# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 10 Haziran 2004
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2004-06-10-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508-2

> Yakup Kepenek (CHP), 10 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 890 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAKUP KEPENEK (Ankara) - Teşekkür ederim; ama, onu sonraya saklıyorum.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli izleyiciler; ben, görüşülmekte olan Telekom yasa tasarısının 3 üncü maddesi üzerine, CHP Grubu ve şahsım adına söz aldım; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sözlerime başlarken bir hakkı teslim etmek durumundayım. Sayın bakanların ve kimi iktidar milletvekillerinin, konuşmalarında, CHP'yi, özellikle de 1930'lu yılların CHP'sini çok haksız yere suçladıklarını görüyoruz, biliyoruz; ancak, Sayın Bakanımız, biraz önce yaptığı konuşmada, 1950 öncesi CHP'sinin çalışmalarının bu memleketin sanayileşmesinde gösterdiği başarıların hakkını teslim etti. Ben, buradan, kendisine çok teşekkür ediyorum, bir hakkı teslim ettiği için.

Değerli arkadaşlar, görüşülmekte olan Telekomun tamamının satışıyla ilgili noktaya gelmeden önce, önemli bulduğumuz birkaç gelişmenin altını çizmek, aklımızı yoklamak zorundayız.

Özelleştirme 1980'li yıllarda neden gündeme geldi, neden yapıldı?

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - 3 üncü maddeyi konuşuyoruz.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - 3 üncü maddeyi konuşuyorum.

Bakın, üç temel gerekçesi vardı bunun; serbest piyasa koşullarını geçerli kılmak; ranta dayalı ekonomik yapıyı tasfiye etmek, yatırımları, istihdamı, üretimi artırmak, mülkiyeti halka yaymak ve zarar eden KİT'lerin devlet üzerindeki, bütçe üzerindeki yükünü hafifletmek. Aradan geçen yirmi yılda görünen odur ki, bu hedeflerin hiçbirine ulaşılmıyor, daha çok rant yaratan bir ekonomi oluşturulmuş bulunuyor, yatırım yapılmıyor, üretim yok. Mülkiyetin halka yayılmasından söz edilecekti; ortalıkta öyle bir şey yok. Biraz önce, Sayın Bakan kâr durumunu verdi. Telekom kârlı bir kuruluş; 2002'de 1,1 katrilyon, 2003'te de 2 katrilyon dolayında kârı var. Ancak, bu kuruluş, devlete kendisi katkı yaptığı halde, yükmüşçesine, satılmak isteniyor.

Değerli arkadaşlar, burada bir noktanın altını çizmeden edemeyeceğim. Eğer mülkiyetin halka yayılması, eğer özelleştirme söz konusu olacaksa -ki, stratejik bir sektör olduğu için, biraz sonra geleceğim, biz buna karşıyız- neden -soru bu- Telekomun halka arz yoluyla yüzde 49'unun satılması yoluna gidilmemektedir? Halka arz anlayışı neden yoktur? Bizim görüşümüze göre, CHP'nin görüşüne göre, telekom stratejik bir sektördür ve bu nedenle en az yüzde 51'i kamunun elinde bulunmalıdır, kamu mülkü olmalıdır.

Değerli arkadaşlar, Sayın Coşkunoğlu, biraz önce bu kürsüden Almanya ve Fransa örneğini verdi. Ben, iki ülkeden daha örnek vereceğim: Belçika Telekomunun yüzde 51'i kamunun elindedir, komşumuz Yunanistan'ın Telekomunun yine yüzde 51'i kamu malıdır. Peki, biz ne yapıyoruz? Yani, biz, Belçika'ya, Yunanistan'a, Almanya'ya, Fransa'ya göre çok gelişmiş bir ülke miyiz; neden kamunun elinde bu payı, bu mülkü tutup bu ülkenin gelişmesine, ileri gitmesine, teknolojide atılım yapmasına katkı yapmayı düşünmüyoruz, o noktaya geleceğim de, sizinle, genel kamuoyunda yaratılan çok yanlış bir havanın, bir tersliğin altını çizmek istiyorum, bunu iyi dinleyin: Bugün -daha doğrusu yıllardır- gelinen noktada, ülkemizde, özelleştirmeye karşı çıkmak, vatan ihanetine eşit sayılmaktadır. Şimdi, böyle şey olmaz, hiç kimsenin, bir başkasının vatan sevgisini sorgulamaya hakkı yoktur. TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi söz konusu olduğu vakit, Sayın Başbakan bile bürokratik oligarşiden söz edebiliyor. Bunlar yanlıştır. Bir yazar "Ankara'da Marksistler, Leninistler, hainler özelleştirmeye karşı çıkıyor" diyebiliyor.

