# İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2008
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa

> Yaşar Ağyüz (CHP), 1 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 1.100 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Yasa Teklifi’ni geç kalınmış, yetersiz, dengesiz ama bir başlangıç olarak uygun, olumlu bir yasa olarak kabul ediyoruz.

Belediyeler, elbette ki tüm dünyada, kamu kaynaklarından aldıkları pay, devletten ayrılan vergi payı ve yarattıkları kendi öz kaynaklarıyla kendi programlarını ve bütçelerini oluştururlar.

AKP Hükûmeti işbaşına geldiğinden beri “vergi barışı” denilen bir afla tüm büyükşehir belediyelerinin bağlı şirketlerini temize çıkardı. 2004 yılında yaptığı yasal düzenlemelerle Bakanlar Kuruluna yetki vererek, tüm belediyelerin borçlarının silinmesi, taksitlendirilmesi, vesaire gibi işlemlerle de belediyelerini büyük ölçüde rahatlattı ve bu belediyelere şimdi kaynak aktaracağız. Ne zaman aktarıyoruz? Seçime çeyrek kala aktarıyoruz. Seçime çeyrek kala aktardığımız bu kaynağı seçim yatırımı olarak yorumlamamak için bir neden var mı? Yok. Niye? Özellikle büyük belediyelerin büyük işlerinin, büyük ihalelerinin ödenek yoksunluğu var. Büyük işler ve seçim yatırımı için yapılacak olan makyaj işler bitmeli ki, gıda yardımıyla, bisiklet yardımıyla, top yardımıyla, kavun, karpuz, patates, soğan yardımıyla oy alabilme şansını AKP artırabilsin. O nedenle bu yasa geç kalmış bir yasadır. Bu yasayı siz 2004 yılında diğer yasalarla birlikte getirmiş olsaydınız bizim de söyleyecek sözümüz olmazdı. Ama bakın, bugün bütçe açığını göze alarak, cari açığın tırmanmasını göze alarak 4,5-5 katrilyonu belediyelere aktarmayı göze alıyorsunuz ve iki üç gün önce yaptığınız yüzde 46’ya varan elektrik zammıyla asgari ücrete yaptığınız yüzde 5 zammı görmezlikten geliyorsunuz, emeklilere yaptığınız yüzde 2 zammı görmezlikten geliyorsunuz. Bunlara kaynak yok, ama popülist yaklaşımlarla yatırım yapan, kendi reklamlarını ofset baskılı 150 bin adet, 250 bin adet kitap bastırarak yapan belediyelere kaynak aktarmayı bir anda getirebiliyorsunuz.

Daha önce gazetelerde tartışıldı, kaynak yaratan vergi koyacaktınız. Baktınız ki kamuoyundan tepkiler var, bu tepkileri seçim üzeri göğüslemeyelim, bu seçimi de geçirelim anlayışı içerisinde vergileri geri çektiniz, şimdi kamudan pay ayırıyorsunuz. Kamudan pay ayırın, başüstüne ama bu saydığım insanların, kuraklıktan kıvrım kıvrım inleyen çiftçilerin, esnafın, çekini, senedini ödemeyen esnafın, asgari ücretle geçinen insanların ne günahı var? Bu insanlar elektrik faturalarını ödeyemeyecek durumdayken yüzde 46 zam yaptınız sene başından beri ve “Beş buçuk yıldır zam yapmadık.” diye övünüyorsunuz. Bu gerekçe değildir. İşinize geldiği zaman da ekonomik tıkanıklıkları, ekonomik nedenleri 1940’lara kadar giderek savunuyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisinin çok az iktidarı döneminde yaşanan, tüm dünyada yaşanan döviz ve global krizin etkisiyle hep enerji bunalımını göz önüne getiriyorsunuz. Ama beş buçuk yılda siz ne yaptınız enerji için? Bu son yaptığınız zamlar nedir biliyor musunuz? Özelleştirmeyle vereceğiniz şeylerin kâr rantını kamuoyunun önünde sergilemek için yapıyorsunuz bunu, ekmeği tatlandırmak için yapıyorsunuz bunu. Bunları ama söyleyemiyorsunuz değerli arkadaşlarım.

Peki, belediyeler bugüne kadar aldıkları kaynakları ve bundan sonra alacakları kaynakları nerede harcıyorlar? Soğan-patates alıp dağıtmakta harcıyorlar, karpuz-kavun dağıtmakta harcıyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir ilanını gördüm. 200 bin adet anahtar, 100 bin adet albüm ve bunların dağıtımı için 100 bin adet ambalaj, 100 bin adet kargo hizmeti diye evlenecek çiftlere, nikâh kıyacak çiftlere dağıtılmak üzere. Nikâh, büyükşehir belediyesinin asli görevi değil. Nikâh salonları da ilçe belediyelerinin genelde. Ama seçim yakın, propaganda yapılacak ve bunun maliyeti 3 trilyon 100 milyar değerli arkadaşlarım. Yazıktır, günahtır. Bir belediye başkanı -iktidar partisinden- ayda 150 bin adet ofset baskılı dergi bastırıyor, senelik maliyeti 1,5 trilyon. Buradaki görüşmeleri izlerken eski belediye başkanı olarak bazen şüpheyle bakıyorum. Diyor ki arkadaşlarımız: “Belediyelerde yapılan ihalelerde yolsuzluk yok.” Yolsuzluk yok da belediyelerinizin tümündeki ihaleler Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesinin (b) fıkrasına göre niye yapılıyor? (b) fıkrası nedir biliyor musunuz? Doğal afet, can kaybı, bu nedenlerle aciliyeti olan ihaleler. Hepsi mi böyle? 88 tane ihale büyükşehirde yapılmış. O kadar Ankara’da yapılmış ve bunlar Kamu İhale Kurumundan da geçiyor. Kamu İhale Kurumundaki bu yetkiler yetmiyormuş gibi, şimdi, sizler, Kamu İhale Kurumunun kanununu da değiştirmeye çalışıyorsunuz.

