# Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 3 Şubat 2009
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2009-02-03-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina

> Yaşar Ağyüz (CHP), 3 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 1.152 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2863 sayılı Yasa’nın bazı maddelerini değiştiren 266 sıra sayılı Tasarı’yı üçüncü haftasındadır görüşüyoruz. Bu tasarı bu kadar önemli, Meclisi bu kadar, üç haftadır meşgul eden bir tasarı mıdır? Geçen de söyledim, bu tasarı Meclisi üç haftadır meşgul edecek bir tasarı değildir. Bunun birinci nedeni, ülkemizin gündeminde ağırlıklı meseleler varken bunların sıralamasını yapamayan, Meclise sunamayan iktidardır, bu boşluktan da kendi yasalarını çıkarmaya çalışan bakanlıklardır.

Gecikmesinin nedeni de AK PARTİ Grubunun, şu anda olduğu gibi, ilgisizliğidir, lakayıtlığıdır; bu yasanın uzamasının nedeni budur. Altı maddelik bir yasa…

Bu yasa ne getiriyor? Bu yasa, emlak vergilerinden gelen payın belli miktarını il özel idareleri kullansın… Peki, büyük şehirlerde ve şehirlerde bu paranın kullandırılmasına onay veren merci il özel idaresi, vali, değil mi? Vali. Başka ne getiriyor? Kurul üyelerinin süresinin beş yıldan üç yıla inmesini getiriyor. Başka ne getiriyor? “Yenileme kurulları” diye kurduğunuz koruma kurullarına koruma amaçlı imar planlarında yetki verdiğiniz kurul yetkilerinin aynısını bu yenileme kurullarına da veriyorsunuz, bunlar çelişkidir. Bu çelişkilerin ortadan kaldırılması gereken bir durum var iken siz bu yasayla tekrar karmaşa yaratıyorsunuz. Bunun nedeni ne? Bunun nedeni, siz zamanında 5366 sayılı bir Yasa çıkardınız. Bu 5366 sayılı Yasa karmaşa yarattı. Bu 5366 sayılı Yasa’nın içerisinde “sit alanı” yok, “sit” tabiri yok. Yenileme projelerini onaylamak üzere Koruma Kanunu’nun 51’inci maddesine göre gerektiği kadar kültür tabiat varlıkları kurdurt.

Şimdi, bu bölge kurullarının yetkisini artırıyorsunuz. İstanbul’da Sulukule’de, Fatih bölgesinde yapılan uygulamalar var. Yenileme Kurulunun başında kim var? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında eski İnşaat Daire Başkanlığını yapmış kişi var. Başka kim var? Beyoğlu Belediyesinin temsilcisi var, Büyükşehir Belediyesinin temsilcisi var, hukukçu var, sizin üyeleriniz var. Kurulları siyasi etki altına alan davranışlara, eylemlere açıklık kazandıran bir düzenlemedir bu. Belediye başkanlarınız “yenileme” adına rant alanları yaratıyorlar. Özellikle on beş yıldır Türkiye’de “rantçı belediyecilik”, “ihaleci belediyecilik” uygulanıyor. İstanbul’da başladı, Ankara’da başladı ve diğer belediyelerinizi de, maalesef, sardı.

Şimdi, İstanbul’da, bu koruma kurullarını, yenileme kurullarını eğer siz politik kaygılarla, politik baskılarla yönlendirecek hâle getirirseniz vay geldi İstanbul’un hâline. Şu anda zaten belediye başkanları koruma kurullarınızın aldığı kararları uygulamıyor. Mesela geçen gün yine Dubai Port için yürütmeyi durdurma kararı verildi. Sayın Kadir Topbaş, Başbakanınızın çok övdüğü, bugünlerde çok atılıma geçen, hizmetlerini sunmaya çalışan Kadir Topbaş niye yasalara saygılı olmuyor, niye koruma kurullarının kararlarını uygulamıyor değerli arkadaşlarım? Bunları sorgulamak zorundasınız. Siz korumayı amaçlayan değil, korumamayı amaçlayan bir düzenleme yapmak istiyorsunuz. Bu düzenlemenin amacı budur. Sayın Bakan da bunu çok iyi biliyor. Beş yıldan üç yıla düşürmenin anlamı budur. Yenileme projelerini onaylayacak kurullara yetki verilmesinin amacı budur. Ama bu yanlıştır değerli arkadaşlarım.

