# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yavuz Altınorak (CHP, Kırklareli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420470.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-altinorak-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka

> Yavuz Altınorak (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 1.447 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YAVUZ ALTINORAK (Kırklareli) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Maliye Bakanlığı gelir bütçesi 12'nci madde olan "Geçici hizmet karşılığı yapılacak ödemeler" konusu hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 12'nci madde, Kanunda belirtilen kurum ve kuruluşlarda geçici görevle çalıştırılacak 4/C geçici görevli, sözleşmeli personel, mevsimlik işçi, aday, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler personele eğitim hizmeti karşılığı yapılacak ödemeleri kapsamaktadır.

Kamu hizmetlerimizi yürüten kadrolu personele aynı işi, hatta iş akdi feshi korkusuyla daha çok çalışan, sosyal haklardan yoksun düşük ücretli insanlarımız için Hükümetimizin kayda değer bir çalışmasını göremiyoruz. Bu emekçilerimiz hem geçim kaygısı hem de yılın son ayında işten çıkarılarak bir sonraki aya tekrar işsiz kalma kaygısı içerisinde önlerini görmeden yaşamaya çalışmaktadırlar. Bu sıkıntılarla yaşamlarını sürdürmeye çalışırken hem kendilerine hem de devletlerine olan güvenlerini bu şartlar altında devam ettirmeleri imkânsız görünmektedir.

Değerli arkadaşlarım, sevgili milletvekilleri; geçici işçilerimiz, memurlarımız, çiftçilerimiz, emeklilerimiz, dul ve yetimlerimiz, kısacası, ülkemizde yaşayan tüm insanlarımız huzur ve refah içinde olurlardı. Geleceklerinden endişe ve kuşku duymayan bir toplum ve gençlik olurdu. Her yıl, üniversiteleri bitiren yüz binlerce öğrenciye istihdam olanağını destekleyen teşvikler gündeme getirilir ve bunlarla ilgili önlemler alınırdı. Ama, bugün, görüyoruz ki, bunlarla ilgili bir iyileştirme çalışmaları söz konusu değil. Bunu görmemek de mümkün değil. Ama, şunu bilmenizi istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında biz bunları gerçekleştireceğiz ve tüm yurttaşlarımızın mutluluğunu tesis edecek projelerimizi uygulamaya koyacağız.

Değerli arkadaşlarım, her şeyden önce, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti olarak, yolsuzluklarla mücadele edilmiş olabilse idi, önüne geçilmiş olabilse idi bugün bunları konuşuyor olmayacaktık. Merak ediyorum, yolsuzluğun damarlarına girilecekti, ne oldu? Zannediyorum, dört yıldır yolsuzluğun damarları bulunamadı herhalde? Bu yüzden de, bugün, Türk çiftçisi perişan durumdadır. Avrupalı çiftçinin yaklaşık on ikide 1 'i kadar tarımdan destek alabilmektedir. Buğday üreticisi perişan. Ayçiçeği üreticisi perişan. Çeltik üreticisi perişan. Pancar üreticisi perişan. Sahi, değerli milletvekili arkadaşlarım, pancar fiyatları 2005 yılında ton başına 99 YTL iken, 2006 fiyatları 89 YTL'ye düşürüldü. Ne oldu da 89 YTL'ye düşürüldü? Bunu gerçekten merak ediyorum.

Yine, zeytinci perişan. Pamuk üreticisi perişan. Narenciye üreticisi perişan. Et ve süt üreticisi perişan. Fındık üreticisi perişan. Allah aşkına, bu ülkede memnun olan bir kesim var mı?

Yine, sormak istiyorum: Bu sektörde, yani, tarım işçisi ve tarımda geçici olan işçilerle ilgili olarak bugüne kadar Hükümetimizin yeterli bir çalışması var mıdır? Bunu, gerçekten merak ediyorum ve öğrenmek istiyorum.

Ulu Önderimiz Atatürk'ün milletimizin efendisi olarak nitelediği köylümüzün, çiftçimizin alın terinin, ellerinin nasırının, patlamış dudaklarının, ayağının çamurunun hakkını nasıl ödeyeceksiniz? Bu mudur her defasında çatısı altına sığındığınız, sığındığımız Müslümanlık? Hiç mi korkmuyorsunuz kul hakkından? Nasıl vereceksiniz bunların tümünün hesabını? Hani, insanımıza, halkımıza hizmet etmek Hakk'a hizmet etmek idi?

En azından kendi seçim bölgem olan Kırklareli'den, ilk altı ayında, 10 bin kadar insan icralık olmuştur. Her geçen gün bu sayı artmaktadır ve artmaya devam etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu insanlar, herhalde, evlerine icra getirirlerken mutlu olmuyorlar, zorunlu olmasalar, sıkıntı içerisinde olmasalar evlerine icra getirtmezler.

