# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Yaşar Ağyüz (CHP), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 1.173 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın dokuzuncu bölümünde görüşlerimi açıklamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

(x) 56 S. Sayılı Basmayazı 3.1.2008 tarihli 45’inci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Tüm gazeteci dostlarımızın, arkadaşlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü içtenlikle kutluyorum. 2008 yılının aydınlık, üretken ve tüm halkımızın kararan yüzünün gülmeye başladığı, terörün bittiği, hiç kimsenin ülkesini terk etmek zorunda hissetmediği ve her şeyin paralı olmaya çalışılmadığı bir yıl olmasını diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uyum amacıyla getirilen bu kanun tasarısının dokuzuncu bölümü de diğer bölümler gibi, yeni suç ve cezalar ihdas eden, bazı cezaları düşüren, sorun çözmeyen, yasa yapma tekniğine uygun olmayan bir tasarı. Yüz yetmiş yasanın altı yüz kırk sekiz civarında muhtelif maddelerine ve binlerce fıkralarına değişiklik getiriyor bu tasarı. Bu tasarı, bizim Gaziantep’imizin tabiriyle, her bağdan bir kesek alınarak yaratılan kırkambar yasasıdır ve tam bir arabaşıdır. İç Tüzük’ün 77’nci maddesine dayanarak getirilen bu tasarı, Adalet Komisyonunda da yeterli inceleme yapılmadan, muhalefet sözcülerinin eleştirileri dikkate alınmadan Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Şimdi de önergelerle düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Üzerinde söz aldığım dokuzuncu bölümde, 6968 sayılı Zirai Mücadele, Sivil Savunma, Tebligat Kanunu ve Müşterek Bahisler ile Afetler Yasası yer alıyor. Bakın, kurallara uymayan tohum satıcılarına, çırçır fabrikası kuranlara değişik cezalar getiriliyor. 2 bin ile 5 bin lira arasında olan cezalar 400 ile 500 milyona çıkarılıyor.

Değerli arkadaşlarım, yıllardır uygulanan yanlış ekonomik politikalar sonucu, tarımı yok eden, çiftçiyi yoksullaştıran ve köyünden terk ettiren ekonomik politikalar sonucu eken biçen kalmadı ki tohumluk alan satan kalsın, pamuk üreticisi kalmadı ki yaptığınız elektrik zammı üzerine çırçır fabrikası kuran olsun, çiftçi kalmayacak ki zirai mücadeleyle uğraşan esnaf olsun. Eken biçen olmadığı için tohum satan da olmayacak değerli arkadaşlarım.

Onun için, bu düzenlemeler, gerekli olsa da pratikte geçerli olmayan düzenlemelerdir. Çiftçi ekemez duruma gelmiş, sanayici üretemez duruma gelmiş, rant ekonomisi almış başını gitmiş; esnaf, memur, işçi, çiftçi, emekli borç-faiz sarmalı içerisinde ve Hükûmetin gündeminde ekonomi yok, işsizlik yok, teşvik yok ve en önemlisi, bu dönemde ekonomik vizyon yok değerli arkadaşlarım.

Bu dokuzuncu bölümde önemli yasalardan, değişikliklerden bir tanesi de Sivil Savunma ve Afet Yasası'dır. Çok önemli bir yasadır. Bu değişiklikler de elbette ki önemlidir ama hepinizin bildiği gibi Türkiye çok etkin bir deprem kuşağı üzerinde yaşamaktadır. Son yıllarda karşılaştığımız büyük depremlerin dışında en son Balâ depremiyle de yeniden deprem tartışmalarıyla karşı karşıya geldik. Bu iki yasanın yenilenmesi, çağdaş boyutlar kazandırılması ve kaynak yaratılması çok önemliyken, bazı görevleri ihmal veya yerine getirilmeyişine verilecek para ve idari cezalarla uğraşarak ülkemizde yaşanan doğal afetlere kayıtsız kalmaktayız.

Deprem ve sel felaketleri sonrası afet bölgeleri kalabalık heyetlerle ziyaret edilmekte, "Üzülmeyin devlet yanınızdadır, yaralarınız da kısa sürede sarılacaktır." denilerek maalesef bir sonraki doğa olayına kadar, afete dönüşmesine kadar hiçbir çalışma ve yasal düzenleme yapılmamaktadır. O nedenle, bu kanunda yapılan değişikliklerden dolayı sivil savunma çok önemlidir. Çok sınırlı ekip ve donanımıyla sivil savunma kurtarma birlikleri afet sonrası yeterli kalmamaktadır, kurtarma çalışmalarına bilgisiz ve deneyimsiz olan gönüllüleri yönlendirememektedir. 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu ve Afetler Yasası yeniden düzenlenmek zorundadır. Modern donanımlı, iyi eğitimli, profesyonel sivil savunma birlikleri tüm ülke sathına yayılmalı, gerekli araç ve gereç stokları yapılmalıdır.

Elbette ki siyasal iktidarlar, her konuda ve özellikle doğal afetlerde sorumluluğunun gereğini yerine getirmek zorundadırlar. Doğa olaylarının afete dönüşmesi doğal olarak kabul edilemez, kadercilik olarak da asla kabul edilemez. 17 Ağustos 1999 depreminden bugüne sekiz yıl geçti ama alınan maalesef hiçbir tedbir yok ve maalesef kurulan deprem şûrası da 2007 yılında yine AKP Hükûmeti tarafından feshedildi, iptal edildi değerli arkadaşlarım.