Bugün, Türkiye, Dünya Miras Listesi’ne girmiş 9 eseriyle anılan bir ülkedir. Bunlara baktığımız zaman da UNESCO bu 9 miras için ne demiş, biliyor musunuz? “5 mirasınız tehlikede.” demiş, “5 mirasınızı korumak zorundasınız.” demiş. Bakın, bugün Dünya Miras Listesi’nde 142 devletten 851 yapı bulunuyor. 25’i kültürel ve doğal yapı, 660’ı kültürel, 166’sı doğal yapı. Türkiye’de de 9 kültürel varlık var Dünya Miras Listesi’nde. UNESCO diyor ki: “SOS veriyor.” diyor, “Bunlara sahip çıkmanız lazım.” diyor. Bunlardan bir tanesi İstanbul tarihî yarımada. İstanbul tarihî yarımada şimdi ne hâlde? Kültür-Tabiat Varlıkları Kurulunun onayına sunulan projelerle sit alanları ortadan kalkıyor. 1/5.000’lik nâzım imar planıyla uyumsuz planlar çatır çatır geçiyor ve Turizm Bakanlığı maalesef buna sessiz kalıyor değerli arkadaşlarım. Yenileme kurulu tarafından onaylanan projelere baktığınız zaman da tamamen politik kaygılarla, politik baskılarla onaylanmış olan projelerdir. Evet, hepimiz kültür ve tarihî mirasa sahip çıkmak zorundayız. Bunun tüm topluma yaygınlaştırılması lazım, bunun yönteminin bulunması lazım. Sadece korumayı koruma kurullarıyla ve rantçı belediye başkanları anlayışıyla, belediye meclisi anlayışıyla yapamayız. Siz siyasilerin boyunduruğuna giren bir koruma kurulu kurduğunuz zaman da Türkiye’de korunması gereken varlıkları, özellikle İstanbul gibi bir yerde koruyamazsınız. Çünkü o kurullarda siyasi etki olacaktır, siyasi çoğunluk olacaktır. Buna meydan vermemek için bu yasanın yeniden gözden geçirilmesi gerekir idi. Ama maalesef her konuda olan inatçı tavrınız ve “Ben yaptım, oldu.” anlayışınız bu noktaya getirmiştir.

Bakın, plandan bahsediyoruz, planlamadan bahsediyoruz, korumadan bahsediyoruz. Bu yasanın geçtiği komisyon çok saygın bir komisyondur; Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu. İhtisas komisyonu olan Bayındırlık, Turizm, İmar Komisyonundan teğet geçiyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun gitmesi gereken komisyon dururken, alelacele Millî Eğitim Komisyonundan geçiriyorsunuz ve komisyonları da yanıltıyorsunuz, havalelerinizle yanıltıyorsunuz değerli arkadaşlarım.

O bakımdan, bu yasanın üç haftadır bu Meclisi yersiz işgal ettiği inancındayım değerli arkadaşlarım ama biraz sonra oylarınızla, oylanıp geçecek ve ileride de onulmaz yaralar açacaksınız. Koruma kurulları değil, korumama kurulları oluşturmanın vebalini taşıyorsunuz vereceğiniz oylarla. O nedenle, iyi, mantıklı önergelerimiz bile reddediliyor değerli arkadaşlarım.