Bu konuyu iki açıdan değerlendirmek lazım:

Birinci konu, bu insanlar, bu konuma düşmüş insanlar, gerçekten zor durumda olan insanlar. Eğer zor durumda olmasalar, bir aile reisi, eşinin ve çocuklarının karşısında, evinin içinde bulanan malzemelerine ipotek getirecek, haczettirecek konuma düşer mi?

İkincisi ise, eğer gerçekten bunlar bu anlamda bir icrai takibe girmiyorlarsa, kötü alışkınlık olarak değerlendiriliyor ise, bu, yine, daha da kötü. Demek ki, milletimize ve yurttaşlarımıza Hükümet olarak iyi hizmetler vermiyoruz, Hükümet olarak iyi örnek olamıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, sevgili milletvekilleri, yine, ilimde yaşanan bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

İLYAS ÇAKIR (Rize) - Bunları yarın konuşuruz ya!

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Konuşuruz da, bunlar çok önemli.

Değerli arkadaşlarım, 7/12/2006 tarihinde, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Binasına, ilimizde bulunan, birleştirmeyle beraber iki tane devlet hastanesinde çalışan 100 adet geçici işçi partiye zorla ve teklif edilerek getirtiliyor ve burada kendilerine propaganda çalışması yapıldıktan sonra partiye üye olmaları zorlanıyor. Bu arkadaşlarımızın bir kısmı işlerini kaybetmeme korkusunu yaşayarak zorla Adalet ve Kalkınma Partisine üye yapılıyorlar, bir kısmı da korkudan üye oluyor, bir kısmı da üye olmadan partiden çıkıp gidiyorlar.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - İnanma, yalan!

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Hayır...

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Kesinlikle yalan!

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Efendim, hayır. Bunları size belgelerim.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Ya, yok...

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Belgelerim.

Şimdi ben sizlere soruyorum: Sizin işçilerimize, geçici işçilerimize bakışınız böyle mi? Bu mu Adalet ve Kalkınma Partisinin adaleti?

MURAT YILDIRIM (Çorum) - Maddeyle ilgili mi?

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Madde efendim, madde bu. Geçici işçilerden bahsediyoruz. Geçici işçilere nasıl iş verdiğinizi ortaya koyuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; Hükümetiniz ülkemizde her şeyin doğru ve düzgün gittiğini beyan ediyor, pembe tablo çizmeye devam ediyorsunuz, böbürleniyorsunuz. Pekâlâ biliyorsunuz ki ülke gerçekleri, hayatta yaşananlar böyle değil. Kirasını ödeyemeyen, okula giden çocuğuna ayakkabı alamayan, kırtasiye malzemesini alamayan, şans eseri iş bulan, ama, sosyal haklardan mahrum, aldığı asgari ücretle ancak peynir, ekmek alabilen, kısacası yoksulluk ve çaresizlik içerisinde kıvranan acıklı manzara pekâlâ sadece benim bölgemde değil, ülkemizin bütün bölgelerinde yaşanmaktadır.

İşte gerçeklerimiz: 2003 yılından bu yana tüketici kredileri yüzde 672 artmış, konut kredileri 2.662 artmış, diğer tüketici kredileri 256 artmış, kredi kartı harcamaları yüzde 195 artmış kredi kar- ti düzenlemesini getirdiğimiz hâlde, toplam bireysel krediler yüzde 410 konumuna gelmiş. Bu kredileri kullandırmak Hükümetin bir lütfü olarak değerlendirmeyin lütfen.

Değerli arkadaşlarım, faizler diğer ülkelerde yüzde 2 iken, ülkemizde yüzde 23 konumundadır. Bankalarımızın birçoğu yabancı bankaların eline geçmiş, bu bankalar da ticari kâr maksadıyla kredileri kullandırmaktadır. 2003 yılından bu yana ferdî kredi borcu ödenmemiş kişi sayısı yüzde 479 artmış. Kredi kartını, az önce de ifade ettim, yeniden yapılandırma yapıldığı hâlde yüzde 533 artmış. Her ikisini oluşturan Merkez Bankasının kara listesindeki kişi sayısı da yüzde 527 artmış.

Değerli arkadaşlarım, 2002 Ocak-Ekim döneminden, 2006 Ocak-Ekim dönemine göre, karşılıksız çek sayısı yüzde 115, protesto edilen senet sayısı yüzde 121, protesto edilen senet tutarı yüzde 113 artmış. Yine sosyal güvenlik açıkları yüzde 138, benzin fiyatları yüzde 102, mazot fiyatları yüzde 122, gübre fiyatları yüzde 130 artmıştır. Bu ne demektir? İşlerin iyi gittiğini ifade edebilir misiniz? Bu bir göstergedir.

