# İller bankası anonim şirketi hakkında (s.s 477)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Karayel (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 26 Ocak 2011
- **Gündem:** İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA (S.S 477)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-karayel-23-2011-01-26-iller-bankasi-anonim-sirketi-hakkinda-s-s-477

> Yaşar Karayel (AK Parti), 26 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA (S.S 477)); konuşma 1.132 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA YAŞAR KARAYEL (Kayseri) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; İller Bankası Kanun Tasarısı hakkında grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, İller Bankası, 1933 yılından beri Türkiye'nin her tarafına hayırlı hizmetler götürmüş, Türkiye'nin kalkınmasında, imarlaşmasında, insanca yaşamın şartlarının oluşmasında çok büyük gayretler göstermiş, Türkiye'nin kalkınma tarihiyle eşit tarihe sahip olan çok önemli kurumlarımızdan birisidir.

1933 yılında “Belediyeler Bankası” olarak kurulan İller Bankası, 1945 yılında “İller Bankası” sıfatını almış, 100 milyon sermayeyle hizmetine devam etmiştir. İller Bankası, yerel yönetimlerin ihtiyaçlarının çözümü noktasında 1933-1975 yılları arasında harita yapımı, şehir planlama, içme suyu yatırımları, köy ve belediyelerin elektrik projelerine ağırlık vermiş, daha sonraki yıllarda elektrik projelerinden çekilmiş, turizm yatırımları ile çeşitli üstyapı tesislerinin yerine getirilmesi bu Bankamız tarafından sürdürülmeye devam edilmiştir. Planlı kalkınma döneminin başladığı 1963 yılından itibaren faaliyetlerini yıllık planlar doğrultusunda sürdürmüştür.

AK PARTİ İktidarı ile 2003 yılı, İller Bankasının çağın gereklerine göre yapılanması açısından bir dönüm noktası, aynı zamanda dönüşümün de başlangıcı olmuştur. Değişen ülke koşulları ve kamu yönetimindeki yeni yaklaşımlar, Bankada da bir zihniyet değişimini zorunlu hâle getirmiştir. Bu sebeple, yerel yönetimlerin proje yönetim sürecine katılması, ihtiyaçların birlikte belirlenmesi, projelerin yürütülmesinde yerel yönetimlerin daha çok inisiyatif sahibi olması sağlanmıştır. Bu dönemde, belediyelerimizin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, yatırım maliyetlerinin daha da düşürülmesi amacıyla İller Bankası, Türkiye’de son otuz yılın yatırımları içerisinde bulabildikleri kredi faiz oranlarını yüzde 35’ten yüzde 6’ya indirmiş, uzun vadeli yatırım kredilerinin vadesi ise beş yıldan on beş yıla çıkarılmıştır. Ayrıca, işin yapım süresi kadar anapara geri ödemesiz dönemi uygulaması da AK PARTİ İktidarı döneminde başlatılmıştır.

2003 yılından itibaren, belediyelere pay dağıtım uygulamasında kesinlikle partizan bir anlayış sergilenmemiş, belediye paylarının siyasi anlayışa göre ayrım yapılmadan eşit oranda dağıtılması sağlanmıştır. Belediyelere, borçlarına bakılmaksızın, tahakkuklarının en az yüzde 60’ı oranında pay gönderilmektedir. Kredi taleplerinde bulunan belediyelerin talebinde, şahsi mülahazalar değil objektif kriterler İller Bankasında esas hâle getirilmiştir. Özellikle yaz aylarında, belediyelerimizin daha çok iş yaptığı dönemlerde, belediye paylarının hiç kesintiye uğramadan gönderilmesi de yine AK PARTİ İktidarı sayesinde sağlanmıştır.

Son yedi yılda İller Bankası belediyelerimize çeşitli alt ve üstyapı yatırımlarının gerçekleşmesi için kendi öz kaynaklarından 6,5 milyar kredi kullandırmıştır. Daha önceki dönemlerde yüklenici, hak edişlerini diğer bankalardan borçlanmak suretiyle karşılar durumdayken şu an diğer bankalara gerektiğinde finansman temin eden bir kurum hâline gelmiştir. Bugün itibarıyla İller Bankasının herhangi bir bankaya ve kuruma bir kuruş borcu da söz konusu değildir.

İller Bankası, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz bir kalkınma ve yatırım bankası statüsünde olduğundan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine de aynı zamanda tabidir. Ülkemizin ve dünyanın değişen ve gelişen şartlarına göre 1945 yılından itibaren mevcut Yasa Bankanın faaliyetlerinin yürütülmesinde yetersiz kalmış, yerel yönetimlerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik fiilî dönüşümün başlatılmış olmasına rağmen mevzuat eksikliği ortaya çıkmıştır. Banka personelinin 657 sayılı Kanun’a tabi olması da bankacılık konusunda uzman personel sıkıntısı yaşanmasının ayrıca sebebi olmuştur.

Bankanın mevcut yapısı, uluslararası finans kaynaklarına erişim konusunda zorluklar yaşanması sebebiyle… Diğer taraftan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun bankaların anonim şirket olma zorunluluğu da böylece karşılanmış olmaktadır.

Bankanın yeniden yapılandırılması hususu Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan Yedi ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonunun raporlarında da ayrıca yer almıştır.

