# Kuzey ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1114)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Ateş (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2006
- **Gündem:** KUZEY ANKARA GİRİŞİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1114)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-ates-22-2006-04-05-kuzey-ankara-girisi-kentsel-donusum-projesi-kanununda-degisiklik-yapil

> Yılmaz Ateş (CHP), 5 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KUZEY ANKARA GİRİŞİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1114)); konuşma 1.385 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ ATEŞ (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, dün, yasa tasarısının tamamı üzerinde Grubumuz adına da görüşlerimizi açıklarken, Ankara'nın sorunlarını da dile getirmiş, bu yasanın iki yıl önce, aslında, çıktığını, 10 maddelik olan yasanın, şimdi, 6 maddesinin değiştirilmekte olduğunu da dile getirmiştim.

Ankaramızın sorunlarını dile getirirken, Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Pepe'ye de teşekkür ediyorum, Ankara'ya güzel bir haber verdiler. Diliyorum ki, Sayın Bakanımız gereğini yapar; temmuz ayında da, Ankara'nın yüzkarası olarak nitelendirilen Mamak çöplüğü de, artık, tarihe karışır, yeni Çadırtepe çöplüğü de, planlandığı gibi, modern bir çöplük statüsüne kavuşturulur.

Sayın milletvekilleri, demokrasi, bir güçler dengesidir. Eğer, bu güçler dengesini iyi oturtamaz isek, bunun, zaman zaman, otoriter, totaliter rejimlere doğru da kaydığını hepimiz görüyoruz. Bu yasa tasarısı…

Maalesef, şu anda, bu kanunu çıkaran iktidarımız görev başında, bu projeyi uygulayan Belediye Başkanı da İktidar Partimizden. Toplu Konut İdaresinden, öyle anlaşılıyor ki, bir sorun yok, o da İktidar Partisinin atadığı, iktidarın atadığı bir bürokrat. Doğrusu, iki yıl içinde ne oldu da, bu ihtiyaç gelişti de, yasanın tamamına yakını değiştirilir hale geldi?! Doğrusu, bunlar doğru şeyler değildir. Neden doğru değildir?

Değerli arkadaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanından, sadece muhalefete mensup belediye başkanları veya muhalefet sözcüleri şikâyetçi olmuyor, aynı partiye mensup belediye başkanlarının da çok sayıda şikâyeti, itirazı var.

Şimdi, bu kanun tasarısıyla, belediye başkanı, bakanlarüstü bir güce, totaliter bir rejimin bir yöneticisi konumuna getiriliyor. Şimdi, bu doğru değildir, bu sakıncalıdır. Bununla, biz, Ankara'ya hizmet etmiyoruz.

Şimdi -belki, Sayın Bakanın da haberi yoktur- hükümetimiz, değerli arkadaşlar, çok yerinde, uygun bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardı. Yıllardır, bu belediyeler arasında, büyük şehir, küçük şehir, ilçe belediyeleri arasında kanayan bir yara vardı. Gerçekten, hükümet, yerli yerinde bir teşhis koydu, belediyelerarası bir uzlaşma komisyonunu oluşturdu. Burada da, il düzeyinde 14 belediye başkanı görev yapıyor. 14 belediye başkanının 13'ü uyuyor, o uzlaşma komisyonuna geliyor, kendi aralarındaki sorunları ilçelerle çözüyorlar, taahhüt ediyorlar, götürüp hazineye veriyorlar, kimin kimden ne alacağı varsa, hazine de ona göre işlem yapıyor; fakat, değerli arkadaşlar, yalnız Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı buna uymuyor.

Sayın Bakanım, size, üzüleceğiniz bir haber vereyim: Sayın Belediye Başkanınız, Bakanlar Kurulunun bu kararını da yargıya götürdü; gayri resmî aldığım bilgilere göre de, aleyhinize bir karar almak üzeredir.

Şimdi, değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyetinde, bir hukuk devletinde; bir, kişiye özel kanun çıkmaz; iki, kişiye göre özel düzenleme, özel yetkiler getirilmez. Şimdi, hükümetimiz... Ne değişti iki yıla göre? Neden buna ihtiyaç duyuldu?

Şimdi, bunu dile getirince, deneyimli, belediye başkanlığı yapmış sayın milletvekillerimiz de "ya, muhalefet olarak hep bunları söylüyorsunuz, eleştiriyorsunuz; güzel şeyler..."

Bu yasanın altında yatan, eğer, Ankara'ya, gerçekten, güzel hizmetse, başımızın üstüne, hay hay; ama, bu, bir kişiye, bir diktatörlükte görülen yetkiler getiriliyor

Şimdi, pergel yasasını çıkardınız; itiraz ettik, doğru değil dedik. Değerli arkadaşlar, Ankara'nın Gölbaşısında -Gölbaşı buradan 15 kilometre, 20 kilometrede köyü var- cenazemiz iki gün yerde kalıyor. Doktor gelecek… Vatandaşın ahırının damı çöküyor; haydi, gideceksin, belediyenin imar müdürlüğünden projesini onaylatacaksın, getireceksin. 200 000 000-250 000 000'a mal olacak bir ahırın çatısı, damı -Anadolu'nun deyimiyle- değerli arkadaşlar, 2 milyara yakın, harçtı, projeydi, bilmem neyle geçiyor. Şimdi, bu, vatandaşa zulümdür. Yapmayın bunu.

