# Orman kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.274)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2003
- **Gündem:** ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.274)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2003-11-05-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-274

> Yaşar Tüzün (CHP), 5 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.274)); konuşma 522 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Başkanım, ben de selam vereyim...

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) - Centilmenlik yarışı var...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Tüzün.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 31.7.2003 Tarihli ve 4965 sayılı Kanun ve Anayasanın 89 uncu maddesi gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, 18 maddeden oluşan 4965 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 ve 13 üncü maddeleri sırasıyla, orman sayılabilecek ağaçların tanımı ve bu kanunun 1 inci maddesinde belirtilen ağaç ve ağaççıkların sahiplerinin bu ağaç ve ağaççıklardan nasıl faydalanacaklarını göstermektedir. Bu iki madde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da dikkatle incelenmiş ve uygulama sonuçlarının doğuracağı olumsuzluklar net bir şekilde ortaya konularak yasanın yeniden görüşülmek üzere geri gönderilmesine neden olmuştur. Peki, bu, 1 ve 13 üncü maddeler nelerdir?

6831 sayılı Orman Yasasının 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (G) bendinde, orman sınırları dışında olup, yüzölçümü 3 hektarı aşmayan sahipli arazilerdeki her tür ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerlerin orman sayılmayacağı belirtilmiştir. Halbuki, bu yasada değişikliği yapan 4965 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (H) bendinde yapılan değişiklikle, kızılağaçlıklar ve aşılı kestaneliklerin (G) bendi kapsamından çıkarıldığı, yüzölçümü sınırlamasına bağlı olmaksızın, kızılağaçlıklar ve aşılı kestaneliklerin orman sayılmayacak yerler arasına alındığı görülmektedir. Diğer taraftan, 4965 sayılı Yasanın 13 üncü maddesiyle, 6831 sayılı Orman Yasasının 116 ncı maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine eklenen ikinci alt bendinde "Kızılağaçlıklar ile aşılı kestaneliklerin sahiplerinin her türlü yapacak ve yakacak ihtiyaçları ile pazar satışları için yapacakları kesimler; keşif, damga ve nakliye işlemlerine tabi olmayıp köy muhtarlığınca düzenlenecek belge ile yapılır" denilmektedir.

Sonuç olarak, 4965 sayılı Yasayla; yani, halen görüştüğümüz 6831 sayılı Orman Yasasının 1 ve 116 ncı maddelerinde yapılan değişikliklerle, kızılağaçlıklar ve aşılı kestanelikler, bir yandan orman sayılan yerler kapsamından çıkarılmakta, öte yandan bu yerlerden yararlandırılma kolaylaştırılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bu ülke hepimizin. Bazı kararlar alınırken, bazı kişi ve zümrelerin çıkarları ya da partinin verdiği sözlerin ne pahasına olursa olsun yerine getirilmesi mantığının terk edilmesi gerekmektedir. Bazı değerler vardır, bunları yok edersiniz. Bu değerlerin yerine konulması, hem çok uzun zaman alacak ve hem de onarılması olanaksız yaralar açacaktır.

Evet, değerli arkadaşlarım, kesilecek ağaçlardan, yok olacak ormanlardan, akıp gidecek topraklardan bahsediyorum. Eğer bu yasa, oylarınızla yasalaşırsa, 100 000 hektar kestane ve kızılağaç ormanı kısa sürede yok olacaktır. Zaten çok meyilli olan Doğu Karadeniz yamaçlarındaki topraklar denize akacak ve yörenin korkulu rüyası heyelanlar artacak ve bu yeşil cennetin dengesi bozulacaktır.

Yöre halkının ekonomik durumunu hepimiz biliyoruz. Tüm ülkemizdeki orman köylüleri gibi, onların koşulları ağır, gelirleri yok denilecek kadar da azdır; ama, bunun çaresi, yıllardır gözü gibi koruduğu, birlikte yaşadığı ve yaşlandığı ağaçlarını kestirerek olmamalı. Hükümetimizin, daha kalıcı ve o insanlarımıza, insanca yaşayacak, sürekli gelir getirici projelerle karşımıza çıkması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, diğer taraftan Doğu Karadeniz yöresinde mülkiyet sorunu henüz çözüme kavuşturulamamıştır. Bölgede kadastro yapılan orman arazisi yüzde 10 dolayındadır; yani, başka bir deyişle kızılağaç ve kestane ağaçlarının kimin mülkiyetinde olduğu belirsizdir. Öncelikli olarak, Orman Genel Müdürlüğünce, kadastro işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmektedir. Zaten söz konusu yasanın 4 üncü maddesinde, 6831 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle "kadastro ve diğer ormancılık hizmetleri Orman Genel Müdürlüğünce yapılır" denilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Orman kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.274)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2003-11-05-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-274 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
