# Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2008
- **Gündem:** KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:273)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-07-30-kamu-ihale-sozlesmeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ta

> Yaşar Ağyüz (CHP), 30 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:273)); konuşma 1.080 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 273 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde söz aldım. CHP Grubu adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Pazar akşamı İstanbul Güngören’de yaşanan terör olayını bir insanlık suçu olarak kabul ediyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum, Güngören halkına da geçmiş olsun diyorum.

Değerli arkadaşlarım, üzerinde konuştuğumuz 273 sıra sayılı yasanın 2’nci maddesi, benim bir yıllık milletvekilliği yaşamımda bir ilki getiriyor: “Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür...” Hem yürürlük hem yürütme yetkisini aynı maddede toplayan bir yasayla karşı karşıyayız. Böyle bir öneriyi Meclis Başkanlığının da nasıl kabul ettiğini anlamış değilim. Ayrıca, Komisyonda gerek CHP gerek MHP Grubu üyeleri böyle bir şeyin olmazlığını söylemelerine rağmen hâlen bu konuda ısrarlı bir şekilde gelmesi de yasa tekniğine uygun mudur, bunu da bilgilerinize sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşülmekte olan yasa, inşaat imalatlarında yaşanan, Hükûmete göre tahmin edilemeyen ve beklenemeyen, bize göre de zamanında alınması gereken tedbirler alınmadığı için karşılaşılan bir olayı çözmek için fiyat farkı vermek amacıyla getirilen ve bu fiyat farkında da yetkiyi Bakanlar Kuruluna veren bir yasadır.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa bir yönüyle gereklidir ama çözüm değildir. Ayrıca da -demin bahsettim- ilk defa yürürlük ve yürütme maddesini birleştiren bir yasadır. Çözüm değildir, çünkü özel konut kooperatiflerine ve özellikle müteahhit kesimine, yapsatçı kesimine hiçbir yararı yoktur. 2886 sayılı Yasa’yla ihale edilen işler için fiyat farkı hükümlerinde bir madde olmadığı için de faydası yoktur değerli arkadaşlarım.

Hepimizin bildiği gibi inşaat sektörü bizim gibi ülkelerde çok önemli sektördür, ekonominin lokomotifidir. Ama görüyoruz ki 2007 yılı sonundan beri inşaat sektörü çöktü, otomotiv sektörü can çekişiyor, tekstil sektörü çöktü ve bu lokomotif özelliğini taşıyan inşaat sektörümüz de bundan iki ay önce yaptığı direnişle ancak sesini Hükûmete duyurabildi. Şimdi, fiyat farkıyla, hazineden bir miktar parayı, çerçevesi iyi belirlenmemiş, nitelikleri iyi belirlenmemiş bir yetkiyi Bakanlar Kuruluna vererek hazineden bir sarf yapıyoruz, bir harcama yapıyoruz.

Bu temmuz ayı içerisinde çalışmanın şevkini yaşamak istiyoruz. Fakat gördüğümüz kadarıyla gelen yasaların hepsi bütçe açığını yaratan, kaynak israfını yaratan ve çerçevesi iyi biçilmemiş yasalar. Örneğin, belediyelere bir sürü kaynak aktardınız ve kamu alacaklarını affettiniz. Şimdi de -fiyat farklarıyla- nasıl ödeneceği belli olmayan biçimde bir fiyat farkı kararnamesini getiriyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, her şeye bütçede kaynak var. Bütçe açığını düşünmüyorsunuz. Cari açığı şimdi yeni yeni aklınıza getirmeye başladınız. Ama ne zaman ki emeklilerin yaşam standardını artırmak için biz bir öneri getirsek -dün Sayın Bakan söyledi- “aman mikro dengeler, aman makro dengeler” diye önümüze çıkıyorsunuz. Bunları hesaplarken de, evveliyatını iyi hesaplamadığınız için de neyle karşılaşacağınızı şu anda bilmiyorsunuz.

Sayın Bakana soruyorum: Bu fiyat farkı yetkisiyle hangi mali külfetle karşılaşacaksınız biliyor musunuz? Komisyonda da sordum, bilmiyorlar.

Şimdi, değerli arkadaşlar, biz bu kararnameye “Evet.” diyelim, gereklidir ama ihalelerin şeffaf olmadığını gördüğümüz bir ortamda, katılımcılığın olmadığını gördüğümüz bir ortamda, Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 3 kişi çağırılarak trilyonları bulan ihalelerin verildiği bir ortamda biz nasıl vicdan rahatlığıyla bu yetkiye “Evet.” diyebiliriz? Daha önce de arkadaşlarım dedi ki: “İhalelerde şaibe yok.” Bakın, değerli arkadaşlarım, son yıllarda, 2003 yılında bu Hükûmet göreve geldiğinden beri, özellikle Kamu İhale Kanunu 14 kez, 4735 sayılı Yasa da 3 kez değiştirilmiştir. Eğer siz kalıcı çözüm istiyorsanız -Sayın Bakan, Sayın Komisyon- niye Kamu İhale Kanunu’nu öncelikle getirip, alınması gereken tedbirleri, ayağı yere basan bir sistemi oluşturmak için çaba göstermiyorsunuz?

