# Anayasa çerçevesinde,olası ırak savaşının meşruiyet temelleri hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yaşar Yakış (AK Parti, Düzce)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 20 Şubat 2003
- **Gündem:** ANAYASA ÇERÇEVESİNDE,OLASI IRAK SAVAŞININ MEŞRUİYET TEMELLERİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yasar-yakis-22-2003-02-20-anayasa-cercevesinde-olasi-irak-savasinin-mesruiyet-temelleri-hk

> Yaşar Yakış (AK Parti), 20 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA ÇERÇEVESİNDE,OLASI IRAK SAVAŞININ MEŞRUİYET TEMELLERİ HK.); konuşma 1.159 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DIŞİŞLERİ BAKANI YAŞAR YAKIŞ (Düzce) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her şeyden önce, değerli politikacı, tecrübeli politikacı Sayın Ali Topuz'a teşekkür etmek istiyorum, böyle güncel bir konuyu gündeme getirdiği için.

Sayın Topuz'un bu konuyu açmış olmasından yararlanarak, ben, sadece, kendilerinin özellikle üzerinde durduğu "meşruiyet" meselesine temas etmekle yetinmeyip, Irak konusundaki son gelişmeleri de sizlerle paylaşmak ve değerli fikirlerinizden yararlanmak istiyorum.

Gerçekten, Irak konusu, bir süredir, gündemin en üst sırasına yerleşmiş bulunmaktadır. Irak Halkı ile Türk Halkı, akrabalık bağları, komşuluk bağları, tarihten gelen bağlar, din ilişkileri, kültür ilişkileri açısından zengin bir manzume oluşturmaktadır. Onun için, Irak'ta meydana gelen gelişmeler, hepimizi -Türk Halkını, Meclisimizi, hükümetimizi- çok yakından ilgilendirmektedir.

Irak'taki krizin çözümlenmesi için hükümetimizin gösterdiği çabalar herkesin gözü önünde cereyan etmektedir. Hatırlayacağınız üzere, Sayın Başbakanımız, önce, Irak'ın komşusu olan ülkelere ziyarette bulunmuş; ayrıca, komşusu olmayan Mısır'a ziyarette bulunmuş ve bu ülkelerin dışişleri bakanları, İstanbul'da bir toplantı yaparak Irak'ı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uymaya davet etmiştir ve Irak'ın kitle imha silahlarından arındırılması için, bölge ülkelerini, komşu ülkeleri ve uluslararası camiayı ikna edici önlemler almaya davet etmiştir. Söz konusu bölge ülkeleriyle olan temaslarımız devam etmektedir ve gerekirse başka toplantılar da yapılabilecektir.

Bundan başka, son olarak, şubat ayının 17 ve 18 inde; yani, evvelsi gün ve daha evvelsi gün, Sayın Başbakanımız, Avrupa Birliğinin Brüksel'de Irak konusunda yaptığı bir toplantıya katılmak için Brüksel'e gitmiş; burada, önce, Avrupa Birliği ülkeleri kendi aralarında zirve düzeyinde, devlet ve hükümet başkanları düzeyinde toplanmışlar; ayrıca, dışişleri bakanları toplantısı yapılmıştır.

Bu toplantının 17 Şubat günü yapılan birinci toplantısı, Avrupa Birliğinin halihazırdaki 15 üyesinin toplantısı olduğu halde, bu toplantıdan önce, Dönem Başkanı Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis Sayın Başbakanımızla görüşmüş ve ondan sonra toplantıya gitmiştir. Böylelikle, Türkiye'nin Irak konusuna bakış açısını, bu toplantıda, 15'lerin kendi aralarında yaptığı toplantıya yansıtma ihtiyacını hissetmiştir. Ayrıca, 18 Şubatta da, bu 15 ülke artı Avrupa Birliğine aday olan 13 ülkenin bir toplantısı olmuştur. Bu toplantıda, pek tabiî ki, Sayın Başbakanımız Türkiye'yi temsilen bulunmuşlardır.

Toplantının sonuç bildirisinde, Türkiye'nin bölgesel girişimlerinin desteklendiği hususuna hassaten temas edilmiştir.

