# 657 sayılı devlet memurları kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 22 Temmuz 2003
- **Gündem:** 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2003-07-22-657-sayili-devlet-memurlari-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yap

> Yılmaz Kaya (CHP), 22 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR); konuşma 578 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YILMAZ KAYA (İzmir) - Var Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaya.

YILMAZ KAYA (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifimizin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 37 nci maddesi gereğince, doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına dair önergemiz hakkında söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasını, İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince talep ettiğimiz bu kanun teklifini vermemizdeki amaç, Devlet Memurları Kanununa bağlı olarak çalışan kamu avukatlarının ekgöstergelerinin yükseltilmesi, 4505 sayılı Kanunla ihdas edilen temsil tazminatından, kamu avukatlarının da yararlanmalarının sağlanmasıdır.

Üzerinde konuştuğum bu teklifi, 5.4.2003 tarihinde Meclis Başkanlığına vermiş olmama rağmen, İçtüzük gereği, ilgili komisyonda 45 gün içinde görüşülerek sonuçlandırılması gerektiği halde, esas komisyon olan Plan ve Bütçe Komisyonuna geliş tarihi 11.4.2003 olan bu kanun teklifimiz hakkında, İçtüzük gereği, en geç 26.5.2003 tarihinde bir karar verilmesi gerekirken, ne yazık ki, 45 günlük sürenin üzerinden bir 57 gün daha geçmesine rağmen, bugüne kadar, olumlu ya da olumsuz bir karar çıkmamıştır.

Bildiğiniz üzere, tüm komisyonlarda olduğu gibi, Plan ve Bütçe Komisyonunun da üçte 2'si AK Parti milletvekillerinden, üçte 1'i de Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden oluşmaktadır ve bu Komisyonun Başkanlığı, Başkan Yardımcılığı, Kâtipliği ve Sözcülüğü de AK Partili milletvekilleri tarafından temsil edilmektedir; ancak, Komisyon tarafından ciddiye alınarak gündeme alınmayan teklifimizin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için çaba sarf etmeye devam ediyorum ve bundan sonra da devam edeceğim; tıpkı, devamlı haksızlığa uğrayan işçi için, köylü için, emekli için, dul ve yetim için, esnaf için ve gerçekten haksızlığa uğradığına inandığımız her kesim için Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz mücadele gibi, bu konuda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tam 98 hukukçu bulunmaktadır. İnanıyorum ki, bu hukukçu milletvekillerinin tamamı, milletvekili seçilmeden önce -çok eskiden veya daha yakın zamanda- ilçe adliyelerinin büyük avukatlar odasında, il adliyelerinin ise, nispeten daha küçükçe baro odalarında, avukatların ekonomik sorunlarını ve geleceklerini konuşmuşlardır. Şuna da inanıyorum ki: Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, her zaman, sayıca fazla hukukçu olmasına rağmen, bu dönemde de olduğu gibi, niye bir parça kendilerine sahip çıkılmadığına, sorunlarına neden çözüm bulunmadığına bir anlam verememişlerdir. Gelin, şimdi, bu teklifi, önce gündeme alalım, daha sonra da yasalaştıralım. Biraz sağduyu ve biraz hakkaniyetle davranıldığında bu teklifin yasalaşacağına olan inancım sonsuzdur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa teklifini hazırlamamızdaki gerekçe şudur: Bildiğiniz üzere, avukatlar, hâkimler ve savcılar, yargılamanın, iddia, savunma ve karar sürecinde görev yapmaktadırlar. Her birinin yaptığı görev, bulundukları statüye göre fonksiyonel olarak farklı olmakla birlikte, bu durum, yargılamanın sonuçlandırılmasında birinin görevini diğerinden daha değerli kılmamaktadır. Bu nedenle, nasıl hâkimler ile savcıların özlük hakları arasında bir fark yoksa, aynı şekilde bunlar ile kamu kesiminde devlet memuru olarak görev yapan avukatlar arasında da özlük hakları yönünden bir farklılığın bulunmaması gerekir.

Hâkimler ve savcılar ile kamu kesiminde devlet memuru olarak görev yapan avukatlar arasında, mevzuatta haklı bir neden olmaksızın farklılık öngörülmektedir. Kamu avukatları, ücret yönünden farklı bir rejime tabi tutulmuşlardır; belli bir statüleri, yetkileri ve bağımsızlıkları yoktur. Çoğu zaman, hukukçu olmayan bir idare amirine bağlıdırlar. Avukatlık Kanununun avukatlar için vazgeçilmez koşul saydığı bağımsızlık, kamu avukatlarına tanınmamıştır. Kendi çabalarıyla kazanılmış vekâlet ücreti bile çok görülerek, düşük limitlere bağlanmıştır. Baro keseneklerini bile bizzat kendileri ödemek zorundadırlar.

Özel bir kanuna sahip olmayan kamu avukatlarının, kendilerine ait özel kanunları çıkarılıncaya; özlük hakları açısından var olan eşitsizlik giderilip, kamu kesimi avukatlığı yeniden düzenleninceye kadar, ekonomik durumlarının iyileştirilmesi, hiç olmazsa diğer kamu görevlileri ile avukatlık hizmetleri sınıfı aleyhine olan ücret farkının giderilmesi gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “657 sayılı devlet memurları kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2003-07-22-657-sayili-devlet-memurlari-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yap (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