Bu yasa ne getirmektedir? Yeni yasal düzenleme ile Banka, yerel yönetimlere proje geliştirme, danışmanlık hizmeti verme, teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına destek olmak gibi temel fonksiyonlarını daha da güçlendirerek sürdürecektir. Özellikle belli ölçeğin altındaki belediyelerin imar, altyapı gibi bazı projeleri gerçekleştirme konusunda yetersiz kalmaları nedeniyle Banka bu konudaki görevlerini muhafaza edecektir. İmkânları yetersiz olan belediyeler için ise projeler geliştirecek, yerel yönetimlerin kentsel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla projelerin hayata geçirilmesinde ulusal ve uluslararası piyasalardan daha uygun koşullarda finansman temin etme yoluna gidecektir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun amir hükmüne göre İller Bankası da diğer tüm bankalar gibi anonim şirket statüsüne tabi olacaktır, ancak bankanın ortaklık yapısı muhafaza edilerek, mülkiyeti, yine eskiden olduğu gibi, belediye ve özel idarelere ait olup, bu yöndeki özelleştirme iddiaları da asla doğru değildir.

Mevcut Kanun’a göre banka sermayesi, belediye ve il özel idarelerinin kesinleşen kendi öz gelirleri de dâhil olmak üzere tüm gelir tahsilatları üzerinden yüzde 5 ortaklık payı alınmaktayken; yeni sistemde, öz gelirleri hariç olmak üzere, sadece genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan yasal paylar üzerinden yüzde 2 oranında ortaklık payı alınacaktır. Dolayısıyla, hem matrahta hem de oranda önemli ölçüde indirim sağlanmış olacaktır. Bu oran ilk üç yıl için yüzde 3 olarak uygulanacaktır. Bu yeni düzenlemeyle yerel yönetimlere yüzde 70 daha fazla kaynak aktarılması bu kanunla sağlanmış olacaktır.

Mevcut uygulamada genel kurulun oluşumu da, yerel yönetimler il bazında üçe bölünürken, yeni düzenlemeyle her ilden bir belediye ve il özel idaresi temsilcisinin katılımı sağlanmakta, yerel yönetimlerin genel kurulda daha yüksek oranda temsili sağlanmış olacaktır.

Yeni yasa ile, 7 kişiden oluşacak yönetim kurulunun 2 üyesi, genel kurula katılan belediye başkanları ve il özel idare temsilcileri arasından seçilecektir. Bu 2 üye, Bankalar Kanunu’nun anılan şartlara haiz olmak üzere İçişleri Bakanlığı tarafından önerilen iki kat aday arasından genel kurul tarafından seçilecektir. Böylelikle, bankanın ortakları olan yerel yönetimlerin banka yönetiminde temsili sağlanmış olacaktır.

Yeni düzenlemeyle, banka, ortaklarına her türlü nakdî ve gayri nakdî kredi açacak olup, yurt içi ve yurt dışı finansman kuruluşlarından uygun koşullarda kredi temini yoluna da gidebileceklerdir.

Banka, yerel yönetimlerin projelerinde kullanılmak üzere temin edilen fon ve hibelerin kullandırılmasına aracılık edecek; banka, safi kârının yüzde 51’ini köylerin teknik ve sosyal altyapı hizmetlerinin finansmanı için kullanacaktır. İçme suyu, atık su, katı atık, kent bilgi sistemi ve benzeri kentsel projelerin finansmanı ile nüfusu 20 binin altında olan belediyelerin anılan projelerinin ayrıca yapımında hibe finansman sağlayacaktır.

Bu düzenleme ile mevcut Kanun’da proje hizmetleri için belirlenen nüfus 100 binden 200 bine, yapım hizmetleri için belirlenen nüfus sayısı 10 binden 20 bine çıkarılmaktadır.

Banka, kendi kaynakları dışından hükûmet veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarından finansman temin edebilmek kaydıyla yurt dışında projelendirme ve danışmanlık hizmetleri de verebilecektir, bu projelerin uygulanması için finansman kullanılmasına aracılık edecektir. Ayrıca faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları ve özel hukuk tüzel kişileriyle de iş birliği yapabilecektir.

Banka personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamından çıkartılıp sözleşmeli statüye geçirilecektir, sosyal ve mali haklarında iyileştirmeler sağlanacaktır. Ayrıca uzman personel sıkıntısını giderebilmek amacıyla hizmetlerin nitelik ve nicelik yönünden daha dinamik ve etkin, verimli bir hâle getirilmesi sağlanacaktır.

Sözleşmeli personelin Emekli Sandığıyla ilişkileri devam edecek olup diğer kazanılmış haklarında herhangi bir kayıp da söz konusu olmayacaktır. Sözleşmeli statüyü kabul etmeyen personel herhangi bir hak kaybına uğramadan diğer kamu ve kuruluşlarına yerleştirilebilecektir.

Kanun çerçevesinde yönetmeliğin yayımından itibaren iki ay içerisinde emekliliğine başvuran memurlarımız ikramiyelerini yüzde 30 fazlasıyla alabileceklerdir.

Sonuç olarak, ülkemizin şehirleşme altyapısını sağlıklı, verimli ve kaliteli bir sistem üzerinde inşa etmeyi temel prensip hâline getiren İller Bankası, nitelikli insan kaynağı, bilgi birikimi, yaygın hizmet ağıyla bugün yeni bir dönemin eşiğindedir. Türkiye'nin ve dünyanın değişen koşullarını dikkate alarak yerel yönetimlerin ihtiyaç ve taleplerine kalıcı çözüm mekanizmaları geliştirmeyi temel çıkış noktası sayan cumhuriyetimizin yadigârı İller Bankasının bu yasayla daha güçlü hâle geleceği hepimizin malumudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Karayel (AK Parti, Kayseri). “İller bankası anonim şirketi hakkında (s.s 477)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 26 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-karayel-23-2011-01-26-iller-bankasi-anonim-sirketi-hakkinda-s-s-477 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