Doğa olaylarının felakete dönüşmesinin nedenlerini hepimiz biliyoruz: Arsa ve arazi rantı, bunun için yapılan imar planları, imara açılan su havzaları, dere yataklarına yapılan binalar, altyapı yetersizliği. Bunlar ortadayken, bunların sebeplerini sonuçlarını izale etmek için yeni yasalar düzenlememiz gerekirken, çağdaş bir imar kanununa ihtiyacımız var iken, Yapı Denetim Yasası'nın yeniden gözden geçirilmesi gerekirken, Sivil Savunma ve Afet Yasası’nın yeniden düzenlenmesi gerekirken, planlamayı disipline eden Belediye Yasası’nın çıkması gerekirken, İhale Yasası’nın yeniden düzenlenmesi gerekirken ve en önemlisi de bizim Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak halkımızın bizden beklentisi olan dokunulmazlıkları kaldıran yasal düzenlemeyi yapmamız gerekirken, bugüne dek bu işlerin üzerine 2006 yılından kalan yüklü bir yasayı görüşmemizi de ben biraz abesle iştigal olarak kabul ediyorum değerli arkadaşlarım.

2006 yılından kalan bu yasa, bakın, 10/4/2006 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına hükûmetce sunuluyor. 28/8/2006 tarihinde de 22’nci Dönem Adalet Komisyonu Raporu’yla Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderiliyor ama görüşmeler yapılamıyor. Yenilenerek, komisyonca, 14/1/2007 günü Meclis gündemine sunuluyor. Bu kalabalık bir yasa değerli arkadaşlarım ve üzerinden bir yıl geçmiş.

Bunları üst üste koyduğumuz zaman da, yaşanan olumsuz ekonomik koşulları göz önüne getirdiğimiz zaman da bazı sivil toplum örgütlerinin ve özellikle bir Sayın Bakanın da son günlerde söylediği “2007 yılı maalesef kayıp yılı olmuştur. 2007 yılı maalesef geçim değil, seçim yılıdır.” sözünün kafamda doğru olduğunu belirtiyor değerli arkadaşlarım. Gerçekten, bir buçuk sene bekleyen bu yasanın ve Sigara Kanunu’nun, 2004’ten bugüne kadar bekleyen Sigara Kanunu’nun alelacele getirilmesini, 2007 yılında bu Parlamentonun çalıştırılmadığı izlenimini edindiğimi açık yüreklilikle söylemek istiyorum değerli arkadaşlarım.

Bu yasalar niye çıkarılmaz, niye İmar Kanunu yapılmaz, niye kalıcı bir kentsel dönüşüm yasası çıkarılmaz? Çünkü belediyelerinizin rant paylaşımına dayalı imar planları süreci daha tamamlanmadı. Önümüzdeki günlerde bir Pendik kentsel dönüşüm yasası gelecek. Yanlıştır. Orada da konuşacağız. Ama siz bunları çıkarmaya çabalamak yerine -elbette ki gereklidir- bu tür sorunları Parlamento gündemine getirerek altı aydır vakit israfından başka bir şey yapmıyorsunuz değerli arkadaşlarım.

Çözüm üretmek diye bir derdi yok bu İktidarın. Ancak Sayın Başbakan, kapalı, partili üyelerin olduğu toplantılarda muhalefete sataşmakla siyaset yapıyor.

Teşvik kanununu söz verdiniz. Teşvik kanunu nerede? Bölgesel ve sektörel bazda teşvik kanunu vardı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nerede değerli arkadaşlarım?

Gazetelerden görüyoruz ki gelecek yasalardan bir tanesi medyada yüzde 50 yabancı ortaklığını yasal hâle getiren yasa. Niye bugüne kadar getirmediniz? Damadın şirketi ATV’yi aldıktan sonra mı aklınıza geldi? Gözünüz aydın, bugün de Rekabet Kurulu onayladı onu.

Değerli arkadaşlarım, kalıcı sorunlara çözüm bulmak hükûmetlerin görevidir, iktidarların görevidir. Ekonomik sorunları beklemeye almak ihmale gelecek değildir değerli arkadaşlar.

Bakınız, kapalı toplantılarda Sayın Başbakan ne diyor: “Sadece karanlığa tükürüyorlar, karanlığa taş atıyorlar. Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler var.” Peki, Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler var diye mi büyüme hızını düşürdünüz? Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler var diye mi asgari ücreti çok az artırdınız?

Türkiye’de ve bu Parlamentoda hiçbir milletvekili Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesini istemiyor, ama Türkiye’yi karanlığa sürüklemek isteyen bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzu aydın da biliyor, esnaf da biliyor, tüccar da biliyor, iş adamı da biliyor değerli arkadaşlarım. O bakımdan, bu yanlış yolda olanların bize söz söyleme hakları yoktur değerli arkadaşlarım.

Sadece kurumları ele geçirmekle uğraşanlar, her şeyi özelleştirerek, her şeyi paralı hâle getirerek çiftçiyi, esnafı, işçiyi mağdur edenlerin gündeme getirecekleri ana konular varken bu tür konularla uğraşmalarını ben bir milletvekili olarak kabul etmiyorum değerli arkadaşlarım.

Sayısız özelleştirmeyle karşı karşıya kalan kurumlardan diğer kurumlara gönderdiğiniz 21 bin aile var. Bu 21 bin aile on ay çalışıyor, iki ay çıkıyor. Bugün muhtarlarımız Sosyal Güvenlik Yasası kapsamı içerisinde değil. Daha sayacağım değişik ekonomik boyutlu yasalar var iken sizin bu yasalarla Meclis gündemini işgal etmeniz belki gereklidir ama yeterli zaman ayrıldığı için ben biraz bu konuya şüpheli bakıyorum değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