Peki, belediyelerde bu uygulamalara baktığınız zaman da koruma amaçlı imar planları sağlıklı mı? Değil. Belediye meclislerine gelen kararlar, imar daire başkanlarının olumsuz görüşlerine rağmen, siyasi rant hesabıyla belediye meclisinde ve imar komisyonlarında oylanarak çatır çatır geçiyor ve buna dava açan sayısız meslek kuruluşu var. Bu sayısız meslek kuruluşuna Başbakan diyor ki: “Sen benim önümü kesiyorsun.” diyor, “Sen sorun yaratıyorsun.” diyor. Peki, siz, sayın siyasetçiler ve Sayın Başbakan, “kent suçu”, “kentli hakları” diye bir şey olduğunu bilmiyor musunuz? Kent suçu işleyen insanlara karşı yargıya gitmenin hukuk devletinin gereği olduğunu bilmiyor musunuz? Ama TMMOB’a bağlı mühendis odalarını, meslek odalarını suçluyorsunuz, diyorsunuz ki: “Biz iş yapıyoruz fakat mühendis odaları önümüzü tıkıyor.”

Evet, Haydar port bugün haklı olmadığı için dava açılmıştır, Dubai Port bugün haklı olmadığı için dava açılmıştır, Sulukule bugün haklı olmadığı için dava açılmıştır çünkü bilimsellikten, teknik doygunluktan ve hukuktan yoksundur. Siz bunları göz ardı ederek, birtakım insanlara rant sağlamak için her türlü tadilatı, her türlü değişikliği yapıyorsunuz değerli arkadaşlarım. Bu yanlıştır. Bugün, bu rantçı ihaleci ve koruma kurulu kararlarını umursamayan siyasi anlayış iş başındadır ama yarın onun tersi, halka hizmet eden, kurallara saygılı, hukuka saygılı ve rantı önleyen belediyecilik anlayışı geldiği zaman da nasıl hesap vereceksiniz? Yarın öbür gün Sayın Gökçek belediye başkanlığını kaybettiği zaman Sayıştay denetiminden geçmeyen olayların nasıl hesabını verecek? Yürütmeyi durdurma kararlarını uygulamamanın nasıl hesabını verecek? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Silivri de dâhil, 1 milyar dolar rüşvetin döndüğü Silivri de dâhil, nasıl hesabını verecek? Gaziantep’te bir gecede yeşil alanı, fıstık alanını imara dönüştürüp ticari alan yapan ve 72,5 trilyon rantın döndüğü belediyeniz nasıl hesabını verecek?

ALİ KOYUNCU (Bursa) – Çankaya’nın hesabını verin.

YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) – Onun için, bunlar hesap sorulacak. Hiç kimse hesap sorulmasın diye anlamasın, hesap sorulacak. Siz nasıl diyorsunuz: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem.” Doğru diyorsunuz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını başkalarına yedirmem, ben yerim demek istiyorsunuz. Bunu vatandaş yanlış anlıyor. O nedenle haklısınız.

Değerli arkadaşlarım, bunların hepsinin sorgulanacağı gün 29 Mart seçimleri olacaktır. O nedenle bu yasayla kendi belediyelerinize sağladığınız olanak 29 Mart’ta veya partimizin gideceği yargıda dönecektir ve siz de bundan üzüntü duyacaksınız sevgili arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlar, Mimarlar Odasıyla, TMMOB’la hesaplaşan Sayın Başbakan “Davos fatihi” olduğundan sonra da yaptığı toplantıda diyor ki: “CHP’den hesap sorun seçimlerde.” diyor. Hani Davos başka bir olaydı? Hani orada siz İsrail’e karşı Hamas’ın, ezilen insanların hakkını savunuyordunuz, bu amaçlaydı? Peki, 2006’da, bugün savunduğunuz Hamas’ı niye Dışişleri Bakanlığıyla resmî davetli olarak getirtemediniz? Niye AKP Genel Merkezinde, şimdi Çankaya’da oturan Sayın Gül konuşmak zorunda kaldı? O gün terörist gördüğünüz, korktuğunuz örgütü bugün -Hamas’ı- savunuyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2009-02-03-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
