# Tübitak'la ilgili bilim politikaları konusu hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ekim 2003
- **Gündem:** TÜBİTAK'LA İLGİLİ BİLİM POLİTİKALARI KONUSU HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-10-14-tubitak-la-ilgili-bilim-politikalari-konusu-hk

> Yakup Kepenek (CHP), 14 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜBİTAK'LA İLGİLİ BİLİM POLİTİKALARI KONUSU HK.); konuşma 715 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAKUP KEPENEK (Ankara) - Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım, değerli izleyenler; hükümetin, TÜBİTAK bağlamında, bilim politikası üzerine söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, günümüzde bilim ve teknoloji, insanlığın en önde gelen temel sorunu durumuna gelmiştir. Toplumsal ve ekonomik yaşamın her hücresi, bilim ve teknolojik yenilik bağlamında, teknolojik gelişme bağlamında çözüme kavuşmaktadır. Dünya, bu noktaya kolay gelmedi; Rönesans insancıllığıyla geldi, reform hareketleriyle geldi, insan aklının özgürleşmesiyle geldi ve bu süreçte, ünlü bilgin Louis Pasteur, yaklaşık yüzyirmi yıl önce, öğrencilerine şöyle der: "Laboratuvara girerken İncil'i kapıda bırakın."

Değerli arkadaşlar, ekonomi bilimi Smith'in "Ulusların Zenginliği" kitabıyla doğdu. Bugün, ulusların zenginliğinin kaynağı, bilim ve teknolojik yeniliktir; dünya, bu yönde gelişiyor. Yabancı sermaye, bilim ve teknolojinin güçlü olduğu yerlere gidiyor. Avrupa Birliği, rekabet gücünü artırmak için bilim ve teknolojiye önem verilmesini öneriyor ve ekonomik büyümenin, ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, yüzde 30'dan 70'e kadar bir bölümü, yenilikten, bilimden, teknolojiden geçiyor. Peki, bu sırada Türkiye ne yapıyor? Türkiye'nin bu alanda büyük atılımlar yapması gerekiyor, Türkiye'nin güçlenmesi gerekiyor. Bir rapora göre, Türkiye, dışarıdan aldığı teknoloji için, başka ülkelere, her yıl 1 500 000 000 dolar ar-ge yardımı yapıyor. Türkiye, bu nedenle beyin göçü yaşıyor.

Şimdi, bu çerçevede olaylara bakalım. Hükümet, bir yıldır, eğitim kurumlarıyla, bilim kurumlarıyla sanki savaş veriyor. YÖK Yasasının gidip gelmeleri, parça parça Meclisten geçirilmeleri bir yana, şimdi de, TÜBİTAK gündeme geldi. Nasıl geldi; Sayın Başbakan, TÜBİTAK Bilim Kurulunun ve Başkanının yasal olarak seçimiyle ilgili görevlerini yapmadı, bunların atamasını gerçekleştirmedi; şimdi de, topluma dönüp, her tarafını bağlayıp sarıp sarmaladığı TÜBİTAK'ın çalışamadığı gerekçesiyle, bir yasa önerisiyle toplumun karşısına çıkıyor ve bu kurumu felç ediyor, yıkıma sürüklüyor.

Şimdi, şu soruların yanıtını bulmak zorundayız: Bir, TÜBİTAK, katma değer yaratıyor; bu yıl 120 trilyon dolayında katmadeğer yarattı. Hükümet, herhalde bundan rahatsız olmasa gerektir. Dolayısıyla, TÜBİTAK'ın çalıştırılmamasının nedeni buna bağlanamaz diye düşünmek istiyorum.

İkincisi, TÜBİTAK, sanayi teşvikleri veriyor. Sanayi teşvikleri ar-ge teşviki niteliğinde veriliyor ve TÜBİTAK, sanayie, şimdiye kadar 127 000 000 dolar düzeyinde araştırma geliştirme teşviki verdi. Şimdi, acaba, hükümet, bu teşviklerin kendisine yakın firmalara verilmesi özlemiyle mi TÜBİTAK'a el koymak istiyor? Bu soru, kamuoyunun zihninde yer ediyor.