Bakın, ben, bu kürsüden hiç kimsenin niyetini sorgulamıyorum, neden öyle kalem oynatıldığını tartışmıyorum; ama, demokratik hoşgörünün, söz söyleme hakkının, görüş bildirme özgürlüğünün, en azından, bizi suçlayanlar kadar bizim de hakkımız olduğunun altını çiziyorum ve bunu çok önemsiyorum.

Kamuoyunda, özelleştirme karşıtlarını, hain, Moskova yanlısı, eski komünist, bilmem ne gibi nitelemelerle suçlamanın hiçbir mantığı, doğruluğu, geçerliliği olmaması gerekir.

AHMET YENİ (Samsun) - Öyle bir şey denilmiyor.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Sayın Yeni, bunu, hep birlikte reddetmek gerekir; çünkü, hak ve hukuk, söz söyleme özgürlüğü, hepimize lazımdır.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Rusya'da bile her şey özelleştiriliyor.

YAKUP KEPENEK (Devamla) - Siz de biliyorsunuz...

Değerli arkadaşlar, biz, Telekomun yüzde 51'inin kamu elinde kalmasını neden istiyoruz; şimdi bunun nedenine gelelim, bu çok önemli. Değerli arkadaşlar, çünkü, telekom stratejik sektördür.

Türkiye, ekonomik ve toplumsal gelişmede bilim ve teknolojiye önem vermek zorundadır. Ben, bunu, bu kürsüde defalarca dile getirdim. Günümüzde yapılması gereken, Türkiye'nin bilim ve teknoloji yeterliliğini artırmaktır. Peki, bu nasıl olacak; burada, bir daha örnek vereceğim. 1930'lu yıllarda, Türkiye'de, dokuma üretmek önemliydi. Şevket Süreyya, şeker üretimini şöyle niteliyordu bir makalesinde: "Şeker istiklali ve 160 000 ton Türk şekeri." Şekerde bağımsızlık isteyen bir nesildi o nesil.

Şimdi, günümüzde, Türkiye'nin yapması gereken nedir; günümüzde, teknolojik yeterliliği kazanmak, teknolojiyi özümsemek, bu ülkenin gelişmesine katkı yapabilmek için, bugün, Türkiye'nin sahip olması gereken, örneğin, bilgisayar yongası yapabiliyor musunuz, çip yapabiliyor musunuz, cep telefonunu, bilgisayarı, yazılımı, donanımı kendiniz yapacak yeterliliğe sahip misiniz; temel soru budur ve bu soruya yanıt ararken, kamu-özel ayırımı yapmadan, mülkiyet tartışmalarına girmeden, hükümetin, önce, genel, makro, ülkenin ufkunu açacak, ileriye götürecek politikaları üretmesi gerekiyor; sonra, bu politikalar bağlamında, bunun altyapısını oluşturması gerekiyor. Ancak, üzülerek belirteyim ki, İktidar Partisinin bu bilince sahip olduğunu gösterecek hiçbir örnek yoktur, hiçbir gelişme görülmemektedir.

Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye'nin beyin gücü, araştırma geliştirme personeli onbinde 1'lerdedir. Araştırma geliştirmeye ayırdığımız pay yıllardır binde 6,4'tür. Şimdi, bunların yükseltilmesinin yolu, Telekomun kârının önemli bir bölümünü bu alana ayırmaktır. Bunu yapmazsak ne mi olur; bunu yapmazsak şu olur: Bu alanda, Türkiye, bıçak sırtındadır; ya ileri teknolojiyi izleyecek kadar, o yeterliliği sağlayacak kadar, özümseyecek kadar ar-ge yatırımı yapacaktır ya da o gelişmenin tamamıyla dışına düşecektir, gerisine düşecektir.

Şimdi, bu bıçaksırtı noktada, hükümetin, toplumun, hepimizin, gelişme için, Telekomun yüzde 51'ine gereksinimimiz vardır. Türk mühendisinin, Türk insanının üretkenliğini artırmanın yolu buradan geçecektir, buradan geçmelidir. Peki, bu neden böyledir, özel kesim yapmaz mı; Sayın Bakan biraz evvel söylediler, özel kesim, günlük çıkarına bakar, aylık kârına bakar, haklıdır, doğrusu odur; on yıl sonra, onbeş yıl sonra, ülkenin üretkenliğinin ne olacağına, teknolojiyi alıp alamayacağına, o yeterliliği kazanıp kazanmayacağına bakmaz. Özel kesim, özel sermaye, haklı olarak bakmaz, o onun işi değildir; onu iş edinmesi gereken, hükümetlerdir, siyasî partilerdir, Meclistir, bizleriz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2004-06-10-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