Şimdi, bu pergel yasasını koyduk. Konumuz Ankara olduğu… Erzurum'u söylemiyorum. Erzurum'dan muhtarlar geldi; bir hafta, cenazelerinin, doktor nedeniyle yerde kaldığını -sanırım, sizin Gruba da, geldiler, söylediler- bizim Gruba gelip söylediler. Meclis Başkanvekiliydim; bana geldiler, bunu söylediler "böyle, böyle; aman, buna çözüm bulun" diye.

Şimdi, muhalefetin bu önerilerini dikkate almanızda büyük yarar var. Kişiye özel yasa çıkarmanın sonuçlarıdır bunlar.

Şimdi, bakın, Ayaş'ı bağladık, Elmadağ'ı bağladık, Kalecik'i bağladık, Temelli'yi bağladık, Balâ'yı bağladık. Değerli arkadaşlar, partinize mensup belediye başkanları dahi illallah etmiş durumda. Neden; keyfî uygulama…

Şimdi, Büyükşehir Belediyesinin, gidip, mezarlıkları, itfaiyeyi, otobüs işletmesini, su ve kanalizasyon idaresini teslim alması gerekiyordu. Sayın milletvekilleri, yirmi ay geçti; daha, bir tek belediyenin buna ilişkin bir idaresi alınmadı.

Şimdi, yollar, bütün bu saydığım ilçelerde delik deşik; delik deşik… Şimdi, bulvarlar, 12 metre üzerindeki yollar Büyükşehir Belediyesinin; ama, Büyükşehir Belediyesi gidip yapmıyor.

Daha acısını söyleyeyim; yakında muhtarlarımızın hepsi suç işlemekten cezaevine girerse hiç şaşırmayın. Neden, biliyor musunuz? Eskiden, bu köylerde, su parasını muhtarlar topluyordu, köy bütçesine katıyordu. Şimdi, bunlar büyük ilçe belediyesine bağlandı, büyükşehir belediyesinin de mahallesi haline geldi. Şimdi, belediye gidip, bu su idaresini almamış, ilçe belediyesi diyor ki: "Ben alırsam, zimmetime para geçirmiş olurum, toplayamam." Şimdi, muhtar, kelleyi koltuğuna almış, köylüden su parası alıyor. Yarın biri gitse, zimmetine para geçirmekten muhtarların hakkında dava açacak. Şimdi, bunlar doğru değil. Bunlar doğru uygulamalar değil; yani, bunlara mutlaka iktidarın bir el koyması gerekir.

Şimdi, çalışarak, birbirimizle yarışarak, başarı kazanmamız kadar saygıdeğer bir mücadele yoktur. Ama, değerli arkadaşlar, sadece… Ankara'nın, eskiden, 8 tane metropol ilçesi vardı, şimdi yenileriyle beraber 12 oldu. Eski 8 ilçenin içerisinde 1 ilçe, Anamuhalefet Partisi üyesi bir belediye başkanı tarafından yönetiliyor.

Sayın milletvekilleri, sizi bütün samimiyetimle temin ederim ki, her gün kovalamaca oynanıyor, her gün… Hangi bankaya haciz koyacak, hangi binaya ruhsat vermeyecek, hangi arsası…

Değerli arkadaşlar, cami yeri var; benzinliğe açılan yeri cami yeri yapıyor. Şimdi, benzinlik yeri belli; hayır, ben yeşil alan yaptım…

Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; iktidar demek, hakkaniyet ölçülerine göre, hukuka göre hareket eden makamdır. Oradaki yetkileri hakka, hukuka uygun kullanmazsanız, bunun adı demokrasi olmaz diktatörlük olur.

İl başkanlığım döneminde, Ankara'nın bütün belediyeleri, mensubu olduğum parti üyesiydi; ama, ara yerel seçim yapıldı, 1990'da, Etimesgut İlçemizi Anavatan Partisine mensup bir arkadaşımız kazandı. İlk ziyaret edenlerden biri oldum, Anakent Belediye Başkanını da davet ederek, ikisini de bir araya getirerek, rica ettim, sakın diğerlerinden ayırmayın diye. Biz de, yarıştık, bu arkadaşlarımız kazandılar. Artık, bundan sonra hizmette taraf olmaz; hepimiz bu ülke için çalışıyoruz. Şimdi, değerli arkadaşlar, ama, maalesef, Ankara'da olan bu mu?!