Yasalar, belediyelerin yapacağı görevleri sınırlandırmıştır. Belediyeler, kaynaklarına göre öncelikli hizmetleri yapmak zorundadır. Belediyeler, devletin yapacağı görevi yapamaz. Burs vermek, belediyenin öncelikli hizmetleri bittikten sonraki iştir. Ama bakıyorsunuz ki belediyeler “25 bin kişiye burs verdim, 15 bin kişiye burs verdim.” diye övünüyor değerli arkadaşlarım. Ankara susuzluktan kıvranırken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının karpuz dağıtmaya, patates dağıtmaya, soğan dağıtmaya hakkı yoktur. Bunun adı popülizmdir değerli arkadaşlarım.

İşte bunların denetimleri yapılması gerekirken, biz, tekrar, ilaveten kaynak veriyoruz ve kaynak verirken de dengesizliği yaratıyoruz. Küçük belediyeler, il belediyeleri daha az alacak, büyükşehir belediyeleri yine pastadan en büyük payı alacak değerli arkadaşlarım. O nedenle, bu yasadaki dağılım adaletsizdir, bu dağılımın adaletsiz olması da diğer belediyelere karşı büyük ayrıcalık yaratacaktır.

Bu arada, tabii, seçim üzeri bu tür yatırımları yapan belediyelere baktığınız zaman da, çok azı ana hizmetleri üretiyor, çok azı altyapıya yönelik hizmetlere dönmüş, hepsi makyaj. Billboardlara bakıyorsunuz, reklamlar, festivaller ve anlamsız yatırımlarla bu kaynaklar çarçur ediliyor değerli arkadaşlarım.

Kendi seçim bölgem Gaziantep’te, iktidar partisinin il başkanı ile belediye başkanını birbirine düşüren bir ihale var. Çok yanlı bir ihale. 23 Ocak 2008’de ihale yapılmış. İhalenin, alan şirketin ana sözleşmesi 23/1/2008’de Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmış arkadaşlar ve bu şirketin sermayesi 5 bin YTL, aldığı ihale 10 milyon 138 bin avro değerli arkadaşlarım! Böyle bir mantık olabilir mi? Ve buna, il başkanı “şaibelidir” diyor, kamuoyu “şaibelidir” diyor, AKP Genel Merkezi el koymasına rağmen, hâlen ihale devam ediyor. Biz onun için bunlara karşıyız.

Ayrıca neler yapılıyor belediyelerde? Bol bol imar tadilatları yapılıyor. Yeşil alanlar rantiye alanlarına çevriliyor, yeşil alanlar bir bir ortadan kaldırılıyor ve “kentsel dönüşüm” adı altında, yasal altyapısı, yönetmeliği hazır olmamasına rağmen, Belediye Yasası’nın 73’üncü maddesine göre rantsal dönüşüm yapılıyor değerli arkadaşlarım. Orada, yenileştiriyorum diye, barınan insanları alıyorsunuz, kapıya koyuyorsunuz, eline üç beş kuruş veriyorsunuz, ondan sonra kentsel dönüşüm diye, en önemli rant getirecek merkezlerdeki arsaları, yandaşlarına belediyeler peşkeş çekiyorlar. İşte, Boğaz Köprüsü’ne 2 kilometre mesafedeki yer. Bakın, Ankara’daki gar… Ankara’da yaşıyoruz. Cumhuriyet kazanımlarıyla bu kadar uğraşmaya, AKP’lilerin ve AKP belediyelerinin hakkı yoktur. Ankara Garı cumhuriyet kazanımıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının olumsuz iki kararı var, üçüncü kararı olumlu. Niye? Araya birtakım siyasiler giriyor. Gidin bakın Ankara otogarının önüne, içleriniz, vicdanınız sızlar değerli arkadaşlarım. Galataport’u mu sayalım, Haydarpaşa Gar’ını mı sayalım, hangilerini sayalım? Binlerce yeşil alan gasbedildi bu dönemde. Bu belediyecilik değildir, bunun adı “çağdaş belediyecilik” değildir. Sonra da deniliyor ki çağdaş belediye! Çağdaş belediye, akan suyu olan, ulaşımı rahat olan, modern yollarıyla, kaldırımlarıyla bütünsellik içerisinde belediyedir. Kaldırımları söküp yapmak, asfaltı söküp -Gaziantep’te olduğu gibi- kilit taşı döşemek marifet değildir, kaynak israfıdır değerli arkadaşlarım.

O nedenle, bu yasayı biz olumlu görmemize rağmen yetersizdir, dengesizdir diye bağlarken bugün yaşanan bir olaya dikkatinizi çekmek istiyorum: Anayasa Mahkemesinde parti kapatma davasının sözlü savunması verilirken, yıllardır uzayan, bir yıldır uzayan ve destana dönen Ergenekon davası nedeniyle sayısız insan gözaltına alındı. Sabahleyin gözümüzü açtık, televizyonları açtık ki sayısız yazar, çizer, iş adamı, sivil toplum örgütü başkanları gözaltına alınmış. Bu olmaz değerli arkadaşlarım, bu olmaz. Ergenekon davasının bu kadar yıllarca sürmesine gerek yoktur. Bunu tehdit aracıyla kullanmak hukuka aykırı bir olaydır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
