# Açılması düşünülen üniversiteler için gerekli planların yapılıp yapılmadığına ilişkin (6/915),

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2005
- **Gündem:** AÇILMASI DÜŞÜNÜLEN ÜNİVERSİTELER İÇİN GEREKLİ PLANLARIN YAPILIP YAPILMADIĞINA İLİŞKİN (6/915),
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2005-03-22-acilmasi-dusunulen-universiteler-icin-gerekli-planlarin-yapilip-yapilm

> Yakup Kepenek (CHP), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇILMASI DÜŞÜNÜLEN ÜNİVERSİTELER İÇİN GEREKLİ PLANLARIN YAPILIP YAPILMADIĞINA İLİŞKİN (6/915),); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAKUP KEPENEK (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakanımız, benim, yeni üniversiteler açılmasıyla ilgili sorularıma yanıt verirken şöyle bir cümle kullanıyor -tutanaklardan söylüyorum- "Efendim, yeni üniversite açmayalım şeklinde bazı insanların itirazları var" diyor. Sanıyorum, Sayın Bakan, bunu bana söylemiyor; çünkü, ben ve arkadaşlarım ve Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'de üniversite sayısının artmasından yanayız, artırılmasından yanayız.

Yalnız, burada bir soru var ve bir büyük sorun var, o sorun da şudur Sayın Bakanım: Yeni üniversite açmak için ülkemizde en önemli eksik, en büyük eksik, siz de biliyorsunuz ki, öğretim üyesi yetersizliğidir, eksiğidir. Şimdi, işin düğümü buradadır. Burada açıklıyorsunuz: "Pek çok yerde fakülteler var, bunlar üniversitelere bağlı çalışıyorlar, dolayısıyla fiziksel altyapı dediğimiz, bina, yurt ve benzerleri var." Buna büyük ölçüde katılıyorum. Katılmadığım bir nokta var. O da, hükümetinizin işbaşına gelmesinden bu yana, sürekli olarak, ben ve arkadaşlarım, bu kürsüden, buralarda vurguladığımız, sorduğumuz halde, doğru dürüst, bir öğretim üyesi yetiştirme programını bu hükümet yürürlüğe koyamamıştır. Şimdi, yanıtınızda, bana verdiğiniz yanıtta "bu konuda öğretim üyesi yetiştirmekle ilgili tasarılarımız, tasavvurlarımız var, onlar olgunlaştığı zaman kamuoyuyla paylaşacağız" diyorsunuz; ama, bunun için zaman kalmadı, zaman yok. Yani, şunu demek istiyorum: Hükümeti aldığınızdan bu yana ikibuçuk sene geçti; öğretim üyesi yetiştirmek için en az beş yıla ihtiyacınız var. Siz ikibuçuk sene önce başlasaydınız, yolun yarısında olacaktınız Sayın Bakan. Dolayısıyla, Türkiye'nin en önemli eksiği olan öğretim üyesi konusunda yapılanlar çok yetersiz kalıyor. O bakımdan, yeni üniversite açılmasının gerekli altyapısı var mı sorusunu gündeme getiriyoruz.

Bu bağlamda bir iki şey daha söylememe izin veriniz. Önce, diyorsunuz ki: "14 800 yeni kadro verdik üniversitelere." Sayın Bakanım, siz işbaşına gelmeden önceki Ecevit Hükümeti zamanında yıllık araştırma görevlisi kadrosu 4 500'dür verilen, yıllık. Bunu hep tekrar ediyorum. Sizin zamanınızda, birinci yıl, 2003'te 3 500, yani, bunu 1 000 azalttınız. Yalnız, dikkat edin, bu 1 000'in içine sekreterler, teknisyenler, uzmanlar dahildir; öbüründe dahil değildi, burada dahil. Geçiyoruz... 2004'te verdiğiniz sayı bunun da altındadır, 3 000'e yakın bir sayıdır, 2 095'tir.

Şimdi, Sayın Bakanım, burada 14 800'ün hangi anlamda kadro olduğu konusu açık değil. Benim vurguladığım, öğretim üyesi fidanlığı olan araştırma görevlisi meselesi. Burada üniversitelerimiz çok büyük sıkıntı çekiyorlar, genç öğretim üyesi yetişmiyor ve daha da kötüsü, öğretim üyesinin gitmediği, fakat, asistanlar eliyle yapılması gereken laboratuvar çalışmaları, bu ekdersler -siz bunları çok iyi bilirsiniz, meslektaşız- ekişler yapılamıyor; yani, üniversitede araştırma görevlisinin yetersizliği, sistemi çökertiyor, azaltıyor.

Değerli arkadaşlar, bunu, hepimiz acıyla yaşıyoruz. Şimdi, ben, soruyorum: 2005-2006 ders yılında kaç yeni araştırma görevlisi kadrosu ve öğretim üyesi kadrosu yeni katılacaktır sisteme?

Onun dışında, bir şey daha var; sizinle paylaşmak istiyorum. Geçenlerde, dünyanın en iyi 500 üniversitesinin listesi yayınlandı arkadaşlar.

Sayın Bakan, bunların içerisinde bir tek Türk üniversitesi yoktur. Bu, hepimizin eksiğidir. Bu, sizin değil yalnızca, hepimizin eksiğidir. Buna karşılık, Yunanistan'dan 2, Macaristan'dan da 3 üniversite dünyada en iyi 500'ün içine girmeyi başarabilmişlerdir. Bunu, burada, doğru değerlendirmek zorundayız.

Bir son nokta daha var. Son günlerde, kimi üniversitelerimizde, öğrenciler, sivil polisleri alkışladıkları için üniversiteden kovuluyorlar. Şimdi, böyle şey olmaz. Çağımızın demokratik ortamında, bir toplantıda polisi alkışladığı için öğrenci üniversiteden uzaklaştırılıyorsa, burada, düşünce özgürlüğü, hak ve özgürlüklerin kullanımı ve benzeri konularda çok ciddî sıkıntılarımız var demektir. Bu bağlamda, bu çerçevede, üç üniversitemizin, İstanbul, Zonguldak ve Sakarya üniversitelerinin öğrencilerinin okullarından atıldığına dair ciddî haberler var. Bu konuda bir bilgi var mı? Kaç öğrencinin üniversiteden atılması söz konusu? Bu konuya da açıklık getirirseniz sevinirim.

Bu arada, yanıtınız için de, ayrıca, çok teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Açılması düşünülen üniversiteler için gerekli planların yapılıp yapılmadığına ilişkin (6/915),”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2005-03-22-acilmasi-dusunulen-universiteler-icin-gerekli-planlarin-yapilip-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