Değerli arkadaşlarım, ülkede, gasp, hırsızlık, fuhuş ve buna benzer suçlar anormal derecede artmış. Tüm bunlar memleketin hâlinin iyi olmasından mı kaynaklanıyor? Herhalde insanlarımız bunu zevk için yapmıyor sanıyorum, zorunluluktan ve açlıktan yaptığına inanıyorum. Maalesef, ülkemizi bu hâle getirdiniz. Ülkemizde boşanma sayısı dört yıl önce 30 bin aileyken, maalesef, bugün, 2006 yılında, 90 bin aile konumuna gelmiş. Bu insanlar ailelerini ve yuvalarını neden yıkıyorlar?

Değerli arkadaşlarım, zannediyorum ki, insanlarımız bunları görüyor, insanlarımız bunları canlı olarak yaşıyor. Azarlama ve pazarlama ile bu işlerin olmayacağı açık ve seçik ortada. Bunun aksini hiçbiriniz iddia edemezsiniz. Erken genel seçim kararı alırsanız, inşallah, bunu hep beraber göreceğiz. Almazsanız da önemli değil, ilk yapılacak olan genel seçimlerde harro merroyu göreceğiz. Bunu böyle bilmenizi istiyorum.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Tekrar eder misin, neyi?

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Özelleştirilen kurumlara gelmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, özelleştirilen kurumlarda çalışan yaklaşık 51 bin personelden 14 bininin iş akitleri feshedilmiş özelleştirme nedeniyle, kalan personelin bir kısmı istifa etmek, bir kısmı da emekli olmak zorunda kalmış. "Bu mu adaletiniz" diye sormak istiyorum. Hiç düşündünüz mü ne oldu işsiz kalan bu insanlar, aileleri, çoluk ve çocukları? Her gün gazetelerde birçok haber okuyoruz, okuyorsunuz: Kredi kartı borcu ödenememiş, ödenememiş kira borçları... Kısacası, geçim sıkıntısı nedeniyle dağılan aileler, cinnet geçiren insanlar ve kendi ailesine bile zarar verebilen yurttaşlarımız. Özelleştirmelerin halka arza yoluyla yapılmış olması bunları engelleyeceğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabii, konuşacak o kadar çok şey var ki. Ama, zamanımız da daralıyor. Ben bir kısmını da atlamak istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, alım gücü sıfıra düşen vatandaşın durumu da esnafa yansımıştır. Birçok esnaf arkadaşımız siftah bile yapmadan kepengini indiriyor, Bağ-Kur ve sigorta borçlarını ödeyemez duruma gelmişlerdir, Bağ-Kur ve sigorta primleri yeniden yapılandırılmış olduğu hâlde. Ve bu insanlarımız vergilerini nasıl ödeyeceklerini kara kara düşünür hâle gelmişler. Bu hazin tablo sonunda da yeşil kart sayısında patlama yaşanıyor değerli arkadaşlarım.

Kadrolu kadrosuz, asgari ücretle sözleşmeli geçici çalışan emekçilerimizin sorunlarını çözmek bir yana, bir yandan açtığınız Kamu Personeli Sınavı atamalarını bile usulüyle yerine getiremedi- niz. Maalesef, bu böyle, belgeleri ortaya koyarız arzu ederseniz ve aynı konular bu Meclis çatısı altında da yaşanmaktadır.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Önerin var mı Sayın Altınorak?

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Çok...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Altınorak...

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) -Toparlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

YAVUZ ALTINORAK (Devamla) - Kısacası, değerli arkadaşlar, Hükümetiniz tarafından çözüme ulaştırılamayan birçok sorun var. Bu sorunları sıralamaya kalksak zaman yetmeyecek. Ama, ben çok kısa ve öz olarak şunları ifade edeyim:

Derinleşen yoksullaşma, yaygınlaşan işsizlik, çökertilen sosyal devlet, artan eşitsizlikler karşısında dayanma gücünü giderek yitirmekte olan halkımız patlama noktasına gelen sosyal ve toplumsal barışımız büyük sıkıntı içerisindedir ve bu sebeple ve bu duygularla ben sözlerimi burada son- lamak istiyorum.

Sizler, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak inanıyorum ki, bu sorunları da çözemeyeceksiniz. Çözme fırsatını da bulamayacaksınız. Bu düşüncelerle yaklaşan yılbaşını ve Kurban Bayramı'nızı kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yavuz Altınorak (CHP, Kırklareli). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-altinorak-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420470.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
