# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Ateş (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-ates-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Yılmaz Ateş (CHP), 16 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.153 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ ATEŞ (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı, 48 kanunda değişiklik yapmayı öngören bir tasarı. Gönül arzu ederdi ki... Her ayrı kanun için ayrı bir tasarı gelmesi gerekirdi; çünkü, Anayasamız, İçtüzük ve kanun yapma tekniğimizde de durum aynıdır, her kanun için ayrı bir tasarının gelmesidir. Ancak, bu yoğun işlerin içine, düşünce yaşamımızı ilgilendiren, özellikle, kamuda çalışanlara, düşünce üretimine, kültürümüze katkıda bulunma olanağı sunacak olan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Ödenecek Telif ve İşleme Ücretleri Hakkındaki Yönetmeliğin sıkıştırılmış olması da, bizler açısından, Cumhuriyet Halk Partisi açısından sevindirici bir olaydır.

Burada, üzerinde durmamız gereken nokta şudur değerli milletvekilleri: Kamu kurum ve kuruluşlarında çıkarılan yayınlar, acaba, gerçekten, Avrupa Birliği normlarında veya çağdaş yayınlar normlarında oluyor mu; bence, ona bakmakta yarar var.

Değerli arkadaşlar, şimdi, elimde "Su Dünyası" diye bir yayın var. Bu, kamu yayını niteliğini taşıyor sanırım. Sahibine baktığımız zaman değerli arkadaşlar, bu derginin sahibi, Su İşleri Vakfı adına, Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu. Sayın Eroğlu, bildiğiniz gibi, Devlet Su İşlerinin de Genel Müdürüdür. Türkiye Büyük Millet Meclisi Vakfı da dahil olmak üzere, bütün kamu kuruluşlarıyla ilgili olan vakıfların, yine, siz sayın milletvekillerinin bu Mecliste çıkardığı yasayla çalışmalarına son verildi; ama, her ne hikmetse, bu Su Vakfı, çalışmalarını sürdürmektedir ve değerli milletvekilleri, bu Su Vakfı da bir, aylık yayın organı çıkarmaktadır. Sayın milletvekilleri, şimdi, bu elimdeki dergi 80 sayfa -basım tekniğini bilen arkadaşlarımız var- 5 forma. Şimdi, bu 80 sayfa içinde tam 26 adet reklam var. Şimdi, bu reklamı verenler kimler? Bu dergi aylık olarak çıkıyor ve ücretsiz olarak kendi mensuplarına dağıtılıyor. Şimdi, kendi mensuplarına dağıtılan bir dergiye, örneğin, bir iç çamaşır mağazası reklam verirse çok anlamlı olur, örneğin bir yayınevi reklam verirse çok anlamlı olur, sayın milletvekilleri, bir eğitim kurumu buna reklam verirse çok anlamlı olur; ama, değerli arkadaşlar, Devlet Su İşleriyle iş yapan müteahhitlerin hepsi, buna, eğer reklam veriyorsa, orada durup düşünmekte büyük yarar var. Reklam da nedir değerli arkadaşlar; eğer, siz, gidip, ben bir sayısına bir reklam vermek istiyorum derseniz, reklam veremiyorsunuz; oniki sayısına birden vermek durumundasınız bu reklamı. Değerli arkadaşlar, oniki sayı reklam ücretinin tutarı da 35 000 dolar. Yani, Türkiye Cumhuriyetinin bir kurumunun yayın organı niteliğinde olan bir yayın, değerli arkadaşlar, kendi reklam tarifesini dolar bazından alıyor, hiçbir yayın kuruluşunda olmadığı gibi de "eğer, bana reklam vereceksen oniki sayı birden vereceksin" diyor. Değerli arkadaşlar, bunun da ücreti 35 000 dolar. Eğer bugünkü kurdan doları hesapladığınız zaman, değerli arkadaşlar, oniki sayı için 910 000 dolar bu elimdeki 80 sayfalık dergiye reklam veriliyor. Yani, bir yıllık tutarı bunun, değerli arkadaşlar, bugünkü kurla 1 219 400 000 000 liradır. Bir sayısı için de 76 000 dolar değerli arkadaşlar; bunun da bir aylık getirisi, TL bazında, 101 840 000 000 liradır.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Türkiye açık bir rejimle yönetilen demokratik bir toplum. Yönetimlerdeki yozlaşmalar, kokuşmalar, yönetimdeki kirlenmeler, toplumdaki kirlenmeler böyle başlar ve toplumun bütününe yayılır. O nedenle, değerli arkadaşlar, telif hakları yasasını çıkaracağız, düzenleyeceğiz, Bakanlar Kurulumuz yönetmeliğini yeniden belirleyecek; ama, sanırım, Bakanlar Kurulumuza da, Türkiye Büyük Millet Meclisine de düşen en temel görev, öncelikle, bu kamu yayınlarının hangi nitelikte ve hangi amaca yönelik olarak çıktığını sağlamaktır. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir, sanırım, yürütmenin de birinci görevidir.

