Swissair (İsviçre Hava Yolları) gibi bir şirket iflas etmiş iken- geçen yıl 64 000 000 dolar kâr eden bu kurumun, üst yönetimini bir çırpıda değiştirmenin ve orada, 400 dolayındaki teknik personeli, uzmanı, çalışanı ve başka arkadaşlarımızı tedirgin etmenin, bu kuruma ne yararı olacak? Bu mu ileriye doğru, nitelikli, liyakate dayalı atama yapmak? Bu mu doğru iş yapmak? (CHP sıralarından alkışlar)

Ha, ben, size devamını söyleyeyim: Türk Hava Yollarını bu hale getirmekle bir şey daha yapmış oluyorsunuz; Türk Hava Yollarını, Petkimi, Tekeli, TÜPRAŞ'ı ve benzerlerini, önce yöneticilerini değiştirerek zarar eden, çalışamaz, felç olmuş hale getireceksiniz, sonra da...

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Türk Hava Yollarını benim kadar bilemezsiniz.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Hanımefendi, bir dakika...

...Maliye Bakanımızın ayan beyan söylediği gibi, hukuka bağlı olmadan, bürokratın önerisine bağlı olmadan, keyfî bir tutumla, babalar gibi satılığa çıkaracaksınız! Bu mantık, yanlış mantıktır; bu mantık, doğru bir mantık değildir; bu mantık, ülkeye zarar veren bir mantıktır.

Devam edelim...

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Türk Hava Yollarının yararına olan bir mantık...

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Türk Hava Yollarını yıkıma sürükleyecek bir mantık, hanımefendi. Oranın bir eski mensubu olarak, her şeyden önce, sizin, buraya çıkıp, bu konuda objektif, dürüst, sağlam sözler söylemeniz beklenirdi.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Kesinlikle objektif...

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Laf atmaktan vazgeçin, işinize bakın.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - İşimize bakıyoruz zaten.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Şimdi, biz ne diyoruz önergemizde: Önemli bir konu daha...

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Sayın Kepenek...

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Sayın Uzunkaya, sizin, benim elimde, akraba atamalarıyla ilgili şaibeniz var, zorunluluğunuz var; siz laf atmayın.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Eğer isterseniz, cevabını oradan veririm.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Bana cevap vermeyin; Grubunuzla birlikte önergeye "evet" deyin, bunu araştıralım, bunu görüşelim. Sizin akrabanız atanmıştır. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Sayın Koç'a da cevabını veririm, size de veririm.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Laf atacağınıza, önergeye "evet" deyin; doğru olan budur. Sırça köşkte oturanlar, başkasına laf atamaz; başkaları yapabilir belki de, siz yapmayın Sayın Uzunkaya.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Ne alakası var?!

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Değerli arkadaşlar, kamu bankalarının en tepesine, faizsiz bankacılık konusunu savunup duran ve kendileri hakkında değişik zamanlarda soruşturma açılmış kişileri atamak mı nitelikli atamadır, ileriye doğru atamadır, dürüst atamadır ve sağlam, dürüst, saydam kamu yönetimi...

---

**Kaynak gösterme:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Soru önergeleri ve yanıtları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-05-20-soru-onergeleri-ve-yanitlari-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