Diğer taraftan, Irak makamları nezdinde de barışçı çözüm yolunda çabalarımız devam etmiştir. Irak Devlet Başkan Yardımcısı Taha Yasin Ramazan ülkemize bir günlük bir ziyaret gerçekleştirmiş ve bu ziyaret sırasında, uluslararası camiayı ikna edecek önlemler aldığı, bir jest yaptığı takdirde, sorunun barışçı yollarla çözümlenmesi yollarını açacağını kendilerine telkin etmiş bulunuyoruz.

Ayrıca, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin de, 16 Şubat günü, İstanbul'da, Roma-Bağdat yolu üzerinde bir tevakkuf yapan Irak Başbakan Birinci Yardımcısı Tarık Aziz'i karşılamış ve kendisiyle görüşmüştür. Bu görüşme sırasında, Başbakan Yardımcımız, aynı şekilde, Irak'ın vakit geçirmeden, uluslararası camiayı ikna edecek adımları atmasını, kendisine telkin etmiştir.

Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleriyle de temaslarımız sürmektedir. Biliyorsunuz, 12-15 Şubat tarihleri arasında, Sayın Devlet Bakanımız Ali Babacan'la birlikte, Amerika'ya bir ziyaret yaptık. Bu ziyaret sırasında Amerika'da, Başkan Bush, Beyaz Sarayın güvenlik işlerinden sorumlu danışmanı Condoleezza Rice ve Dışişleri Bakanıyla görüşmeler yaptık. Dışişleri Bakan Yardımcısı, Savunma Bakan Yardımcısı, Temsilciler Meclisi Başkanı, Temsilciler Meclisinin Tahsisler Komitesi Başkanıyla çeşitli görüşmeler yaptık.

Bu görüşmeler sırasında, Türkiye ile Amerika arasında üç kanalda yürütülen müzakerelerin askerî olanları Ankara'da yürütülmekteydi; siyasî ve ekonomik alanda yürütülenlerin bir bölümü Amerika'da bulunduğumuz sırada orada yürütülmüştür. Bu iki alanda da, ekonomik alanda ve siyasî alandaki istişarelerimizde oldukça önemli mesafe kaydedilmiştir; fakat, istişareler sonuçlanmış değildir, halen devam etmektedir. Zaman zaman Türkiye basınında ve Türkiye basınından da iktibas edilerek dünya basınında, konu, sanki bir para pazarlığı devam ediyormuş gibi takdim edilmektedir. Pek tabiî ki, müzakere edilen konular arasında malî konular da vardır; fakat, malî konular çok sayıda konudan ancak bir tanesidir. Türkiye, malî konuları önplana alarak bir müzakere yürütüyor değildir ve belki en fazla üzerinde durulması gereken husus da şudur: Türkiye, bir savaşa giriyor değildir, Türkiye, Irak'a savaş ilan ediyor değildir; fakat, eğer, barışçı çabaları, soruna barışçı yollardan çözüm bulunması yolunda gösterdiği çabalar bir sonuç vermez de, Türkiye'nin iradesi dışında, Irak'ta, Amerika Birleşik Devletleri tarafından veya bir ülkeler koalisyonu tarafından askerî harekât başlatılırsa, o zaman Türkiye'nin çıkarlarının nasıl korunacağının hazırlıklarını yapıyoruz; yoksa, yaptığımız bir savaş hazırlığı, Irak'a saldırma, Irak'ta savaş yapma hazırlığı değildir. Bizim hazırlığımız; eğer, Irak'ta Türkiye'nin arzusu hilafına bir savaş başlarsa, o zaman, Türkiye'nin siyasî çıkarlarını, ekonomik çıkarlarını nasıl karşılarız, bunun için alınması gereken askerî önlemler nedir, işte, araştırdığımız, çaba sarf ettiğimiz, planlamalarını yaptığımız hususlar bunlardır; yoksa, bir savaş hazırlığı değildir.

Şimdi, biraz da Sayın Topuz'un haklı olarak değindiği ve konuşmasının temelini, esas konusunu teşkil eden meşruiyet meselesine gelmek istiyorum.