Değerli arkadaşlar, elimde, bir başka, kamunun bir yayın organı daha var. Bu yayın da, değerli arkadaşlar "Dünden Bugüne Başbakanlık." 1920'den 2004 yılına kadar, onurla, şerefle bu ülkeye hizmet eden başbakanlarımız konu edilmektedir. Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanımız hakkında, Sayın Tayyip Erdoğan'ın biyografisi verilirken, değerli arkadaşlar, kullanılan bazı deyimler şunlar: "Siyaset hayatının ilk adımlarında bile kadınların siyasete katılımı konusunda her zaman özendirici oldu." Bölüm bölüm alıyorum, sürekli şey yapmıyorum. "Belediye Başkanlığı sürecinde 2 milyar dolar borç öderken, 4 milyar dolar yatırım yaptı ve hayatı boyunca her zaman Türkiye'yi karış karış gezmeye büyük bir önem verdi. Yasaklı olduğu dönemde tüm dünya liderleri tarafından devlet başkanı gibi karşılandı, Başbakan olmadan dünya lideri olma konumuna ulaştı. Avrupa Birliği sürecine yönelik dört uyum paketi çıkarıldı. Reform çalışmaları sonucunda, Türkiye, Avrupa Birliğine üyelik yolunda büyük bir aşama kaydetti. Hükümetin ilk yıl icraatları sonucu ekonomide büyük gelişmeler yaşandı; enflasyon yüzde 40'tan yüzde 14'e, devletin borçlanma faizi yüzde 68'den yüzde 24'e düştü" deniliyor.

Değerli arkadaşlar, ister görevde isterse görevden ayrılmış olsun, bütün devlet büyüklerimizden, bütün başbakanlarımızdan övgüyle bahsedilmesinden onur duyan bir arkadaşınızım, bundan da hiçbir rahatsızlık duymam; ancak, değerli arkadaşlar, şimdi, eğer siyaset hayatında kadınları özendirici diye bir biyografi yazılıyorsa, bugün girmeye çalıştığımız Avrupa Birliğinin birçok ülkesinde, yüzde 90'ında dahi kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmazken, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını tanıyan Büyük Önderimizden, bu kitapta, bu özelliğiyle bahsetmemek doğru mudur, doğru bir tavır mıdır?

Değerli arkadaşlar, yine "2 milyar borç ödendi, 4 milyar dolar da yatırım yapıldı" denirse, değerli arkadaşlar, Türkiye'yi sıfırdan kuran, Türkiye'de taş üzerinde taş yokken, bir topluiğne üretecek tesisimiz yokken, Türkiye'de okuma yazma oranı, cumhuriyet kurulduğu zaman, erkeklerimizde yüzde 4, kadınlarımızda binde 10 iken, Türkiye'yi bugünlere taşıyan liderlerimize de bir vefa duygusunun dile getirilmemesinin anlaşılır bir tarafı yoktur.

Değerli arkadaşlar "başbakan olmadan dünya lideri oldu" deniliyor. Bir rahatsızlık duymuyoruz; ancak, değerli arkadaşlar, Birleşmiş Milletler kurulurken, daha doğrusu, Birleşmiş Milletlere Türkiye özel davetle üye kaydedilirken ve Türkiye'nin referansıyla birçok, şu anda dünya ülkesi kabul edilirken, bu liderlerimizden bahsetmemek doğru değildir.

Ayrıca, şu anda yargılanmakta olduğumuz Avrupa Konseyi kurulurken 1949 yılında "Türkiye Cumhuriyetinin olmadığı bir uluslararası oluşum, saygın bir oluşum olamaz" diye Türkiye Cumhuriyetini özel davetle oraya kurucu yapma noktasına getiren liderlerden bahsetmemek, bu liderlerden bahsetmemek de doğru bir durum değildir.

Sağ olsunlar, eğer Sayın Başbakanın hükümeti döneminde çıkarılan dört paket de olmasa, bundan söz edilmese, değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Birliği gibi bir hedefi bu kitapta yer almayacak; yine, bu kitapta, başka başbakanların, başka devlet adamlarının da Avrupa Birliğine girmemiz için başlattıkları süreci, yaptıkları olumlu katkıyı anlama olanağımız olmayacak.

Değerli arkadaşlar, enflasyonu yüzde 40'tan yüzde 14'e indirmek elbette ki büyük başarıdır, bundan bahsedelim; ama, 1923 yılından 1938 yılına kadar olan onbeş yıllık sürede enflasyonu yüzde 4 olarak tutturan bir başbakandan, bir hükümetten bahsetmemenin, bunun hakkını vermemenin haksızlığını da, doğrusu, içimize sindirme olanağımız yoktur.

Değerli arkadaşlar "borçlanma faizi yüzde 68'den yüzde 24'e düştü" deniliyor.

Değerli arkadaşlar, bu güzel bir durum da, yalnız, bakın, dünyada, tarihin kaydettiği, karşılıksız para basmadan, borçlanmadan verilen iki savaş vardır; biri Napolyon Savaşlarıdır, biri de Mustafa Kemal önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşıdır.

Değerli arkadaşlar, Ulusal Kurtuluş Savaşımız, tek kuruş karşılıksız para basılmadan verilen bir savaştır.

Şimdi, Türkiye'yi karış karış dolaşmak elbette ki güzel de, değerli arkadaşlar, bu ülkenin her karışını düşman işgalinden kurtaran hükümetlerin liderlerinin bu özelliğinden bahsedilmemesini anlama olanağımız yoktur.

Değerli arkadaşlar, o nedenle, biz, bu kanunları çıkarırken çok cömert davranıyoruz; ama, uygulamada, hayata geçirmede, maalesef, o kadar ketum davranıyoruz. Değerli arkadaşlar, o nedenle, bu durumu, kamu adına görev yapan şahıs ve kuruluşların dikkate alarak, Türkiye'nin kaynaklarıyla, kamu kaynaklarıyla yapılan yayınların, bir ayırımcılığa, bir hak yeme vasıtası olarak değil, tam tersine, bütün hakların teslim edildiği, bütün boyutlarıyla da, değerli arkadaşlar, Batı standartlarına uyan yayınların yapılmasına da çok büyük özen göstermemiz gerektiğine inanıyorum.

Beni dinlediğiniz için Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Ateş (CHP, Ankara). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-ates-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