Bugün, kentsel dönüşüm yapılıyor -Sayın Mevlüt Aslanoğlu söyledi- kentsel dönüşüm adına rantsal dönüşüm yapılıyor. Kentsel dönüşümün altyapısı yok, yasal düzenlemesi yok, yönetmeliği yok. İmar Kanunu bugün lime lime olmuş. Niye bunları getirmiyorsunuz? Ama nerede ranta dayalı, nerede rantiyeye dayalı işler varsa, özellikle temmuz ayında da çalışmanın verdiği bir heyecanla diyelim -böyle bir heyecan da yok da- bununla bu tür akçalı yasaları geçiriyorsunuz.

Demin söyledim, bu yasaya “Evet.” demek için ihalelerin şeffaf olduğunu bilmemiz lazım. 21’inci maddeye göre TOKİ’de… Sayın Bakanın görevi değil, kendisine bağlı değil, çözüm de kendisinde değil ama TOKİ’de 21’inci maddeye göre güvenlik, deprem, felaket gibi unsurlara bağlı olarak 3 kişi çağırılıp, 2’sinin geçersiz sayılıp 1 kişiye ihale verildiği kaç ihale vardır? Arkadaşlar burada konuşunca siz diyorsunuz ki: “Yok böyle bir şey.” Elimde belge, elimde belge… Sayın Grup Başkan Vekilinizin siyasi birikimi, deneyimi vardır. Bunu incelemeye yüreği tutuyorsa alır, inceler ve bakar TOKİ’de neler olmuş neler değerli arkadaşlarım. TOKİ’de yedi yüz dolayında ihale yapılmış göreve geldiğinden beri, yetkilendirildiğinden beri. 16 milyar YTL’lik bir kaynak kullanılmış ve bugün TOKİ borç batağında değerli arkadaşlarım. Kaynak israfı had safhada. Sosyal konut diye yapılan konutların sayısı çok az. Lüks konut yapılıyor ve dolayısıyla, değerli arkadaşlarım, büyük bir vurgun var, büyük bir yolsuzluk var. “3Y’yi önleyeceğiz.” diyorsunuz. Allah’a şükür, üçü de sizin zamanınızda arttı. Yolsuzluk: Hortumlar el değiştirdi, yön değiştirdi. Yoksulluk: Tabana yayıldı. Yeşil kart alanın sayısı arttı, gıda yardımı alanın sayısı arttı, aşevlerinde sıraya girenin sayısı arttı Hükûmetinizin sayesinde. Yasaklar arttı. En önemlisi dokunulmazlık. Niye kaldırmıyorsunuz dokunulmazlığı değerli arkadaşlarım? Kaldıramazsınız, kaldıramazsınız çünkü hesabını veremeyeceğiniz dosyalar var değerli arkadaşlarım.

Ben, şimdi, belgeli konuşmayı ilke edinmiş olan bir siyasetçiyim. Bakın, şimdi bu fiyat farkı kararnamesi çıktığı zamanda Şanlıurfa AKP konutları ihalesini binde 6 ile alan insana fiyat farkı vermek sizi vicdanen rahatsız etmez mi, etmiyor mu? Etmiyor. Yüzde 3 ile Kilis’te ihale alan müteahhide bu rantı vermek vicdanınızı rahatsız etmez mi? Etmiyor ki rahatsınız. İşte böyle kaynaklar israf ediliyor. Ondan sonra diyorsunuz ki “Vurgun yok, çıkar yok.” değerli arkadaşlarım.

Bakın, firma ismi vermeyeceğim. Lütfen inceleyin. İzmir Konak’ta, Siirt Yağmurtepe’de, Kurtalan’da konut alan firma, insaf, 2004-2008 yılları arasında bir ortaklıkla 9.147 konut almış; 890 milyon 333 bin 787 YTL. Değerli arkadaşlarım, aynı firma bir başka ortaklıkla 7.915 konut almış; 852 milyon 296 bin 400 YTL, yani 852 trilyon değerli arkadaşlarım. Bu rakamları, kırımları ortaya koyduğunuz zaman da -şu listede yirmi tane inşaatı topladım- yirmi tane inşaatın kırım ortalaması yüzde 11,4 değerli arkadaşlarım. İşte, siz bunlara fiyat farkı veriyorsunuz; siz bunlara fiyat farkı vererek, seçime giderayak kendi yandaşlarınıza, kendi müteahhitlerinize kaynak yaratmaya çalışıyorsunuz. Bunun için bu kararnameye, bu yetkiye “Evet.” demek, vicdanen rahatlık içerisinde “Evet.” demek içimizden gelmiyor. Asgari ücretli perişan iken, kuraklık baskısı altında inim inim inleyen çiftçiye sahip çıkılmaz iken, bizim baskımızla, bizim zorumuzla -muhalefet partilerinin- BAĞ-KUR’luyu, sigorta primlerini bir taksitlendirme hakkı çıkardınız, yeniden yapılandırma… Allah’a şükür, o da dün bitti, millet kuyrukta. Onu çıkarmak için verdiğimiz önergelere, uzatmak için verdiğimiz önergelere cevap vermiyorsunuz değerli arkadaşlarım.

Sulama suyundan dolayı elektriği kesik olan çiftçilere sahip çıkmıyorsunuz. Elektrik borçlarının faizini silip taksitlendirmek için sahip çıkmıyorsunuz değerli arkadaşlarım. Emekliler sürüm sürüm sürünüyor ama siz onların intibakını bile çıkarmıyorsunuz. Makro denge, mikro denge… Ancak uğraştığınız YÖK’teki uygulamalar, bankalarda rantiyeci işler, ihaledeki rantiyeci işler değerli arkadaşlarım. Onun için de bu noktaya geldi Türkiye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-07-30-kamu-ihale-sozlesmeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