Çok önemli bir nokta daha var; TÜBİTAK, savunma sanayiinin dışa bağımlılığını azaltmak için yıllardır önemli projeler üretiyor, büyük işler yapıyor. Burada, bilgi ve haberleşme güvenliği çok önemlidir. Hükümet, TÜBİTAK sayesinde savunma sanayiinin dışa bağımlılığının azaltılmasından herhalde rahatsız olmamalıdır, olmaması gerekir; çünkü, bunun aksi düşünülemez; bunun tersi, yabancı firmaların, yabancı çıkar çevrelerinin, silah üreticilerinin, Türkiye'yi sömürmesi anlamına gelir.

TÜBİTAK, geçenlerde, kendi beyin gücümüze, kendi teknik altyapısına dayalı olarak BİLSAT Uydusunu uzaya gönderdi, bunu başardı. Bunu bizim insanımız hazırladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hükümet, bunlardan, özgün uydu tasarımından, Vizyon 2023 Projesinden, Türkiye'nin Avrupa araştırma alanı durumuna gelmesinden mi rahatsızdır ki, bu yola gitmek istiyor; yani, TÜBİTAK'ı çalışmaz kılıyor?!

Başbakanın bir an önce yasal görevini yaparak, TÜBİTAK'ı yeniden, hızla çalışır kılması gerekiyor. Bu yapılmazsa, bu ülke, yani, TÜBİTAK, sonu gelmez tartışmaların, hukuksal karışıklıkların, yönetimsel içkanamaların içine itilirse, bu, ülkeye de, ekonomiye de çok büyük maddî ve manevî zararlar verecektir.

TÜBİTAK eğer yıkıma uğrarsa, Türkiye, en basit işlerini yabancı uzmanlara, yabancı bilim adamlarına yaptıracak ve milyarlar ödeyecektir; kendi teknik gücünü, donanımını güçlendiremeyecektir; yazık olacaktır.

"Türkiye'nin ulusal çıkarı Anadolu'ya sığmaz, Türkiye büyüktür, dışa açılmalıyız" sözlerinin temeli, eğer beyinsel üretime, bilim ve teknoloji üretimine dayanmıyorsa, temeli de yoktur, anlamı da yoktur. Eğer güçlü Türkiye rüyası görüyorsak -kongrede söylendiği gibi- bunu beyin gücümüzü güçlendirerek sağlayabiliriz, TÜBİTAK'ı doğru çalıştırarak sağlayabiliriz, beyin göçünü tersine çevirerek sağlayabiliriz ve yine, Başbakanın sizin kongrenizde söylediği gibi, bilimsel üretime önem vererek çağdaş uygarlık seviyesine, düzeyine -Mustafa Kemal'in dediği doğrultuda- böyle gidebiliriz. Bunları söyledikten sonra, tam tersi bir tutumla, TÜBİTAK'ı çalıştırmaz durumda tutarsak, sonuç şudur: Bizi anlamıyorlar, bizden art niyet istiyorlar, bizi yanlış okuyorlar gibi sözlerin anlamsızlığı ortaya çıkar, doğru olmadığı ortaya çıkar.

Hükümetin, Sayın Başbakanın, TÜBİTAK'la ilgili yasa önerisini bir an önce geri çekerek, Kurumu, yine, hiç zaman yitirmeden, özerk yapısıyla koruması ve yasalara uygun olarak çalıştırması gerekiyor. Bu, onun görevidir; bu, hepimizin görevidir.

Değerli arkadaşlar, bilim, beynin işidir. TÜBİTAK, ülkenin düşünen, üreten beynidir. Başbakan, TÜBİTAK Yasasını bir an önce uygulamalı, toplumun beynine kurşun sıkmaktan uzak durmalıdır. Bunu, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sizler Meclis üyeleri olarak, umut etmek istiyoruz.

Bu umutla, bu beklentiyle, bu istekle hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Tübitak'la ilgili bilim politikaları konusu hk”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-10-14-tubitak-la-ilgili-bilim-politikalari-konusu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