Pek tabiî ki, uluslararası meşruiyet çok önemli bir husustur, bunun önemini hükümetimizin her vesileyle vurgulamıştır ve uluslararası meşruiyet sorununun hükümetimiz ortaya attığı, hükümetimizin icadı bir konu olarak takdim edilmemesi gerekir; bu husus, Anayasamızın 92 nci maddesinde yer almaktadır. 92 nci maddede -üç aşağı beş yukarı- uluslararası hukuka uygun olması koşuluyla, Türkiye'den yabancı ülkeye asker gönderilmesine veya Türkiye'ye yabancı asker kabul edilmesine Meclis karar verebilir deniliyor. Burada meşruiyeti pek tabiî ki hükümet tayin edecek değildir -Sayın Topuz gayet isabetli bir şekilde belirtti; zaten, kendisi gibi tecrübeli bir siyaset adamından daha başka türlü teşhis beklemezdim, son derece isabetli- bu meşruiyetin Meclis tarafından belirlenmesi gerekir. Bu hususu tekrar belirtmek istiyorum. Bu konuyu, ne hükümet ne Meclis Başkanlığı, bu açıdan incelemek durumundadır. Bir tezkere getirilir; bu tezkere müzakere edilirken, Meclis, meşruiyet zemininin oluşup oluşmadığına karar verir. Meşruiyet zemininin oluşup oluşmadığına karar verme yetkisi Yüce Meclisimizindir. Biz, hükümet olarak bir tezkere getireceğiz size eğer getirilmesi gerekirse, daha oraya gelmedik. Tezkereyi, ancak, Amerika Birleşik Devletleriyle aramızdaki istişareler sona erer de bir metne raptedebilirsek, o zaman, böyle bir tezkere getirilmesi gerekir mi gerekmez mi diye tartışacağız, eğer gerekirse tezkereyi getireceğiz; ama, uluslararası meşruiyet zemininin oluşup oluşmadığı hususunu bir avukata danışarak, bir hukukî konuymuş gibi değerlendirmek yanlıştır. Bu, bir siyasî konudur; buna Meclisimiz karar verecektir. Dolayısıyla, uluslararası meşruiyet konusundaki görüşümüz budur.

Türkiye, Irak'ın kitle imha silahlarından arındırılması ve bu arındırılma işinin de barışçı yollarla çözümünü arzulamakta, bu konuda elinden gelen gayreti sarf etmektedir. Diğer yandan da, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda gerekli tedbirleri zamanında almaya çalışıyoruz.

Zaman zaman bize şu soru yöneltilmektedir: "Bir taraftan Amerikalılarla pazarlık yapıyorsunuz, askerî makamlarımız harıl harıl hazırlıklar yapıyorlar, öbür taraftan da Irak'a bakan gönderiyorsunuz veya Irak'tan yüksek düzeyde yetkili çağırıyorsunuz, barışçı çabalar yürütüyorsunuz; bu bir çelişki değil midir?"

Muhterem milletvekilleri, biz, bunun bir çelişki olmadığı görüşündeyiz; çünkü, eğer barışçı bir çözüm kolaylaştırılacaksa, icabında, Irak'ın, Amerika tarafından silah zoruyla bu yola zorlanabileceğini de bilmesi, barışçı yolların Irak tarafından denenmesini kolaylaştıracaktır. Başka bir deyişle, siz evinizde oturup da, Irak'a, lütfen ülkeni kitle imha silahlarından arındır dediğinizde, eğer, askerî güçle, bu şekilde, barışçı yollarla bu sorun çözümlenmediği zaman, uluslararası meşruiyet zemini de oluşması şartıyla, bunu askerî yolla gerçekleştirmeye azimli olduğunu uluslararası camia ortaya koyarsa, o zaman Irak makamlarının, bu işi barışçı yolla çözümlemeleri ihtimali ve imkânı daha fazla artar. Dolayısıyla, biz, bir yandan Amerikan makamlarıyla müzakereleri yürütmemiz, öbür yandan, Türkiye'de askerî makamlarımızın bir muhasamât, bir çatışma başladığı zaman nasıl askerî tedbirler alacağımızı şimdiden müzakere etmeye başlamaları, öte yandan da, barışçı çabaları sürdürme arasında bir çelişki görmüyoruz. Bu şekilde her iki pistte de, her iki rayda da çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Sayın Başkan, bana, bu bilgilerimi ve bu değerlendirmelerimi Yüce Meclisimizle paylaşma imkânı sağladığınız için teşekkür ediyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yaşar Yakış (AK Parti, Düzce). “Anayasa çerçevesinde,olası ırak savaşının meşruiyet temelleri hk”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-yakis-22-2003-02-20-anayasa-cercevesinde-olasi-irak-savasinin-mesruiyet-temelleri-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
