# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 7 Aralık 2005
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2005-12-07-chp-grup-onerisinde

> Yaşar Tüzün (CHP), 7 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 879 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öneriye geçmeden önce, bugün Genel Kurulumuzda ve dün de, zannediyorum, Adalet ve Kalkınma Partisinin gizli oturumunda Türkiye'nin sorunlarının tartışılması ve Siyasî Partiler Kanunuyla ilgili özeleştirilerin Yüce Mecliste yapılması, gerçekten, muhalefet partisi olarak, hem bizleri hem de şahsımı son derece memnun etmiştir.

Biz, dönem dönem, Sayın Başbakanın yurtdışı gezilerini eleştiriyorduk. Ancak, bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin konuşmalarını duyduktan sonra, yurtdışı gezilerinin biraz daha artmasında fayda olacağını düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önerimiz, Türkiye'de, yaklaşık 30 000 000 insanı ilgilendiren bir önemli konuya değinmek istiyoruz.

Değerli arkadaşlar, eğer, herhangi bir banka tarafından size kredi kartı gönderilmiş ise, bilin ki, mağdursunuz; gerçekten söylüyorum; yani, hiçbir talebiniz olmadan, hiçbir imzanız olmadan, sadece kredi kartını cebinize, cüzdanınıza koyuyorsanız, bilin ki mağdursunuz; dolayısıyla, bugün, ülkemizde kredi kartlarından mağdur olan 1 000 000'a yakın insanımız var; ama, 28 000 000 insanımız da kredi kartı kullandığına göre, onlar da mağdurdur. Tabiî ki, bu durum, aile bireylerini perişan etmiş, yuvaların dağılmasına, ruh sağlığının bozulmasına, can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Değerli arkadaşlar, her gün yazılı ve görsel basında görüyor ve okuyorsunuz. Türkiye'de, subay, assubay, emekli, işçi, memur, esnaf, her kesimden insanlar ve milletvekillerimiz de buna dahil olmak üzere, bu mağduriyeti yaşıyor ve insanlar, can ve mal kaybına uğramakla birlikte, aile bireylerini öldürerek, bu dünyadan ayrılıyorlar. Böylesine önemli bir konuyu konuşuyoruz.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinin yetkilileri gelip, diyorlar ki: "Efendim, bu konuyla ilgili, bizim hazırlamış olduğumuz, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulunun bir tasarısı var; bu tasarı, önümüzdeki günlerde Genel Kurula gelecek; eğer, bir eksikliği var ise burada düzeltirsiniz." Değerli arkadaşlar, kredi kartlarında yaşanan sorunun yüzde 80'i yüksek faiz, değerli arkadaşlar, yüzde 20'si diğer konuları oluşturmaktadır; yani, ayrıntıları oluşturmaktadır. Dolayısıyla, gelen tasarıya baktığınızda, faizlerin yeniden düzenlenmesi ve mevcut borçların yeniden yapılandırılması konusunda herhangi bir madde yoktur değerli arkadaşlar; yani, tekrar söylüyorum, kredi kartlarının mağdurlarının en büyük nedeni, yüksek faiz, değerli arkadaşlar ve tasarının yüzde 20'sini oluşturan, yani, ayrıntılar bölümünü oluşturan maddelerden Genel Kurula gelmektedir. Şunu net olarak söylüyoruz: Bu birikmiş borçlara ve faizlere, Adalet ve Kalkınma Partisinin içinden oluşan bu hükümet çözüm bulacak mı bulmayacak mı; bu konuda düzenleme yapacak mı yapmayacak mı? 30 000 000 vatandaşımız bunu bekliyor değerli arkadaşlar. Hükümetin topu taca atmasının anlamını öğrenmiş değiliz.

Bugüne kadar gelen bu tasarılarda, hükümet, gerekli düzenlemeyi yapıp getiriyordu. Bu maddelerle ilgili, hükümetin bir metni söz konusu değildir.