Şimdi, bu projeden vatandaş düşünülüyor… Gazeteler de yazmadı. Değerli arkadaşlar, bir kişiyi ben biliyorum, ailesini tanıyorum, çıkardılar, kira yardımı da yapmadılar diye çocuk bunalımdan gitti intihar etti. Bunu gazeteler bile yazmadı. Şimdi, vatandaşı çıkarıyorsunuz oradan, üç ay geçmeden kira ödenmiyor, artı, yüzde 10 ile yüzde 30 arasında değişen de kira anlaşmasından eksik ödeniyor. Üç ay geçecek… Şimdi, vatandaş bir de mecbur kalınca, o kadar hane boşaltılınca… Depozit almadan da ev vermiyor. Şimdi vatandaş bir de depozit parası ödeyecek. Evlere giremiyor. Şimdi bir kısmı yıkıldı, mezbelelik oralar değerli arkadaşlar, Ankara'nın önemli ölçüde tinercileri şimdi o bölgede. Evini terk edemeyenler de korku, endişe içinde.

Şimdi, Ankara'yı güzelleştiriyoruz diye, değerli arkadaşlar, vatandaşa bu kadar zulüm edilir mi?!

Dün ben buradan konuşurken, lokantacısından tekstilcisine kadar, yedek parçacısına kadar "aman ne olursun, bizim işyerleri de kapandı, bizim sektörde şu kadar... Yılmaz Bey 6 000 dedi; ama, ne 6 000'i, siz gelin de bize sorun bakayım kaç işyeri kapandı; o resmîdir; en az bunun 2 katıdır" diye... Şimdi, Ankara'nın sorunları bununla bitmiyor.

Şimdi, değerli arkadaşlar, çok garip uygulamaları var belediyelerimizin. Bir süre önce, değerli arkadaşlar, gazeteler yazdı: Canlı canlı, hayvanlar, yıllarca bu dünya yüzünde bir arada yaşadığımız hayvanlar itlaf edildi, itlaf da belki yetersiz kalır, katledildi. Değerli arkadaşlar, katledilemeyenler toplanıp canlı canlı toprağa gömüldü.

Şimdi, Sayın Çevre Bakanımız burada, lütfeder açıklarsa çok memnun olurum; yoksa, yazılı soru önergemi de yarın veriyorum. Ya, bunu yapan kimler, bu çağımızda, bu günümüzde?! Hükümetimizi kutluyorum; gerçekten, hayvan hakları konusunda çok güzel, düzgün bir yasa çıkardılar; dört gözle bekledik; inşallah, bu uygulanır; ama, vazgeçtik uygulamasını, şimdi, Ankara'nın merkezinde, eğer, bu hayvanlar bu kadar katlediliyor, itlaf ediliyorsa, acaba Anadolu'nun diğer yerlerinde nedir? Kamuoyunda yaygın olan çok söylenti var. Bunun gerçek sebebi nedir? Bunu yapanlar hakkında, acaba, Sayın Bakanlığımız, sayın ilgili, yetkili merciler ne tür işlem yaptı?

Sayın Bakanım, katılıyorum, bu Mamak çöplüğü Ankara'nın yüzkarasıdır; ama, inanın ki, bu hayvan katliamını yapan kişiler, şimdi, Ankara'nın yüzkarasının yüzkarası konumuna gelmişlerdir. (CHP sıralarından alkışlar) Bunun, bu sorumlular, bu yetkililer hakkında, eğer bu ülke kanun devletiyse ve burası başkentse, eğer bu zulüm burada yaşanıyorsa, acaba Anadolu'da ne yaşanıyordur? Bunları görmezlikten gelemeyiz. Bütün bunlar, Ankara'da gözümüzün önünde oluyor. Hükümetin yaptığı başarılı çalışmalardan, hiçbir komplekse kapılmadan, övgüyle bahsediyoruz; ama, lütfen, siz de, bu eksiklerinizi kabul edin. Şahsa özel yasa çıkarmayın; yazık ediyorsunuz bu ülkeye, yazık oluyor.

Değerli arkadaşlar, bir ilçemizde, ASKİ'nin, EGO'nun yetkilileri gidiyorlar, şimdi, otobüsler alınmadığı için otobüsler hurdaya çıkmış, otobüsler yenilenemiyor; asfalt yapılamıyor. Bu, size, puan getirmez. Gidiyor bizim EGO'nun Fen İşlerinin ekibi, Adalet ve Kalkınma Partimizin önündeki çukurlar kapatılıyor; ama, diğer ilçenin oraya açılan ana cadde, bulvarları mezbelelik halde devam ediyor. Şimdi, bunu da seyrediyoruz ve şimdi, bu Belediye Başkanına -bunlar yetmiyor gibi- siz, bir de özel kanun çıkarıyorsunuz. Bu, doğru değildir.

Dilerim, Bakanlar Kurulumuz, hükümet -bu yasa çıkacağa benziyor- ama, bu uygulamalar konusunda titiz davranır diye düşünüyorum; Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Ateş (CHP, Ankara). “Kuzey ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1114)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-ates-22-2006-04-05-kuzey-ankara-girisi-kentsel-donusum-projesi-kanununda-degisiklik-yapil (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