Geçtiğimiz ay, Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi dışında, gündemdışı yapmış olduğum konuşmadan sonra, Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener kalktı, buradan, benim gündemdışı konuşmama cevap verdi. Dedi ki: "Sayın Tüzün'ün söyledikleri tamamen doğrudur. Bu konuda, faizler ve birikmiş borçlar hakkında, yasada bir düzenleme yoktur; ancak, Genel Kurula geldiğinde, milletvekillerimiz, bu konuda, düzenlemelerini önergeyle gündeme getirebilir." Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyetini biz yönetmiyoruz, hükümet yönetiyor, icraatın başında olan bunlar. Eğer biz, mevcut borçların ve faizlerin yeniden belirlenmesi konusunda yetkiliysek, o zaman bırakın hükümeti, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak yönetmeye talibiz. Bu, bu kadar da nettir.

Değerli arkadaşlar, yine bu durum, aslında, İktidarın "faizleri indirdik, enflasyonu düşürdük" dediği, bozuk ekonominin sonuçlarıdır, bozuk ekonominin… Yani, insanlarımız, kredi kartı mağdurları, bozuk ekonomiden bu hale gelmiştir. Bakın, ben size söyleyeyim; son üç yılda, reel faizler, yüzde 97 artış gösterdi değerli arkadaşlar. Kredi kartında, kart başına borç 450 dolara yaklaştı değerli arkadaşlar. Kredi kartında, kişi başına borç -bakın, altını çizerek söylüyorum- 750 dolara ulaştı. Toplam bireysel kredi kartı alacakları, yüzde 4,3'ten, yüzde 7,5'e çıktı; yani, yüzde 100 oranında arttı. Böylesine bir sorunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yüce çatısı çözmeyecek de hangi birim çözecek değerli arkadaşlarım?!

Türkiye'de aylık faiz, bu bankaların, yani, 21 bankanın ağırlıklı ortalaması 5,82; yıllık yüzde 97'ye, yüzde 100'e yaklaşıyor. Bankalar devlete yüzde 25 faizle para verirken, vatandaşa yüzde 100 faizle para verir hale gelmesini anlamış değiliz.

Değerli arkadaşlar, bakın, 3 Kasım seçimlerinin, 3 Kasım erken seçiminin temel sebeplerinden bir tanesi, ülkede yaşanan ekonomik krizdir. Yani, o, 2001 yılındaki malum krizdir. 2001 yılı kriz rakamı 1,2 milyar YTL iken, bugünkü, bu kredi kartlarının ödenmeyen borcu, bu rakamdan daha fazlasına ulaştı. Yani, aslında, şu anda yaşanan kriz, 2001 yılından daha fazla bir kriz söz konusudur; ancak, yanınızda bulunan görsel ve -maalesef- yazılı kartel medya hep lehinizde haberler yaptığı için, ülkede yaşanan gerçekleri gündeme getirmediği için, bu sorunlar da halkımızdan, maalesef, saklanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, batık kredi kartlarının toplamı, dokuz ayda yüzde 98'e ulaştı, yani, yüzde 100'e ulaştı. Şimdi, diyeceksiniz ki, ya kardeşim, efendim, bu kredi kartını kullanan vatandaş, borcunu yaparken, borçlanırken, masraf ederken bize mi sordu; yani, dolayısıyla, biz bu düzenlemeden sorumlu değiliz; bu borcu yaparken bizim bir haberimiz yoktu da, ödenmesi konusunda mı biz bir kolaylık göstermek zorundayız diye düşünebilirsiniz. Evet, değerli arkadaşlar, burası yüce çatı, burası Meclis; bu sorunu elbette biz çözeceğiz. Biz, bu vatandaşa bu kredi kartlarını dağıtırken, bunları verirken, vatandaşımızı bilgilendirdik mi; bu konuda, nasıl kullanılacağını öğrettik mi, bilgi sahibi verdik mi?! Dolayısıyla, elbette, bu konuyu düzenlemek bizim görevimizdir.

Değerli arkadaşlar, şimdi, sorun ortada; siz, Adalet ve Kalkınma Partisinin üyeleri olarak 21 tane bankanın isteğini mi yerine getireceksiniz, yoksa, gerçekten, 10 000 000 vatandaşımızı birinci derecede ilgilendiren bir sorunu çözmek için yüce çatıda görev mi yapacaksınız? Yani, bu çok önemli; ya bu banka kredi faizlerinin, 21 bankanın dediğini yapacaksınız veyahut bizim, Cumhuriyet Halk Partisi olarak vermiş olduğumuz teklifi gündeme getirip burada oylayacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2005-12-07-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
